mahkeme 2023/97 E. 2023/995 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/97

Karar No

2023/995

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/97 Esas
KARAR NO : 2023/995

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti den 27/05/2022 ve 07/10/2022 tarihleri arasında 4 adet baldo pirinç, 15 adet baldo kırık pirinç, 3 adet barbunya, 9 adet sarı mercimek, 2 adet beyaz nohut, 5 adet börülce, 6 adet şehriyeli bulgur, 13 adet aşurelik buğday, 10 adet ithal pirinç, 1 adet cammeo, 9 adet pilavlık bulgur, 16 adet osmancık pirinç, 5 adet basmati Pirinç, 7 adet köftelik bulgur, 15 adet iri pilavlık bulgur, 15 adet pilavlık yerli pirinç, 9 adet jasmin pirinç, 1 adet kırmızı mercimek, 3 adet seferkiter, 2 adet orta bulgur, 14 adet dermason fasulye, 17 adet cin mısır 1000 gr, 15 adet cin mısır 500 gr satın almış olduğunu, ürünleri paket bilgilerinde yer alan son tüketim tarihlerinin henüz dolmamış olmasına ve uygun saklama koşullarına riayet etmesine rağmen bu ürünlerin tamamı bozulmuş, tüketime elverişsiz hâle gelmiş olduğunu, cins ve miktarları fatura ve makbuzlarda belli olan bu ürünlerin paket bilgilerine göre 2 yıl olan son tüketim tarihlerinin henüz dolmamış olmasına rağmen yaklaşık bir yıl gibi bir sürede ürünlerin bozulmuş ve müvekkilinin zarara uğramış olduğunu, davalının tüm uyarılara rağmen zarar gideriminde bulunmamış olduğunu, davalı taraf her ne kadar davaya konu ürünlerin uygun saklama koşulları altında muhafaza edilmediğini ileri sürmüş ve bu nedenle bugüne kadar zarar gideriminde bulunmamış ise de, bu iddianın tamamıyla asılsız olduğunu, market işleten müvekkilinin, işinin gereği olarak satışa sunduğu ürünleri uygun saklama koşulları altında muhafaza ettiğini, buna rağmen davaya konu ürünlerin son kullanma tarihlerine çok uzun bir süre olmasına rağmen bozulmuş olduğunu, bu ürünlerin satış esnasında yani müvekkiline teslim edildiği sırada bozulmuş olmayıp bozulmanın sonraki tarihlerde meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin durumu fark eder etmez davalı tarafa sözlü ihbarda bulunmuş, davalının kayıtsız kalması üzerine 1 hafta içerisinde ihtarname keşide etmiş olduğunu beyanla; son tüketim tarihleri dolmamış olan ürünlerin bozulmuş olması nedeniyle ve son kullanım tarihine en az 2 yıl kalmış aynı marka, cins, değer ve miktarda yeni ürünlerle değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ürünlerin güncel değerlerinin şimdilik 2.000 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlemlere uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, 100,00 TL belirtilen ürünlerin bozulması sebebiyle arada geçen zaman zarfında bu ürünlerin alım satım işlemlerine konu edilememesi nedeniyle elde edilecek kardan mahrum kalınmasından dolayı uğranılan zararın ihtarname tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlemlere uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, 100,00 Tl bozuk ürünlerin geri alınmaması nedeniyle iş yerinde yer kaplamasından dolayı kira ya da işgal bedelinin ihtarname tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlemlere uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderlerinin (ihtarname için yapılan 463,00 TL gider ve avukatlık ücreti de dahil olmak üzere) davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, yine davalı tarafça yapılacak yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafından yasal süresi içinde ayıplı mal bildirimi yapılmaması sebebiyle zamanaşımı definde bulunuyor olduklarını, davacı tarafın, müvekkili şirketten satın aldığı 27 Mayıs, 3 ve 13 Haziran, 18 Temmuz, 12 Ağustos, 26 Eylül ve 7 Ekim 2022 tarihli faturalara dayalı ürünler için süresi içinde değil aylar sonra 22 Aralık 2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ihtarname ile ayıp iddiasında bulunmuş olduğunu, dolayısıyla süresi içinde ayıp bildiriminde bulunmayan ve basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının, müvekkilinden satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş ancak iddiasını destekler şekilde herhangi bir tespit yaptırmadığı gibi delil olarak yalnızca fatura sunmakla yetinmiş olduğunu, üstelik davacının sunduğu faturaların bazılarının dava dilekçelerinde belirttikleri 27/05/2022 ve 07/10/2022 tarihlerinde önceki tarihlere tekabül eden dava dışı ürünlere ait 14 Mart 2022-28 Nisan 2022- 28 Ocak 2022-13 Ocak 2022 tarihli faturalar olduğunu, ayıp iddiasında bulunan davacının herhangi bir tespit yaptırmamış olması, afaki iddialarla yalnızca fatura deliline dayanması üstelik Mayıs- Ekim 2022 aylarına ait faturalar için aylar sonra 31.01.2023 tarihinde dava açarak ayıbın tespitini imkansız hale getirmesi nedenleriyle, davacının huzurdaki davada ayıba dayalı taleplerde bulunması mümkün olmayıp davacının davasının reddi gerektiğini, davacının bozulduğu iddia olunan ürünlerin bozulmasında kusurlu olduğunu, davacının bozulduğunu iddia ettiği ürünlerin müvekkili tarafından fatura ve irsaliyeleri düzenlenerek hasarsız ve ayıpsız şekilde 27 Mayıs, 3 ve 13 Haziran, 18 Temmuz, 12 Ağustos, 26 Eylül ve 7 Ekim 2022 tarihlerinde davacıya teslim edilmiş olduğunu, davaya konu ürünler davacıya teslim edildiğinde ayıplı olmayıp sonradan bozulduğu iddia edilen ürünler şayet bozulmuşsa bu konuda davacının gerekli saklama koşullarını sağlamaması nedeniyle kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya satışı yapılan bakliyat ürünleri hassas ürünler olup, gerekli saklama koşullarına riayet edilmediği zaman bakliyat ürünlerinin raf ömürlerinin kısalabilmekte olduğunu, tarımsal ürünler olan bakliyatların doğru saklama koşullarının sağlanmasında doğru ortam sıcaklığının sağlanması, ortamın serin, kuru ve nemsiz olması, ürünlerin direkt yere değil raf veya palet üzerinde muhafaza edilmesi gerektiğini, peynircilik yapan davacının bu sayılan koşulları sağlayıp sağlamadığının tespit edilmemiş, ayrıca peynirci dükkanlarında yer alan soğutucuların dışarıya yaydığı sıcaklık sebebiyle dahi bakliyatların bozulmasının yüksek ihtimal olduğunu, kabul etmemekle birlikte davacının ispatlayamadığı bozulma durumunun bir an için gerçekleştiği varsayımında dahi bu bozulmalardan davacının gerekli saklama koşullarını sağlamaması sebebiyle sorumlu olduğu sonucuna varılmakta olduğunu, zira davaya konu ürünleri mayıs-ekim ayları arasında satın alan davacının ayıp ihbarında bulunduğu tarihin 22 Aralık 2022 olup kanuni sürelere uyulmaması bir yana, aradan geçen aylarda saklama koşullarının davacı tarafından sağlanmadığı sonucuna varılmakta olduğunu, davacının gerekli saklama koşullarını sağlamayarak olası bozulmalara sebebiyet verdiğine delil teşkil edecek bir diğer önemli hususun ise müvekkili tarafından 21 EKİM 2022 tarihinde 24 farklı ürüne ait toplam 202 adet ürüne ilişkin 3.124,74 TL'lik iade faturası kesilerek davacının bozulduğunu iddia ettiği ürünlerin aradaki ticari ilişkinin zedelenmemesi ve ticari örf uyarınca müvekkili tarafından davacıdan iade alınmış olduğunu, davacı tarafın henüz 21 Ekim 2022 tarihinde ürün iadesi gerekleştirmişken tamamen kötü niyetli şekilde ve kendi kusuruyla bozulmasına sebebiyet verdiği diğer ürünlerle birlikte ve daha önce iade ettiği ürünler için tekrar 22 Aralık 2022'de müvekkiline ihtar çekmiş olduğunu, davacının işbu davada iadesini talep ettiği ürünlerin birçoğunun iade faturası ile iade alınmış ürünler olup davacının mükerrer şekilde iade talebinde bulunduğunu, davacının huzurdaki davada iadesini talep ettiği ürünlerden "börülce- baldo pirinç-baldo kırık pirinç-aşurelik buğday-cammeo-osmancık priinç-basmati pirinç-pilavlık yerli pirinç-jasmin pirinç ürünlerinin yukarıda açıklandığı üzere müvekkili tarafından 21 Ekin 2022 tarihinde davacıdan iade alınmış olduğunu, davacının mükerrer şekilde iade talep etmesi bir yana henüz 21 Ekim'de ürün iade etmişken tam 2 ay sonra 22 Aralık'ta tekrar bozulma iddiasıyla ürün iade etmeye çalışmasının davacının gerekli saklama koşullarını sağlayamadığını ve ürünlerin bozulmasında davacının kusurlu olduğunu kesin şekilde gösterdiğini, işbu duruma ilişkin taraflarınca 27.12.2022 tarihinde davacıya Kadıköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilmişse de davacı tarafın kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz şekilde huzurdaki davayı açmış olduğunu, davacının bozulduğunu iddia ettiği ürünlerdeki ayıpları ve bu ayıp nedeniyle uğradığı zararı ispat edemediği gibi ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını da ispat edememiş olduğunu beyanla; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davasında haksız olan davacının tüm talepleriyle birlikte davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı ürün satımına dayalı ürünlerin yeni ürünlerle değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde bedelinin tespiti ile davalı taraftan tahsili, zarar nedeni ile mahrum kalınan kar ve ürünlerin kapladığı yer nedeni ile kira veya bedeli talebine ilişkin olup, uyuşmazlık; satıma konu ürünlerin ayıplı olarak davacı tarafa teslim edilip edilmediği, ayıplı ise niteliği ve davacı tarafın muayene ve ihbar yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediği, ürünlerin davacı veya davalı uhdesinde iken uygun muhafaza koşullarında saklanıp saklanmadığı, davacı vekilinin belirtmiş olduğu alacak kalemlerinin tespiti ile davalı taraftan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek; "satıma konu ürünlerin ayıplı olarak davacı tarafa teslim edilip edilmediği, ayıplı ise niteliği ve davacı tarafın muayene ve ihbar yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediği, ürünlerin davacı veya davalı uhdesinde iken uygun muhafaza koşullarında saklanıp saklanmadığı, davacı vekilinin belirtmiş olduğu alacak kalemlerinin tespiti ile davalı taraftan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarının tespiti için dava konusu ayıplı ürünler üzerinde Gıda Mühendisi bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelemenin ayıplı ürünlerin bulunduğu ... Mahallesi ... Caddesi No:9/A - Esenyurt/İstanbul (... Peynircilik) adresinde yapılmasına, bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş olup, İşletme Yönetimi ve Gıda Sektör Uzmanı bilirkişi ... 27/07/2023 tarihli raporunda özetle; ... Mah. ... Cad. NO:9/A Esenyurt/İst. (... Peynircilik) adresinde yapılan incelemeler sırasında, saklama koşullarının işbu ürünler için doğru saklama koşulları olduğunun görülmüş olduğunu, belirtilen ürünlerin söz konusu adreste hali hazırda bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, ancak, inceleme tarihinden önceki saklama koşullarının nasıl olduğunu bilmenin mümkün olmadığını, bu anlamda da, mevzubahis ürünlerin bozulana kadar hangi koşullarda saklandığını tespit etmenin olasılık dışı olduğunu, ancak genel olarak, davacı firmanın diğer ürünlerinin şu anki saklama koşullarının, problemli olmadığının tespit edilmiş olduğunu, yapılan incelemelerde, paketli ürünlerin, ambalaj olarak herhangi bir problemlerinin olmadığı, ürünlerde herhangi bir küflenme ve böceklenmenin dışardan bakıldığında görünmediği, son kullanma tarihlerinin geçmediği tespit edilse de, bu tarz ürünlerde paket açıldıktan ve pişirilmek üzere suya atıldıktan sonra, bir takım böceklerin su üzerine çıkıp göze çarpabilmekte olduğunu, bu yüzden davacı şirketten ürün numuneleri alınmış ve suda bekletilmiş, buna bağlı olarak da ayıplı ürünlerde böceklenmeler tespit edilmiş olduğunu, hububat ve bakliyat ürünlerinin doğru saklama koşullarında, ambalajında bir açılma olmadığı ve hava almadığı taktirde, paket üzerinde belirtilen son kullanım tarihine kadar böceklenme, bayatlama ve küflenmenin olmaması gerektiğini, bu bağlamda doğru saklama koşullarında, üretici firmanın sorumluluğunun son kullanım tarihine kadar olan süre olduğunu, bu tarih öncesi bozulmaların üretici firmanın sorumluluğunda olduğunu SONUÇ OLARAK; inceleme sırasında, saklama koşularının, işbu ürünler için, doğru saklama koşulları olduğunun, söz konusu ürünlerin, davacı şirketin bildirdiği adreste, hali hazırda bulunduğunun, yapılan incelemelerde, paketli ürünlerin, ambalaj olarak herhangi bir problemlerinin olmadığının, paketler dışarıdan gözlemlendiğinde, ürünlerde herhangi bir küflenme ve böceklenmenin görünmediğinin, son kullarıma tarihlerinin geçmediğinin, bu bağlamda davacı tarafın, iş bu ürünlerin teslim alınması aşamasında, muayene açısından bir ihmalinin olmayacağının, ancak, bu tarz ürünlerde, ürün ayıplıysa, paket açıldıktan belli bir süre sonra veya suya atıldıktan sonra, böceklenmenin görülebileceği bilgisine dayanarak yapılan incelemede, ürünlerde böceklenmelerin görüldüğünün, işbu ürünlerin ayıplı olduğunun, hububat ve bakliyat ürünlerinin doğru saklama koşullarında, ambalajında bir açılma olmadığı ve hava almadığı taktirde, paket üzerinde belirtilen son kullanım tarihine kadar böceklenme, bayatlama ve küflenmenin olmaması gerektiğinin, doğru saklama koşullarında, üretici firmanın sorumluluğunun, ürünün son kullanım tarihine kadar geçerli olduğunun, bu bağlamda, davacı şirketin ihbar süresi açısından bir ihmalin olmadığının, bütün bunlar ışığında davacının , davalı tarafından zararını gidermesi gerektiğinin sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış olup; hukuki tavsif ve nihai kanaatin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
İddia, savunma, toplanan deliller, ürünler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı gereğince taraflar arasındaki bir kısım bakliyat ürünlerinin alım satımı hususunda anlaşma bulunduğu, dava dilekçesin ekinde fatura örneklerinin ibraz edildiği, faturaların 13/01/2022, 14/03/2022, 27/05/2022, 28/04/2022, 03/06/2022, 16/06/2022, 13/06/2022, 12/08/2022, 26/09/2022 ve 07/10/2022 tarihli oldukları, fatura muhteviyatı ürünlerin ise baldo pirinç, baldo kırık pirinç, barbunya, sarı mercimek, beyaz nohut, börülce, şehriyeli bulgur, aşurelik buğday, ithal pirinç, cammeo, pilavlık bulgur, osmancık pirinç basmati Pirinç, köftelik bulgur, iri pilavlık bulgur, pilavlık yerli pirinç, jasmin pirinç, kırmızı mercimek, seferkiter, orta bulgur, dermason fasulye, cin mısır olduğu, davacının iddiasının satın alınan ürünlerin son kullanma tarihlerinin henüz dolmamasına ve uygun saklama koşullarına riayet edilmesine rağmen ürünlerin bozulması nedeni ile zarara uğramasına ilişkin olduğu, ürünlerin fatura tarihinden sonrasında veya öncesinde davacı tarafa teslim edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispat bulunmadığından TBK m. 207/2 gereği ürünlerin fatura tarihinde davacı tarafa teslim ediliği kabul edildiğinde TTK m.23/1-c gereği malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, ayrıca TBK m.223/1 ve 2 hükmü gereği, alıcının satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi durumunda satılanı kabul etmiş sayılacağı, davacının belirtilen bu hükümler kapsamında yasal ihbar yükümlüğüne uyduğu dosya kapsamı ile ispatlanabilmiş değildir. Satıma konu ürünlerin bakliyat ürünü olması nedeni ile fatura tarihleri ile dava tarihi arasında davacı tarafça gerekli saklama koşullarına uyulup uyulmadığı hususu sabit olmadığı gibi davacının işbu dava öncesinde malların teslim zamanlarında alınmış bir tespit raporu vs. sunulmamıştır. Her ne kadar ürünlerin üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile saklama koşullarının, işbu ürünler için, doğru saklama koşulları olduğu, söz konusu ürünlerin, davacı şirketin bildirdiği adreste, hali hazırda bulunduğu, yapılan incelemelerde, paketli ürünlerin, ambalaj olarak herhangi bir problemlerinin olmadığı, paketler dışarıdan gözlemlendiğinde, ürünlerde herhangi bir küflenme ve böceklenmenin görünmediği, son kullarıma tarihlerinin geçmediği, bu bağlamda davacı tarafın, iş bu ürünlerin teslim alınması aşamasında, muayene açısından bir ihmalinin olmayacağı, ancak, bu tarz ürünlerde, ürün ayıplıysa, paket açıldıktan belli bir süre sonra veya suya atıldıktan sonra, böceklenmenin görülebileceği bilgisine dayanarak yapılan incelemede, ürünlerde böceklenmelerin görüldüğünün, işbu ürünlerin ayıplı olduğu, hububat ve bakliyat ürünlerinin doğru saklama koşullarında, ambalajında bir açılma olmadığı ve hava almadığı taktirde, paket üzerinde belirtilen son kullanım tarihine kadar böceklenme, bayatlama ve küflenmenin olmaması gerektiği, doğru saklama koşullarında, üretici firmanın sorumluluğu, ürünün son kullanım tarihine kadar geçerli olduğu, bu bağlamda, davacı şirketin ihbar süresi açısından bir ihmalin olmadığı, bütün bunlar ışığında davacının , davalı tarafından zararını gidermesi gerektiği şeklinde rapor tanzim edilmiş ise de bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde oluşu, davacının yasal ihbar sürelerine uyulduğuna dair ispatının bulunmayışı ve bilirkişi incelemesi öncesinde davacının gerekli saklama koşullarını sağlayıp sağlayamadığı tespit edilemeyeceğinden ve davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ürünlerin güncel bedeli, mahrum kalınan kar ve iş yerinde yer kaplamasından kaynaklı kira bedeli taleplerinin ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına bağlı talepler olduğu, asıl talep yerinde görülmediğinden belirtilen taleplerin de reddi gerektiği kanaati ile aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN VE DAVA DİLEKÇESİNDE BELİRTİLEN HER BİR KALEMİN AYRI AYRI REDDİNE;
1-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 2.663,00TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/10/2023

Katip ...
¸

Hakim ..
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim