Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/364

Karar No

2025/112

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/364
KARAR NO : 2025/112

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025

DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davalı tarafça müvekkili hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak 570.000 USD tutarlı, 29/04/2023 düzenleme tarihli, 25/08/2023 vade tarihli senedin borçlusunun ...... İnşaat…, müvekkilinin ise aval sıfatını haiz olduğunu, keşidecinin imzasının senedin zorunlu unsurlarından olduğunu, takibe dayanak bononun düzenleyenden sadır bir imza içermemesi nedeniyle şekil noksanlığı sebebiyle hükümsüz olduğunu, bu sebeple müvekkilinin de aval sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığının kabulünün gerekeceğini, Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas, ..... karar sayılı kararı ile senet altında düzenleyen imzasının şirket yetkilisinden sadır olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, senedin TCK’nun 241.maddesinde suç olarak düzenlenen tefecilik faaliyeti ürünü olup hukukek kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaat halinde müvekkilinin sadece 280.000 USD tutardan sorumlu olacağını, davalı tarafın müvekkiline 30/12/2021 tarihinde 100.000 USD, 30/05/2022 tarihide 180.000 USD olmak üzere toplam 280.000 USD para verdiğini, bu paralara aylık % 5 faiz uygulandığını, neticeten 570.000 USD borç hesaplaması yapıldığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin icra dosyası kapsamında borcunun bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, terditli olarak senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın müvekkili dolandırmak suretiyle alacağına kavuşmasına engel olmak istediklerini, davacının borcun bir kısmını kabul ettiğini, dava konusu senedin dava dışı şirket adına ve davacı da kefil olmak üzere tanzim edildiğini, vade tarihi geçmesine rağmen ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, düzenleyenin şirket yetkilisi olmadığı belirtilmesine rağmen vekaletname ile yetkilendirildiğinden bahsedilmediğini, vekaletnamenin dava dışı şirket yetkilisi ve aynı zamanda davacı olan diğer borçlu .....’ın oğlu ..... tarafından verildiğini, .....’ın bir nevi gizli ortak olduğunu, hem davacı taraf hem de dava dışı şirkete ilişkin yaptıkları şikayete ilişkin olarak soruşturmanın devam ettiğini, daha öncesinde yine keşidecisi davacı şirket ve kefilin ...... olduğu başka bir senedin ödendiğini, aralarındaki aile ve akrabalık ilişkilerinden hariç olmak üzere şirket tarafından yetkilendirilen senet keşidecisinin daha öncesinde müvekkili lehinde dava dışı şirketi borçlandırıcı senet imzaladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle: kambiyo senedi düzenleme yetkisinin vekaletnamede açıkça ve ayrıca düzenlenmesi gereken bir yetki olduğunu, vekaletnamede müvekkile senet borçlusu şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi tanınmadığını, Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyası kapsamında davacı müvekkile verilen vekaletnamenin senet keşide etmek imzalamak yetkisini kapsamadığının belirtildiğini, bu doğrultuda davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiğini, senet borçlusu dava dışı şirketin bir defaya mahsus olarak senet bedelini ödemesinin kendisini temsil yetkisi olmayan müvekkil tarafından yapılacak her türlü işleme icazet verdiği anlamına gelemeyeceğini, takibe dayanak senedin tefecilik faaliyeti ürünü olduğunu, müvekkilinin nakit para ihtiyacı hasıl olunca tefecilik yaptığını bildiğini davalıdan nakit para talep etmek zorunda kaldığını, bu talebe karşılık davalının müvekkiline toplam 280.000 USD para verdiğini, bu tutarlara aylık % 5 faiz uyguladığını, tefecilik faaliyeti ürünü olan bu senet nedeniyle borcun kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, Bakırköy CBS ..... soruşturma sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle: müvekkili hakkındaki soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, davacı tarafın müvekkilinden olan borçlarını ödememek amacıyla tefecilik iddiasında bulunduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yarar delil ibraz edemediğini, davacının borçlu olduğu iddiasını inkar etmekle birlikte son kısımda borcun bir kısmını kabul ettiğini, müvekkilinin uzun süredir davacı taraf ve aile bireyleriyle görüşmekte olup diğer kardeşleriyle ticari ilişkisinin bulunduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davalı tarafından davacı aleyhine ve dava dışı ..... İnşaat Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 584.679,45 USD üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı T.T.K.’nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 701. maddesi gereğince; bononun yüzüne konulan her imza aval niteliğindedir. TTK'nun 702/1. maddesi hükmüne göre; aval veren kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumludur.
Dava, kambiyo senedine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacının avalist sıfatıyla senedi imzaladığı, senet keşidecisinin dava dışı ...... İnş…Ltd.Şti olup, şirket adına senedi imzalayan kişinin ..... olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın keşideci sıfatıyla senedi imzalayan dava dışı şirket temsilcisinin bu hususta yetkili olup olmadığı, imzaladığı kambiyo senedi ile şirketi borçlandırıcı işlem tesis edip edemeyeceği, bu doğrultuda senedi avalist olarak imzalayan davacının senet nedeniyle borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle, somut olayda davacının, kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin bulunup bulunmadığı konusunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için vekaletin kapsamına ilişkin yasal düzenlemeler irdelenmelidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Vekaletin kapsamı” başlıklı 504.maddesi;
“Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.
Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.
Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.” Hükmünü amirdir.
Görüldüğü üzere, vekil özel bir yetkiye sahip olmadıkça dava açamayacağı gibi, kambiyo taahhüdünde de bulunamaz. Vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için vekaletnamede açıkça “Kambiyo taahhüdünde bulunmak üzere” yetkilendirilmiş olması gerekir. Ancak, açıkça verilen yetkiye dayanarak kambiyo senedi düzenlenmesi halinde asilin vekilin bu işleminden sorumlu olduğu kabul edilebilir. Şayet bu açık yetki verilmemişse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerinden sorumluluğa ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Hemen burada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun bonolar hakkındaki sorumluluk hükümleri ortaya konulmalıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Yetkisiz imza” başlıklı 678. maddesinde;
“Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.” Denilmekte;
“Düzenleyenin sorumluluğu” başlıklı 679. maddede de;
“Düzenleyen, poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur. Düzenleyen, kabul edilmeme hâlinde sorumlu olmayacağını şart edebilirse de ödenmemeden sorumlu olmayacağına ilişkin kayıtlar yazılmamış sayılır.” Hükmü yer almaktadır.
6102 sayılı TTK’nın 778/2-(e) maddesi uyarınca bono hakkında da TTK’nın 678-679. Maddeleri uygulama alanı bulacaktır.
Şu durumda, vekil özel yetki gerektirdiği ve bu konuda özel olarak açıkça yetki verilmediği halde kambiyo taahhüdünde bulunmuşsa bu taahhüdünden bizzat ve şahsen sorumlu olur ve burada artık asilin sorumluluğundan söz edilemez.
Somut olayda, davacının dava dışı şirketin temsil ve ilzama yetkili kişisi olmadığı gibi, kendisine verilen vekaletnamede "kambiyo taahhüdünde bulunma" yetkisinin yazılı olmadığı ve bu sebeple yetkisiz temsilci olduğu hususu sabittir. Dava dışı şirket yetkisiz temsilci tarafından imzalanmış bono ile borç altına sokulamaz. Bununla birlikte yetkisiz temsilci davacı, TTK'nun 678.maddesi gereğince senet borcundan bizzat sorumlu olup davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 325.580,42-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 324.965,02-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 798.648,76-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
12/02/2025

Başkan ......
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip ......
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim