Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1127
2025/104
10 Şubat 2025
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1127 Esas
KARAR NO : 2025/104
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ...... Yönetim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti ile davalı şirket arasındaki cari hesaptan kaynaklı Bakırköy ..... İcra müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplere ilişkin icra takibi başlatılmış olup davalı yanca ödeme emrinde yazılı olduğu şekilde bir borç bulunmadığından bahisle icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu, icra takibinde talep edilen miktar olan 667.857,83 TL'lik alacağının tamamına borçlu vekilince 20/09/2024 tarihinde kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hizmet ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin ekte sundukları cari hesap ekstresi raporu ile sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davalıya danışma ve gözetim hizmeti verdiğini ve cari hesaba kaydedilen alacaklardan da bu durumun sabit olduğunu, Bakırköy ..... İcra müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında belirtilen tutar kadar müvekkili firmanın davalıdan cari hesap alacağı bulunmakta olduğunu, bu durum tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmesi ile açıklığa kavuşacağını ve iddialarının doğrulacağını, taraflarınca başlatılan icra takibinin de bu bedel üzerinden gerçekleştirildiğini, davalı tarafın borcun tamamına itiraz etmiş olması nedeniyle, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, yapılan kötüniyetli itiraz sebebiyle İİK md. 67 gereği itiraza uğrayan takip alacağı tutarı üzerinden %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek TTK 1530/7 gereği ticari temerrüt faizi ile devamına, davalının İİK 67. maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 25/07/2023 tarihli Hizmet Sözleşmesi'nin "Yetkili Mahkeme" başlıklı 11.1 maddesinde "bu sözleşmeden doğabilecek veya sözleşme ile bağlantılı olabilecek herhangi bir ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır. " klozu ile taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut olduğunu, tarafların tüzel kişi tacir olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 17 ve 18 m. uygun olarak sözleşmeye yetki şartı konularak sözleşme ile belirlenen mahkemede davanın açılması gerektiği, sözleşme ile belirlenen yetkili mahkemenin bağlayıcı olduğu, dayanak takip ve huzurda açılan itirazın iptali davası yetkisiz mahkemede açılmış olup; yetkili icra dairesi İstanbul İcra Dairesi, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle icra yetki şartı yerine getirilmeden dava açılmış olmakla usule ilişkin haklı yetkisizlik itirazlarımızın kabulü ile davanın yetkisiz icra takibine dayalı açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmekle, davacı yanın dilekçesinde taraflar arasında davacının davalıya verdiği hizmet karşılığı cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, cari hesap borcunun ödenmediğini iddia ettiğini ancak icra dosyasına yapmış oldukları itirazları başlatılan icra takibinin ve açılan davanın tamamen dayanaktan noksan olduğunu, davacı tarafın davacı tarafından cari hesap ekstresinin konusunun hangi iş ve işleme hangi hizmete, hangi sözleşmeye dayandığı dahi belirlenmeden salt cari hesap exstresiyle alacakları olduğu iddiası dinlenemeyeceğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığı açığa çıkacağını, davanın bu yönüyle de haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki kurulduğunu ve işbu sözleşmede belirtilen adreste danışmanlık ve gözetim olmak üzere hizmet görüleceği, müvekkili firma tarafından alınan hizmet karşılığında belli bir bedelin ödenmesi kararlaştırıldığını, müvekkili şirket ve davacı tarafından imza altına alınan danışmanlık hizmeti sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin bulunduğu mekanlar ile bu mekanlarda bulanan ekipmanların can ve mal güvenliğinin, emniyetinin sağlanması hususunda tüm görev ve sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu, davacı firma ile müvekkili şirkete ait alanlarda güvenlik ve emniyetin sağlanması hususunda yapılan sözleşmeye rağmen davalı şirketin hizmet göreceği işyerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, davacının güvenliğinden sorumlu bulunduğu sahadan, fatura ibrazı sonucunda fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şantiye şefi tarafından tutanakta belirtilen 492.000TL tutarındaki kabloların çalındığı ve bu zararın ödenmesi talep edildiğini, aksi halde cari hesaptan düşürüleceği davacı yana bildirildiğini, müvekkili şirkete ödemenin gerçekleşmemesi üzere davacın davaya konu icra takibine bakıldığında takip miktarının 667.857,83 TL olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin dava sebebi ile uğramış olduğu zararın çalınan mallara ilişkin müzekkere sonucu gelen faturaların hesaplanmasıyla takip miktarından mahsuplaşması talep olunduğunu beyanla açılan davanın yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik itirazlarının kabulü ile reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 667.857,83 TL üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla borcun tamamına, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faiz ile her türlü ferilerine itiraz ettiği anlaşıldı.
Her ne kadar davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğundan bahisle davanın usulden reddi talebinde bulunulmuş ise de, davalı tarafın icra dosyasında yer alan itirazının incelenmesinde icra dairesinin yetkisine herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmekle belirtilen itiraz yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18.maddesinde açıkça; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; her iki tarafın kabulünde olan hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafın cevap dilekçesi ile birlikte yetki ilk itirazında bulunduğu, cevap dilekçesinin süresinde sunulduğu, davacının delil dilekçesinde talep ettiği alacak yönünden tarafların imza ve kaşesini taşıyan hizmet sözleşmesinin sunulduğu, bu sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Buna göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davanın ve dava konusu alacağa dayanak olan sözleşmenin tarafların kabulünde olduğu, davanın taraflarının ticari şirket olmaları nedeniyle tüzel kişi tacir sıfatına haiz oldukları, 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, somut uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kesin yetki halinin mevcut olmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda davacı tarafından iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Dava dilekçesinin yetki yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Yetkisizlik kararının İstinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; Mahkememizin yetkisizliğine dair kararın İstinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde (HMK 20. maddesi) Mahkememize başvurması halinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Süresinde müracaat edilmemesi halinde HMK 20/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme YAPILMASINA,
5-HMK' nın 330/2 maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.