mahkeme 2021/593 E. 2024/514 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/593
2024/514
21 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/593 Esas
KARAR NO : 2024/514
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/07/2021
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2019 günü .... mah. .... sok. üzeri Esenyurt / İstanbul adresinde bulunan Müdürlükleri .... Santraline bağlı .... kablolar ve güzergahının .... adına elektrik arızası iştahı için kepçe ile yapılan kazı çalışması esnasında kablolara takarak kopartmak suretiyle ..... ORTAKLIĞI TİC. İŞL. tarafından hasara uğratılması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu. Bu sebeple davacı şirketin, hasarın tazmini için 14.02.2021 tarihinde, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü nezdinde .... E. numarası tahtında icra takibi başlattığını, Söz konu hasarlar nedeniyle davacı müvekkili şirket çalışanı (Tekniker) ..... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini. İcra takibine ve işbu itirazın iptali davamıza konu olaya ilişkin, Hasar Keşif Tutarı Formu (Malzemeler ve İşçilik Giderleri ayrı ayrı hesaplanarak), Fatura, Hasar Tespit Tutanağı, Hasar Krokisi, Fotoğraflar, Günlük Şantiye Defteri, Şematik, Demontaj Tespit Tutanağı ve şirketimiz Üst Yazısı dilekçemiz ekinde sunulduğunu. Hasar sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğramış olduğunu, verdiği verilen hizmetlerin aksamaması adına onarımın gerçekleştirilmiş olduğunu, Davalıların ise işbu icra takibine ve borca haksız, mesnetsiz, usule ve esasa aykırı şekilde itiraz ettiklerini. Bu nedenlerle; davanın kabulü ile; Davalıların icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, Büyükçekmece .... lcra Müdürlüğü ..... E. sayılı icra takibinin devamına, Davalıların icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden (yüzde yirmisinden) aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tazmin için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, Dava dilekçesinde de bahsedildiği Üzere dava konusu iddia edilen hasarını kaynağı müvekkili şirket çalışması olmadığını. Açıkça ikrar edildiği Üzere söz konusu çalışmanın müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, Dosyaya bu konuda sunulan tek taraflı hazırlanan Hasar Tespit Tutanağı, Hasar Keşif Formu gibi tespit içeren evrakların tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, Söz konusu hasar hakkında davacı tarafça tek taraflı olarak ve kendi işçisi tarafından tutulan tutanağın sunulması raporun sunulması dışında bir delil sunulamadığını, söz konusu talepler bir iddia olmaktan öteye geçemediğini, Müvekkili şirketin kayıtlarının incelenmesiyle anılan adreste hasar tarihinde davacıyı etkileyen müvekkili şirket kaynaklı herhangi bir arıza ve kesintinin olmadığı tespit edildiğini, Dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği gereğince binanın sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine Kaçak Akını Rölesi (KAR) koyulması ve görevini ifa edecek şekilde bulundurulması zorunlu olup, kesinti bu sebeple de gerçekleşmiş olabileceğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin “Dağıtım Sistemine Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Dağıtım Tesisleri Sınırlan" başlıklı 15. maddesine göre mülkiyet sınırları içindeki kabloların güvenli şekilde işletilmesi, bakımı ve onarımından malik ve hukuki ilişki sebebiyle hukuki ilişkinin türü ve şartlarına göre malik olunan yeri işletenin müteselsilen sorumlu olduğunu, Binanın elektrik kofra ve panosu ile bina içindeki kabloların, müşteri tarafından tesis edilmiş ve müşterinin mülkiyetinde yani sorumluluğunda olan kısımlar olduğunu. Bu kısımlarda meydana gelen arıza ve yangın olaylarında müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmayacağını, Davacının talep konusu ettiği meblağın fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını. Meydana gelen hasardan dolayı fatura edilen hasar bedelini davacı tarafından araştırmadan ödediğini, Zarar öncesi durumu, yaşı, eskimesi amortismanı gibi pek çok hususun hasarın değerlendirilmesi sürecinde göz önünde bulundurulması ve değerlendirmeye dahil edilmesi gerekeceğini, müvekkili şirketin davacı tarafından başlatıları haksız takibe itiraz etmekte haklı olup anılan takipte davacının kötü niyetli olması nedeni ile %20'den aşağı olmak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Elektrik ve Hipot Enerji vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketler'in huzurdaki davaya konu hasarın meydana gelmesinden sorumlu bulunmadığını, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasının celp edilmesi gerektiğini, Müvekkil Şirketler aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine, Davacı Şirket aleyhine takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davacı Şirket’e yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Büyükçekmece..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 8.336,06 TL asıl alacak, 1.552,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.888,51 TL alacak üzerinden borçlular aleyhine tazmin bedeli dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin Hipot'a 14/04/2021 tarihinde, .... 'e 15/04/2021 tarihinde,..... 'a 14/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu .... tarafından süresi içerisinde 19/04/2021 tarihinde borca ve ferilerine, .... tarafından süresi içerisinde 20/04/2021 tarihinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu görüldü.
Dosyaya bilirkişi .... tarafından sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda; hasarın meydana geldiği adreste davalılardan ..... 'a ait trafonun bulunduğu; trafo önünde davacıya ait rögar kapağının bulunduğu; söz konusu kapağın kazı yapılan yerde davacıya ait tesislerin varlığına işaret ettiği; davalı şirketlerin kazı izni almadan izne başladıkları; dosyada davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; hasarın onarımı için kullanılan emtiaların gerekli ve hasar onarım bedelinin uygun olduğu; davacı tarafça dava konusu hasarın onarımı için özel olarak adam tutularak çalıştırıldığı kanıtlandığından 3.693,52 TL işçilik ve 968,94 TL nakliye bedelinin davalılardan talep edilebileceği; nihayetinde davacının 3.673,60 TL malzeme bedeli, 3.693,52 TL işçilik ve 968,94 TL nakliye bedeli olmak üzere toplam 8.336,06 TL hasar tanzim bedelini davalılardan talep edebileceği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 10/05/2022 tarihli celsesinde beyanı alınan tanık .... beyanında: "Ben davacı ...... 'da hasar tespit personeli olarak çalışmaktayım bana göstermiş olduğunuz hasar tespit tutanağındaki ve ekindeki evraklardaki imzalar bana aittir, ben dava konusu olayı hatırlıyorum, olay günü arıza ihbarı geldiğinde dava konusu yere taşeron firmamız olan akcadağ şirketine bağlı çalışanlar ile gittim. Gittiğim de ölçüm yaptık ve hasar tespit tutanağındaki belirttiğim .... numaralı sokakta uyarı verdi, sokağa gittiğim de .... a ait elektrik trafosunun önündeki alanda kazı yapılmış olduğu gördüm, daha sonra sokak üzerindeki fabrika çalışanları ile görüştüğümde söz konusu kazının .... tarafından yapıldığı söylendi, hasar tespit tutanağını ekindeki fotoğraflarda da kazının yapıldığı ve ..... 'ın kablolarının dış kılıflarının söküldüğü açıkça görülmektedir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının haksız fiilden kaynaklı tazminat talebinden kaynaklı davalılar aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda davalı ..... 'in icra müdürlüğünün yetkisine yapmış olduğu itiraz ile diğer davalılar ..... 'in mahkememizin yetkisi yapmış olduğu itirazın HMK'nın 16. maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılar ...... vekili tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de huzurda görülen davanın Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu; icra takibinin zararın meydana geldiği 02/09/2019 tarihinden sonraki 2 yıllık süre içerisinde açıldığı ve huzurda görülen davanın da icra takibi ile kesilerek yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalıların zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; hasarın meydana geldiği adreste davalılardan ...... 'a ait trafonun bulunduğu; trafo önünde davacıya ait rögar kapağının bulunduğu; söz konusu kapağın kazı yapılan yerde davacıya ait tesislerin varlığına işaret ettiği; davalı şirketlerin kazı izni almadan izne başladıkları; dosyada davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; hasarın onarımı için kullanılan emtiaların gerekli ve hasar onarım bedelinin uygun olduğu; davacı tarafça dava konusu hasarın onarımı için özel olarak adam tutularak çalıştırıldığı kanıtlandığından 3.693,52 TL işçilik ve 968,94 TL nakliye bedelinin davalılardan talep edilebileceği; nihayetinde davacının 3.673,60 TL malzeme bedeli, 3.693,52 TL işçilik ve 968,94 TL nakliye bedeli olmak üzere toplam 8.336,06 TL hasar tanzim bedelini davalılardan talep edebileceği tespit edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 4. H.D'nin E. 2018/1089, K. 2018/5527 sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafça dosyaya sunulan fatura kapsamında davacının hasarın onarımı için kendi işçileri dışında adam tuttuğunu ispat ettiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı .... vekili tarafından kazı çalışmasının istisna sözleşmesi kapsamında diğer davalılara yaptırıldığı; bu nedenle de müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı iddia edilmiş ise de davalı ..... tarafından bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil dosyaya sunulmadığından .... sorumluluğundaki alt yapı çalışması nedeniyle oluşan davacı zararından davalı ve dava dışı taşeronların müşterek sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ve dosyada mübrez tanık beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalıların Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 8.336,06 TL asıl alacak, 1.552,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.888,51 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 675,48-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 119,44-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 556,04-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.888,51-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf olunan (1.500,00 TL bilirkişi ücreti + 301,60 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 1.801,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 TL başvurma harcı ve 119,44 TL peşin harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
10-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.