mahkeme 2022/513 E. 2023/1098 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/513

Karar No

2023/1098

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/513 Esas
KARAR NO : 2023/1098

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
K.YAZIM TARİHİ : 27/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonu keşide edilen faturalardan; 08.12.2021 tarihli 25.890,22 TL tutarında fatura, 21.04.2022 tarihli 385,62 TL tutarında fatura iki adet fatura bedeli ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturalardaki son ödeme tarihiden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerin itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkil şirket davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 26.275,84 - TL asıl alacak ve 1.808,14 - TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.083,98 - TL alacağından dolayı ilgili borca, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline haksız itiraz için alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine ve yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından alacak dayanağı olarak gösterilen 2 adet fatura bulunduğunu, taraflar arasında dava öncesinde bu faturalara ilişkin yazışmalar gerçekleştirilmiş olup, 25.890,22 TL bedelli davacı faturasına Beyoğlu .... Noterliğinin 22.02.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesiyle itiraz edilmiş, 385,62 tutarlı faturaya ise yine Beyoğlu .... Noterliğinin 28.04.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, dolayısıyla öncelikle davacı yanın alacak talebinde bulunduğu faturalar kesinleşmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu faturalar içerikli itibarıyla gerçeği yansıtmakta olup, bu faturalara dayalı olarak talep edilen alacaklar haksız olduğunu, öncelikle davacı tarafın kesmiş olup 25.890,22 TL bedelli fatura, herhangi bir hizmetin karşılığında kesilmediğini, işbu fatura davacı tarafın kusurundan kaynaklanan, davacının üstlenmekle yükümlü olduğu taşımacılık giderlerinden ibaret olduğunu, davacı tarafından müvekkile bildirildiği kadarıyla iş bu faturanın sebebi, davacı çalışanlarının pandemi dolayısıyla karantina kapsamında yaşanan gecikmelerinden kaynaklandığını, fatura detaylarında da iş bu durum “Fatura değişikliği”, “yakıt farkı”, “acil durum ücreti” açıklamalarıyla belirtildiğini, dolayısıyla fatura içeriği, davacının işinin müvekkilden kaynaklanmayan sebeplerle gecikmesinden kaynaklandığını, müvekkile kusur atfedilmeyecek ve davacının yaptığı iş gereği üstlendiği risklere dahil olan bir giderin müvekkile yansıtılması hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındaki görüşmeler kapsamında davacı tarafından Müvekkilin itirazları kabul edilmiş ve işbu fatura alacağına yönelik olarak müvekkil tarafından itirazi nitelikte iade faturası kesildiğini, keza işbu fatura da süresi içerisinde itiraz edilmeyerek davacı tarafından kabul edildiğini, bir süre sonra davacı kötü niyetli bir şekilde müvekkilin kesmiş olduğu faturayı kabul etmediğini beyan ederek alacak talebinde bulunduğunu, davacının alacağını dayandırdığı 2. Fatura bedeli ise müvekkile çektiği ihtar masrafının yansıtılmasından ibaret olup davacının hak etmediği, bir parayı müvekkilden talep etmek içim yaptığı masrafların Müvekkilden talep edilmesi de mümkün olmadığını, davacı icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, alacak iddiası yargılama gerektirdiğini ve ticari kayıtlara göre de müvekkilin borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının toplam 26.275,84 TL asıl alacak, 1.808,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.083,98 TL üzerinden borçlu aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 27/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 25/05/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Dosyaya sunulan 26/12/2022 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen raporda; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (18.05.2022) itibariyle davacının davalıdan 26.275,84 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerine göre; davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 08.12.2021 tarihli 25.890,22 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu mezkur faturaya ilişkin 28.12.2021 tarihli iade faturasının düzenlenmiş olduğu, 21.04.2022 tarihli faturanın ise kayıtlı olmadığı böylece takip tarihi (18.05.2022) itibariyle davalının davacıya cari borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacının takip dayanağı yapmış olduğu toplam 26.275,84 TL tutarlı iki adet faturanın davalının kabulünde olmamasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi kapsamında davacının olduğu 08.12.2021 tarihli ... no.lu “.../Fatura Değişikliği/Yakıt Farkı/Acil Durum Ücreti” açıklamalı 25.890,22 TL tutarlı faturayı düzenleyip düzenleyemeyeceği hususunda değerlendirme raporumuzun teknik bölümünde yapıldığı, mahkemece mezkur faturanın düzenlenebileceği yönünde kanaate varması halinde takip dayanağı faturalardan 21.04.2022 tarihli “Noter Faturası” açıklamalı 385,62 TL tutarlı faturanın da geçerli olması gerektiği, davacının alacak mesnedi faturalar içeriğine göre “taşıma işi”nden ziyade, bir takım yan konulara ilişkin olduğu, bu nedenle alacaklılığının ayrıca somut delillerle ortaya konulması gerketiğinin değerlendirildiği, fatura ve içeriği ile ilgili nihai değerlendirmenin mahkemece yapılabileceği, davacının takip tarihi itibariyle davalı yandan alacaklı olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 02/05/2023 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen ek raporda; Davacının alacak mesnedi faturalardan 08.12.2021 tarihli faturanın KÖK raporda eksik inceleme ile tamamınının iş görmeye dayanmadığı kanaatine varılmış ise de; mahkemenin ek görevlendirmesi gözetildiğinde, 11.10.2021 tarihli ... sayılı AWB-hava yük senedine dayanarak yapılan taşımadan kaynaklı davacının 20.829,68 TL bakımından alacaklı olabileceği, bunu aşan 5.060,54 TL bakımından KÖK rapor değerlendirmelerinin yerinde olduğu Ek sonuçlarına varıldığı,
Takip Öncesi İşlemiş Faiz Bakımından;

  1. Davacı alacağının 25.890,22 TL olduğunun kabulü halinde Mahkemenin davacı yanın takip dayanağı faturadan dolayı alacak talebinde bulunabileceği ve davacı yanın düzenlemiş olduğu ihtarname üzerinden temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiği yönünde kanaate varması halinde takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarının 223,44 TL olduğu,
    b) Mahkemenin davacı yanın takip dayanağı faturadan dolayı alacak talebinde bulunabileceği ve taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden fatura düzenlenme tarihinden 15 gün sonrasında davalının temerrüde düşmüş olduğu yönünde kanaate varması halinde takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarının 1.625,59 TL olduğu,
  2. Davacı alacağının 20.829,68 TL olduğunun kabulü halinde
    A) Mahkemenin davacı yanın takip dayanağı faturadan dolayı alacak talebinde bulunabileceği ve davacı yanın düzenlemiş olduğu ihtarname üzerinden temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiği yönünde kanaate varması halinde takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarının 179,76 TL olduğu,
    b)Mahkemenin davacı yanın takip dayanağı faturadan dolayı alacak talebinde bulunabileceği ve taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden fatura düzenlenme tarihinden 15 gün sonrasında davalının temerrüde düşmüş olduğu yönünde kanaate varması halinde takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarının 1.307,85 TL olduğu, hususları tespit edilmiştir.
    Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
    Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
    Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
    Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında "Abone Cari Hesap Anlaşması" yapılarak söz konusu sözleşmenin taraflar arasında imzalandığı; sözleşme gereği davalı tarafından davacıya taşınmak üzere muhtelif tarihlerde emtiaların teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 25.890,00 TL'lik ve 385,62 TL'lik fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı; davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine huzurda görülen davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeni ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.275,84 TL alacaklı olduğu; davalının ticari defterlerine göre ise davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 08.12.2021 tarihli 25.890,22 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu mezkur faturaya ilişkin 28.12.2021 tarihli iade faturasının düzenlenmiş olduğu, 21.04.2022 tarihli faturanın ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı böylece takip tarihi itibariyle davalının davacıya cari borcunun bulunmadığı; taraflar arasındaki ihtilafın davacının takip dayanağı yapmış olduğu toplam 26.275,84 TL tutarlı iki adet faturanın davalının kabulünde olmamasından kaynaklandığı; davacının alacak mesnedi yaptığı faturalardan 08.12.2021 tarihli faturanın 11.10.2021 tarihli ... sayılı AWB-hava yük senedine dayanarak yapılan taşımadan kaynaklı olduğu, bu nedenle davacının 20.829,68 TL bakımından alacaklı olabileceği, bu tutarı aşan 5.060,54 TL bakımından ise davacının alacağının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından 08/12/2021 tarihli faturanın herhangi bir hizmetin karşılığı olarak kesilmediği iddia edilmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu faturanın 20.829,68 TL'lik kısmının 11.10.2021 tarihli ... sayılı AWB-hava yük senedine dayanarak yapılan taşımadan kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu faturanın taşıma ilişkin olarak kesildiği anlaşılan 20.829,68 TL'lik kısmı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından söz konusu fatura ile taşıma işine ilave olarak "fatura değişikliği, yakıt farkı ve acil durum ücreti" adı altında 5.060,54 TL talep edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede açıkça, davacı yanın tek taraflı olarak fatura değiştirme yetkisi, yakıt fiyatlarında artışa göre uyarlama yetkisi veya taşımaya alınan yüke dair acik durum-hızlı taşıma gibi bir değişiklikle davalı yana fatura tanzim edebileceğine dair bir düzenlemenin bulunmaması, söz konusu giderlerin davalının emir ve talimatıyla yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmaması ve davalı tarafından daha önce düzenlenen faturalar bakımından içeriğine itiraz edilmeksizin ödeme yapılmış olmasının taraflar arasında her defasında yakıt farkı, acil durum veya sözleşme değişikliği bedeli şeklinde taşıma bedeli dışında kalan tutarları üstlendiği şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından davacının bu yöndeki alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının taşıma ilişkin olarak düzenlediği faturanın geçerli olmasından dolayı bu faturaya dayalı olarak düzenlenen 85,62 TL'lik yansıtma faturasına dayalı olarak da davacının alacak talebinde bulunabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede fatura düzenlenme tarihinden 15 gün sonrasında davalının temerrüde düşmüş olacağı düzenlendiğinden davacının takip öncesi faiz talebinin 1.307,85 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi ek raporu doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 4.504,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
    HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 20.829,68 TL asıl alacak ve bu alacağa işlemiş 1.307,85 TL takip öncesi faiz ve 385,62 TL noter masrafı olmak üzere toplam 22.523,15 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
    2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
    3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 4.504,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
    5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.538,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 339,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.199,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
    6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.560,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
    8-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 339,19-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 419,89TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    9-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 297,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.297,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%80,20 kabul oranı) dikkate alınarak 3.446,76-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
    10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
    11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 308,88 TL'sinin davacıdan; 1.251,12 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
    12-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra talep halinde taraflara İADESİNE,
    Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim