mahkeme 2023/1233 E. 2024/339 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1233

Karar No

2024/339

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1233 Esas
KARAR NO : 2024/339

DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
K.YAZIM TARİHİ :24/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.04.2023 tarihinde gerçekleşen yangın neticesinde müvekkil aracında aracın rayiç değerinin tazmini ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), müvekkiline ait .... plakalı araç için ödenmeyen 1.000 TL maddi tazminat tutarının davalı .... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesi,12.04.2023 tarihinde müvekkil .... 'a ait .... plakalı araç ile aracın sürücüsü .... 'da seyir halindeyken araçtan birtakım kokular gelmesi üzerine aracı sokak içerisine sokmuş ve çevredekiler aracın yandığını söylediğini, kaputu açmaya çalışan sürücü açma kilidininin erimesi üzerine açamadığını ve çevredekilerin su yetiştirmesi üzerine yangın söndürülmeye çalışıldığını, aracın sürücüsü tarafından itfaiye çağrıldıysa da sokakların darlığından ve trafik sıkışıklığından geciken itfaiye olaya geç müdahale ettiğini, çevredekiler o sırada yangın söndürme tüpleri ve sularla müdahale ederken itfaiye geldiğini, aracın aküsü de yangın esnasında patladığını ve itfaiye akü ve elektrik kablolarını kestiğini, araç sürücüsü de ambulansla hastaneye kaldırıldığını, rizikonun İstanbul ilinin Bağcılar ilçesinde gerçekleştiğinde yetkili mahkeme Bakırköy mahkemeleri olduğunu, aracın rayiç bedel talebinin ödenmesi gerektiğinden müvekkilin zararının hesaplanmasını talep ettiklerini, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu araç onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, müvekkilinin aracının motor parçalarının bulunduğu ön kısım tamamen yanmış ve onarımı mümkün olmayacak şekilde hasara uğradığın, müvekkil tarafından onarım merkezleri, servisler vs. aracın tamirini yapabilecek birçok yer ile görüşüldüğünü ancak ilgili yerlerde müvekkiline, aracın sağlıklı çalışmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketi ...... Anonim Şirketi'ne başvuran müvekkili sigorta şirketinden de olumsuz olaydan 4 ay sonra red kararı aldığını, müvekkil adına kayıtlı ...... plakalı araç ... poliçe numarası ile ...... Sigorta A.Ş tarafından "Kapsamlı Kasko Sigorta Poliçesi’ sigortalandığını, gerçekleşen yangın olayında müvekkiline ait bulunan aracın yanması sonucu davacı müvekkili, aracın kaskolu bulunduğu davalı sigorta şirketi ...... Sigorta Şirketi'ne, olay tarihinde hasar ihbarında bulunan zararın karşılanmasını talep ettiğini, itfaiye tarafından tanzim edilen 13.04.2023 düzenleme tarihli Tespit Tutağında, "aracın motor kısmındaki elektrik tesisatında meydana gelen herhangi bir elektriksel arıza(gevşek bağlantı, nötr faz teması, aşırı yük vs.) sonucu yanma olayının meydana geldiği" kanatine varıldığı belirtildiğini, davalı ...... Sigorta Şirketi 4 aydır müvekkili olumsuz cevabı için dahi adeta oyalamış; müvekkilin mağduruiyetine sebep olduğunu, 12.04.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve aracın pert mi hurda mı olduğunun belirlenmesine yönelik delil tespiti talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız (HMK 107) 1000,00-TL maddi zararın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .... nolu kasko ile sigortalanan ..... plakalı araçta 12.04.2023 tarihinde çıkan yangın sebebiyle huzurdaki davayı açtıklarını, davacın talebi zaman aşımına uğramış olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulduğunu zamanaşımı itirazımızı sunduklarını ,davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını usulden reddi gerektiğini, davacının davayı Kısmi/Belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, hasar bedelinin belirlenemediğinin kabul edilmesinin mümkün olamayacağını, talebin HMK 114/h maddesi uyarınca hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yangının meydana gelme sebebi motor suyunun eksik olması olup kasko genel şartları A.4.14 uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu hasarın müvekkili sigorta şirketine ihbarı üzerine şirket nezdinde ... K ... no.lu hasar dosyası açıldığını, araştırma raporuna göre üzere yangının meydana gelme sebebinin motor suyunun eksik olması olduğunu davacı yanın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, Kasko Genel Şartları A.4.14. uyarınca yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar" ek sözleşme ile teminat altına alınabilecek zararlar kapsamında düzenlendiğini, davacı yanın ek sözleşme ile bu zararı teminat kapsamına almadığını, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin teminat dışı olan zararda sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle uyuşmazlık konusu hasarın müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu kanaatinin hasıl olması halinde;öncelikle poliçedeki muafiyetlerin hasar hesaplamasında uygulanmasını, aracın yanması sonucunda aracın tam zayi olduğuna kanaat getirilmesi halinde aracın kaza tarihi ile rayiç bedelinin ve hurdasının tespit edilmesini, aracın tam rayicine hükmedilmesi halinde sigortalının talebi doğrultusunda hurdasının hangi tarafta kalacağına, müvekkili şirket nezdinde kalmasına karar verilmesi halinde ise aracın üzerindeki tüm hak mahrumiyetlerinden ari olarak sigorta şirketine devredilmesine ilişkin hüküm kurulmasına, aracın onarımına veya aracın rayicine hükmedilmesi halinde kasko sigortası gelen şartları uyarınca müvekkili sigorta şirketinin tazminat ödeme borcu aracın trafikten çekme belgesinin ya da hurda tescil belgesinin sunulması halinde başlayacağından ilgili belgenin dosya içeriğine dahil edilmesini, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava trafik kazasına dayalı tazminat davasıdır.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3'ncü maddesinin (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade edeceği belirtilmiş, yine anılan kanunun 83'ncü maddesinin ikinci fıkrasında "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle tüketici işlemi ile ilgili her türlü olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanacağı, aynı kanunun 73'ncü maddesinin birinci fıkrasında ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." denilerek tüketici işlemlerinde tüketici mahkemelerinin görevli olacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen "...... Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamlı" kapsamında uğranılan zararların tahsili istemi ile huzurda görülen dava açılmıştır. Sigorta poliçesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, UYAP entegrasyon sistemi üzerinden yapılan sorgulamada sözleşme tarihinde davacının mükellef kaydının bulunmadığı anlaşıldığından davacının tüketici konumunda bulunduğunun kabulü gerekir. (Aynı yönde karar için bknz: İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'nin Esas No: 2023/2663, Karar No: 2024/744 sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle dava konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ve aynı kanunun 73. maddesi gereğince Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024

Katip ...
¸E-imza

Hakim...
¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim