mahkeme 2023/438 E. 2023/893 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/438
2023/893
10 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/438 Esas
KARAR NO : 2023/893
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 02/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
K.YAZIM TARİHİ : 30/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... ile Müflis şirket ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında akdedilen 30.09.2012 tarihli Ön Ödemeli Konut Satış sözleşmesi uyarınca müflis İstanbul İli ... İlçesi ... köyü, ... ada ... Parsel üzerinde bulunan proje üzerinde ...edef Blok 25. Kat 460 Nolu bağımsız bölümü müvekkiline sattığını, müvekkilinin sözleşmeye konu taşınmaz için kararlaştırılan tüm ödemeleri vaktinde ve eksizsiz olarak yaptığını ancak taşınmazın tapusunun müvekkiline devredilmediğini, müflis ... Sanayi ve Ticaret A.Ş hakkında iflas kararı verildiğini, müflis şirketin ADİ şekilde tasfiyesine karar verildiğinden tarafınca iflasa alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, 27.12.2021 tarihinde iflas dosyasına sunulan dilekçe ve ekler ile, müvekkilinin müflis şirketten alacaklı olduğu açıklanarak 293.604,21-TL alacağın fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla iflas masasına kaydedilmesi talep edildiğini, müdürlüğün 20.02.2023 tarihli ve tarafına 19.04.2023 tarihinde tebliğ edilen kararıyla sıra cetvelinde alacak kaydı talebimizin kısmen kabul kısmen reddiyle 116.420,00.-TL'sinin kabul edildiği kalan talebin ise reddedildiği görüldüğünü, hatalı kısmen kabul kısmen red kararı üzerine işbu davayı ikame etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, İstanbul İli ... İlçesi ... köyünde kain proje üzerinde ... Blok 25. Kat 460 Nolu daireyi satın almış ve toplamda bu taşınmaz için 199.400,00.-TL ödeme yaptıklarını, taşınmazın 25.09.2016 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, taşınmazın tapuda müvekkiline devredilmediğini, sözleşme bedelinin tam olarak ödendiğini, müflis şirkette müvekkiline ait hiçbir senet de kalmadığını, öncelikle aynen ifa yoluyla satışa konu taşınmazın müvekkile teslim edilmesi şayet mahkeme aksi kanaatte ise bu kere de müvekkilin, müflis şirketten olan 199.400,00-TL alacağının müflisin temerrüde düşmüş olduğu 31.12.2015 tarihinden iflas tarihi olan 30.03.2021 tarihine kadar olan 94.204,21-TL yasal faizi ile birlikte toplam 293.604,21-TL alacağının ödenmek üzere iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından satış bedelinin tümünün ödendiği konusu müflis şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile açıkça ortaya konulacağını, İstanbul İli ... İlçesi ... Köyü, ... ada ... Parsel üzerinde bulunan proje üzerinde ... Blok 25. Kat 460 Nolu bağımsız bölümüm müvekkil adına tesciline, mahkeme aksi kanaatte ise 20/02/2023 tarihi itibariyle müvekkilin 293.604,21-TL alacağının tamamının ve aynı zamanda iflasın açılma tarihi olan 30.03.2021 tarihinden sonra işleyecek olan tüm faizlerin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla iflas masasına kayıt ve kabulüne; Bu alacak miktarı üzerinden ikinci alacaklılar toplantısına katılarak, oy kullanma hakkının müvekkile tanınması yolunda İhtiyati tedbir kararı verilmesine;Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı iflas idaresi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava tapu iptali ve tescil davasıdır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Kayıt kabul davası, alacaklının iflas idaresi tarafından reddedilen alacağına ilişkin olarak, alacağını ispat etmek ve alacağını hüküm altına aldırmak amacıyla açılmaktadır. Bu doğrultuda alacaklının açmış olduğu kayıt kabul davası, mahiyeti gereği alacak davasıdır ve davacı taraf, alacağının sıra cetveline kaydını ve kabulünü talep etmektedir. Dava, iflas idaresine karşı açılmaktadır. Söz konusu bu davada; tüm dosya kapsamında taraflar arasındaki ilişki, belgeler ve bilgiler dikkate alınarak gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir.
İflas idaresine veya basit tasfiye usulü neticesinde iflas müdürüne alacak bildirilirken, kararın kendisine tebliğini isteyen alacaklıya, alacağının ret veya kabulü tebliğ edilmektedir. Kural olarak İİK m. 223/3 hükmü gereğince; bu alacaklılar bakımından kayıt kabul davası açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 06.03.2017 Tarihli, E. 2016/8334 ve 2017/687 sayılı kararında;
"İflâs, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflâs Kanunu’nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun’un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır." ve "Mahkemece, en son ilan tarihine göre, davanın, hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine" şekline ifade ederek, hak düşürücü sürenin kayıt kabul davasındaki önemine değinmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 194. Maddesine göre;
"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ..., T. 7.11.2017 sayılı kararına göre;
"Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de davaya konu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir. Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, Müflis ... San. Tic. A.Ş'nin 29.04.2010 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu, ancak davacı alacağının iflas masasına kaydedildiğine dair bir delil bulunmadığından bu davalı hakkında davanın kayıt kabul davası olarak görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamına göre;
"...Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. İlk derece mahkemesi davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini belirterek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı hatalıdır...."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamına göre;
"Somut olayda davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından müflis şirket ile aralarında yapılan gayrimenkul satışına konu gayrimenkullerin teslimi istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça sözleşmeye konu taşınmazların tarafına teslimi talep edilmiş olup bu talebinin kabul görmemesi durumunda tazminat talep edilmiştir. Davacının öncelikli talebinin taşınmazların teslimine ilişkin olması nedeniyle huzurda görülen davanın İİK'nın 235. maddesi kapsamında açılan bir dava olarak kabulü mümkün değildir. Yukarıda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, .. Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacı tarafından dayanak yapılan iki adet bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmesi bulunması nedeniyle (diğer taşınmaza ilişkin mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile tapu iptali tescil davası açılmıştır) davacının salt konut ihtiyacı nedeniyle dava konusu taşınmazları almadığı anlaşıldığından davacının tüketici olduğunun kabulü mümkün değildir. Ayrıca dosya kapsamında davacının tacir olduğu yönünde herhangi bir iddia ya da delil bulunmaması nedeni ile davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2. madde hükmü uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı iflas idare memurları vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ...
☪e-imzalıdır.☪
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.