mahkeme 2023/487 E. 2024/515 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/487

Karar No

2024/515

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/487 Esas
KARAR NO : 2024/515

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/05/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Davalı-borçluya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti (iş güvenliği uzmanı hizmeti ve işyeri hekimi hizmeti) sunduğunu ve bu hizmetin karşılığı olarak da fatura düzenlediğini, Ancak davalı borçlu tarafından hizmetin karşılığı olan fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Mi iğü'nün .... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı ve davalı-borçlunun borca haksız yere itiraz etmesi suretiyle takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazı üzerine 06.03.2023 tarihinde .... başvuru numarası ile Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğu ve 27.03.2023 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, borcunu muaccel olduğu ve davalının takibe haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini, müvekkilinin 5.702,20 TL. tutarındaki asıl alacak ile işlemiş 2.270,33 TL faiz ve işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini ve davalı-borçlunun haksız itirazı sebebiyle 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından, 10/05/2023 tarihinde, müvekkil ... aleyhine itirazın iptali davası ikame edildiğini, Dava dilekçesinin 18/07/2023 tarihinde E-tebliğ edildiği, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 393. Maddesinin 1. Fıkrasının, "Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımı olarak belirli veya belirli olmayan neyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe gör demeyi üstlendiği sözleşmedir." Şeklinde olduğunu, Kanun maddesinde görüleceği üzere işçinin iş görme borcunu yüklendiği işi yapması gerektiğini, davacı Şirket tarafından söz konusu hizmetlerin verilmesi için anlaşılmış olan zaman pandemi dönemine , bu dönemde müvekkil Şirkete hizmet vermediğinden davacı Şirket tarafından ne iş güvenliği uzmanlık hizmeti ne de işyeri hekim hizmeti verilmediğini, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 9.maddesinin: “Iş güvenliği uzmanları, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:
a) Rehberlik: İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dahil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanma:
b) Risk değerlendirmesi: İş sağlığı ve güvenli ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılmak.
c) Çalışma ortamı gözetimi, Çalışma ortamının gözetiminin yapılması, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği yapılması gereken periyodik bakım...
ç) Eğitim, bilgilendirme ve kayıt: Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ilgili Mevzuata uygun olarak planlanması konusunda çalışma yaparak işverenin onayına sunmak ve uygulamalarını yapmak veya kontrol etmek.
d) İlgili birimlerle işbirliği: İşyeri hekimiyle birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili değerlendirme yapmak...şeklinde olduğunu, İlgili yönetmelik maddesinde yer alan iş güvenliği uzman görevleri davacı Şirket tarafından yerine getirilmediği, bunun yanında verilmesi gereken iş sağlığı hizmeti konusunda da işçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunları, mesleki risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması gibi faaliyetler konusunda da herhangi bir çalışma yapılmadığını, Davacı şirket tarafından yerine getirilmeyen bu hizmetler sonucunda müvekkilimiz Şirket iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesi amacıyla başka bir şirket ile anlaştıklarını, Davacı Şirket tarafından fatura bedellerinin tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkilimiz Şirket aleyhine ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, ancak, müvekkil Şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından 27/02/2023 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü'ne borca itiraz dilekçesi sunulmuş olup söz konusu haksız takibin durduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 7.972,53 TL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden borçlu aleyhine bir kısım fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 21/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından süresi içerisinde 27/02/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Dosyaya sunulan 25/03/2024 tarihli bilirkişi .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda: Davacı tarafın takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık (e- faturala) fatura olduğu, davalı tarafın itirazının fatura ve muhteviyatına değil, Faturaların veya muhteviyatı hizmetin taraflarına teslim ve tebliğ edilmediği yönünde olup, borcun olmadığına yönelik olduğu, ancak, davalı tarafça dava dosyasına, sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğine dair somut bir belge sunmadığı, veya, takip ve dava konusu fatura/ içeriğine yasal süresinde itirazının bulunmadığı, davacının Ba/Bs formlarının vergi dairesine verildiği, Takip ve dava konusu faturanın davacı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, ...K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı, İncelenen davacı taraf 2020 ve 2021 yılı defter, kayıt ve belgelerinden; Takip ve Dava konusu faturaların davacı defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olduğu, 31.12.2021 tarihi itibarı ile davacı tarafın davalı taraftan 8.471,60 TI alacaklı bulunduğu, davacı kayıtlarında başka işlem kaydının mevcut bulunmadığı, dava dosyasına davalı tarafça, bakiyenin kapatıldığı yönünde somut bir belge sunulmadığından, takip (30.01.2023) ve dava tarihi (14.05.2023) itibarı ile de 8.471,60 TL alacaklı bulunduğunun değerlendirildiği, Davalı taraf defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden, davacı taraf defter ve kayıtları ile faturasına itibar edilmesi gerektiği, bu duruma göre; Davalı tarafın incelemeye defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması hususunda HMK.222 Maddesi hükmünün takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile 23.08.2017 tarihli sözleşmenin imza edildiği, ancak, davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesinin dava dosyasında mevcut olmadığı, Davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin yerinde bulunmadığı değerlendirilmiş ise de; Ancak, Sayın Mahkemece takipte talep edilen TTK. 1530 Madde Temerrüt faizinin yerinde olduğu kanaati oluştuğunda, Temerrüdün fatura tarihlerinden başlayarak İcra Takip tarihine kadar (30.01.2023) oluşacağı, (takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek % 11.75 oranında faizinin yerinde ve değişen oranlarda uygulanabileceği,) takip talebinde davacı tarafın 7.972,53 TI talep ettiği, Davacı tarafın İcra Takip tarihi olan 30.01.2023 tarihine kadar 1056 günlük süre için; TTK.Mad. 1530 uyarınca Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz oranlarının 01.01.2020: %15, 01.01.2021: %18,25, 01.01.2022: %17,25 ve 01.01.2023 %11.25 oranlarında uygulanabileceği, davacı tarafın talebine bağlı olarak, 5.720,20 TI ana para ve 2.270,33 TL faizi ile birlikte 7.972,53 TL talep edebileceği, Mahkemece yargılama sonucunda, (Alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olduğu, icra takibine rağmen hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri sürülmediği ve %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek,) davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğunun hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir kısım fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 8.471,60 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça faturaya konu hizmetin yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı gibi davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından iddialarının ispatı bakımından davalıya yemin delili hatırlatılamamıştır. Bu kapsamda davalının faturalara konu hizmetin sunulmadığı yönündeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiş olup icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.471,60 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Ancak davacı tarafından takip talebinde 5.702,20 TL ana para alacağı talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davanın bu tutar bakımından kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı tarafından davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 5.702,20 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 5.702,20 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 1.140,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 248,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından sarf olunan 3.000,00 TL bilirkişi masrafı + 211,50 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 3.211,50TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%71,52 kabul oranı) hesaplanan 2.296,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 25,60 TL vekalet harcı, 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.702,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.270,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 888,58 TL'sinin davacıdan; 2.231,42 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/05/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim