mahkeme 2023/1112 E. 2023/1173 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1112

Karar No

2023/1173

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1112
KARAR NO : 2023/1173

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/06/2016
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili 22/06/2016 tarihli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin davalılardan olan alacağının tahsili için dava açıldığını, dosyada talep ettikleri müvekkilinin davalılardan olan masraf alacağına işlemiş faizin tahsili noktasında herhangi bir beyanları olmadığını, faiz alacağından açıkça feragat edilmediği sürece bu alacağın hukuki varlığını koruduğunu, alacaklının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması ile faiz alacağının talep edilebileceğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu alacağın müvekkiline ödenmesi için İstanbul ....Noteriliğinin 24/12/2010 tarih ... ve ... yevm. nolu ihtarlarının keşide edildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıların tümüne tebliğ edildiğini, ihtarnamelerin tebliği ile birlikte davalıların temerrüde düşürüldüğünü, temerrüde birlikte müvekkilinin alacağına faiz işlemeye başladığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasmda alınan bilirkişi raporunda davalıların ihtarnamelerin tebliğ tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep edilebileceğini belirttiklerini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 06/05/2015 tarihli hükmü ile ¨ 1.435.334,38'nin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, davalıların temerrüde düşürüldüğü tarih olan 01/01/2011 ile takip açılış tarihinden 1 gün öncesine ait olan 15/06/2016 tarihleri arasında mahkemece hüküm altına alınan ¨1.435.334,38'ye işlemiş olan faiz alacaklarının tahsili amacıyla yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle zamanaşımının kesildiğini, faiz için icra takibi başlatılan gün itibariyle asıl alacağın ödenmediğini, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 06/05/2015 tarihli kararının Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 12/05/2016 tarihli ilamı ile onandığını, müvekkili tarafından başlatılan icra takibinde ¨1.435.334,38 'lik asıl alacağa temerrüt tarihi olan 01/01/2011 ile icra takibinin başlatıldığı tarih olan 16/06/2016 tarihleri arasında değişen oranlarda temerrüt faizi işletildiğini, izah edilen nedenlerle davalıların itirazının iptaline, takibin devamına davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedil mesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar ... ve ... vekilinin 25/08/2016 tarihli cevap dilekçesinde; Davaya zaman aşımı yönünden itirazlarını olduğunu, faiz alacağının talep ve dava hakkı zamanaşımına uğramış olmakla beraber, faiz alacağı zaman aşımına uğrayıncaya kadar bu faizin ifasını isteme hakkının saklı tutulmadığını, 18/03/2009 tarihinde vekaletten azile zamanaşımının işlemeye başladığını, 24/12/2010 tarihli ihtarname ve 22/12/2011 tarihli ana para alacağı davasında faiz istenmediğini, 5 yıllık zamanaşımının dolduğu 18/03/2014 tarihinde kadarda faiz istenmediğini ve faiz hakkının saklı tutulmadığını, dava konusu olayda değişen oranlarda temerrüt faizi işletilemeyeceğini, müvekkillerinin ticari işletmeleriyle ilgili olmadığından davada ancak %9 yasal faiz istenebileceğini, davacının icra inkar tazminatı isteyemeyeceğini, izah edilen nedenlerle, davanın zamanaşımı yönünden ve esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 02/03/2017 tarihli dilekçesini özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından giriştiği icra takibine, borçlu gösterilen müvekkili ...'nun vaki itirazlarının iptali talebiyle açılan iş bu davada, davacı vekilinin , mezkur takibinin dayandığını Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas -... Karar sayılı kararın oluşturduğunu, zira anılan mahkemede faiz talep etmedikleri için faiz ile ilgili alacaklarının mahkeme hükmüne konu edilmediğini, dolayısıyla bu faizi hedefleyen alacaklarının tahsiline özgü icra takibinde davalı müvekkili gibi diğer davalıalrın da vaki itirazlarının iptali gerektiğini ileri sürdüğünü, alacak müedeinin , bu davanın konusu haline getirdiği Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin Bakırköy .... Asilye Ticaret Mahkemesinde görülüp halen kesinleşmemiş bir kararda yazılı alacakları bakımından , anılan davada talep edilmemiş faize şamil olduğu dile getirildiğini, talep bu olunca ancak bir mahkeme kararı ile varlığı ve miktarı belirlendiğini alacaklarına ait faiz taleplerinin, dayandığı mahkeme kararında alacağın temelinin vekalet akdi olduğu açıkça yazılı olduğu halde , kendiliğinden ticari işlere özgü bir faiz oranıyla hesaplayıp muhayyel bir meblağa ulaştıran davacının bu talebini , ilamsız icra takibine konu etmesi haklı , makul , meşru sayılamayacağı gibi böylesine asılsız bir takibe vaki itirazının haksız olduğunu söyleyebilmek de olası görünmediğini, bu nedelerle itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmesini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp karara bağlı alacaklarının faiziyle alakalı olduğu, dava dilekçesindeki açıklamasıyla belirlenebileceğine göre, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde karara bağlanan alacakları doğrudan hukuki sebebinin vekalet akdine bağlandığını ve bu hususun nihai kararda açıkça yer aldığını hatta bu tavsife karşı davacının herhangi bir itirazının bulunmadığını, onun asıl alacağının doğduğu tarihe nazaran , eldeki davaya konu etmek istediği faiz alacaklarının da zamanaşımına uğradığını, davanın esasına daha girilmeksizin zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin dilekçesinin 3. Sahifesinde zikrettiği ve faiz alacakların zamanaşımına dair açıklamaları da malesef hukuki olmadığı gibi dayandığı içtihatlarla buna dayandırıldığı ileri sürülen anlatımları birbiri ile çeliştiğini, davacının henüz kesinleşmemiş bir mahkeme kararına konu ve vekalet akdinden kaynaklandığı tavsif olunmuş alacaklarının , o dava içinde hiç bir biçimde ileri sürülmemiş faizleri yönünden müvekkili davalının temerrüdünden bahsedilebilmesi , sunulan delillere nazaran mümkün olmadığı gibi halen düzeltme itirazları sebebiyle Yüksek Yargıtay Başkanlığında bulunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin nihai kararına konu dava dosyasında davacının alacağını doğurduğunu ileri sürdüğü vekalet ilişkisinden azil tarihinin 18/03/2009 olduğunu, onun bu azilden önce yaptığını bildirdiği harcamalarının ise olsa olsa en geç vaki azil ile muaccel hale geldiğini kabul etmek gerekeceğini, bu hale göre bu tür harcamalarının faizleri de olsa olsa 19 Mart 2014 tarihine kadar istenebileceğinden eldeki davaya konu talep zamanaşımı ile malül olduğunu, hal bu olunca , yargılamanın safahatinde diğer davalıların özellikle zamanaşımına temas eden itirazları sebebiyle davacının ileri sürdiüğü açıklamalarda hukuki bir tutarlılık bulunmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde karara bağlanan kesinleşmemiş davacı alacakların hukuki sebebi o mahkemece Vekalet Akdinde bağlandığına göre , dava konusu icra takibinde ticari faizi talebinin de usule dayanan bir yönü olmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde karara bağlanan kesinleşmemiş alacakların hukuki sebebi vekalet akdine bağlandığına ve faize ilişkin talebinin ise gerek anılan davada gerekse 2009 tarihinde azle nazaran, takip tarihine kadar geçen 6 yıllık sürede herhangi bir biçimde saklı tutulmadığını, davaya konu talebin esası yönünden de reddi gerektiğini, temerrüde dair eldeki davanın konusu oluşturan takip dışında davalı müvekkilinine hitaben yapılmış bir bildiriminde bulunmadığını, kendisi zaten faiz alacağı olan takip konusu alacak iddiasına ayrıca faiz istenmesinin de yasal bir dayanağının bulunmadığını, sonuç olarak açıklanan nedenlerle ,davaya usulsüz tebligat sebebile sonradan karar verildiği ve halen Yargıtay Başkanlığında bulunan dayanak dava dosyasının henüz incelenmemiş olduğu gözetilerek, aşamarlarda ayrıntılı beyanda bulunma haklarının saklı kalmak suretiyle , tamemen asılsız, yersiz ve zamanaşımı ile malul iş bu davanın, mahkemenin iş bölümü bakımından görevsiz olduğunu, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, iddianın İİK hükümlerine binaen ileri sürülmesi karşısında , müstakil bir davaya konu edilmesi gerektiği de belirlenerek mesmuiyeti /görülebilirliği bulunmadığını, sebepleriyle ilkin usulden, bunun mümkün olmaması halinde açıklaması yapılan sebeplerden esası bakımından reddine karar verilerek yargılama giderleri ile müvekkili yararına hükmolunacak vekaler ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştrir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava,davacının,vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde ;
Davacı ... Turizm tarafından, 16/06/2015 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalılara ödeme emri gönderildiği, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2015 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilama dayalı alacağın temerrüt tarihinden, icra takip tarihine kadarki gecikme faiz alacağından kaynaklı ¨884.704,22 'nin yıllık % 10,50 oranında avans faizi ile tahsili için icra takibi başlatıldığı, TBK100. mad. gereği yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilerine mahsup edilmesi talep edildiği,
Davalılardan ... 02/07/2015, ... 29/06/2015, ... 26/06/2015, ... 24/06/2015, ... 22/06/2015, ... 23/06/2015 tarihinde ödeme emrini 23/02/2018 tarihinde tebliğ aldığı, davalı vekilinin 24/06/2015 tarihinde takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde takibin durduruğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
¨1.435.338,34'ye 02/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında yasal faiz üzerinden hesaplanan faiz ¨575.472,36 olduğunu,
¨1.435.338,34'ye 02/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında değişen oranlarda avans faizi üzerinden hesaplanan faizin ¨869.038,38 olduğunu,

Yasal Faiz
Avans Faizi
02/01/2011-16/06/2015 tarihleri arası
¨575.472,36
¨869.038,38

  1. ¨1.435.338,34'ye 06/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında yasal faiz üzerinden hesaplanan faizin ¨574.056,69 olduğunu,
    ¨1.435.338,34'ye 06/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında değişen oranlarda avans faizi üzerinden hesaplanan faizin ¨ 866.678,92 olduğunu,

Yasal Faiz
Avans Faizi
06/01/2011-16/06/2015 tarihleri arası
¨574.056,69
¨866.678,92

  1. ¨1.435.338,34'ye 10/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında yasal faiz üzerinden hesaplanan faizin ¨572.641,01 olduğunu,
    ¨1.435.338,34'ye 10/01/2011-16/06/2015 tarihleri arasında değişen oranlarda avans faizi üzerinden hesaplanan faizin ¨864.319,46 olduğunu,

Yasal Faiz
Avans Faizi
10/01/2011-16/06/2015 tarihleri arası
¨572.641,01
¨864.319,4
olduğunu bildirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalılardan ..., ... ve ... tarafından Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen 25.04.2005 tarihli ve .... yevmiye numaralı vekaletname ile adı geçen davalılara ait olduğu bildirilen Bahçelievler ... Mahallesi ... pafta ... ada ... ve bu parsellerle bağlantılı olarak ..., ... ve ... sayılı parsellerle ilgili olarak, yine tüm davalılar tarafından aynı noterlikte 16.09.2005 tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı vekaletname ile Bahçelievler .... Mahallesi ... pafta ... ada ... sayılı parselle ilgili olarak vekaletnamelerde yazılı işlemleri gerçekleştirmek üzere davacı şirketin vekil tayin edildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde hangi davaların ticari dava olduğu belirlenmiş olup, taraflar arasında vekalet akdinden kaynaklı eldeki uyuşmazlığın, Kanun'da belirtildiği şekilde mutlak ticari dava ya da nisbi ticari dava kapsamında kalmadığı, vekalete ilişkin hükümlerin 6098 Sayılı Kanun'da düzenlendiği ve tüketici işlemi niteliğinde bulunan vekalet akdinden kaynaklı uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağı, tüketici işlemi niteliğinde olmayan uyuşmazlıklarda ise genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olup dava hasılat paylaşımı sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından ,HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair,6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nun 26/09/2004 gün ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 28/12/2023

Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim