mahkeme 2022/237 E. 2023/562 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/237

Karar No

2023/562

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/237
KARAR NO : 2023/562

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2022
KARAR TARİHİ : 07/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin tekstil işleriyle ilgili faaliyet gösterdiği; davalı firma ile müvekkili arasında bir süre ticari ilişki olduğu; Müvekkilinin, davalı firmaya yaptığı satışlar sonucu faturalar kestiği ve söz konusu faturalandırılmış malları davalıya teslim ettiği; Faturaların davalı tarafın ticari defterlerine de işlendiği; Müvekkilinin, davalı firmaya sattığı ürünler için son olarak 28/09/2021 tarihli 12.909,57 TL bedelli, 28/09/2021 tarihli 867,33 TL bedelli, 28/09/2021 tarihli 11.844,60 TL bedelli, 28/09/2021 tarihli 7.780,35 TL bedelli faturaları düzenlediği; Müvekkiline yapılan ödemeler sonrasında son bakiye olarak müvekkilin davalıdan toplam ana para olarak 24,965,92 TL alacağı kaldığı; Tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğunun görüleceği; Davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas numaralı dosya ile icra takibine girişildiği; söz konusu icra takibine davalı tarafından 10/11/2021 tarihinde gerçekleştirilen itirazda; "Müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı tarafından icra takibine konu yapılan borç, müvekkil tarafından alacaklıya ödenmiştir." şeklinde açıklamada bulunulduğu; Bu itiraz sonucunda takibin durdurulduğu; İcra takibine yapılan itirazda da görüleceği üzere davalı tarafın borcun ödendiğini belirttiği fakat hiçbir delil sunmadığı; Davalı tarafın süre kazanma amaçlı kötü niyetli olarak itirazda bulunduğu; İcra takibinin durdurulması üzerine Arabuluculuk sürecinin 16/02/2021 tarihinde herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona erdiği; Davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında kurulan ticari ilişki neticesinde anılan borca ilişkin başlatılan icra takibinde uygulanması gereken faiz oranının Ticari (Reeskont Avans) Faizi olduğu; borçlu tarafından faiz oranına yapılan itirazın kabul edilmediği; asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletildiği; davanın kabulüyle birlikte faiz konusunda da davalı tarafın itirazının iptaline karar verilmesinin talep edildiği;Davalı tarafından gerçekleştirilen itirazın tamamen süreci uzatma çabasının bir sonucu olup, kötü niyetli itiraz sebebiyle borcun yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin talep edildiği; Hususlarını beyanla;Davalı tarafın yapmış olduğu mesnetsiz tüm itirazların iptali ile takibindevamına, itirazın haksız olması dolayısıyla dava konu alacak tutarının 9620'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili İehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulu 25.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil faaliyeti yürüttüğü; Davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkil şirket ile davacı arasında ticari ilişki kurulduğu; Bu ticari ilişki neticesinde davacı tarafın müvekkil şirket için dikim işlemi yapacağı; Davacı tarafın müvekkil şirketle arasındaki iş ilişkisi gereği kesmiş olduğu toplam faturanın 135.850,24 TL olduğu; Davacı tarafın, iki tarafın arasındaki ticari ilişkiye dayalı borcun ödenmediğini iddia ettiği; ancak bu iddiaların asılsız olduğu; Zira müvekkili şirketin davacı tarafa olan tüm borcu için ödemelerini yaptığı; Söz konusu ödemeler ile ilgili belgelerin mahkemeye işbu dilekçe ekinde sunulduğu; Sunulan ödeme belgeleri ve Mahkemenin gerekli görmesi halinde ticari defterlerin incelenmesi ve yapılacak bilirkişi incelemeleriyle müvekkilin borcu olmadığının ispat edileceği; Yukarıda belirtilen toplam miktarın müvekkil şirketçe karşı tarafa ödendiği; Bunun dışındaki hiçbir alacak iddiasının kabul edilmediği; davacı tarafın ödenmediğini iddia ettiği faturaların dava dilekçesi ekinde görülemediği; Borcun neye ilişkin olduğuna dair, dilekçe içeriğinde de bir açıklama yapılmadığı; Müvekkilinin, davacıya ödenmemiş borcu da bulunmadığından başka bir borcun varlığını ispat etmek yükümlülüğünün de karşı tarafta olduğu; Dolayısıyla, işbu dilekçe ile karşı tarafın beyanlarının kabul edilmediği ve hepsine ayrı ayrı itiraz edildiği; Ticari ilişkiden doğan tüm borçlar ödenmiş olmasına rağmen dava açan davacı tarafın, davayı açmakta kötü niyetli olduğu; bu sebeple dava konusunun %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin talep edildiği; Hususlarını beyanla; Öncelikle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış davanın esastan reddine, müvekkili şirketin davacıya olan tüm borçlarının ödendiğinin tespiti ile davacının kötü niyeti sebebiyle dava konusunun %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
SMMM Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın inceleme gün ve saatinde mahkeme duruşma salonunda hazır bulunmadığı; bilirkişi teslim tutanağı düzenlenmesi aşamasında UYAP sistemi üzerinden yerinde inceleme talebinin olup olmadığının sorgulandığı ve yerinde inceleme talebini içerir dilekçesine rastlanmadığı; bu bağlamda davacı tarafın inceleme gün ve saatinde dava konusu uyuşmazlığa esas ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği; Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine Uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Davacı tarafından davalı şirket adına 27.10.2021 tarihinde başlatılan icra takibine konu edilen bakiye 36.845,00 TL alacağa esas faturaların tablo-1 ile arz edildiği; huzurdaki davada ise dava değerinin 24.965,92 TL olduğu; Davacı tarafından davalı adına düzenlendiği görülen takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturaların tamamının davalı şirket ticari defterlerine zamanında ve usülüne uygun olarak davacı hesabına alacak kaydının yapıldığı; Taraflar arası ticari ilişkinin icra takibine konu edilen faturalarla sınırlı olmadığı; davacı tarafından davalı adına takibe konu edilen faturalar da dahil olmak üzere 2021 yılında 135.850,24 TL bedele esas toplam 9 adet fatura düzenlendiği; Davalı şirket ticari defterlerine göre 27.10.2021 icra takip tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 25.125,13 TL olarak yer aldığı; davacının ise huzurdaki dava ile 24.965,92 TL talep ettiği; Takip tarihi sonrasında davalı tarafından davacı şirkete 01.11.2021-01.12.2021 arasında (bu tarihler dahil) her biri 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL ödeme yapıldığı; sonuç itibarıyla davalı şirket ticari defterlerine göre davacıya borçlu olunmadığı gibi davacıdan 4.874,87 TL alacaklı konuma geçildiğinin görüldüğü; anılan bakiyenin 08.03.2022 dava tarihi itibarıyla da korunduğu; Ancak, davalı şirket tarafından gerek davaya cevap dilekçesi ekinde ve gerekse inceleme gün ve saatinde tarafıma sunulu ödeme belgelerinin tetkikinde detayı Tablo-2 de arz edildiği üzere yapılan ödemeler toplamının 135.725.11 TL tutara isabet ettiği; davalı kayıtlarında yer alan 01.12.2021 tarih, 5.000,00 TL tutarlı ödeme belgesine rastlanmadığı; Bu bağlamda taraflar arası ticari ilişki çerçevesinde takibe konu edilen faturalarda dahil olmak üzere davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 9 adet fatura toplamı olan 135.850,24 TL karşılığında 135.725,11 TL ödendiğinin anlaşıldığı; neticeten davacının davasının kabulü halinde takip tarihi itbarıyla davalı ticari defterlerinde davacı alacak tutarı 25.125,13 TL görülmekle birlikte, taleple bağlılık ilkesi gereğince 24.965,92 TL; takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından yapıldığı tespit edilen 25.000,00 TL ödemenin mahsubu neticesinde de dava tarihi itibarıyla 125,13 TL talep edebileceği; sonuç ve kanaati ile hukuki yorumu ve nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunmuştur.
SMMM bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 12/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı şirket tarafından takipten sonra yapılan olan kısmi ödemelerin TBK. 100 Maddesi kapsamında öncelikle faiz, masraf ve avukatlık ücretinden mahsup edilmesi sonrasında 11.11.2021 tarihli son ödemeden sonra kalan bakiye tutarın 19.369,23 TL olarak hesaplandığı; Anılan bu tutara dava tarihine kadar işleyen ticari temerrüt faizinin ise 1.098,08 TL olduğu kanaati ile ek rapor sunulmuştur.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmalık Davacının takip ve dava tarihi itibariyle cari hesaba konu faturalar nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, davacının fatura konu alacağa ilişkin hizmetini ifa edip etmediği, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının yapılan ödemeleri de dikkate alınarak TBK. 100 Maddesi kapsamında öncelikle faiz, masraf ve avukatlık ücretinden mahsup edilmesi sonrasında 11.11.2021 tarihli son ödemeden sonra kalan bakiye tutarın 19.369,23 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiş olup anılan raporun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının 19.369,23 TL alcaklı olduğunu ispat etmiş olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın TBK 100 uyarınca yapılan hesaplama ile 19.369,23-TL asıl alacak, 1.098,08-TL faiz alacağı üzerinden iptaline, takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (4.093,46-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın TBK 100 uyarınca yapılan hesaplama ile 19.369,23-TL asıl alacak, 1.098,08-TL faiz alacağı üzerinden İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (4.093,46-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 1.398,12 TL harçtan peşin alınan 242,13 TL peşin harcın mahsubu ile 1.155,99 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 242,13 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 334,33‬- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 80,50 TL tebligat müzekkere gideri, 1.500,00 TL Bilirkişi ücreti toplamı 1.580,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023

Katip ...
☪e-imzalıdır.☪

Hakim ....
☪e-imzalıdır.☪

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim