mahkeme 2025/221 E. 2025/540 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/221
2025/540
17 Haziran 2025
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/221 Esas
KARAR NO : 2025/540
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya hiçbir şekilde borcu olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ve davalının tazmini gereken bir zararı var ise dahi işbu zararın tazmini noktasında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirketin, uzun dönem kiralama hizmetleri sunmakta olup, kazaya karışan ... plakalı aracında içinde bulunduğu 43 muhtelif aracın müvekkili şirketi tarafından kaza tarihinden önce- 12.12.2022 tarihinde 21 AY 19 GÜN boyunca 1.Bölge Temizlik Araçları Kiralanması Hizmeti Alımına Ait Sözleşmesinin İKN (İhale Kayıt Numarası) ... ile .... Belediyesine uzun dönem olarak kiralandığını ve aracın hukuki ve fiili tasarruf yetkisini kiracıya devrettiğini, 26.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası, davacı şirkete ait ... plakalı aracın kullanımı esnasında yaşandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın şoförü de kiralama yapan ... Belediyesinin sigortalı çalışan personeli olduğunu, ... plakalı aracın uzun dönem kiralama ile tamamen .... Belediyesinin tasarrufunda olduğu ve davacı şirketin bu aracın işleteni olmadığının sabit olduğunu, davalı tarafından başlatılan İcra takibinde 40.000,00-TL Kazanç bedeli, 991,83-TL Noter Makbuz Ücreti, 4.500,00-TL Muhafaza ve Koruma Bedeli, 1.750,00-TL Gelir Vergisi, KDV, Akdi Vekalet Ücreti ve 1.200,00-TL Eksper Rapor Ücreti ve faizleriyle birlikte toplam 52.998,54-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına itiraz süresi kaçıran ve cebri icra tehdidi altında kalan müvekkili tarafından işleteni olmadığı, tasarruf yetkisine haiz olmadığı aracın verdiği zarardan işleten sıfatı bulunduğu iddia edilerek ödeme istenmesi haksız olup, cebri icra tehdidi altında icra dairesine ödenen 66.490,00-TL'nin iadesini talep edebilmek için iş bu davanın ikame edildiğini, davanın kabulünü, 66.490,00-TL'nin ödeme tarihi olan 13.01.2025 tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacının uzun dönem kiralama yapmasına rağmen cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu 66.490,00-TL'lik ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, tarafların ticari sicil kayıtları, esnaf odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Davalı tarafın gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
- T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
-Somut olayda, davacıya ait araç ile davalının kaza anında sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı tarafından davalıya ödenen bedelin iadesi talep edilmektedir.
-İlgili trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan kazanç kaybı yönelik bedelin iadesinin talep edildiği, davalı tarafın esnaf, ticaret sicili ve vergi kaydı bulunmadığı gibi, davalının sürücüsü olduğu aracın niteliği ve kaza anında dava dışı Zeytinburnu Belediyesi'ne tahsis edildiği nazara alındığında nisbi nitelikte ticari bir davanın varlığından söz edilemeyecektir. Bunun yanında TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzu bahis değildir. Bu haliyle haksız fiilden kaynaklı davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir.
-Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.