mahkeme 2025/447 E. 2025/815 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/447
2025/815
16 Eylül 2025
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/447 Esas
KARAR NO : 2025/815
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/05/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ....arasında ... numaralı ve 24.06.2023 - 24.06.2024 tarihleri arasında sigorta teminatından yararlanmak üzere .. Sigorta Poliçesi akdedilmiş olup, poliçede belirtilen "... Mah. .... Sok. ... Sitesi No:8 D:18 Kızıltepe/Mardin" adresinde bulunan taşınmaza ilişkin hasarların teminat altına alınmış olduğunu, dava dışı sigortalının taşınmazının mutfak bölümünde eviye altında bulunan, davalı tarafça üretilen ... Cihazına ait rekor bağlantı borusunun patlaması sonucunda sızan suların sigortalı taşınmaz üzerinde hasara sebebiyet vermiş olduğunu, uğranılan hasar sonucunda mutfak dolabının 1 metrelik alt ünitesinde, mutfak, antre, koridor, salon, 2 çocuk odası ve salon derzli laminat parkelerinde şişme hasarları; mutfak, salon kapı kasa ve pervazlarında şişme hasarları meydana gelmiş olduğunu, hasarın giderilmesi adına dava dışı ...'a 45.700,00-TL hasar ödemesi yapılmış olduğunu, iş bu dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı tarafın ayıplı malzeme üretmesi sonucunda hasarın meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen hasara ilişkin olarak Eksper Raporu'nun "Mutfak bölümünde eviye altında bulunan arıtma cihazı rekor bağlantı borusunun patlaması sonucu sızan suların hasara sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır. Sigortalı arıtma cihazı onarımını yaptırdığını tarafımıza ibraz ettiği servis fişi ile beyan etmiştir." şeklinde olduğunu, bu tespit sonucunda, sigorta konusu taşınmazın uğradığı zararın hasar ile uyumlu olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğunu, sigortalı taşınmazda meydana gelen hasar nedeni ile sigorta poliçesi kapsamında 45.700,00-TL hasar bedeli ödemesi yapılmış olduğunu, ek yapılan ya da yapılacak ödemelere karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile mezkur bedel üzerinden icra takibi ikame edilmiş ve takibe haksız şekilde itiraz edilmiş olduğunu beyanla; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyasında talep edilen alacağın varlığına, dosyada vaki itirazın iptaline ve takibin işlemiş ve işleyecek faizi ile devamına, borçlu tarafından haksız, dayanaksız ve kötüniyetli olarak yapılmış itiraz sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla talepleri olan %50 oranında İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti karşı tarafın uhdesinde bırakılmak üzere karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; görev itirazları bulunduğunu, davanın Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davanın usulden reddini talep ediyor olduklarını, sigortalı müşteriye ait su arıtma cihazının montajının 23.08.2022 tarihinde kusursuz bir şekilde yapılmış, ancak dava dışı sigortalının müvekkilinden servis hizmeti almamış olduğunu, sigortalı müşteriye ait su arıtma cihazının şartlarına uygun şekilde, 23.08.2022 tarihinde yetkili servis tarafından kusursuz bir şekilde monte edilmiş olduğunu, bu tarihten sonra müvekkili firmaya ait servisin, sigortalıyı düzenli olarak aramış ve cihazın bakımlarını yaptırması gerektiğini dile getirmiş olduğunu, su arıtma cihazının bakım periyotlarının kullanım kulavuzunda belirtildiği gibi 6 ay olduğunu, buna göre yılda 2 bakım ve 5 filtre değişimi belirtilmekte olduğunu, ürün sahiplerine, bunun yanı sıra yetkili servis hizmeti için gerekli adres ve iletişim bilgileri verilerek yetkili servislere müracaat ile gerekli bakımları yaptırmaları gerektiğinin belirtilmekte olduğunu, ancak müşterilerin kılavuz okumama, unutma, önemsememe vb. sebeplerden dolayı bakım yaptırmama ihtimalleri olduğundan müvekkili şirketin yetkili servislerinin, montajdan itibaren periyodik bakım zamanı geldiğinde müşterileri aramakta ve zamanı gelen bakımı hatırlatmakta olduğunu, müşterilerin onayı halinde servis programına alınmakta ve gerekli bakımların yapılmakta olduğunu, müvekkilinin yetkili servisinin, sigortalı müşteriyi periyodik bakım zamanı geldiğinde aramış ancak dava dışı sigortalının 'başka bir yerden servis hizmeti aldığını belirterek, müvekkili şirketten servis hizmeti almayı reddetmiş olduğunu, 02.06.2023 tarihli sistem kaydında sigortalının "biz filtreleri değiştirdik" diyerek görüşmeyi sonlandırdığının yer aldığını, bu ifadenin, cihaz üzerinde yetkisiz servis tarafından işlem yapıldığını ortaya koymakta olduğunu, bu durumda, müvekkili şirketin cihaz üzerinde daha fazla bakım gerçekleştirme veya kontrol etme imkânı kalmamış olduğunu, müvekkilinin yetkili servisi tarafından yapılması gereken bakım işlemlerinin sigortalı tarafça reddedilmiş ve cihaz üzerinde servis dışı kişilerce müdahalede bulunulmuş olduğunu, bu durumun, cihazda arıza ve su kaçağı gibi problemlere neden olmuş olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı müşterinin, cihazın bakım sorumluluğunu üstlenmeyerek olası arıza ve sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiş olduğunu, hasar tarihi olarak tutanakta 17.07.2023 belirtilmiş, servislerinin ise 19.07.2023 tarihinde, yani olaydan iki gün sonra müdahale etmiş olduğunu, servis kayıtları incelendiğinde sadece pompa rekorları ve iki filtrenin değiştirildiği ve bunun dışında herhangi bir bakım hizmeti alınmadığının görülmekte olduğunu, sistem kayıtlarında müşteriye ait cihazın pompasız olduğu, ancak tutanak ve diğer belgelerde "pompa rekoru" ifadesinin yer alması ve ayrıca kablo görüntüleri nedeniyle cihazın dışarıdan müdahale ile pompa grubunun monte edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, teknik personelin müşterinin yaşanan olay sonrası şikâyeti üzerine yerinde yaptığı incelemede, mevcut pompanın müşterinin daha önce kullandığı eski bir cihazından sökülerek takıldığının tespit edilmiş olduğunu, bu durumun, cihazın garanti ve yetkili servis koşullarını ihlal eden bir müdahale olduğunu, olay sonrası düzenlenen yetkili servis fişi dışında, başka herhangi bir servis fişi bulunmadığını, bunun da yetkili servis dışındaki müdahalelerin yetkisiz ve belgesiz olarak yapıldığını göstermekte olduğunu, bu sebeplerle, hasarın oluşmasında ve büyümesinde yetkili servislerinden kaynaklanan bir kusur veya ihmal bulunmadığını, dışarıdan müdahale ve yetkisiz işlemler sonucu meydana gelen arızalardan şirketlerinin sorumlu tutulamayacağını, müşterinin olay sonrası yetkili servisi çağırması ve dış müdahaleyi gizleyerek, durumu yetkili servis sorumluluğunda göstermeye çalışmasının, sigorta şirketinden tazminat talep etme amacını taşıyor olmasından kaynaklı olduğunu, olay sonrası düzenlenen yetkili servis fişi dışında, başka herhangi bir servis fişi bulunmadığını, bunun da yetkili servis dışındaki müdahalelerin yetkisiz ve belgesiz olarak yapıldığını göstermekte olduğunu, netice olarak, dava konusu olayda şirketin sorumluluğu bulunmadığından, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin yetkili servisi tarafından yapılması gereken bakım işlemlerinin sigortalı müşteri tarafından reddedilmiş ve cihaz üzerinde yetkisiz üçüncü şahıslarca müdahalede bulunulmuş olduğunu, bu tür yetkisiz müdahalelerin cihazın düzgün çalışmasını engellediğini ve su kaçağı gibi sorunlara yol açtığını, bu nedenle müvekkili şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, sigortalı müşteri tarafından kullanım kılavuzundaki uyarılara uyulmamış olduğunu, davacı sigorta şirketinin, müvekkili şirkete cihazdaki kaçak ve meydana gelen zararla ilgili yeterli detayları sunmamış olduğunu, müvekkili şirketin, cihaz üzerindeki sorunun kaynağını belirleyecek bilgi ve delillere ulaşamadan sigorta şirketinden gelen taleplerle karşılaşmış olduğunu, sigorta şirketinin, eksik bilgi ve belgelerle müvekkili şirketin sorumluluğunu öne sürerek zararın karşılanmasını talep etmekte olduğunu, ki bu durumun hukuka ve adalete aykırı olduğunu, basit su sızıntısının bu denli yüksek miktarda hasara sebebiyet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve zarar miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakla birlikte, su baskını olayının müvekkiline ait su arıtma cihazından meydana geldiğine dair ekspertiz raporu dışında herhangi bir delil de bulunmadığını, ekspertiz raporunun ise ispat için yeterli olmadığını, sadece ekspertiz raporuna dayanarak müvekkili şirkete icra takibi başlatılmasının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı sigorta şirketinin iddialarının tamamen haksız kazanç elde etmeye ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen halefiyet hükümlerinin kötüye kullanmaya yönelik olduğunu, zira dosyada müvekkili şirketlerin su arıtma cihazının hasara sebebiyet verdiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığını, cihazın montajında veyahut bakımlarında müvekkili şirketlerin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı şirketin iddialarını herhangi bir somut delile dayandırmamış olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nda kusursuz sorumluluk hallerinin sınırlı şekilde sayılmış olduğunu, bunların içinde üreticinin sorumluluğu bulunmadığını beyanla: davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddine, davanın yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle esastan reddine, kötü niyetle, hiçbir somut delile dayanmadan, sırf haksız çıkar sağlamak amacıyla icra takibi başlatmış olan davacı şirketten, asıl alacağın yüzde 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı alınarak müvekkili şirketlere verilmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, hasar ödemesinden kaynaklı davacı sigorta şirketi tarafından rucüen tazminat istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/l maddesine göre tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak aynı yasanın 3/k maddesine göre tüketicinin ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak ifade edildiği, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesi gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu,
Somut olayda; davacı sigorta şirketi ile sigortalısı arasında kurulan ... Sigorta Poliçesine ilişkin sözleşmenin
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında bir tüketici işlemi olduğu, dava dışı sigorta ettirenin gerçek kişi olduğu, açılan davanın ticari dava niteliğini taşımadığı, davacı tarafın halefiyet kullarına göre açmış olduğu davada dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki uyuşmazlığın dikkate alınması gerektiği, buna göre talep ile ilgili Tüketici Mahkemesinin değerlendirme yapıp karar vermesi gerektiği anlaşılmakla davaya bakma görevinin yetkili ve görevli Bakırköy Tüketici Mahkemelerine ait olduğundan mahkememizce aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.