Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/129
2024/1260
10 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/129 Esas
KARAR NO : 2024/1260
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, .... Mayıs ....... tarihinde kurulmuş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin en köklü kurumlarından biri ve sektöründe öncü konumunda olduğunu, müvekkili şirketin basılı medya alanındaki liderliğini internet haberciliğinde de sürdürmeyi hedeflemekte, bu kapsamda 1997 yılında hayata geçirdiği web sitesi ile Türkiye’de internete taşınan ilk gazetelerden biri olduğunu, müvekkili şirketin Türk Basın tarihinin en köklü ve saygıdeğer basın kuruluşu olmasının temelinde; toplum nezdinde ses getiren görselleri ve en güncel haberleri ilk elden gerek haber servislerine, gerek okuyucularına ve ziyaretçilerine ulaştırması, bünyesindeki güçlü basın çalışanlarının da bu doğrultuda büyük emek ve çaba sarf etmelerinin yer aldığını, dava konusu haber içeriklerinin, müvekkili şirket tarafından hazırlanmış olup, davalı tarafından ticari maksat elde etmek amacıyla, müvekkili şirketten izinsiz şekilde kullanılmış olduğunu, davalının, müvekkili şirkete ait haber içeriklerini hukuka aykırı olarak kullanan www......com URL adresli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalının müvekkili şirkete ait haberleri hukuka aykırı şekilde kullanarak haksız rekabet hükümlerini ihlal etmekte olduğunu, uyuşmazlığa konu davalı şirketin hukuka aykırı ve izinsiz olarak kullandığı haberlerin içeriklerinin tümümün müvekkili şirket tarafından hazırlanıp yayınlanmasına rağmen davalı tarafından hukuka aykırı olarak kopyala yapıştır tekniği kullanılarak hiçbir emek ve çaba sarf edilmeksizin yayınlanmış olduğunu, davalının, müvekkili şirkete ait haber içeriğini emek sarf etmeksizin işbu dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları şekli ile herhangi bir izin ve/veya onay alınmadan yayınlamış olduğunu, kaldı ki; müvekkili şirket'in internet sitesinde "......com.tr ’de yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı ..... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez." yasal uyarısı ile yayım haklarının açık bir biçimde saklı tutmuş olduğunu, işbu yasal uyarıya rağmen davalının, müvekkili şirketten izin almadan, müvekkiline ait internet sitesinde yayınlanan ve sadece .......com.tr internet sitesine giren okuyuculara sunulmak üzere yayınlanmaya hazır hale getirilen haberi, .... YAYINI ve/veya internet sitesi VASITASI İLE OKUYUCUYA SUNMAKTA olduğunu, davalının haksız rekabet hükümlerini alenen ihlal etmiş olduğunu, davalının, müvekkili şirketin abonesi olmadığı gibi müvekkil şirkete ait haber, görüntü ya da fotoğraf başına ücret ödeyen bir kuruluş da olmadığını, dava konusu haberlerin ilk kez müvekkili şirket tarafından üretilip kullanıldığının mahkememizin yapacağı bilirkişi incelemesi ve ..... kayıtlarının taranmasıyla da ortaya çıkacak olduğunu, davalının, müvekkili şirkete ait haberi herhangi bir karşılık ödemeksizin izinsiz elde etmiş ve müvekkili şirketin internet sitesine amir kanun hükümlerince usulü belirlenen şekilde herhangi bir yönlendirme de olmaksızın kendi internet sitelerinde yayımlamış olduğunu, böylece haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal etmiş olduğunu, davalının işbu eylemlerinin TTK 54 ve devamında tanımlanan haksız rekabet kapsamında olduğunu, somut olaya bakıldığında, müvekkili şirkete ait işbu dava konusu haberlerin https:/.....com/ alan adlı internet sitesinde izinsiz yayınlanması nedeni ile haklarının ihlal edildiğinin aşikar olduğunu, davalının müvekkili şirketin hak sahibi olduğu içerikleri kullanarak internet sitesine erişim-tıklanma sayısını arttırmış, böylece daha fazla trafik ve reklam almış olduğunu, davalının bu fiili ile müvekkili şirkete ait olan haberleri yeniden yayınlamak suretiyle haber üzerinden haksız bir biçimde kar elde etmiş olduğunu, nitekim izne dair uyarının müvekkilinin şirketin internet sitesinde belirtilmiş olmasına rağmen, davalının müvekkili şirketten hiçbir izin almaksızın yaptığı bahsi geçen yayın sebebiyle, müvekkili şirketi zarara uğratmakta ve bu yayın sayesinde, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu içeriği kullanarak haksız bir biçimde kar elde etmekte olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete ait içeriği kullanarak tıklanma sayısını ne kadar arttırdığının ve bu sayede ne ölçüde fazladan haksız kar elde ettiğinin, bu aşamada taraflarınca bilinmesinin ve öngörülebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de işbu davanın HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak, hukuka aykırı şekilde yayınlanan müvekkiline ait her bir içerik için şimdilik toplam 1.000,00-TL maddi ( maddi tazminat talepleri için belirsiz alacak davası niteliğindedir.), 10.000,00-TL manevi bedelle açılmış olup, yargılama aşamasında yapılacak inceleme sonucunda müvekkili şirketin gerçek zararı tespit edildiğinde, taleplerinin HMK m.107/2 uyarınca arttırılacak olduğunu, davalının fiilleri haksız rekabetin bir türü olan parazit - tufeyli rekabeti teşkil etmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılmakta olan haberin, servis edilmek üzere hazırlanan görsellerin ve bilimum içeriğin yalnızca müvekkili şirketin imtiyaz sahibi olduğu yayın organları, gazeteler ve internet sitelerinde yayınlanabileceğini, ancak, davalının müvekkili şirket ile işbu içeriklerin kullanılması yönünde herhangi sözleşmesi olmamasına rağmen, müvekkili şirketin büyük giderler yaparak ve yıllardır oluşturduğu geniş haber ağı, büyük emek ve mesailerin ürünü olan gazetecilik tecrübesinden, davalının hiçbir harcama yapmadan yararlanmasının, haksız rekabetin bir türü olan parazit ( tufeyli ) rekabeti oluşturduğunun kabulü gerektiğini, maddi zarar taleplerine konu olan alacak kalemlerinin detaylıca bilirkişiler marifetiyle hesaplanıp tespit edilmesi gerektiğini, yargılama konusu haber ve haber içeriğinin davalı tarafça izinsiz ve hukuka aykırı kullanımının haksız rekabet hükümlerini ihlal eder nitelikte olduğunu, yargılamaya konu haber içeriklerinin '' gazete münderecatı '' niteliğinde olup iktibas serbestisi bakımından FSEK madde 36 irdelenmesi gerektiğini, buna göre; davalının, müvekkili şirketten alıntıladığı haber içeriğini alıntılarken kaynağının adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti belirtmesi gerektiğini, FSEK madde 36,84 ve TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümleri birlikte düşünüldüğünde davalının haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğinin açıkça ortada olduğunu, dava dilekçesinde belirttikleri üzere belirsiz alacak olarak belirtmiş oldukları maddi tazminat talebine konu alacak kalemlerinin: yargılamaya konu haber içeriğinin piyasadaki satış değeri ve davalının yargılama konusu haber ve haber içeriği üzerinden elde etmiş olduğu ''KAZANCIN DEVRİ'' kalemlerinden ibaret olduğunu, TTK madde 55 ve devamında düzenlenen haksız rekabetten kaynaklı sorumluluk kapsamında müvekkili şirketin zararının sadece haber değerinden ibaret olmadığını, haber değerinin piyasadaki değerine emsal oluşturabilmesi ve bilirkişi incelemesinde baz alınabilmesi için müvekkili şirketin aynı medya grubu içerisinde bulunduğu ve haber satışı yapan ..... Ajansı A.Ş.'nin haber satışlarına ilişkin abonelik sözleşmelerinin işbu haber değerlerinin tespiti bakımından emsal teşkil edebileceği düşüncesinde olduklarından, ihlalin gerçekleştiği döneme ait dört adet abonelik sözleşmesini işbu dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, davalının izinsiz ve hukuka aykırı kullanımı nedeniyle müvekkilinin kar kaybı, tıklanma geliri, davalının haksız yere elde ettiği reklam ve tıklanma gelirleri, davalının müvekkili şirketten izinsiz ve hukuka aykırı olarak elde ettiği haber içeriğini üçüncü kişilere satıp satmadığı-servis edip etmediği gibi hususların incelenmesi gerektiğini, davalının müvekkili şirkete ait haber içeriklerinin kullanımı ile elde etmiş olduğu reklam ve diğer gelirlerin haksız rekabet hükümleri uyarınca '' Kazancın Devri '' usulü doğrultusunda izinsiz ve hukuka aykırı kullanılan haberin piyasa değeriyle birlikte maddi tazminat talepleri içerisinde sayılarak tespit edilmesi gerektiğini, davalının yargılama konusu haberlerin kullanılması nedeniyle elde etmiş olduğu, kazanç devri taleplerine konu olacak meblağın miktarın tespitinin bilirkişi marifeti ile gerçekleştirilmesini talep ediyor olduklarını, maddi tazminat talepleri hesaplanırken arz ettikleri üzere yargılama konusu haberlerin piyasa değerinin yanında yoksun kalınan karın, kazanç devri taleplerine konu meblağın tespiti için tıklanma, reklam geliri, uyuşmazlık konusu haber ve haber içeriğinin üçüncü kişilere satıp satmadığı-servis edip etmediği gibi hususların incelemesi için dosyanın bilirkişiye tevdii gerektiğini, haber içeriklerinin izinsiz ve hukuka aykırı kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiği ve buna mukabil haksız rekabet eylemini gerçekleştiren kişinin maddi ve manevi sorumluluğu olduğuna dair emsal bilirkişi raporları ve gerekçeli kararları ekte sunuyor olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi uyarınca açılan belirsiz alacak davasında: davanın kabulüne, TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabetten kaynaklı şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu içeriklerin gazete münderecatı niteliğinde olup iktibas serbestisi kapsamında alıntılanmasının haksız rekabet hükümlerine aykırılık oluşturmadığını, dava konusu içeriklerin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda düzenlendiği ve davacının da kabulünde olduğu üzere "Gazete Münderecatı" niteliğinde olduğunu, gazete veya dergilerde yayınlanan ve günlük meselelere ilişkin makaleler, iktibas hakkı mahfuz tutulsa dahi uygun şartlar ile iktibas edilebilmekte olduğunu huzurdaki davada da müvekkili tarafından bu kapsamdaki içeriklerin kaynak gösterilerek ve asıl yazıya atıfta bulunularak özet şeklinde paylaşılmış olduğunu, bu nedenlerden, davacının iddia ettiği üzere sitelerinde iktibas yasağına dair bir ibare bulunduğu kabul edilse dahi içerik itibariyle iktibas serbestinin önüne geçilemeyecek olduğunu, dava konusu haber içeriklerinin fsekte belirtildiği şekilde kaynak, tarih ve içerik sahibinin adı belirtilerek ve özet şeklinde alıntılanmış olduğunu, FSEK m. 36'da sayıldığı üzere, bir iktibasın haksız rekabet teşkil etmemesi için alıntılamada belirtilmesi gereken hususların; iktibas edilen makalenin yayınladığı kaynağın adı: .....com sitesinde, haberin ......Gazetesi'nden alındığının belirtilmiş, iktibas edilen makalenin asıl kaynakta yayımlandığı tarih ve varsa sayı: yayınlanan yazılarda genellikle "bugünkü yazısında" şeklinde belirlenebilir bir tarihe atıf yapılmış, iktibas edilen makalenin sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti: haberlerin yazarlarının isimleri her seferinde belirtilmiş, tüm bu unsurların müvekkili tarafından da yerine getirilmek suretiyle iktibas edilmiş olduğunu, alıntı yapıldığı iddia edilen yazılar hususiyet taşımayan genel nitelikli yazılar olup davacının yoğun emek ve çabasını gerektirmediğini, öncelikle, davacının kabulünde olduğu üzere dava konusu yazıların sahibinin hususiyetini taşımayan, dolayısıyla eser niteliğini haiz olmayan yazılar olduğunu, bu kapsamda eser niteliğine erişmiş olan fikri çaba ile oluşturulmuş ürünler çerçevesinde söz konusu olan iktibastan huzurdaki davada bahsetmenin söz konusu olamayacağını, zira sahibinin hususiyetini taşımayan, alelade, ortak, yaygın ve basit ifadelerden yararlanma durumunda iktibas şartlarının aranmasının mümkün olmadığını, işbu kabul olmasa dahi yazıdaki cümlelerin niteliği gereğince alelade olduğunun mahkememizce görülecek olduğunu, bahsi geçen yazıdaki yararlanıldığı iddia edilen cümleler ".....", "..... dikkat" şeklinde olup gerek işbu cümlelerin başka şekilde ifade seçeneğinin bulunmaması gerek herkes tarafından kullanılan cümleler olması sebebiyle eser niteliği bir tarafa davacının emek ve çabasıyla oluşturulmuş iş ürünü olduğundan dahi bahsetmenin mümkün olmadığı, alıntı yapıldığına dair hiçbir kabul anlamına gelmemekle beraber herhangi bir rekabet avantajı sağlanmamış olduğunu, haksız rekabet teşkil eden eylemlerde yararlanmanın, başkasının emeğinden hakkı olmadığı halde ekonomik fayda elde etmeyi ifade etmekte olduğunu, işbu davaya dayanak teşkil eden yazıların davacının emeği ürünü olmadığı bir yana bahsi geçen yazıdan müvekkilinin ekonomik fayda bir yana herhangi bir yarar da sağlamamış olduğunu, müvekkili tarafından yayınlanan yazının; malzemeleri toplumda bulunan ortak sorular ile pekişmiş birbirinden etkilenen anonim fikirleri içermekte olup aslında kamuyu aydınlatma ve bilgilendirme amacı taşımakta olduğunu, nitekim müvekkilinin işbu yazı ile herhangi bir maddi kazanç da sağlamamış olduğunu, bütün bunlara rağmen müvekkilinin; çok kısa süre yayınlanmış olan yazıyı, zaten ekonomik bir fayda sağlamıyor olmasına da dayanarak, hali hazırda yayında tutmaya gerek bulmayarak kaldırmış olduğunu, davacının işbu durumu kötüniyetli olarak sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanmakta olduğunu, davaya konu yazıların internet sitesinde kamunun erişimine açılmış dolayısıyla alenileşmiş olduğunu, artık kimin kimden kopyaladığı belli olmayan, kaldı ki başka türlü sorulması mümkün olmayan soru ve anlatımlardan oluşan bir yazıda kopyalamadan bahsedilmesinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla birlikte; bahsi geçen yazıların kopyalamaya açık bir biçimde yayınlanıyor ve yazının herhangi bir yerinde davacının ürünü olduğuna ve kopyalama, çoğaltma yoluyla kullanıma kapalı olduğuna dair ibare ve/veya yasal uyarı içermemesi esasında davacınn kötüniyetli bir biçimde hareket ettiğini göstermekte olduğunu beyana; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafa ait haber sitesinde yayınlanan haberlere davalı tarafın herhangi bir ücret ödemeden izinsiz olarak kendi internet sitesinde kullanmasına bağlı olarak davacı tarafın maddi tazminat talep edip edemeyeceği, davacının belirtilen haberlerin içerik sağlayıcısı olarak kabul edilip edilemeyeceği, dava konusu haberlerin ilk kez davacı şirket tarafından üretilip üretilmediği, davalı tarafın savunmaları doğrultusunda yayınlanan haberlerin iktibas serbestisi içinde kalıp kalmadığı, davalının FSEK'da belirtilen kurallara uyup uymadığı, maddi tazminat talebinin yerinde olması halinde talep edilebilecek maddi tazminatın miktarı, davalının abonelik sözleşmesi veya belirli ücret karşılığı haberi yayınlayıp yayınlayamayacağı, yayınlanan haber nedeniyle davacı tarafın manevi zararının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafa ait haber sitesinde yayınlanan haberlere davalı tarafın herhangi bir ücret ödemeden izinsiz olarak kendi internet sitesinde kullanmasına bağlı olarak davacı tarafın maddi tazminat talep edip edemeyeceği, davacının belirtilen haberlerin içerik sağlayıcısı olarak kabul edilip edilemeyeceği, dava konusu haberlerin ilk kez davacı şirket tarafından üretilip üretilmediği, davalı tarafın savunmaları doğrultusunda yayınlanan haberlerin iktibas serbestisi içinde kalıp kalmadığı, davalının FSEK'da belirtilen kurallara uyup uymadığı, maddi tazminat talebinin yerinde olması halinde talep edilebilecek maddi tazminatın miktarı, davalının abonelik sözleşmesi veya belirli ücret karşılığı haberi yayınlayıp yayınlayamayacağı, yayınlanan haber nedeniyle davacı tarafın manevi zararının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Basın Yayın Uzmanı bilirkişi ..... 30/08/2024 tarihli raporunda özetle; davacı ..... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'nin sahibi olduğu ..... Gazetesi İnternet Sitesinde yayınlanan 5 adet haber içeriklerinin ve davalı şirkete ait www.......com internet sitesinde yayınlanan haberler karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacıya ait .........Gazetesinin yazarları tarafından hazırlanan ve www......com.tr internet sitesinde yayınlanan haberlerin, davalının sahibi olduğu www......com internet sitesinde davacıdan izin alınmadan, kaynak gösterilerek yayınlanmış olduğunu, davacı şirkete ait olan ...... Gazetesinin internet sitesinde yer alan haberler incelendiğinde, davacı şirket yazarları tarafından oluşturulduğu ve ilk olarak davacı şirket tarafından yayınlandığının anlaşılmakta olduğunu, davalı şirketin, ..... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ye ait yazılı ve internet medya yayınlarından alıntılar yaparak meydana getirdiği haberler içerisinde kaynak belirtmiş olduğu görülse de, davalının alıntı yaptığı haberlerin başlıklarına ufak eklemeler vermiş ve bir iki kelime ekleme yaparak haber içeriğini birebir aynı şekilde kopyalayarak kendi çalışanı olan editörlerinin imzasıyla yayınladığının görülmekte olduğunu, ..... Gazetesi İnternet Sitesinde, "Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi ......com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz." uyarısı yer almakta olduğunu, davacının sahibi olduğu haberlerin üçüncü kişilerce alıntı yapılmasını engellemek adına internet haber sitesine uyarı yazısı koyarak iktibası sınırlama hakkını kullanmış olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser kavramı, “Tanımlar” başlıklı 1/B maddesinde ifade edilmiş, buna göre, eserin, “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, ifade eder.” şeklinde belirtilmiş olduğunu, haberin, anlık olarak kamuyu bilgilendirmek amacıyla yayınlanmasının yanı sıra medya şirketleri açısından ekonomik değer taşıyan içerikler olduğunu, bir olayın bir gazeteci tarafından habere dönüştürüldüğü an bir meta olmakta olduğunu, haberin bir meta olması için haberin elde edilmesi için verilen emeklerin ardından haberin hazırlanması ve kamuya sunulması aşamalarının maliyetli olduğunun bir gerçek olduğunu, bu maliyetli bir şekilde meydana getirilen haberin sahibi olan gazetecinin ve/veya haberi oluşturan gazete çalışanının şirketinin haberlerinin üçüncü kişilerce kullanılmasını önlemek menfaatine olan bir durum olduğunu, fikri bir çaba ile ortaya çıkan içeriklerin en etkin koruma yolunun Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu olduğunu, fakat gazete haberlerinin eser olamayacağı konusunda bir çok görüş bulunduğunu, bu görüşlere göre davaya konu olan haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfına haiz olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davaya konu olan haberlerin, davacı şirketin yazarları tarafından oluşturulması sebebiyle davacının, haberlerin hak sahibi olduğunu, davaya konu olan haberler ile alakalı olarak FSEK madde 84 referans alınarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanabilir olduğunu, davacının sahibi olduğu haberlerin FSEK 84 işaret edilerek TTK 54 ve TTK 55 çerçevesinde korunabilecek olduğunu, davalının davaya konu haberler üzerinde habere bir katkı sağlamadan bir iki sözcük ekleyerek aynen vermesi nedeniyle haksız rekabete sebep bir durumun var olduğu kanaati oluşmuş olduğunu, TTK 54 ve TTK 55/1-c(3) bendi gereğince haksız rekabete göre karar verilmesi tasarrufunun mahkememizin takdirinde olduğunu, Hürriyet gazetesinin internet ortamındaki haberlerinin altında okurlar tarafından yapılan yorumlar sebebiyle ortaya çıkan uyuşmazlıkta, yorumu yapan okur içerik sağlayıcı iken ..... internet sitesinin sahibi olan şirketin yer sağlayıcı konumda olduğunu, ...... internet sitesinde bulunan bir haber sebebiyle ortaya çıkan bir uyuşmazlık durumunda ise sitenin sahibi olan şirket içerik sağlayıcı iken .... internet sitesinin hosting hizmeti aldığı firmanın yer sağlayıcı konumda olduğunu, Haber Ajanslarının haber aşırma durumlarında yaptıkları tespitler neticesinde haber aşırma ihlali yapan medya kuruluşları ile temasa geçerek, duruma göre aylık ve/veya yıllık abone olmaları halinde herhangi bir dava açmayacaklarını belirterek gazeteleri abone yapmak gayretinde olduklarının sektörleri içerisinde bilinmekte olduğunu, bu sebeple bu tür davalarda davacının yıllık abonelik yapmak veya yıllık aboneliğe karşılık gelen bir emsal belirleme gayretinde olabilmekte olduğunu SONUÇ OLARAK: davaya konu olan haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfına haiz olmadığını, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceğini, davalının davaya konu olan haberleri özetlemeden veya bir katkı sunmadan, bir iki ekleme dışında aynen verilmiş olması dikkate alındığında, vaki kullanımın takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla FSEK 84 atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabet şartlarının oluştuğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/2 maddesinde yer alan, "tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir" yükümlülüğüne aykırı davranarak izin alınmadan davacının haberlerini kullanması sebebiyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna, maddi tazminat tutarının da dava dosyası içerisinde yer alan abonelik sözleşmelerine referansla her haber için 10.000 lira olarak belirlenmesinin mümkün gözüktüğünü, sektör bilirkişisi olarak maddi tazminat haricinde manevi tazminat ile ilgili herhangi bir bedel tarafınca belirlenemediğini, manevi tazminat taleplerine mahkememizin karar vermesinin daha uygun olacağını, ..... internet sitesinde bulunan haberlerin içerik sağlayıcısının davacının olduğunu, davacı şirkete ait olan davaya konu olan haberler incelendiğinde, davacı şirket yazarları tarafından oluşturulduğunu ve ilk olarak davacı şirket tarafından yayınlandığını, FSEK m. 36/I iktibas serbestisini “Basın Kanunu’nda saklı kalmak kaydı ile” tanıması ve Basın Kanunu Madde 24 referansı ışığında haberlerin iktibas serbestisi içerisinde kalmadığını, davalının FSEK 84 hükümlerine ve Basın Kanunu Madde 24'te açık şekilde belirtilen kurallara uymadığını, davalının, davaya konu olan haberleri davacı şirkete abone olması durumunda yayınlayabileceği ve haberleri istediği şekilde ister aynı ister değiştirerek kullanabileceğini bildirmiştir.
Davacı vekili 16/09/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, huzurda görülen yargılama dahilinde dosyaya sunulan 30/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan değerlendirme ve tespitlerin, yargılama sürecinin başından beri ileri sürmüş oldukları iddia ve taleplerinin haklılığını ispatlar nitelikte olduğunu, 30/08/2024 tarihli bilirkişi raporu dahilinde yer alan tespitlerine katılmakla beraber, "Sonuç" kısmında yer alan 3 numaralı, "3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/2 maddesinde yer alan, "tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir" yükümlülüğüne aykırı davranarak izin alınmadan davacının haberlerini kullanması sebebiyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna, Maddi tazminat tutarının da dava dosyası içerisinde yer alan abonelik sözleşmelerine referansla her haber için 10.000 lira olarak belirlenmesinin mümkün gözüktüğü, sektör bilirkişisi olarak maddi tazminat haricinde manevi tazminat ile ilgili herhangi bir bedel tarafımızdan belirlenemediği, manevi tazminat taleplerine yüce mahkemenin karar vermesinin daha uygun olacağı," tespiti uyarınca, 12.02.2024 tarihli dava dilekçesi dahilinde, her ne kadar 1.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminat talep edilmiş olsa da maddi tazminat taleplerinin dosyada mübrez bilirkişi raporunda istinaden 49.000,00-TL tutarında bedel arttırımına giderek 50.000,00-TL maddi tazminat talep etmekle birlikte haberlerin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep ediyor olduklarını, bu sebeple, dava dilekçesinde eksik olarak belirtmiş oldukları 49.000,00-TL maddi tazminat tutarı yönünden bedel arttırım talebinde bulunuyor, 50.000,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminat miktarlarının haberlerin yayınlandığı tarihi itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın kabulüne karar verilmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve bedel arttırım dilekçesinin kabulü ile dava dilekçesinde 1.000.-TL olarak talep edilmiş olan maddi tazminat bedelinin 50.000TL'ye ARTTIRILMASINA, 50.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarihten itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiliyle davacı müvekkile ÖDENMESİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana TAHMİLİNE karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın davalı tarafın beyan ve itirazları nazara alınarak ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 20/10/2024 tarihli ek raporunda özetle; davaya konu olan haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfına haiz olmadığını, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceğini, davalının davaya konu olan haberleri özetlemeden veya bir katkı sunmadan, bir iki ekleme dışında aynen verilmiş olması dikkate alındığında, vaki kullanımın takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla FSEK 84 atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabet şartlarının oluştuğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/2 maddesinde yer alan, "tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir" yükümlülüğüne aykırı davranarak izin alınmadan davacının haberlerini kullanması sebebiyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna, maddi tazminat tutarının da dava dosyası içerisinde yer alan abonelik sözleşmelerine referansla her haber için 10.000 lira olarak belirlenmesinin mümkün gözüktüğünü, sektör bilirkişisi olarak maddi tazminat haricinde manevi tazminat ile ilgili herhangi bir bedelin tarafından belirlenemediğini, manevi tazminat taleplerine mahkememizin karar vermesinin daha uygun olacağını, Hürriyet internet sitesinde bulunan haberlerin içerik sağlayıcısının davacının olduğunu, davacı şirkete ait olan davaya konu olan haberler incelendiğinde, davacı şirket yazarları tarafından oluşturulduğunu ve ilk olarak davacı şirket tarafından yayınlandığını, FSEK m. 36/I iktibas serbestisini “Basın Kanunu’nda saklı kalmak kaydı ile” tanıması ve Basın Kanunu Madde 24 referansı ışığında haberlerin iktibas serbestisi içerisinde kalmadığını, davalının FSEK 84 hükümlerine ve Basın Kanunu Madde 24'te açık şekilde belirtilen kurallara uymadığını, davalının, davaya konu olan haberleri davacı şirkete abone olması durumunda yayınlayabileceğini ve haberleri istediği şekilde ister aynı ister değiştirerek kullanabileceğini, davalı vekilinin mahkememize başvurarak kök rapora karşı beyan ve itirazlarında kök raporu ve tespitlerini değiştirecek bir hususa rastlanmadığından kök rapor tespit ve kanaatlerini aynen sürdürdüğünü, davalı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinin netice kısmında belirtmiş olduğu, "Talep ve beyanlarımız doğrultusunda eylemin ihlal niteliğinin değerlendirilmesi ve söz konusu fiil ihlal teşkil ediyorsa tazminat hesaplamasının objektif şekilde yapılabilmesi için dosyanın başka bir bilirkişiye tevdiine," talebinin değerlendirilmesinin mahkememiz takdirinde olduğunu, takdir edilmesi halinde; tazminat hesaplaması için mali bir bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK m.55/1-c hükmü ile c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak haksız rekabetin başlıca halleri olarak sayılmıştır.
Dava dilekçesindeki anlatım ve davacı vekilinin sunmuş olduğu örnek abonelik sözleşmeleri dikkate alındığında davacının talebinin kendisi tarafından üretilen haber içeriğinin izinsiz ve sözleşmesiz olarak kullanılması halinde davacı şirketin bundan kaynaklı olarak uğrayacağı maddi ve manevi zararların tazmini taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin örnek olarak sunmuş olduğu görüntülü ve yazılı haber servisi sözleşme metinlerinin incelenmesinde görüntülü haber servislerinin aboneler tarafından yayınlanması halinde sözleşmede belirtilen bedellerin davacı tarafa ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Dosya arasında mevcut bilirkişi raporu ile davacının davaya konu haberin yayımlandığı ..... İnternet Sitesinde, "Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi ......com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz." uyarısı yer almakta olduğu, dava konusu haberin ilk kez davacı şirket tarafından üretildiği, davaya konu olan haberlerin FSEK anlamında “eser” vasfına haiz olmadığını, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği, davalının davaya konu olan haberleri özetlemeden veya bir katkı sunmadan, bir iki ekleme dışında aynen verilmiş olması dikkate alındığında, vaki kullanımın FSEK 84 atfı nedeniyle TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabet şartlarının oluştuğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/2 maddesinde yer alan, "tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir" yükümlülüğüne aykırı davranarak izin alınmadan davacının haberlerini kullanması sebebiyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu, maddi tazminat tutarının da dava dosyası içerisinde yer alan abonelik sözleşmelerine referansla her haber için 10.000 lira olarak belirlenmesinin mümkün gözüktüğü tespit edilmiştir.
Yapılan bu tespitler ve dosya kapsamı nazara alındığında davalının herhangi bir abonelik ücreti ödemeden ilk kez davacıya ait internet sitesinde yer alan haberi kendi internet sitesinde yayınlamış olduğu, davacıya ait internet sitesinde telif hakkına dair uyarı yapılmış olmasına rağmen davalının belirtilen haberleri internet sitesinde yayınlamış olduğu, bu nedenle TTK m.55/1-c hükmünde yer alan haksız rekabet halinin ihlal edilmiş sayılması gerektiği, bilirkişinin hesaplamış olduğu tutarın dosya kapsamına uygun düştüğü, davalının belirtilen haberleri yayınlayabilmesi için toplamda 50.000,00 TL abonelik ücretinin ödenmesi gerektiği, her ne kadar dava dilekçesinde haberin yayınlandığı tarih itibari ile reeskont faizi talep edildiği görülmüş ise de haberlerin farklı tarihlerde yayınlandığı anlaşılmakla hükmün uygulanmasında tereddüte yer verilmemesi adına son haberin yayınlandığı tarih itibari ile faize hükmedilmesi gerektiği kanaati hasıl olduğundan ve davacı vekilinin 16/09/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat davasının kabulüne ile 50.000,00 TL maddi tazminatın 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde zedelenen kişinin Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. TMK'nun 24. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylem, kişide elem ve üzüntü oluşturmamış, manevi olarak kişinin dünyasında herhangi bir etki yaratmamış ise yine manevi tazminattan bahsedilemez. Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat istemi ilk olarak kendi sitesinde yayınlanan haber içeriklerinin davalı tarafından herhangi bir abonelik ücreti ödenmeden kendi sitesinde yayınlanmasından kaynaklı olup dava konusu somut olayda davacının ticari itibar kaybından söz edilemeyeceğinden somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A)MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1- 50.000,00 TL maddi tazminatın 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
2-Alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ile 1.971,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.399,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.016,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.166,54 TL'nin davalıdan 633,46 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL ile 1.971,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.826,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.097,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%83,33) ret oranı (%16,67) dikkate alınarak hesaplanan 4.247,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2024
Katip
Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.