mahkeme 2021/902 E. 2023/834 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/902
2023/834
29 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/902
KARAR NO : 2023/834
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2017
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 1995 yılından beri örme kumaş imalatı üzerinde faaliyette bulunduğunu, almış olduğu iplikleri çeşitli firmalara tedarik ederek, bu firmalar tarafından fason örme kumaş imalatı yapımını sağladığı, taraflar arasında fason kumaş örme imalatına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, davalıya gönderilen ipliklerin fason kumaş üretimi sonucunda imal edilen kumaşlarda hata olduğunun tespit edildiğini, hatanın örgü imalatından kaynaklandığını, ... Teks Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi tarafından düzenlenen 05/04/2017 tarihli rapor ile hatanın örme işleminden kaynaklandığının tespqit edildiğini, ipliklerin telef olması sebebiyle iplik bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin Bakırköy .... Noterliğinin 24/04/2017 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiklerini, 27/04/2017 tarihli ihtarname cevabında ürünlerinin ayıpsız olarak teslim edildiğinin belirtildiğini, ihbar süresi içerisinde davalının ayıptan haberdar edildiğini, müvekkilinin fatura alacağı olan 23.773,98 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının teslim almış olduğu kumaşların ayıbının bulunmadığını, ihbar süresi içerisinde ihbarda bulunulmadığını, ürünleri kabul ettikten 3,5 ay sonra ayıp ihbarının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Mahkememizden verilen 03/10/2018 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 06/10/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla " Somut olayda, davacı tarafça süresinde ayıp ihbarının yapıldığı bildirilmiş, davalı ise ayıp ihbarının yapılmadığını savunmuş; mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı irdelenmeksizin, davacıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığı ileri sürülerek, 13/11/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ayıbın ihbarını tanıkla ispat edeceğini belirterek tanık listesi verilmiş, mahkemece davacı tanıkları dilenmeksizin karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacının ayıp ihbarı konusundaki delilerinin toplanması, dinlenmek üzere bildirdiği tanıkların usulünce çağrılıp dinlenerek, ayıp ihbarının TBK'nın 474. maddesi uyarınca süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının tespit edilmesi halinde, uzman bilirkişiden "dava konusu edilen ürünlerin tamamı üzerinde" bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınarak; ürünlerde ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunuyorsa ayıpların gizli mi açık ayıp mı olduğu, ayıbın iş sahibi tarafından eserin kullanılmasını engelleyecek ve eseri kabule zorlanamayacak derecede bulunup bulunmadığı veya bedelden indirim gerektirip gerektirmeyeceği hususları ile ayıbın giderilmesi için gereken bedelin serbest piyasa rayicine göre tespit ettirilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Dosyada mevcut 25/05/2022 tarihli ... tarafından sunulan raporda Davalının fason örme işlemi yaparak davacıya teslim etmiş olduğu 300 kg ham, 690 kg pembe ve 190 kg beyaz renk 20/1 penye modal kumaşların % 80'inde örme işleminden kaynaklanan boyuna yönde çizgi izleri bulunduğundan ayıplı olduğu, ham kumaşta boyuna çizgi izleri belirgin şekilde görüldüğünden açık ayıp olduğu, Davacının muayene ve ayıp ihbarını işin olağan akışına göre pembe renk ve beyaz renk boyalı kumaşlar için süresinde yapmadığı, 240 kg ham 20/1 penye modal süprem kumaştaki ayıp için muayene ve ayıp ihbarını süresinde yaptığı, ham kumaşlardaki örme işleminden kaynaklanan ayıplar nedeniyle uğradığı zararını davalıdan talep edebileceği, Ham kumaşlardaki ayıp nedeniyle davacının 1.895,33 TL zararının oluştuğu, Davalı alacağından davacının ham kumaştaki ayıp nedeniyle uğramış olduğu zararının mahsubu sonrasında davalının davacıdan 259,87 TL alacaklı hale geldiği tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut 09/08/2023 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda Dava tarihi itibari ile yanların ticari defter kayıtlarının örtüştüğü ve davacının davalıya 2.155,20 TL borçlu olduğu, Davaya konu olan ve özellikle platin hatasının işaretlendiği 8 top kumaş incelenmiş, özellikle platin izlerinin yoğun olduğu iddia edilen kısımlarda incelenmek suretiyle, kumaşlarda belirgin, ayıp olarak nitelenebilecek düzeyde platin izi bulunmadığı, dolayısıyla fason örme işlemi kaynaklı ayıp bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce davanın reddine ilişkin karar davacının 13.11.2017 tarihli dilekçesinde ayıp ihbarınına ilişkin tanık listesi verilmiş olmasına rağmen bu tanıkların dinlenmediği ve dava konusu ürünlerin tamamı üzerinde keşfen inceleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle kaldırılmış olup kaldırma ilamı taraflara usulüne uygun tebliğ edilerek eksiklikler giderilerek tanıklar dinlenmiş ve tüm ürünler üzerinde keşif yapılmasına dair ara karar kurularak yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar davacı tanıkları kumaşların ayıplı olduğunu ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu yönünde beyanda bulunmuş ve davacı tarafa tüm ürünlerin incelenmesi için keşfen tekstil mühendisi bilirkişisi marifeti ile inceleme yapılmıştır. Düzenlenen ek raporda ise, Ham kumaşlardaki ayıp nedeniyle davacının 1.895,33 TL zararının oluştuğu, Davalı alacağından davacının ham kumaştaki ayıp nedeniyle uğramış olduğu zararının mahsubu sonrasında davalının davacıdan 259,87 TL alacaklı hale geldiği tespit edilmiştir. Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda alınan yeni heyet raporunda ise, Dava tarihi itibari ile yanların ticari defter kayıtlarının örtüştüğü ve davacının davalıya 2.155,20 TL borçlu olduğu, Davaya konu olan ve özellikle platin hatasının işaretlendiği 8 top kumaş incelenmiş, özellikle platin izlerinin yoğun olduğu iddia edilen kısımlarda incelenmek suretiyle, kumaşlarda belirgin, ayıp olarak nitelenebilecek düzeyde platin izi bulunmadığı, dolayısıyla fason örme işlemi kaynaklı ayıp bulunmadığı tespit edilmiştir. Neticeten dosya içerisinde 27.04.2018 tarihli kök raporda, ürünlerde ayıp olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilmiş, 25.05.2022 tarihli ek raporda da açık ayıp olduğu, zararın mahsubu ile davalının davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş, 24.01.2023 tarihli II.Ek raporda aynı kanaat ile rapor tanzim edilmiş, farklı heyet tarafından düzenlenen 09.08.2023 tarihli raporda da ayıbın bulunmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu tespit edilmiş olup tüm raporlar dikkate alındığında davacının ayıp iddiasını ispatlayamadığı, aksi düşünülse dahi davacının alacaklı olmadığı, alacağını ispat edememesi karşısında açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 406,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 136,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.