mahkeme 2022/341 E. 2023/649 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/341

Karar No

2023/649

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/341
KARAR NO : 2023/649

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2017
KARAR TARİHİ : 06/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 27/01/2017 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin .... Blok No:5/888 Başakşehir/İstanbul adresinde bulunan işyerinde alüminyum işlenmesi, üretilmesi ve eritilmesi alanında faaliyet göstermekte olduğunu, bu işlemlerin gerçekleştirilmesinin ise doğalgaz ile çalışan bir ocak aracılığıyla yapıldığını, müvekkilinin bahsi geçen bu faaliyetini her ay aynı seviyede gerçekleştirdiğini, bazı aylar alüminyum işlenmesi, üretilmesi ve eritilmesi işlemlerinin diğer aylara göre daha az yapılmakta olduğunu veya hiç yapılmadığını, dolayısıyla aydan aya değişiklik arz eden bu faaliyetlere göre her ay kullanılan doğalgaz miktarının değiştiğini, müvekkilinin aylık doğalgaz tüketim bedelinin genellikle ₺1.500,00-2.500,00 arasında seyrettiğini ancak bazı aylar bu miktardan daha az ya da daha fazla olabildiğini fakat bu değişikliklerin ... tarafından kaçak gaz kullanımı şeklinde yorumlandığını, ..... sayılı kaçak kullanım faturası ile müvekkiline ait ... nolu tesisatta kullanılan ... tip .... nolu sayaca müdahale edilerek kaçak gaz kullanıldığından bahisle müvekkili aleyhine .... nolu ₺315.044,60 tutarında kaçak kullanım faturası tahakkuk edildiğini, müvekkilinin sayaca ya da tesisata müdahale etmediğini, davalı tarafından iddia edilen doğalgaz sayacına müdahale eyleminin hiçbir somut veriye dayandırılmadığını, davalı tarafından müvekkilinin gazının da kesilmiş olduğunu, bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin işine devam edebilmesi için ve müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için dava sonuna kadar gazın verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 31/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması nedeniyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiğinden görev itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin ..., enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan aldığı yetki ile İstanbul'da doğal gaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, davacının .... nolu tesisat abonesi olduğunu, sayacının 11/03/2015 tarihli okumada 76.678 m3, 14/03/2015 tarihli okumada 77.392 m3 olarak tespit edildiğini, 28/03/2015 tarihli okumada ise sayacın 75.818 m3 olarak okunduğunu, bu şekilde davacının sayacı geri aldığının tespit edildiğini, dava konusu fatura gerekçesinin kaçak kullanım hem de faturalar ve tutanak ile ispatlı olduğunu, davacının geçmiş kullanımları dikkate alındığında uzun zamandır, aboneliğinin başından bu yana sayacı geri alarak gaz kullanımını düşürdüğüne kanaat edildiğini, bu şekilde 1 yıl için kaçak kullanım faturası çıkarıldığını, davacının dava dilekçesinde Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasından tespit yaptırdığını, buna göre sayaca müdahale edilmediğinin sübut bulunduğunu, bu rapora müvekkili firmanın itiraz etmediğini beyan ettiğini, ancak hukuk müdürlüklerine bu şekilde gelen bir raporun bulunmadığını, ayrıca bu şekilde rapor ulaşmış olsa da bu durumun hukuki bağlayıcılığının bulunmadığını ve kabul etmediklerini, basınç ve sıcaklık sensörü bağlantı tapalarının nemlenip kuruduğunu ve tapalardan sayacın geriye alındığının değerlendirildiğini, davacının tedbir kararı ile gaz arzının sağlanmasını talep ettiğini, ancak davacının uzun süredir gaz kullanmaksızın işlerini yaptığını beyan ettiğini, bu şekilde gaz kullanmaması sonucunda telafisi güç bir zararın doğmayacağının ortada olduğunu, davacının iddiasının hukuki mesnetten mahrum olduğunu, somut delillerin nazara alınması ile davacının tedbir talebinin reddedilmesini, öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının gaz arzının sağlanması yönündeki tedbir kararı talebinin reddini, davanın reddini, yargı masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kaçak doğalgaz kullanımından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler Dr.Müh. ..., ...ve ... tarafından mahkememize sunulan 07/01/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda ; Sayaç üzerindeki endeksin geri gelmiş olmasının sayaçta bir hatadan ziyade, bir müdahale ile gerçekleşmiş olacağı şüphesinin heyette kuvvetle hasıl olduğunu, davalı .... tarafından bir kez kaçak doğalgaz kullandığı tespit edilen davacının kaçak kullandığı doğalgaz miktarının tespitinde ve %200 oranında kaçak doğalgaz kullanım bedeli olarak ₺315.044,60 tahakkuk ettirilen fatura bedelinin ....'ın tabi olduğu Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin maddelerine ve Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi'ne uygun olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/02/2019 tarih ... Esas ve ... sayılı kararının Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 08/03/2022 tarih ... Esas ve ....Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından mahkememize sunulan 11/10/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda ; Dava konusu doğalgaz sayacına ... personeli tarafından 11.11.2014 tarihindeki faturaya davacının itirazına istinaden kontrol yapıldığı, EPDK Madde 2'ye göre kaçak olarak doğalgaz kullanma süresi hesabında en son yapılan işlem tarihi olarak 28.11.2014 tarihinin ( 11.12.2014 tarihli faturadaki son okuma tarihi ) alınmasının uygun olduğu, davacı ve davalı sözleşme genel şartları gereği, kıyas tüketim hesabı esas alınarak, kaçak doğalgaz tüketim bedeli cezai(96200) bedel ve KDV den oluşan toplam 98.392,20 TL bedelli faturanın davalı tarafından davacıya tahakkuk ettirilmesinin uygun olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... Prof. Dr. .... ve Dr. Öğr. Üyesi .... tarafından mahkememize sunulan 16/05/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ; Dava konusu doğalgaz sayacına İgdaş personeli tarafından 11.11.2014 tarihindeki faturaya davacının itirazına istinaden kontrol yapıldığı, EPDK Madde 2'ye göre kaçak olarak doğalgaz kullanma süresi hesabında en son yapılan işlem tarihi olarak 28.11.2014 tarihinin ( 11.12.2014 tarihli faturadaki son okuma tarihi ) alınmasının uygun olduğu, davacı ve davalı sözleşme genel şartları gereği, kıyas tüketim hesabı esas alınarak, kaçak doğalgaz tüketim bedeli cezai(90200) bedel ve KDV den oluşan toplam 98.392,20 TL bedelli faturanın davalı tarafından davacıya tahakkuk ettirilmesinin uygun olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır:
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir.Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir.Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır.Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu halde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Prof. Dr. Hakan Pencanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Doç. Dr. Meral Sungurtekin Özkan, Doç. Dr. Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156-164).
Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m.68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez.
Uyuşmazlık, davacı hakkında tahakkuk ettirilen kaçak doğalgaz tahakkuku nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayınlanan 06/08/2004 tarihli Kaçak veya Usulsüz Doğalgaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar'a göre;
"Madde 3 — Kaçak olarak kullanılan doğal gaz tüketim miktarı, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 nci maddesi (a) ve (b) bentleri hükümlerine göre hesaplanır.
Madde 4 — Kaçak olarak kullanılan doğal gaz tüketim bedeli; kaçak doğal gaz kullanım miktarı ve faturalandırmanın yapıldığı tarihteki cari perakende satış fiyatı esas alınarak hesaplanır. Dağıtım şirketi, müşterilerle yapacağı anlaşma ve sözleşmelerde kaçak doğal gaz kullanım miktarının % 200’üne kadar, tekerrürü halinde ise % 300’üne kadar "kaçak doğal gaz kullanım bedeli" uygulanabileceğine ilişkin hükümlere yer verebilir.Dağıtım şirketi, usulsüz doğal gaz kullanımının tespit edilmesi durumunda, tespitin yapıldığı tarihte geçerli olan sayaç açma-kapama bedelinin 3 katına kadar "usulsüz doğal gaz kullanım bedeli" tahsil edilebileceğine ilişkin hükümlere anlaşma ve sözleşmelerde yer verebilir.Kaçak veya usulsüz doğal gaz kullananların dağıtım şirketinin mülkiyetinde bulunan cihaz ve tesislere verdiği zarar ve ziyan rayiç bedel üzerinden tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
Yine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayınlanan 03/11/2002 tarihli Doğal gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin Sayacın ölçüm yapmaması veya yanlış ölçüm yapması başlıklı 42. maddesine göre
" Sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı tespit edilirse, doğal gaz tüketim miktarı aşağıdaki şekilde belirlenir:
a) (Değişik:RG-06/08/2004-25545) Mal üretim amaçlı doğal gaz kullanan müşteriler için; tüketim miktarının hesaplanmasında, öncelikle sözleşmelerinde bulunan sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı döneme denk gelen aylık kullanım miktarları esas alınır. Aylık kullanım miktarının sözleşmelerde belirtilmediği durumlarda ise sayacın test ve kontrol sonucunda belirlenen ölçüm toleransı dışındaki sapma yüzdesi esas alınarak sayacın doğru ölçüm yaptığı en son çeyrek döneme ilişkin tüketim değerleri ve üretim kapasitesindeki değişimler dikkate alınır.
b) Diğer müşteriler için ise; son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalaması esas alınır. Bu ortalama, benzer tüketim eğilimine sahip diğer müşteriler emsal alınmak suretiyle hesaplanan aynı dönemdeki tüketimlerin ortalaması ile kıyaslanır. Müşterinin tüketim ortalamasının; emsal alınan müşterilerin ortalamasından fazla olması halinde, emsal alınan müşterilerin tüketim ortalaması, az olması halinde ise, müşterinin kendi tüketim ortalaması esas alınarak sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı dönem tüketimleri hesaplanır ve tahakkuk ettirilir. Müşteriye ilişkin geçmiş yıla ait veri olmaması durumunda, hesaplamalar, benzer tüketim eğilimine sahip diğer müşterilere ilişkin veriler dikkate alınarak yapılır.
c) Sayacın ölçüm yapamadığı veya yanlış ölçüm yaptığı süre; kontrol, sayaç açma-kapama, mühürleme, (Ek ibare: RG-06/08/2004-25545) pil değiştirme, sayaç değiştirme, sayaç sökme-takma ve abonelik sözleşmesi imzalanması işlemlerinden en son yapılan işlem tarihi ile sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığının tespit edildiği tarih arasındaki süre veya bu süreler (Değişik ibare: RG-06/08/2004-25545) bir yıldan uzun ise son süreler (Değişik ibare: RG-06/08/2004-25545) bir yıllık süredir.
d) (Ek:RG-06/08/2004-25545) Bu madde hükümleri otomatik hacim düzeltici arızası için de uygulanır. Otomatik hacim düzelticisinin, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle arızalanması halinde, dağıtım şirketi tarafından yapılacak geriye dönük doğal gaz tüketim hesabında; sayaçtan okunan hacim değerlerinin ilgili mevzuata göre belirlenen K faktörü ile düzeltilmesi esas alınır.
Sayacın ölçüm yapmaması veya yanlış ölçüm yapmasından dolayı oluşan ölçüm farkları, ilgili dönem perakende satış fiyatları esas alınarak hesaplanır ve dağıtım şirketi tarafından 51 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; taraflar arasında doğalgaz kullanım sözleşmesi bulunduğu, davacıya ait sayacın yapılan kontrolde sayaç üzerindeki endeksin geri gelmiş olduğu,bu nedenle davacının kaçak doğal gaz kullanıldığının tespit edildiği, yapılan tespit üzerine davalı doğalgaz şirketi tarafından kıyas tüketim hesabı esas alınarak kaçak doğalgaz tüketim bedeli, cezai(%200) bedel, ve kdv'sinden oluşan toplam ¨315.044,60 miktarın tahakkuk yapıldığı,bu miktarın davacı tarafından ödenmediği ,davalı şirket tarafından davacı aleyhine icra takibine girişildiği görülmektedir.
Somut olayda;Öncelikle davacının kaçak doğal gaz kullanıp kullanmadığının belirlenmesi kaçak kullanımın varlığı belirlendiği taktirde davalı kurum tarafından düzenlenen faturanın mevcut kanuni düzenlemelere uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce hükme esa alınan bilirkişi raporunda " sayaç üzerindeki endeksin geri gelmiş olmasının sayaçta bir hatadan ziyade, bir müdahale ile gerçekleşmiş olduğunun ,"tespit edildiği,mekanik olan doğalgaz sayacında bunun dışarıdan gelen bir müdahale dışında gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, buna göre davacının kaçak veya usulsüz doğal gaz kullanım eyleminin sabit olduğu görülmektedir,.
Kaçak veya Usulsüz Doğalgaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esasların 4. maddesinde; % 200 oranında kaçak doğalgaz kullanım bedeli uygulanabileceğine ilişkin hükümlere “yer verebilir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafından imzalanan sözleşmenin eki olduğu belirtilen Doğal Gaz Bağlantı ve Abonelik Sözleşmesi Genel Şartları'nın "C-Kaçak ve Usulsüz Kullanıma İlişkin İşlemler" başlığının 2.fıkrasının 3 nolu bendinde , % 200 oranında kaçak doğalgaz kullanım bedeline açıkça yer verildiği buna göre davalı kurumun %200 oranında kaçak doğal gaz kullanım bedeli uygulamasının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun dışında,kaçak kullanımın tespiti halinde; Doğal gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin Sayacın ölçüm yapmaması veya yanlış ölçüm yapması başlıklı 42. maddesine göre belirlenen tüketim miktarı tespit yöntemine ilişkin değerlendirme ve hesaplama yapılması gereklidir.Bu kapsamda ,davacı şirketin son 2 yıllık gaz kullanım miktarlarının ve davacı firma ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve davacı firmanın üretim kapasitesine yakın veya eş değer bir kaç firmanın aynı dönemdeki tüketim değerleri davalı kurumdan celp edilerek davalı kurum tarafından yapılan hesaplamanın Kaçak veya Usulsüz Doğalgaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar ve Doğal gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olup olmadığı denetlenmiş,yine hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre,davacıya 98.392,20.-TL tutarındaki faturanın tahakkuk ettirilmesi gerekirken 315.044,60.-TL'lik faturanın tahakkuk ettirildiği ve bu faturayı dayanak göstererek İstanbul 20.İcra Müdürlüğünün 2016/13529 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiği belirlenmiş ise de,davalının düzenlediği faturanın fazla olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi kurulu raporunda işlemiş faiz hesabı yapmamıştır.Dava konusu fatura incelendiğinde davalı kurum tarafın+çak kullanımlarda 6183 Sayılı Yasanın 51/1. maddesinde belirtilen gecikme zammı uygulanmayıp yasal faiz uygulanacağı öngörüldüğünden davalı kurumun tahakkuk ettirdiği gecikme zammı yerinde olmayıp hesaplamanın yasal faiz üzerinden yapılması gereklidir.Az yukarıda da belirtildiği gibi kaçak kullanımda 6183 Sayılı Yasanın 51/1. maddesinde belirtilen gecikme zammı uygulanmayıp yasal faiz uygulanacak olup buna göre yapılan hesaplama aşağıdaki gibidir.
98.392,20.-TL(Ana para) X 313 (Gün Sayısı(18/06/2015-25/04/2016 ) X 9 (Faiz Oranı) = 7.593,72.-TL
36500

KDV=7.593,72.-TLx%18=1.366,87.-TL
Buna göre davalı kurumun icra takibine konu yapabileceği asıl alacak miktarının 98.392,20.-TL,işlemiş faiz miktarının ise KDV dahil 8.960,59.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacı vekili,davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin iş yerinde doğal gaz kullanıldığını,davalı kurumca müvekkilinin kaçak doğal gaz kullandığınından bahisle kaçak doğal gaz kullanımından kaynaklanan faturanın ödenmesinin istendiğini ancak müvekkilinin kaçak doğal gaz kullanmadığını,davalı tarafından düzenlenen 315.044,60.-TL tutarındaki faturadan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş,davalı vekili de müvekkili şirket tarafından düzenlenen kaçak doğal gaz tahakkuk faturasının mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre,davacının eyleminin kaçak veya usulsüz doğal gaz kullanımı olduğu,abonelik sözleşmesinin eki niteliğindeki genel şartlara göre %200 oranında cezai bedel uygulamasının yerinde olduğu ve davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturanın yanlış hesap edildiği 98.392,20.-TL tahakkuk ettirilmesi gerekirken 315.044,60.-TL anlaşıldığından,davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine konu etmesi gereken alacak miktarının(98.392,20.-TL +8.960,59.-TL=107.352,79.-TL) icra takibine konu edilen toplam 358.546,65.-TL'den düşülmesi sonucu davacının davalıya 251.193,86.-TL borçlu olmadığının tespitine,davacının fazlaya ilişkin talebi ile koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile ;davacının,davalıya 98.392,20.-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davacının, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli 17.159,05 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.123,08 TL harçdan mahsubu ile bakiye 11.035,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından ödenen 6.123,08 TL Peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 35 adet tebligat+ posta ücreti 758,70 TL, iki bilirkişi inceleme ücreti 8.400,00 TL olmak üzere toplam 9.158,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.416,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 38.167,14TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.102,92TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 423,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair,6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'nun 26/09/2004 gün ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 06/07/2023

Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪

HMK'NIN 304'NCÜ MADDESİ UYARINCA TASHİH ŞERHİ
"Davanın, kısa kararın 1 no'lu bendinde,"1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile ;davacının,davalıya 98.392,20.-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE," şeklinde karar verilmiş ise de
Mahkememizce verilen hükmün 1 nolu bendinde ; toplam alacaktan tahakkuk ettirilmesi gereken fatura miktarı ve işlemiş faizi düşülerek miktar yazılması gerekirken fatura miktarının sehven yazıldığı anlaşılmıştır.
Belirtilen durumun HMK'nın 304'ncü maddesinde yer alan "...diğer benzeri açık hatalar" dan olduğu ve madde kapsamında kalıp Mahkemece re'sen düzeltilebileceği anlaşıldığından,
Mahkememizce verilen hükmün 1 nolu bendinin ;
"1-Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile ;davacının,davalıya 251.193,86.-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE," şeklinde düzeltilmesine dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06/07/2023

Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ....
☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim