Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/649

Karar No

2024/1263

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/649 Esas
KARAR NO : 2024/1263

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...... Teknolojilerinin, atıksı arıtma tesisi işletmeciği, plan proje danışmanlığı, arıtma tesisi ekipmanları imalatı, arıtma tesisi kurulumu- bakım- onarımı faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, müvekkilinin, davalı firmaya çevre danışmanlığı hizmeti ve davalı firmanın talebi üzerine davalı firmanın talep ettiği ürünlerin satışını yapmış olduğunu, çevre danışmanlığı hizmeti, mal tedariki ve satışı hizmetinden doğan alacaklar için, 14.11.2022 tarih ve 12.319,20 TL bedelli, 17.11.2022 tarih ve 12.578,30 TL bedelli, 21.11.2022 tarihli 75.220,82 TL bedelli, 01.12.2022 tarih ve 31.812,35 TL bedelli, 05.12.2022 tarih ve 27.140,00 TL bedelli, 13.12.2022 tarih ve 1.500,00 TL bedelli, 15.12.2022 tarih ve 75.107,29 TL bedelli, 20.12.2022 tarih ve 24.821,30 TL bedelli, 27.12.2022 tarih ve 25.280,90 TL bedelli, 25.01.2023 tarih ve 12.694,27 TL bedelli, 25.01.2023 tarih ve 27.140,00 TL bedelli, 25.01.2023 tarih ve 59.000,00 TL bedelli, 08.02.2023 tarih ve 27.140,00 TL bedelli faturalar düzenlenmiş olduğunu, sağlanan hizmete uygun olarak düzenlenen ve ..... firması tarafından itiraz da edilmemiş olan işbu faturalarin Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... E. sayılı dosyasına konu edilerek icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının, Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe, müvekkili şirkete hiçbir borçlarının bulunmadığı iddiasıyla itirazda bulunmuş ve bu nedenle takibin durmuş olduğunu, borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere, borcun varlığının ortada olduğunu, nitekim gerek müvekkili şirket kayıtları gerekse de davalı şirket kayıtları incelendiğinde davanın haklılığının ortaya çıkacak olduğunu, takip konusu alacağın, likit alacak olduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davalı/ borçlunun Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı/ borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli bir şekil itiraz etmesi nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra takip masraflarının karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, sözleşmede ifa etmekle yükümlü olduğu edimleri gereği gibi yerine getirmemesine rağmen müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde işbu davayı ikame etmiş olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirketten atık su arıtma tesisinin düzenli çalışmasının sağlanması ve arıtma tesisi imalatında ve kurulumunda gerekli malzemelerin teminini, bakımını ve onarımını sağlamak üzere danışmanlık hizmeti almak üzere 02.08.2022 tarihinde sözleşme imzalamış olduklarını, müvekkilinin, davacı şirket tarafından alınan hizmete ilişkin hizmete ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü gereği gibi ifa etmemiş olduğunu, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi söz konusu hizmet bedellerine ilişkin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine fatura alacaklarına ilişkin icra takibi başlatılmış olup yasal süresi içinde itirazda bulunulmasıyla takibin durdurulmuş olduğunu, satın alınan ürünlerin sözleşme gereğince Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında söz konusu hizmete uygun olması gerektiğini, fakat davacı tarafın müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek kalitesi düşük ürünler kullanarak ve piyasanın çok üstünde fahiş fiyatlara müvekkiline satmış olduğunu, davacı tarafın, müvekkiline satmış olduğu ürünlerin piyasa araştırılması yapıldığında satılan ürünlerin piyasanın ne kadar üstünde bir fiyata satılmış olduğunun tespit edilecek olduğunu, bu sebeple davacı tarafın basiretli bir tacir olmanın verdiği yükümlülüklere aykırı davranışlar sergilediği ve haksız sebebe dayanan dava ile kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin, ticari ilişkileri gereğince davacı tarafa güvendiğinden ürünlerin bedelini piyasa araştırması yapmaksızın kabul etmiş olduğunu, fakat davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde satmış olduğu ürünleri piyasanın çok üstünde fahiş denebilecek fiyatta satarak müvekkilini zarara uğratmaya çalışmış olduğunu, ticaret hayatının aktif bir şekilde devam edebilmesi için tarafların karşılıklı güvene dayalı olarak ticari işlerini sürdürmesi gerekmekte olup davacı tarafın bu hususa aykırı davranışlar sergilemekte olduğunu, mahkememizin davacı tarafın, müvekkili şirkete ve diğer ticari ilişki kurmuş olduğu müşterilerine satmış olduğu ürünlerin fiyat araştırılmasını yaptığında ve ticari defter kayıtları incelendiğinde davacı tarafın izlemiş olduğu fiyat politikası ile ticari faaliyetlerini kötü niyetli bir şekilde ifa ettiklerinin ortaya çıkacağını, bu sebepler doğrultusunda davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip müvekkiline yöneltmiş olduğu iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunun kanıtlanabilmesi için davacı tarafın ticari defter kayıtlarının ve satmış olduğu ürünlerin fiyat araştırılmasının yapılmasını talep ediyor olduklarını, ticari faaliyet içerisinde bulunan tarafların karşılıklı olarak güven içerisinde üzerine düşen yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi gerektiğini ve bu özene ifa süreci sona erene kadar titizlikle riayet edilmesi gerektiğini, detaylı olarak açıklamış oldukları üzere davacı tarafın hileli ve güven kırıcı davranışları ile piyasada normal denebilecek fiyattaki ürünleri fahiş fiyata satmasının açıkça kötü niyetli bir faaliyet gösterdiklerini kanıtlamakta olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın ikame etmiş olduğu işbu davanın reddinin gerektiğini, mahkeme tarafından gerekli incelemelerin yapılmasının akabinde müvekkili şirket aleyhine öne sürülen iddiaların haksız ve hukuka aykırı olduğunun ortaya çıkacak olduğunu, müvekkili ile davacı taraf arasında sözleşme gereğince ticari ilişki kurulmuş olup müvekkilinin alınan hizmet karşılığında ödemelerini yapmış olduğunu, fakat davacı tarafın söz konusu bedellere ilişkin olarak kötü niyetli bir şekilde takip başlatmış olduğunu, davacı tarafın mesnetsiz ve hukuka aykırı nitelikteki iddialarının asılsız olduğunun müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkacak olduğunu, tek taraflı olarak fatura düzenlenip, ticari deftere kaydedilmesinin akdi ilişkinin varlığını kanıtlamadığını, tarafların ticari defterleri karşılıklı olarak incelendikten sonra ticari ilişkinin ve iddia edildiği üzere fatura borcunun olmadığının tespit edilecek olduğunu beyanla; haksız ve hukuka aykırı iddialar ile ikame edilmiş olan davanın reddine, davacı tarafın ticari defterlerinin ve diğer müşterilerine de satmış olduğu ürünlerin fahiş fiyatta olduğunun tespiti için piyasa araştırılması yapılmasına, davacı taraf aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalı tarafın kabulünde olan tarafların imzalarını havi ..... Arıtma Tesisi İşletme İşi ve Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerinde getirip getirmedikleri, davalı tarafın savunması itibari ile davacının Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince beliritlen hizmeti sunup sunmadığı, hizmet bedelinin fahiş olup olmadığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemelerini yapıp yapmadığı, davacının davalı taraftan takip konusu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır.
Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.319,20 TL 14.11.2022 tarihli 12.319,20 TL bedelli fatura, 12.578,30 TL 17.11.2022 tarihli 12.578,30 TL bedelli fatura, 75.220,82 TL 21.11.2022 tarihli 75.220,82 TL bedelli fatura, 31.812,35 TL 01.12.2022 tarihli 31.812,35 TL bedelli fatura, 27.140,00 TL 05.12.2022 tarihli 27.140,00 TL bedelli fatura, 1.500,00 TL 13.12.2022 tarihli 1.500,00 TL bedelli fatura, 75.107,29 TL 15.12,2022 tarihli 75.107,29 TL bedelli fatura, 24.821,30 TL 20.12.2022 tarihli 24.821,30 TL bedelli fatura, 25.280,90 TL 27.12.2022 tarihli 25.280,90 TL bedelli fatura, 12.694,27 TL 25.01.2023 tarihli 12.694,27 TL bedelli fatura, 27.140,00 TL 25.01.2023 tarihli 27.140,00 TL bedelli fatura, 59.000,00 TL 25.01.2023 tarihli 59.000,00 TL bedelli fatura, 27.140,00 TL 08.02.2023 tarihli 27.140,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 411.754,43 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalı tarafın kabulünde olan tarafların imzalarını havi Atıksu Arıtma Tesisi İşletme İşi ve Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerinde getirip getirmedikleri, davalı tarafın savunması itibari ile davacının Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince beliritlen hizmeti sunup sunmadığı, hizmet bedelinin fahiş olup olmadığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemelerini yapıp yapmadığı, davacının davalı taraftan takip konusu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti için davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla bilirkişisi incelemesi yaptırılmasına, yine makine mühendisi bilirkişi vasıtasıyla dava konusu hizmete konu adreste keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına, bu hususta Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş ve Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, yazılan talimatımız Ünye ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmiş ve ...... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya Makine Mühendisi bilirkişi ...... tarafından sunulan 04/03/2024 tarihli raporda özetle; davaya konu fatura içeriğindeki malzemelerin nitelikli sarf malzemelerin olduğunun görülmüş olduğunu, iş yeri ve faturaların karşılaştırılarak incelenmiş olduğunu, dava dosyasındaki fatura sırasına göre sarf malzemelerin tespiti neticesinde; fatura içeriği olan, 40 " Spun Filtre = İş yerinde görülmüş olduğunu, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, PH Probu - 1 Metre Kablolu Dolgulu PH Elektrodu = İş yerinde 2 adet olduğunun görülmüş, fatura içeriği a. MT-1205 = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, b. Melas = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, Alüminyum Sülfat = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, Big Blue Housing Filtre = iş yerinde görülmemiş olduğunu, fatura içeriği olan, a. MT-1205 = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, b. MT-1101 Antiskaland = iş yerinde görülmemiş olduğunu, c. Anyonik Polielektrolit = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, 40 " Spun Filtre = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, Alüminyum Sülfat = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, Alüminyum Sülfat = iş yerinde görülmüş, ancak sürekli kullanılan sarf malzeme olduğu için miktarının tespit edilememiş olduğunu, fatura içeriği olan, 1600 mm Kum Filtre = iş yerinde 1 Adet görülmüş olduğunu NETİCETEN: Davaya konu iş yerinin kot yıkama tesisi olduğunu ve içerisinde su arıtma tesisinin bulunduğunu, tesisin ve atık su arıtmanın çalışır bir şekilde faal olduğunun görülmüş olduğunu, hizmet sözleşmesi kapsamında tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerine getirdiklerinin görülmüş olduğunu, Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince belirtilen hizmeti sunduklarının görülmüş olduğunu, fatura içerikleri incelendiğinde sadece ...... isimli sarf malzemelerin iş yerinde olmadığının görülmüş olduğunu bildirmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalı tarafın kabulünde olan tarafların imzalarını havi Atıksu Arıtma Tesisi İşletme İşi ve Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerinde getirip getirmedikleri, davalı tarafın savunması itibari ile davacının Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince beliritlen hizmeti sunup sunmadığı, hizmet bedelinin fahiş olup olmadığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemelerini yapıp yapmadığı, davacının davalı taraftan takip konusu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti için davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla bilirkişisi incelemesi yaptırılmasına, bu hususta Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatımız Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya Mali Müşavir bilirkişi ...... tarafından sunulan 16/07/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın incelediği yıllara ait yasal defterlerinin usulünce açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğunu, defterlerin TTK yönünden delil olma yeterliliğine sahip olduklarını, dava dilekçesi ekindeki ve davalı tarafın kabulünde olan tarafların imzalarına havi Atık Su Arıtma Tesisi İşletme İşi ve Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında, tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, davalı tarafın savunması itibari ile davacının Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince belirtilen hizmeti sunup sunmadığı, hizmet bedelinin fahiş olup olmadığı hususları konuları uzmanlık alanında olmadığından her hangi bir değerlendirme yapamıyor olduğunu, konu teknik bilgi gerektirdiğinden konusunda uzman teknik bilirkişilerin incelemesi ve değerlendirmeleri gereken bir konu olduğunu, davalı tarafın sözleşme kapsamında aldığı hizmetlerin bedellerini bir yere kadar ödediğini, ancak davacının icra dosyasındaki alacağına konu ettiği faturalar için her hangi bir ödeme yapmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08.02.2023 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte davacı tarafın davalı taraftan 416.248,00 TL alacaklı olduğunun yasal defter kayıtlarında yer aldığını bildirmiştir.
Dosya kapsamı, toplanan deliller, dosyada mevcut davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına ilişkin talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporu ve her iki tarafın ticari defter ve kayıtları mukayeseli olarak değerlendirilerek, dava dilekçesi ekinde yer alan ve davalı tarafın kabulünde olan tarafların imzalarını havi Atıksu Arıtma Tesisi İşletme İşi ve Çevre Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında tarafların üstlenmiş oldukları edimleri gereği gibi yerinde getirip getirmedikleri, davalı tarafın savunması itibari ile davacının Çevre Yönetim Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereğince beliritlen hizmeti sunup sunmadığı, hizmet bedelinin fahiş olup olmadığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemelerini yapıp yapmadığı, davacının davalı taraftan takip konusu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti için davalı tarafın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 27/08/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... 15/11/2024 tarihli raporunda özetle; davacının ticari defter incelemesine ilişkin Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı kayıtlarında davacının davalıdan 416.248,00 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafından sunulan ticari defter kayıtları uyarınca davacının takibe konu ettiği faturaların davalıda kayıtlı olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 413.848,07 TL alacaklı olduunu, davacının talebinin 411.754,43 TL olması kapsamında davalının kayıtlarında görülen 413.848,07 TL davacı alacağı bulunmakla, davalı kayıtlarına göre davacının talebine konu tutarda alacaklı olduğunu talimat yoluyla alınan Teknik bilirkişi raporu kapsamında davalıda bulunmayan sarf malzemelerinin 19.416,06 TL olduğunu, sarf malzeme faturalarının davalı kayıtlarında mevcut olduğunu, takibe konu edilen faturalar bedelinin 411.754,43 TL'den teknik incelemeler ile tespit edilen sarf malzeme bedellerinin düşümünün hesaplanması değerlendirildiğinde, kalan tutarın 392.338,37 TL olduğunu bildirmiştir.
Taraflar arasında davacı tarafça çevre danışmanlığı hizmeti verilmesi ve bu kapsamda bir kısım malların satışının yapılması şeklinde ticari ilişki bulunduğu hususu sabit olup uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Buna göre işbu davada davacı tarafın yüklenici davalı tarafın ise iş sahibi olduğu hususu sabittir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.
Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir. Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile kendilerine ve davalı tarafa ait ticari defterlere delil olarak dayanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre fatura düzenlenmesiyle imalatın yapıldığı ve eserin teslim edildiği kanıtlanamaz. Faturaya itiraz edilmemesi de akdi ilişkiyi ve teslim olgusunu kanıtlamaz. İtiraz edilmeyen fatura ticari defterlere kaydedilmiş ise bu kez faturanın delil olması hükümlerine göre değil ticari defterlerin delil olması hükümlerine gidileceğinden kesin delillerden olan ticari defterler ile akdi ilişkinin ve teslim olgusunun ispatlanması mümkündür.
Ticari defterlere kaydedilen faturanın teslimi kanıtlamasının nedeni faturanın hukuki niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Zira TTK 21 ve Vergi Usul Kanunu 229. Maddesi gereğince fatura malın teslimi veya işin yapılması üzerine düzenlenmesi gereken belge olduğundan, düzenlenen ve defterlere kaydedilen bu belge teslimi de kanıtlamış olacaktır. Kesin delillerin aksinin yazılı veya kesin deliller ile ispatı gerektiğinden bu karinenin aksinin tanık veya diğer takdiri delillerle de ispatı mümkün değildir.
Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay 15. H.D 23.12.2015 Tarih 2015/1090 Esas 2015/6779 Karar Sayılı İlamı )
Somut olayın değerlendirilmesinde her ne kadar davalı tarafça davacının sözleşme kapsamında üstenmiş olduğu edimleri gereği gibi yerinde getirmediği, ilgili yönetmelik hükümlerine uyulmadığı, ürünlerin fahiş fiyatlarla taraflarına satıldığı savunmasında bulunulmuş ise de, hizmetin verildiği belirtilen adreste yapılan keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda tarafların edimlerini gereği gibi yerine getirdiklerinin tespit edildiği, her ne kadar davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde servis formu uyarınca ürünlerin hata verdiği belirtilmiş ise de, belirtilen delile cevap dilekçesinde dayanılmamış olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin ayrı ayrı incelenmesinde sahipleri lehine delil niteliğine haiz oldukları ve davacı tarafın takip konusu yapmış olduğu faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ödeme yapıldığı yönünde bir iddia ve ispatı bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafça ürünlerin fahiş fiyatlarla taraflarına satışmış olduğu savunmasında bulunulmuş ise de TTK m.18/2 hükmü uyarınca tarafların basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, taraf defterlerinin uyumlu olması hususu da nazara alındığında davalı tarafın fahiş fiyat savunmasının yerinde olmadığı, edimlerin gereği gibi yerine getirilmediği hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı, taraf defterinde yer alan kayıtlar da dikkat alındığında davacının takip konusu yapmış olduğu faturalar nedeni ile davalı taraftan alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, likit olan alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 82.350,89 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 82.350,89 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 28.126,95 TL harçtan peşin alınan 4.972,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.153,98 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 5.152,87 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 17.287,30 TL olmak üzere toplam 22.440,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 65.763,16 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2024

Katip
Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim