mahkeme 2022/100 E. 2023/840 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/100

Karar No

2023/840

Karar Tarihi

2 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/100 Esas
KARAR NO : 2023/840

DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2015
KARAR TARİHİ : 02/10/2023
K. YAZIM TARİHİ : 12/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin kurulması sonrasında bu kooperatif ortaklığına kabul edildiğini, davalı tarafından ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde ortaklara konut yaptırıldığını, müvekkili tarafından davalı tarafça talep edi- len tüm hususlara uyulduğunu, birtakım ödemeler yapıldığını ve 2012 yılına kadar ortaklığın devam ettiğini, müvekkilince davalıya 20.000,00 USD, 15.000,00 TL, 100.000,00 TL, 10.000,00 TL ve bir kısım daha ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafça talep edilen 200.000,00 TL'nin ödenememesi üzerine davalıya gönderdiği 04/07/2012 tarihli Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödediği paranın iadesi ve ortaklıktan çıkarılması talebinde bulunduğunu, davalının ihtarnameyi 09/07/2012 tarihinde tebellüğ ettiğini, ancak bugüne kadar bir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin bu hak ve alacaklarını alamaması üzerine madden ve manen sarsıldığım, zamanla koo- peratif arazisi üzerinde yapılan konutlar neticesinde değerine değer katan kooperatifçe müvekkilinin haklarının hiçbir şekilde ödenmemiş olduğunu, hatta müvekkilinin haklarının başka kişilere devredildiğini, müvekkili ortağın ayrıldığı yılda hazırlanan bilançonun müvekkilinin ihtarını müteakip yapılan olağan genel kurulda onaylanmış ve 1 aylık süre zarfında bozma davasının açılmamış olması neticesinde kesinleştiğini, müvekkilince mevduat, bilanço ile çıkacak artı değer ve ortağın yaptığı imalat bedelinin de talep edilmesinin elzem olduğunu, kooperatife ait taşınmazın değerine bakıldığında ciddi bir değeri olan iş bu aktifin müvekkiline tekabül eden değerinin hakkaniyete uygun şekilde tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, müvekkiline düşen konutun kooperatife kalmış olması hasebi ile kooperatifin yaptığı imalat dışında müvekkilince yapılan tüm imalatın da müvekkilinin haklarına eklenmesi gerektiğini, sonuç olarak sermaye + bilanço üzerinden yapılacak hesaplamaya göre ortaya çıkan artı değerin müvekkili ortağın yatırdığı değerin altında çıkmış ise müvekkilinin ödediği miktar + ferdi münasebet öncesi ayrılmış ise yapmış olduğu imalatın değerinin müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını beyanla neticeten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin kooperatiften çıkma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 27/10/2015 tarihli cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, dava konusu alacağın muaccel hale gelmediğini, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek ödemelerin genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirilebileceğini, davacının talep ettiği miktarın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kayıtlarında davacının ayrıldığı yılda hesaplanan toplam ödemelerinin yasal kesintiler yapılmadan 112.523,75 TL + 20.000 USD olarak görüldüğünü, müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın ise davacı adına yapılan masraf, ödemeler ve yasal kesintilerin hesaplanmasının ardından belirlenecek olan rakam olduğunu, davacının çıkma tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini, davacının hak ve alacaklarının başkalarına devredilmemiş olduğunu beyanla haksız, dayanaksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddini savunmuştur.
Dava, kooperatif üyeliğinden çıkma/çıkarılma nedeniyle alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonunda verilen hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Davacı ...'in 30.10.2000 Tarih ... numaralı yönetim kurulu kararıyla kooperatif üyeliğine kabul edildiği, davacı ..., davalı kooperatif ortağı iken Bakırköy .. Noterliğinin 04.07.2012 tarih ... yevmiye nolu İstifa ihtarının 09.07.2012 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edilmiş olması karşında davacının istifa ederek ayrıldığı tarihin 04.07.2012 olduğu, böylelikle 2012 hesap yılı bilançosunun ise 06.07.2013 tarihinde yapılan 2012 hesap yılı genel kurul tarihinde kesinleşeceği ve genel kurul tarihinden 1 ay sonra ayrılma payı alacağı — muaccel hale geleceğinden ayrılma payı alacağının tahsilinin de 06.08.2013 tarihinden itibaren yasal faiz birlikte tahsilinin istenebileceği, davalı kooperatif genel kurul kararlarıyla istifa eden ortaklara yapılacak geri ödemelerin ertelenmesine dair karar alınmadığı gibi dosyaya ibraz edilen yönetim kurulu kararlarından anlaşıldığı üzere üyelikten istifa eden davacının üyeli geri ödemenin kanun gereği genel gider payı düşüldükten sonra davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı ...'in davalı kooperatife gönderdiği üyelikten ayrılma ihtarname tarihine kadar, 125.000,00 TL ödemeye ait alacak kaydı yapıldığı, (Davacının kooperatife yapmış olduğu ödeme ile ilgili kullanmış olduğu 100.00,00 TL krediye ait) 1.500,00 TL banka komisyonu düşüldükten sonra yapmış olduğu toplam net ödemenin 123.500,00 TL olduğu, 01.03.2012 tarihli Kooperatif ortaklarına ait (ayrılan ortaklar dahil) ödeme planıyla ilgili listede davacı ...'in Arsa $ kolonunda 20.000 $ ve ödeme kolonunda 123.500,00 TL ödeme yapmış olarak listelendiği, davalı kooperatifin emsal gösterilen diğer üyeler ... ve ...'ın 2004-2011 tarihi arası kooperatife yapmış olduğu ödemeleri gösterir tablodan da anlaşıldığı üzere davalı kooperatifin üyelerinden 20.000.USD arsa bedeli ve 15.000.TL üyeliğe ilk giriş peşinat ödemesini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, davalı kooperatifin kabulünde ve ödeme plan kayıtlarında bulunan davacının ödemiş olduğu 20.000.USD nin dava tarihi olan 03.09.2015 tarihi itibariyle TRY karşılığı tutarının 20000 USD - 59.957,26 TL olarak hesap edildiği, davacı ...” nin ticari defter ve kayıtlarından tespit edilen 123.500,00.TL toplam ödemesinden 16.796,27.TL genel gider payı hissesinin mahsubu sonrasında davalı kooperatiften 123.500,00- 16.796,27- 106.703,73 TL alacaklı olduğunun hesap edildiği, davacının 03.09.2015 dava tarihi itibariyle davalı kooperatiften tahsil edebileceği toplam geri iade alacağının 106.703,73.TL * 59.957,26.TL (20.000.USD karşılığı TL) - 166.660,99.TL olarak hesap edildiği, davacının 106.703,73.TL tutarındaki TL alacağına muacceliyet tarihi olan 06.08.2013 tarihinden dava tarihi olan 03.09.2015 tarihine kadar 969 dan işleyecek yasal faiz tutarının 19.943,37 TL olarak hesap edildiği, davacının 03.09.2015 dava tarihi itibariyle genel gider payı mahsup edildikten sonra 106.703,73.TL * 59.957,26.TL (20.000.USD karşılığı TL) - 166.660,99.TL ve (106.703,73.TL tutarındaki TL alacağına dava tarihi olan 03.09.2015 tarihine kadar işleyecek % 9 yasal faiz tutarı olan ) 19,943,37.TL gecikme faizinin tahsilini davalı kooperatiften talep edebileceği'' hususu belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava konusu itilaf; davacının kooperatif üyeliğinden çıkma nedeniyle davalı kooperatiften alacaklı olup olmadığı (alacağın varlığı), muaccel hale gelmiş alacak miktarının ne olduğu, davalının sorumluluğunun doğup doğmadığı hususunda toplanmaktadır.
Taraflarca delil olarak dayanılan tapu kayıtları, ihtarnameler, kooperatif hazırun cetveli, firma sicil bilgileri vs belgeler celp edilmiştir.
... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen 11.01.2016 kayıt tarihli yazının ekinde yer alan tapu kayıtlarının tetkikinde; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde bulunan 30 adet Bodrum Kat, Zemin Kat, 1. Normal Kat, Çatı Piyesli Villa nitelikli bağımsız bölümlerden; 8, 9, 17, 25, 26 ve 29 nolu bağımsız bölümlerin davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, diğer bağımsız bölümlerin dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu ve bağımsız bölümlerin arasında davacı adına kayıtlı bir bağımsız bölüm bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce verilen keşif ara kararı gereğince; 04.07.2017 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, 1 Parselde yer alan dava konusu ... Sitesinde yerinde bilirkişiler Harita Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ... yapılan incelemelerde; sitede 30 adet tripleks villanın yer aldığı, sitenin girişinde bulunan güvenlik kulübesinin ve site etrafında bulunan çevre duvarlarının tamamlandığı, site güvenliğin oluşturulduğu, beton kaplama taşları ile kaplı site içi yolların ve kaldırımların tamamlandığı, yine site bahçe peyzajının yapıldığı, site ortak alanında yer alan sosyal tesislerin yarım vaziyette bulunduğu, sitede bulunan bazı villaların kooperatif üyelerine teslim edildiği şekliyle içlerinin kaba inşaat olarak bulunduğu ve bazı villaların ise sahipleri tarafından içleri dekore edilerek kullanılmaya başlandığı, sitede bulunan villalarda oturumun yaklaşık olarak % 50 oranında olduğu tespit edilmiştir. Keşif esnasında satılık ilanı bulunan bir villanın fiyat araştırmasında, dekorasyonu tamamlanmış söz konusu villanın satış tutarının 575.000 USD olarak talep edilmekte olduğu görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesinde kooperatiften çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşmanın nasıl yapılacağı düzenlenmiş ve aynen;
'' Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklatın kendilerinin yahut mirasçılanmn kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu haklann nelerden ibaret bulunduğu ana sözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurul üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.'' denilmiştir.
Ana Sözleşmeye Göre Ortaklığı Sona Erenlerle Hesaplaşma başlıklı 15. maddede ise aynen '' Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21 'inci madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir. Ayrılan ortaklar kooperatifin yedek akçeleri üzerinde bir hak iddia edemezler. Ortaklığı sona erenlerin alacak ve haklan, bunları isteyebilecekleri günden itibaren beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.'' denilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve üye mali tabloları ile kooperatif yetkilisi beyanlarından davacının istifa etmesi, istifanın davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından kabulü karşısında davacının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak masraf hissesi düşüldükten sonraki bakiyeyi talep hakkı olması, davacının kooperatif üyeliğine ilk girişte 20.000 USD yatırdığının anlaşılması, davalı kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının 123.500,00 TL ödeme yaptığının ve üye olduğu dönemde davacı hissesine düşen 16.796,27 TL genel gider payının mahsubu neticesinde davacının 106.703,73 TL alacaklı olduğunun tespiti, davacının istifa ihtarının 09/07/2012 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edilmiş olması ve söz konusu döneme ilişkin bilançonun 06/07/2013 tarihinde yapılan genel kurulda kesinleşmesi ve davacının ayrılma payı alacağının kesinleşme tarihinden 1 ay sonra muaccel hale geleceği gözetilerek davacının 06/08/2013 tarihinden itibaren ayrılma payının muaccel hale geleceği ve bu tarihten itibaren faize hak kazanacağı kabul edilmiş ve davacının ilk girişte ödediği 20.000 USD ile sonraki ödemelerden alacağı 106.703,73 TL'nin toplamının davacının ıslah ile talep ettiği miktarı aşmadığı gözetilerek davacının ıslah ile talep ettiği miktara hak kazandığı kabul ediliş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜNE,
Dava konusu 165.832,73 TL'nin muacceliyet tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 11.328,03 TL karar ve ilam harcından mahkememiz veznesine yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 2.662,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye 8.495,25 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı + 170,78 TL peşin nispi harç + 4,10 TL vekalet harcı + 221,80 TL keşif harcı + 2.662,00 TL ıslah harcından ibaret toplam 3.086,38 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (6.100,00 TL bilirkişi ücreti + 775,40 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 6.875,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 26.533,24 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim