mahkeme 2019/1031 E. 2023/824 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/1031
2023/824
27 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1031
KARAR NO : 2023/824
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2019
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin ... olup bölgedeki deri işi ile iştigal eden işyerlerinin yönetimi ile ilgilendiğini, davalının aidat borcu nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası, Çorlu Tapu Müdürlüğü, Şarköy Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Çorlu .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimatla alınan 19/09/2022 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan raporda 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Kanuna Bağlı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında; Organize Sanayi Bölgesinde yer alan tüm katılımcıların parsel büyüklüğüne bağlı olarak aidat ödemesi zorunlu olup, aidat miktarının (parsel büyüklüğüne bağlı TL/m²) belirlenmesi ve gecikme halinde uygulanacak yaptırımlar yukarıda anılan kanun kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Genel Kurulu'nun yetkisindedir. Borca esas dönem yönünden dosyaya sonradan celbedilen 24/06/2015, 30/05/2016 ve 26/06/2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Kararlarında belirlenen aidat miktarı ve gecikme yaptırımları davalının da içerisinde yer aldığı Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarını kapsadığı, takibe esas aidat borcun içeriği incelendiğinde; borç miktarının Genel Kurul Toplantılarında aylık taksitler halinde sabit bir bedel olarak belirlenmiş olmasına rağmen; rapor ekinde yer alan cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere; ... aidat borcunun 462,74 TL olarak başladığı ve Haziran/2016 döneminden sonra da her bir ay için farklı tutarlarda olacak şekilde artarak en son Kasım/2018 dönemi için 1.030,91 TL olacak şekilde işleme alındığı ve sonuç olarak da asıl alacak miktarının 18.123,72 TL icra takibinin yapıldığı, yukarıdaki tabloda 24/06/2015, 30/05/2016 ve 26/06/2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Kararları esas alınarak detaylıca yapılan hesaplama göre; takibe esas dönem açısından toplam aidat borcunun faiz tutarıyla birlikte 10.124,31 TL + 1,913,36 TL = 12.037,67 TL olacağının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 17/08/2023 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda Davacının ...’nin yönetim firması olduğu, davalının da ...’de 5.048 m2 alana sahip olduğu, Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 19.176,14 TL alacaklı olduğu, dava konusu icra takibine ise 30.11.2018 tarihine kadar olan 18.123,72 TL alacağın konu edildiği, Davacı ...’nin genel kurullarında alınan kararlar neticesinde belirlenen aidatlar ve gecikme faizleri dikkate alınarak, davacının takip tarihine kadar 15.437,03 TL asıl alacağı (talep gereği 30.11.2018 tarihine kadar olan asıl alacak) + 3.245,49 TL takip tarihine kadar gecikme faizi olmak üzere = 18.682,62 TL toplam alacağı olduğunun hesaplandığı, dolayısıyla taleple bağlılık esası gereğince davacının 18.271,19 TL alacak talebinin uygun olduğu, ancak davacı yanın icra takibinde 18.123,72 TL alacağını asıl alacak olarak gösterdiği, bu alacak rakamının içerisinde ise aidat alacağı + gecikme faizlerinin olduğu, ayrıştırılmış hali ile davacının takip tarihinde 15.437,03 TL asıl alacağının olduğunun hesaplandığı, Mahkemece davacının 18.123,72 TL’yi takip talebinde asıl alacak olarak belirttiği, ancak asıl alacağın 15.437,03 TL olması nedeni ile asıl alacak olarak 15.437,03 TL’nin dikkate alınması gerektiğine kanaat edilmesi halinde 15.437,03 TL asıl alacak + 147,47 TL işlemiş faiz (talep edilen) olmak üzere davacının davalıdan 15.584,50 TL alacaklı olacağının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu aidat alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup bu kapsamda dosyaya iki farklı rapor alınmış olup alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacağının 24/06/2015, 30/05/2016 ve 26/06/2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Kararlarında belirlenen aidat miktarı ve gecikme yaptırımları davalının da içerisinde yer aldığı Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarını kapsadığı, bu kapsamda avacı ...’nin genel kurullarında alınan kararlar neticesinde belirlenen aidatlar ve gecikme faizleri dikkate alınarak, davacının takip tarihine kadar 15.437,03 TL asıl alacağı (talep gereği 30.11.2018 tarihine kadar olan asıl alacak) + 3.245,49 TL takip tarihine kadar gecikme faizi olmak üzere = 18.682,62 TL toplam alacağı olduğunun hesaplandığı, dolayısıyla taleple bağlılık esası gereğince davacının 18.271,19 TL alacak talebinin uygun olduğu, ancak davacı yanın icra takibinde 18.123,72 TL alacağını asıl alacak olarak gösterdiği, bu alacak rakamının içerisinde ise aidat alacağı + gecikme faizlerinin olduğu, ayrıştırılmış hali ile davacının takip tarihinde 15.437,03 TL asıl alacağının olduğunun hesaplandığı, Mahkemece davacının 18.123,72 TL’yi takip talebinde asıl alacak olarak belirttiği, ancak asıl alacağın 15.437,03 TL olması nedeni ile asıl alacak olarak 15.437,03 TL’nin dikkate alınması gerektiğine kanaat edilmesi halinde 15.437,03 TL asıl alacak + 147,47 TL işlemiş faiz (talep edilen) olmak üzere davacının davalıdan 15.584,50 TL alacaklı olduğunu tespit edildiği, her ne kadar davalının husumet itirazına gerekçe olarak davacı şirkete karşı açmış olduğu kamulaştırmasız el atma davasını ileri sürmüş olsa da, davalının aidat alacağına konu dönem içerisinde Organize Sanayi Bölgesinde katılımcı olduğu ve aidat borcunun ödenmediği yönündeki tespitler dikkate alınarak husumet itirazı dikkate alınmamıştır. Bilirkişi raporundaki faize faize talep edilemeyeceği yönündeki tespit bakımından ise, davacının asıl alacakla birlikte gecikme zammı talebinin olması dikkate alınmış, bu nedenle davanın kısmen kabulüne, davacının faiz alacağı talebi bakımından ise takip öncesinde temerrüd olmamasından kaynaklı reddine, alacağın likit olması karşısında davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 18.123,72-TL asıl alacak bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
Davacının 147,47-TL faiz alacağı bakımından talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (3.624,74-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.238,03- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 220,67 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.017,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 44,40- TL başvuru harcı, 220,67-TL peşin nispi harç, 6,40-TL vekalet harcı, 384,90-TL olmak üzere toplam 656,87-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 4.841,25-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 4.802,18- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 39,07-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Kanunu 13/2 maddesi gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 147,47-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.309,35-TL'nin davalılardan, 10,65-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/09/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.