Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/930

Karar No

2025/109

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/930
KARAR NO : 2025/109

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin faaliyetlerine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İİK 287. Maddesinde belirtilen 3 ay geçici mühlet kararı verilmesini, mühlet kararının ilanını, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucunda İİK 289. Maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini, İİK'de belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Mahkememiz 13/11/2043 tarihli tensip tutanağı ile davacı hakkında 13/11/2024 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 13/12/2024 tarihli ön raporda özetle; Borçlu şirketin kadın giyim imalatı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiği, şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Kasım 2024 tarihi itibariyle şirkette 61 kişinin istihdam edildiği, borçlu şirketin 30.09.2024 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 10.037.416,83 TL olarak hesaplandığı, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, şirketin varlıkları ile ilgili bilirkişi atamalarının yapıldığı ancak raporların tamamlanmadığı, mevcut hali ile şirketin konkordato ön projesinde oldukça önem arz eden eksiklikler olması, Proforma Gelir Tablosunun değerlendirme yapılamayacak kadar yanlış, gerçeklikten uzak ve çelişkiler içermesi nedeni ile konkordato ön projesinin uygulanmasının mümkün gözükmediği belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 31/01/2025 tarihli raporda özetle;Konkordato talep eden Şirket’in konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 50 çalışanıyla ve aktifine kayıtlı araçları ile ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 65.106.045 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 127.076.265 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçları için, vade konkordatosu talep ettiği, sunmuş olduğu revize projenin Sayın Mahkemenizce kabul görmesi halinde 2026 yılı Şubat ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın 20’si - işgünü) toplam 23 ay vadeli ve eşit taksitlerde, %100 anapara (tenzilatsız) üzerinden ve ayrıca anapara tutarına 23 aylık süre için toplamda %30 vade farkı oranı üzerinden ödeme teklif edildiği,, şirketin malî durumunun iyileştirme ümidinin bulunduğu; özellikle Kur Korumalı Fiziki Altın Dönüşümlü TL Mevduatı hesabındaki tutardan elde edilecek kârın, ve gayrimenkullerin ve taşıtların paraya çevrilmesi neticesinde elde edilecek tutarın şirketin malvarlığına olumlu katkıda bulunacağı dikkate alındığında, sürecin tarafımızca izlenmesinin zaruri olduğu, bu bağlamda kesin mühlete geçiş hususundaki görüşlerinin olumlu olduğu belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz.
Somut olayda, davacı şirketin rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+) 65.106,045 olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı anlaşılmaktadır. Dürüstlük koşulunun sadece konkordato mühlet süreci içerisinde değil, mühlet öncesi konkordatoya hazırlık evresinde de gözetilmesi gerektiği hususu açıktır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında (iflasın ertelenmesinin yürürlükte olduğu dönemde) şirketin ortaklarından alacaklı olması halinde projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı kabul edilmekte idi. Borçlunun konkordatoya tabi borçlarının toplam tutarı 127.076.275 TL olarak hesaplanmış olup, mühlet öncesinde şirket ortağına 39.822.812,75 TL aktarılmıştır. Bu devrin şirket yararına kullanıldığına dair somut bir veri bulunmadığı gibi, bu devrin ortağın şahsi yatırımları için harcandığı beyan edilmiştir. Alacaklılara 2026 yılının Şubat ayında başlayıp Aralık 2027 yılına kadar ödeme taahhüdünde bulunup, mühlet öncesi borcun yarısına yakın tutarda miktarın şirket ortağının şahsi harcaması için aktarılması, bir başka deyişle ortağın şahsi yatırımları için alacaklıların borçlarının ödenmemesi dürüstlük kuralına uygun kabul edilemez. Şirketin 88.863.037,25 TL tutarında satışa hazır stokları bulunmaktadır. Stok tutarının yüksek olmasına rağmen şirket tarafından satıcılara 36,46 milyon TL sipariş avansı verildiği de tespit edilmiştir. Ortağa ait gayrimenkul tutarından elde edilecek gelir 45.000.000 TL olarak belirtilmiş olup, bu hususlar da birlikte gözetildiğinde teklifin kaynaklarla orantılı olmadığı, şirket ortağının dürüstlük kuralına aykırı davranışı ile şirketin ve dolayısıyla alacaklıların durumunu ağırlaştırdığı anlaşılmakla davanın reddine, mühletin kaldırılmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Davacı hakkındaki mühletin ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, kaldırıldığının ilanına, komiser heyetinin görevine son verilmesine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.12/02/2025

Başkan .....
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim