mahkeme 2022/293 E. 2024/116 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/293
2024/116
12 Temmuz 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/293
KARAR NO : 2024/116
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile
Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/08/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ..., ... /... ... esas unsurlu ...., ..,..,...,..,...,... kod nolu markaların sahibi olduğunu, "..." markasının 35 yıldan fazla bir geçmişe sahip ... kod numarası ile tanınmış marka statüsüne sahip bir marka olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, müvekkili adına tescilli "..." markasına ilişkin "..." arama motoru üzerinden arama yapıldığında ilk sırada müvekkilin markasının yer aldığını, davalı tarafın, https://www...com online pazaryeri sitesinde https://www... isminde mağazası bulunmakta olup, ... markasını kullanarak ürün sattığını, davalı tarafın ürünleri ile müvekkiline ait ürünlerin, ... ismiyle arama yapıldığında, www...com da aynı sayfada yan yana çıktığını, tüketiciler nezdinde karıştırılmaya mahal verildiğini, markayı yani işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması yasak olduğunu, "..." markası davalı tarafından anahtar kelime – yönlendirici kod olarak kullandığını ve müvekkilinin marka hakkı ihlal edildiğini, müvekkilinin trenyol üzerinden yüklü mikkarda reklam harcaması yaptığını, davalının hem müvekkilinin markasından, hem de reklam harcamasından kazanç / haksız yarar sağladığını, açıklanan nedenlerle, marka hakkına tecavüzün tespit ve menine, davalının, müvekkiline ait "..." markasını kullanmasının önlenmesine, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya, dava dilekçesindeki talepler doğrultusunda rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 01/02/2023 havale tarihli raporlarında; "Aleyhinde tespit istenen https://www...com/... internet adresinin ....com internet sitesi üzerinde "..." isimli online mağazaya ait olduğu tespit edildiği, dava dilekçesinde bu link’e ilişkin sunulan ekran görüntüsünde mağaza adı her ne kadar "..." olduğu görülse de, güncel durumda "...." şeklinde isimlendirildiği anlaşıldığı, ....com üzerindeki "..." isimli mağazanın davalı ... adına kayıtlı olduğu, mağaza bilgilerinde şehir adının İzmir ve vergi numarasının "..." şeklinde belirtildiği, https://www.... adresli mağaza satış sayfasında “...” ibaresi aratıldığında, arama sonuç ekranında "..." ibareli 10 adet ürünün bulunduğu, bu ürünlerin adlarının; 1. ... 2. ... 3. ... 4. .... 6. ... 7. ... 8. ... 9. ... 10. ... olduğunun görüldüğü, Davalı tarafın tescilsiz markasal kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 10/02/2023 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin "..." ibareli markasının ... kod numarası ile tanınmış marka statüsüne sahip olduğunu, SMK 6/5 maddesinde tanınmış markanın mal ve hizmetlere bağlı kalınmaksızın korunacağının hükme bağlandığını, bilirkişinin, müvekkili adına tescilli markaların sınıflarına yönelik tespitlerini eksik inceleme sonucu hatalı yaptığını, davalının markasal kullanımları ile müvekkilinin tescil sınıflarının birebir örtüştüğünü, "..." ibaresinin davalı tarafından anahtar kelime-yönlendirici kod olarak kullanıldığını ve müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğini, açıklanan nedenlerle, hükme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor alınmasına, aksi halde ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... İletişim ve Satış Hizmetleri Anonim Şirketi(....)'dan, davalıya ait online satış mağazasında, dava tarihi olan 19/12/2022 tarihinden geriye doğru bir yıllık satışına ilişkin bilgi ve belgeler celp olunmuştur.
Dosya, davacı itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 03/11/2023 havale tarihli ek raporlarında; "Davalı tarafın tescilsiz markasal kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 10/11/2023 tarihli dilekçesi ile, davalı tarafın markasının kullanılmasının müvekkilinin markasının sulanmasına yol açacağını, davalının, dava konusu "... " ibaresini kullanması halinde, önceden tüketicilerin aklına sadece müvekkili ve markası "..." gelirken, bu halde yani markanın farklı sınıflarda kullanılması halinde markanın sulandırılmasının söz konusu olabileceğini, müvekkilin tanınmış markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ve tanınmışlığının zarar göreceğini, markanın birden farklı alanlarda kullanılmasının tanınmış markanın gücünün ve etkileme alanının azalmasına sebebiyet verebileceğini, müvekkilinin, "..." ibaresinin önüne veya yanına ayırt edicilik vasfı olmayan ekler koyarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde farklı mal ve hizmetlerde tescil edilen markaların, mahkeme kararı ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açtığını ve söz konusu markaların müvekkilinin tanınmış markası nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bilirkişi ek raporunda, davacı müvekkili markasının tanınmışlığı "giyim" alanında olduğundan, bu tanınmışlığın 25. Sınıf dışına çıktığını ve 20. Sınıfta yer alan emtiaları kapsadığını gösterir herhangi belge/delil dosyada yer almadığından, davacının tanınmış markasının mevcut durumda herhangi bir etkisinin olmayacağı gerekçe gösterilerek kök raporda yer alan görüşlerinin korunduğunun belirtildiğini, bilirkişi tarafından dosya yeterince incelenmeden rapor hazırlanmış olduğundan bilirkişi ek ve kök raporun hükme ve denetime elverişli olmadığını, davalının markasal kullanımları ile müvekkilinin tescil sınıflarının birebir örtüştüğünü, açıklanan nedenlerle, ek rapora itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmesini, yeni rapor alınmayacak ise haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetine bir sektör(mobilya) bilirkişisi eklenmek suretiyle sınıfsal bağlantı ve benzerlik hususunda davacı yanın itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 02/05/2024 tarihli raporlarında; "Davalının 20. Sınıf içinde yer alan davaya konu mevcut kullanımları ile davacı markasında yer alan 35. Sınıf içindeki "Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" emtiaları arasında yukarıda belirttiğimiz mal/hizmetlerin bağlantılı/ilişkili sayılmalarına ilişkin kriterler ve aynı zamanda Davacının dayanak markasının 20. Sınıf kapsamındaki emtialarda tescilinin bulunmaması hususu göz önüne alınarak, ilişkili/bağlantılı sınıf olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, bir an için ilgili kullanım açısından sınıfsal benzerliğin kabul edildiği varsayımı ile değerlendirme yapılacak olursa; davalının tescilsiz markasal kullanımının, "..." ibaresini ortak şekilde içermesi nedeniyle, davacı markaları ile işitsel, görsel ve kavramsal açıdan benzerlik tespit edilmekte ise de, markada yer alan diğer kelime unsuru ile kısmen de olsa farklılaşmakta olduğuna ve ayrıca "giyim" emtiası alacak olan ortalama tüketici ile "mobilya" emtiası alacak olan ortalama tüketicinin, her 2 emtia açısından 2 markanın farklı olduğu ve bunların birbiriyle ilişkilendirilmeyeceği noktasında "algısının ve farkındalığının" olacağına dair kök ve ek raporda yer alan görüşün korunmakta olduğu, ayrıca, davacı markasının tanınmışlığının 2006 yılına dayandığı, dava tarihi ve davalı fiili kullanım tarihi itibariyle, WIPO Uzmanlar Kurulunun 1999 tarihli tanınmışlık kriterleri dikkate alınarak, sulandırmaya karşı koruma talebinde bulunulan Davacı markasının tanınmışlığının devam ettiğini gösterir dosya kapsamında yeterli bilgi/belgenin yer almadığı, doktrinde de ifade edildiği üzere, Turkpatent sicil kaydında yer alan tanınmışlığın bağlayıcı nitelik taşımadığı, Keza, tanınmışlığın durağan bir niteliğe sahip olmayıp, zaman ve koşullar çerçevesinde değişebilmesi, uzun süre tanınmışlığa sahip olan bir markanın, belirli bir süre sonra bu tanınmışlığını kaybedebilmesi veya tanınmış olmayan bir markanın belirli bir süre sonra tanınmış hale gelebilmesinin mümkün olduğu, keza davacının tanınmışlığı "giyim" alanında olduğundan, bu tanınmışlığın 25. Sınıf dışına çıktığını ve 20. Sınıfta yer alan emtiaları kapsadığını gösterir herhangi belge/delil dosyada yer almadığından, davacının tanınmış markasının mevcut durumda herhangi bir etkisinin olmayacağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunduğunu gösterir nitelikte dosyada herhangi bir delil ya da bilgi yer almadığına dair kök ve ek raporda yer alan görüşün korunmakta olduğu, ayrıca bilişim açısından yapılan incelemede, yönlendirici kod/anahtar kelime olarak kullanımın bir bütün olarak "...", "..." şeklinde olduğu ve bu sebeple mevcut kullanımın davacı markasına yanaşma iradesi olarak değerlendirilemeyeceği, mevcut durum bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde; davalı tarafın tescilsiz markasal kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile, davalı markası ile müvekkilinin markasının sınıfsal olarak benzer olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasının .... kod numarası ile tanınmış marka statüsüne sahip olduğunu, davalı tarafın markasının kullanılmasının müvekkilinin markasının sulanmasına yol açacağını, "..." ibaresinin davalı tarafından anahtar kelime-yönlendirici kod olarak kullanıldığını ve müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğini, açıklanan nedenlerle, itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor alınmasına, bu mümkün görülmez ise ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile men ve ref'i ile manevi tazminat talebine yöneliktir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/14-696 Esas ve 2016/778 Karar sayılı ilamına göre mahkememiz hakimlik mesleğinin genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi görüşüyle bağlı olmadığı gibi markalar arasında benzerlik bulunup bulunmadığını değerlendirilmesi hukuki bir konu olup yine mahkememizin hukuki takdir alanındadır. Dolayısıyla bilirkişi raporuyla mahkememiz bağlı değildir.
Davacının davaya dayanak markalarının asli ve ayırdedici unsuru "..." kelimesidir. Davalının fiili markasal kullanımları ise "..." şeklindedir. Davalının markasında davacı markasının asli ve ayırdedici unsurunun ayniyetle yer alması karşısında özellikle söz konusu markada bu unsurun tali ve geri planda kullanılmadığı, daha baskın ve dikkat çekici unsurlarında yer almadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Türk Marka Hukukunda tescil başvuruları Nice anlaşmasına göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma tescil amacına hizmet etmektedir, buna mukabil markanın koruma kapsamı bakımından bağlayıcı değildir. Yani bir emtiaların ya da hizmetin aynı sınıfta olması onu sırf bu nedenle aynı ya da benzer kılmayacağı gibi farklı sınıflarda yer alması da benzer olmadıkları anlamına gelmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu hususta her somut olayın özelliğine göre esas alınması gereken kıstasları uygulama için belirlemiştir: Buna göre "Piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme veya rekabet etme olanaklarının bulunup bulunmadığı, birinin diğerini tamamlama imkanı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, kullanım yöntemleri, amaçları, hedeflenen halk kesiminin aynı olup olmadığı"(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/1562 E., 2011/5464 K.) sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
Somut olayda değerlendirilmesi gereken husus sınıfsal benzerliktir. Davalının fiili markasal kullanımları 20. Sınıf kapsamında "mobilya" emtialarına ilişkindir. Davacının davaya dayanak markalarından ... tescil numaralı markanın ise 35. Sınıfta "Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar..." malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde tescillidir.
Buna göre "mobilya" emtiası ile "mobilya" emtiasının bir araya getirilmesi hizmetinin ilişkili-bağlantılı sınıf kabul edilmesi gerektiği marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak talep edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatiyle ve yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Davalının davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men'ine,
-15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.024,65 TL harçtan, peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 768,48 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 256,17 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 845,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.681,87 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.