mahkeme 2025/689 E. 2025/756 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/689

Karar No

2025/756

Karar Tarihi

13 Ağustos 2025

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/689 Esas
KARAR NO : 2025/756

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2025
KARAR TARİHİ : 13/08/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Anonim Şirketi'nin (... A.Ş.) ... Belediyesi (....) tarafından kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, 30.11.2007 Tarihli 2860 Sayılı ... meclis kararı ile mülkiyeti ...'ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisi elde edilerek gelirin %50'sinin ...'ye ödenmesi şartı ile 10 yıl süre ile müvekkili ... A.Ş.'ye verildiğini, müvekkili şirketinin, ... meclis kararı ile verilen işbu tasarruf yetkisinin kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başladığını, bu kapsamda davalı borçlu ile 01.12.2016 tarihinde 29 No'lu Çiçek Büfesi İşletme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesine göre sözleşme 01.12.2016 tarihi ile 30.11.2017 tarihleri arasında geçerli olduğunu, 30.11.2017 tarihinde sözleşme süresi sona erdiğini, davalı borçlunun büfeyi tahliye etmediğini ve kullanmaya devam ettiğini, müvekkili şirketinin meclis kararının yenilenmesi için ...'ye başvuru yaptığını, müvekkili şirketinin çiçek büfeleri üzerindeki tasarruf yetkisinin 5 yıl süre ile uzatıldığını, davalı borçlunun işletmekte olduğu çiçek büfesinin kullanım bedellerine ilişkin 21.10.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli, 31.10.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli ve 30.11.2022 Tarihli 4.932,28 TL bedelli faturalar düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun kullanım bedeline ilişkin düzenlenen bu faturalara süresinde itiraz etmediğini, borçlu işletmecinin TTK md 21/2 düzenlemesine göre fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, müvekkili şirketi tarafından gönderilen ihtarname tarihinde davalı borçlu tarafından tebliğ edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu vekili tarafından dosyadaki asıl alacağın tümüne 24.05.2023 tarihinde itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu itiraz ve kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, davalı vekilinin itirazından müvekkili şirketine ödeme yapıldığını, somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin bir kira ilişkisi olmadığını ve imzalanan sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını, ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, dava şartı olan ticari arabuluculuk görüşmeleri kapsamında borçlu ile anlaşılmadığını, bu sebeplerle davalarının kabulünü ve davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamını, alacağa takipten sonra ticari faiz işletilmesini ve takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı'na hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce tarafların ticari sicil kayıtları, esnaf odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Davalı tarafın gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
-T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
-5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
-19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2- Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
-Mahkememizce Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na ve İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalıya ait kayıtlar celp edilmiş, kayıtların incelenmesinde davalı tarafın işletme esasına göre defter tuttuğu, işletme faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitleri aşmadığı, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bu nedenle tacir olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
-Buna göre dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık Mahkememizin görev alanına girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/08/2025

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim