mahkeme 2023/1234 E. 2023/1185 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1234
2023/1185
29 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
HAKİM : Cantürk TAŞKIN 104927
KATİP : Sabire Şeyma YALÇINÖZ 170216
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
K. YAZIM TARİHİ : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 01.10.2015 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme gereği müvekkilnin ... Sitesi'nin özel güvenlik hizmetlerini yüklenici sıfatıyla üstlendiğini, olay tarihinde Dava dışı ..., Müvekkili şirketin güvenlik hizmeti verdiği davalı şirketin ise Site Yöneticisi olduğu ... Sitesi'nde bulunan .... Mah. ... Sk. ... Sitesi No:1/2 D:2 Avcılar/İstanbul adresinde ikamet ettiğini, dava dışı ...'ün yukarıda adresi yazılı meskende 30.01.2017 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğinden bahisle davacı tarafa ve diğer davalı aleyhine ayıplı hizmetten kaynaklı davası ikame edildiğini, yargılamanın Bakırköy... Tüketici Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı dosyasında görüldüğünü, Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin yukarıda anılı 13/05/2019 tarihli kararında "1-Davanın Kısmen kabul kısmen reddi ile, 2-50.000 TL nin dava tarihinden itibaren, 41.125,736 TL nin ıslah tarihinden itibaren (30/10/2018) işleyecek olan yasal faizi ile birlikte toplam 91.125,736 TL nin Bahçeşehir ... Site Yönetiminden alınarak davacıya verilmesine, 3-Gelişim güvenlik danışmanlık ltd şti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, " şeklinde olup anılan davada "mahkememizce 30/01/2017 tarihindeki hırsızlık olayına ait kamara kayıtlarının site yönetiminden istendiği ancak kayıkların olmadığı, güvenlik personeli arttırma yetkisinin site yönetim kurulunda olduğu ,ancak güvenlik personeli sayısının eksik olduğu ,site yönetiminin site sakinlerine hitaben yazılmış olan tellerin yükseltilmesine ilişkin duyurusunda güvenlik açığını kabul ettiği, güvenlik şirketinin hırsızlık olayından önce site yönetimine sunmuş olduğu risk analizi raporunda da güvenliğin tam sağlanması adına yapılması önerilen güvenlik önlemlerinin sağlanamadığı, güvenlik şirketinin sitenin güvenlik hizmeti ifasının keşif icrası sırasında yapılan incelemeler neticesinde sona ermiş olduğu bu sebeple hırsızlık olayı neticesinde ortaya çıkmış olan zarardan güvenlik şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği" gerekçeleriyle müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu olmadığına kanaat edilerek davalı taraf aleyhine karar tesis edildiğini, anılı kararın istinaf edilmesi üzerine ise İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... E., ... K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak "Davanın kabulü ile, 2-50.000 TL nin dava tarihinden itibaren, 63.907,17 TL nin ıslah tarihinden itibaren (30/10/2018) işleyecek olan yasal faizi ile birlikte toplam 113.907,17 TL nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm tesis edildiğini işbu kararın 16.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, dava dışı ... tarafından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip sebebiyle müvekkili şirket cebri icra tehditi altında 03.07.2022 tarihli 68.100,00-TL dosya borcu ödemesini gerçekleştirmek durumunda kaldığını, her ne kadar müvekkili şirketin davalı şirketle müşterek müteselsil sorumlu olduğuna ilişkin hüküm tesis edilmişse de rücuya dayanak mahkeme yargılamasında müvekkili şirketin kusurlu olmadığı tespit edilmiş olup taraflarınca cebri icra tehditi altında yapılan ödemenin davalı taraftan tahsili gerektiğini, dava dışı ...'ün uğradığı tespit edilen zarardan müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, taraflarınca yapılan ödemenin asli ve tam kusurlu davalı taraftan tahsili gerektiğini beyanla dava dışı ...'e ödenen 68.100,00-TL tazminat ve diğer giderlerin (dava sonucu ödenilen yargılama gideri, vekalet ücreti, kdv, faiz , vb. Hususların) fiili ödeme gününden itibaren ticari işlerde uygulanan TCMB Kısa Vadeli Avans Faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar davacı vekili iş bu davayı mahkememizde ikame etmiş ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra aynı kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlenmiş,ayrıca Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Diğer yandan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış ve Kanun'un 87. maddesi uyarınca, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüke- ticiye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde;
- Mal: "Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektro- nik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi mallar",
- Satıcı: "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi"
-Tüketici: "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi",
-Tüketici işlemi: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda; davalı site yönetiminin tacir olmadığı, tüketici olduğu, 6502 sayılı TKHK'nun 73.md gereğince tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan görevle ilgili düzenlemelerin taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince davanın usulden reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlen- dirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değer- lendirilmesine dair,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 29/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.