mahkeme 2022/216 E. 2023/196 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/216
2023/196
5 Temmuz 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/216
KARAR NO : 2023/196
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin
Tespiti ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 05/07/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müşterilerine, kahvelerin nereden geldiğini, tarihçesini, türlerini, nasıl yapıldıklarını, kahve hakkında bilmek istediğiniz her şeyi kapsamlı şekilde öğretmek, kahve hakkında nitelikli ve gerçek bilgi sahibi olmaları için oluşturulan bir barista eğitim platformu sahibi müvekkilinin uzun zamandır bu alanda faaliyet gösterdiklerini, davalı ..., müvekkilinin izin ve icazetini almaksızın, her türlü fikri ve sınaî mülkiyet hakkı müvekkiline ait adına tescilli ... ibareli, ... esas unsurlu markanın birebir aynısını ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini sunduğu hizmetlerde, internet sitesinde www...com/... adresinde, reklamlarında ve tüm faaliyetinde kullandığını, müvekkili markalarından haksız bir şekilde faydalandığını, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ve müvekkiline karşı haksız rekabet yarattığını tespit ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı ... işbu alan adındaki kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği söz konusu alan adındaki kullanımlara derhal son verilmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunda Üsküdar .... Noterliğinin 26/10/2020 tarih ve ... keşide nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, ancak davalı ... tarafından söz konusu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerinde davalı ... karşı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet suçlarından dolayı savcılık şikayetinde bulunulduğunu, davalı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verildiğini, müvekkilinin davalı eylemleri nedeni ile uğradığı zararın miktarı gösteren en büyük hususun müvekkilinin ticari kayıtları olduğunu, zira davalı ... müvekkili markalarını kullanarak ve reklamlar yaparak müvekkilin müşteri çevresini kullandığını, müvekkili markasının bilinirliği vasıtası ile haksız bir kazanç sağladığını, müvekkili kayıtları incelendiğinde davalının kullanımlarının başlaması ile müvekkilinin ... markası kaynaklı işlerinin aşırı bir düşüş yaşadığını, davalının kullanımlarını durdurması ile ise derhal artış gösterdiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." esas unsurlu ve "... " ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan "..." ibaresini müvekkilinin herhangi bir izin ve icazeti olmaksızın kullanılarak müvekkilinin 6769 sayılı SMK’dan kaynaklanan marka haklarına tecavüz eden, haksız rekabete neden olan davalının işbu eylemlerinin tespitine, 25.000,00 TL manevi tazminata, 25.000,00 TL itibar kaybı tazminatına ayrıca fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacak miktarı belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminata, dava tarihinden itibaren işletilecek merkez bankası krediler avans faizi ile hükmedilmesine, hükmün ilanına, ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin yaklaşık 20 yıldır kahve sektöründe olan bir kişi olduğunu, kahveye gönül vermiş ve salt kahve ile iştigal etmiş birisi olduğunu, müvekkilinin yegane işinin kahve, kahve kavurma, kahve makineleri gibi yalnızca kahve ile ilgili işler olduğunu, davacı tarafın ise 2018 yılında marka tescili elde etmiş olduğunu, öncesinde kahve ile böylesine ilgili bir kişi olmadığını, öte yandan davacının kahveye ilişkin yapılmış ve fakat reddedilmiş marka başvurularının mevcut olduğunu, davacının kahvecilik sektörüne müvekkilinden yaklaşık 16 sene sonra girmiş birisi olduğunu, hem marka hakkına hem haksız rekabete dayanılamayacağını, davacının dava dilekçesinde haksız rekabet hükümlerine de dayandığını, bu durumda zamanaşımı defii ileri sürdüklerini, ceza dosyasında müvekkili açısından düşme yönünde mütalaa ve karar verildiğini, .../olmak ifadesinin genel geçer bir ifade olduğunu, dava dilekçesinde, müvekkilinin marka ihlali eyleminde bulunduğu iddiası var ise de bunun iktibas mı iltibas mı olduğunun belirtilmediğini ve buna ilişkin hususun somutlaştırılmadığını, ... ibaresinin genel geçer bir ifade olduğunu ve dürüstçe kullanım kapsamında olduğunu, piyasada da ... ifadesini kullanan oldukça fazla işletme bulunduğunu, davacı tarafın genel geçer bir ifade ile tazminat talebinde bulunmuş ise de, ihlal iddiasının ne zaman başladığını ve ne zaman bittiğini tam olarak belirtmediğini, maddi tazminat talebi açısından sarih bir açıklama yapılmadığını, genel geçer ifadelerin tazminat hukukuna esas olamayacağını, davacının yoksun kalınan kara ilişkin olarak da zararını ispat etmesinin gerektiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, bu nedenle de tacirlere özgü olan defter tutma zorunluluğunun müvekkili açısından doğmadığını, itibar tazminatı şartlarının oluşmadığını, itibar tazminatının tanınmış markalara tecavüz halinde ortaya çıkacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkemece bir aykırılık tespit edilirse bile bunun doğrudan manevi tazminata hak kazandırmayacağını, manevi tazminata hükmedilecekse bile ılımlı bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının faiz türüne, oranına ve başlangıç tarihine ayrı ayrı itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, davacı talepleri açısından zamanaşımı itirazının kabulü ile, ilgili döneme ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığından davanın reddine, davacı taleplerinin evleviyetle usul yönünden reddine, aksi takdirde esas yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp olunmuş, tetkikinde müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, suçun, başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak olduğu, soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda; "MÜŞTEKİYE AİT ... tescil numarası ile "... " markanın Türk Marka ve Patent Kurumunda tescille koruma altında olduğu, ŞÜPHELİYE AİT ... marka tescil numaralı "... UZMANI BARİSTA KAHVE UZMANI" markanın Türk Marka ve Patent Kurumunda tescille koruma altında olduğu, 01/09/2021 tarihli şikayet dilekçesi ile sunulu şüpheliye ait websitede www....com/... müştekiye ait ... tescilli markasının kullanımı ile marka tecavüzünün gerçekleştiği, ancak 22/12/2021 tarihinde güncel haliyle www....com/.... ilgili linke ulaşılamadığı, fakat www....com adlı şüpheliye ait website incelendiğinde, şüpheli kendi tescilli markasını ".... UZMANI BARİSTA KAHVE UZMANI" kullandığından herhangi bir marka tecavüzü güncel şekilde mevcut olmadığı" hususlarının tespit edildiği, 09/02/2022 tarih, .... iddianame numaralı iddianame ile şüphelinin cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Dosya, davalının, davacıya ait "..." unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, men, ref koşullarının oluşup oluşmadığı; davacının, dayanak markalarının zayıf marka niteliğinde olup olmadığı, davalının, fiili kullanımlarının dürüst kullanım kapsamında kalıp kalmadığı, bu kapsamda hukuka uygun olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 13/05/2023 tarihli raporlarında; "https://www....com/ alan adında "... " ibareli görselinin markasal şekilde kullanıldığı, www...com Alan Adı Whois sorgulamasında alan adının 10/03/2015 tarihinde tescil edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...com, LLC olduğu, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, 12/08/2022 tarihli arşiv kaydında yapılan incelemede www....com alan adlı web sitesi ana sayfasında ve iç menü linklerinde davacıya ait "..." ibaresinin kullanımına rastlanmadığı, davalı markasal kullanımı olduğu belirtilen www...com/... ve www...com/... adresleri archive.org üzerinde sorgulatıldığında söz konusu URL adreslerinin davalı tarafından kullanılmış olduğu, ...’den alan adı sahibi talebi ile çıkartıldığı, bu nedenle söz konusu URL adresinin içeriği görüntülenemediği, ancak dava dilekçesinde yer verilen görselde, dava konusu www...com/... URL adresinde şeklinde metin içeriğinde ve URL adresi içeriğinde "..." ibaresinin kullanıldığı, www...com Alan Adı Whois sorgulamasında alan adının 12/09/2013 tarihinde tescil edildiği, söz konusu alan adının davalı ... tarafından işletildiği, davalı ... ait www...com alan adlı web sitesinde davacı ... ait marka tescil 2018 yılı öncesinde 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 senelerinde sürekli olarak Barista Eğitimi ve Kahve eğitimi hizmetinin verildiği görüldüğü, davalının işlettiği www...com alan adının 12/09/2013 tarihinde tahsis edilmiş olması ve www....com/... URL adresinde markasal kullanım kapsamında nitelenemeyeceğinden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 29/05/2023 tarihli dilekçesi ile, "...." ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağına ilişkin bilirkişi değerlendirmelerinin davanın esası ile ilgisiz değerlendirmeler olduğunu, davalı ... kullanımlarının markasal olmadığına ilişkin değerlendirmelerin SMK'nın açık hükmüne, yerleşik içtihada ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalı ... açık bir şekilde tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, bunların görmezden gelinmesinin kabul edilebilir olmadığını, bilirkişiler netice kısmında ....com alan adlı internet sitesinin müvekkili markasından önceki tarihlerde de kullanıldığını ve kahve eğitiminin verildiğini belirtmişlerse de bu değerlendirmenin de somut durum ile alakası olmadığını, karşı ... eskiden baristalık hizmeti vermesi veya "..." internet sitesini kullanması ile uyuşmazlığın ilgisi olmadığını, uyuşmazlığın konusunun ... ibaresinin kullanılması olduğunu, bilirkişilerce haksız rekabet yönünden hiçbir inceleme yapılmadığını, bu durumun eksik incelemeye sebep olduğunu, bilirkişi değerlendirmelerinin hatalı olması nedeni ile yeni bir heyetten yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markadan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine yöneliktir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "...."; ... tescil numaralı markası ise "..." unsurlarından oluşmaktadır. ... tescil numaralı markada "..." kelimeleri markada görece büyük ve ön planda konumlandırılmıştır ve öne çıkan/asli unsurlardır. Söz konusu markaların asli ve ortak unsuru olan "..." kelimesi ise anlam olarak "kahve dükkanlarında, profesyonel kahve ekipmanlarıyla kahve hazırlamak ve sunmakla görevli kişiye verilen" isimdir. Sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetince söz konusu kelimenin ülkemizde yaygın olarak kullanıldığı ve bilindiği hususu tespit edilmiştir. .... kelimesi tek başına sektörel olarak tanımlayıcılık içerdiğinden davalının tecavüz iddialarına dayanak kullanımlarının bulunduğu (... olmak için) eğitim hizmetlerinde tescil edilemez, ancak davacı markalarında olduğu gibi başka kelime ve şekil unsurları ile tescili mümkündür. Ne var ki davacı markalarının bir bütün olarak tanımlayıcı olmaması, zayıf olmalarına engel değildir. Zira davacı markaları tescilli oldukları eğitim ve öğretim hizmetleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde zayıf marka niteliğini haizdir; zayıf marka, hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde fikri çaba gerektirmeden kullanıldığı hizmet veya emtia grubunu çağrıştıran, ilgili sınıflarda güçlü, orjinal, akılda kalıcı değil, ayırd ediciliği düşük düzeyde olan markadır. Markasına asli unsur olarak zayıf ibare seçen marka sahibi, bu markasının koruma kapsamının dar olmasına, ticari rakiplerinin esaslı olmayan değişikliklerle marka benzerini kullanmasına katlanmak zorundadır. Buna göre davacı, davalının fiili markasal kullanımlarının bulunduğu kahve-kahve bazlı içecekler bakımından eğitim hizmetleri (barista olmak amacıyla) yönünden zayıf bir marka seçmekle, başka tacirlerin ufak değişiklikler ile markasının benzerini kullanmasını kabul etmek/katlanmak durumundadır. Somut olayda davacının markalarının "..." ve "...." oluşu, davalının tespit olunan kullanım şeklinin ise "..." biçimde olması karşısında ayniyet içermeyen kullanımın zayıf markanın koruma kapsamında kalmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davaya konu olayda üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise "dürüst kullanım"dır.
SMK'nun 7/5-b maddesine göre: Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, "Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması" şeklinde kullanılmasını engelleyemez.
"Anılan hüküm, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen tasviri amaçlı kullanımlar ile mal veya hizmetlere ilişkin belli özellikleri ifade etmek amacıyla gerçekleştirilen kullanımların marka sahibince engellenemeyeceğini ifade etmektedir. Buna göre, marka sahipleri markaların tanımlayıcı unsurlarının üçüncü kişilerce mal veya hizmetlerin bazı özelliklerini belirtmek için kullanılmasını engelleyemez. Örneğin, üretilen ipliğin niteliğini, türünü göstermek için "..." ibaresinin faturalarda kullanılması, tescilli "..." markasına tecavüz olarak kabul edilmemiştir. Aynı şekilde, kimyasal alanda kullanılan bir vaks çeşidi olan "..." ibaresinin kullanımı mutfak malzemesi üretiminde ilgili ürünlerde "..." kelimesini kullanması, her ne kadar bu ibareli markalar bir başkası adına tescilli ise de, dürüst kullanım kapsamında kalan kullanımlar olarak kabul edilmiştir. Yine Yargıtay önüne gelen bir olayda, davacı "..." markasının sahibi olup davalı ... tarafından internet sitesinde, alt alan adlarında sosyal medyada "..." ibaresinin kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay tarafından da onanan mahkeme kararı ile davacının 2010 tarihinden beri 35.sınıfta tescilli markasını kullandığı, "günün fırsatı" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin (mülga) 556 sayılı KHK m.7/1-d (SMK m.5/1-d) uyarınca mümkün olmadığı, davacı markasının bu ibareyle birlikte kullanılan logo ile ayırt edicilik kazandığı, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil eder biçimde olmadığı, davalı kullanımının indirimli ürün kampanyalarının tüketiciye bildirimine yönelik olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.(Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.1777)
Somut olayda da, davalının başvuranların barista olmak için eğitim göreceği kurs için ilgili URL adresinde "..." biçimindeki kullanımının ticari olarak dürüst kullanım kapsamında kaldığı, bu durumun bir hukuka uygunluk sebebi olduğu ve birer haksız fiil olan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış ve tüm talepleri yönünden davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Peşin alınan 870,96 TL harçtan, alınması gereken 179,90 TL harcın mahsubu ile arta kalan 691,06 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüzün tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen itibar tazminatı davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.