mahkeme 2019/1034 E. 2023/826 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/1034
2023/826
27 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1034
KARAR NO : 2023/826
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2019
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin, ... olup bölgedeki deri işi ile iştigal eden işyerlerinin yönetimi ile ilgilendiğini, davalının arıtılmış suyun denize kazandırılması amacıyla deşarj projesi katılım payı borcu nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası, Çorlu Tapu Müdürlüğü, Şarköy Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Çorlu .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimatla alınan 10/05/2021 tarihli Bilirkişiler ... ve .... tarafından hazırlanan raporda 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Kanuna Bağlı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında; Ortak atıksu arıtma tesisinin yatırımına katılımcılar; maliyetin %25'ini parsel büyüklüğüne, 75'ini ise atıksu arıtma tesisinin teknik özelliği dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek debi ve kirlilik yükünün oranlarına göre katılır. Bu atırım bedeline katılım miktarının tahsilinde; katılımcının tesisini faaliyete geçirip geçirmediği dikkate alınmaz. Borç miktarının tutarlılığı hususunda hesaplama yapılabilmesi için; OSB'de yer alan toplam Sanayi Parseli ve Toplam Hizmet Destek alanlarının m' olarak büyüklüğü, Derin Deniz Deşarj Projesinin toplam bedelinden bahse konu OSB'ye düşen yatırım bedeli, Atıksu Arıtma Tesisinin toplam kapasitesi (m³/gün) bilgilerinin yer alması gerekmektedir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen tüm hususlar ışığında; hukuksal takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere; Organize Sanayi Bölgesi'nin Atıksu Arıtma Tesisinden Çıkan Arıtılmış Suyun Derin Deniz Deşarj Sistemi İle Bertarafı altyapı katılım payının Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12. Maddesinin b) bendine dayandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut16/09/2022 tarihli ek raporda 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Kanuna Bağlı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında; Ortak atıksu arıtma tesisinin yatırımına katılımcılar; maliyetin %25’ini parsel büyüklüğüne, %75’ini ise atıksu arıtma tesisinin teknik özelliği dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek debi ve kirlilik yükünün oranlarına göre katılır. Bu yatırım bedeline katılım miktarının tahsilinde; katılımcının tesisini faaliyete geçirip geçirmediği dikkate alınmaz. Sonuç olarak yukarıda belirtilen tüm hususlar ışığında; hukuksal takdiri sayın mahkemenizde olmak üzere; Organize Sanayi Bölgesi’nin Atıksu Arıtma Tesisinden Çıkan Arıtılmış Suyun Derin Deniz Deşarj Sistemi İle Bertarafı altyapı yatırım aidatına yönelik yapılan hesaplama sonucunda; davalının ana borcu 5.314,56 TL olarak hesaplanmıştır. Organize Sanayi Bölgesinin yapmış olduğu Görsel-2’de yer alan dava konusu borca dayanak olan hesap tablosunda toplam alan 444.166 m2 olarak alınmıştır. Ancak sunulan Görsel-3’de yer alan evraklardan da görüldüğü üzere OSB’de ki toplam sanayi alanı 675.500 m2’dir. Dolayısıyla; yukarıdaki formülde gösterildiği üzere “Toplam Alan” verisi; sonucu etkileyen önemli bir bileşen olması sebebiyle takip alacağında 675.500 m² yerine 444.166 m² olarak esas alınmış olması borç miktarını etkilediği değerlendirilmektedir. OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 66. Maddesi kapsamıda söz konusu altyapı yatırımına tüm sanayi parselleri (faal olsun yahut olmasın) katılımcıdır. Bu itibar ile OSB katılımcısı olan ... için 5.724,00 TL üzerinden esas alınan takibe esas ana borç miktarının; yukarıda gerekçeleri ile açıklandığı üzere toplam 5.314,56 TL olarak heyetimizce hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosyada mevcut 17/08/2023 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda Davacı ... tarafından, .... A.Ş.’nin (ortak olunan şirket) sermaye artırımına katılım ile ilgili olarak 02.09.2014 tarih 442 nolu Yönetim Kurulu kararı alındığı, “… A.Ş. sermaye artırımına gittiğinden tarafımıza isabet eden 720.000,00 TL katılım payının %25 arsa payı, %75 Atıksu taahhüt payına göre katılımcılarımıza tahakkuk ettirilmesine, ödeme planının %25 kısmının peşin, bakiyenin 10 taksit şeklinde düzenlenmesine…” Alınan karara göre davacı payına isabet eden Sermaye artırım payının 6.015,14 TL hesaplandığı, ancak davacının davalıya 5.724,00 TL sermaye payı tahakkuk ettirdiği, taleple bağlılık esası gereğince davacının 5.724,00 TL alacaklı olacağı, Davacı ticari defterlerinde 2014 yılında davacı borcuna 5.724,00 TL’nin işlendiği ve icra takip tarihinde davacının davalıdan olan alacağının devam ettiği, Davacı tarafından icra takip öncesi işlemiş faiz talep edilmekle birlikte, dosya münderecatında Sermaye katılım payının ödenmemesi halinde faiz uygulanacağı veya davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil vasıtası görülmediği tespit edilmiştir.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu aidat alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup bu kapsamda dosyaya iki farklı rapor alınmış olup alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacağının Organize Sanayi Bölgesinde Genel Kurul Toplantı Kararlarında belirlenen aidat miktarı ve gecikme yaptırımları davalının da içerisinde yer aldığı Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarını kapsadığı, bu kapsamda .... A.Ş.’nin (ortak olunan şirket) sermaye artırımına katılım ile ilgili olarak 02.09.2014 tarih 442 nolu Yönetim Kurulu kararı alındığı, “… A.Ş. sermaye artırımına gittiğinden tarafımıza isabet eden 720.000,00 TL katılım payının %25 arsa payı, %75 Atıksu taahhüt payına göre katılımcılarımıza tahakkuk ettirilmesine, ödeme planının %25 kısmının peşin, bakiyenin 10 taksit şeklinde düzenlenmesine…” Alınan karara göre davacı payına isabet eden Sermaye artırım payının 6.015,14 TL hesaplandığı, ancak davacının davalıya 5.724,00 TL sermaye payı tahakkuk ettirdiği, taleple bağlılık esası gereğince davacının 5.724,00 TL alacaklı olacağı, Davacı ticari defterlerinde 2014 yılında davacı borcuna 5.724,00 TL’nin işlendiği ve icra takip tarihinde davacının davalıdan olan alacağının devam ettiği, tespit edildiği , her ne kadar davalının husumet itirazına gerekçe olarak davacı şirkete karşı açmış olduğu kamulaştırmasız el atma davasını ileri sürmüş olsa da, davalının aidat alacağına konu dönem içerisinde Organize Sanayi Bölgesinde katılımcı olduğu ve aidat borcunun ödenmediği yönündeki tespitler dikkate alınarak husumet itirazı dikkate alınmamış bu nedenle davanın kısmen kabulüne, davacının faiz alacağı talebi bakımından ise takip öncesinde temerrüd olmamasından kaynaklı reddine, alacağın likit olması karşısında davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 5.724,00-TL asıl alacak bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
Davacının 516,57-TL faiz alacağı bakımından talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (1.144,80 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 391,00-TL karar ve ilam harcın peşin alınan 75,38 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 315,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 44,40- TL başvuru harcı, 75,38-TL peşin nispi harç, 6,40-TL vekalet harcı,384,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 511,08-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 4.732,25-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 4.240,54- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 391,71-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Kanunu 13/2 maddesi gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.724,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 516,57-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.109,26-TL'nin davalılardan, 210,74-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/09/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.