mahkeme 2023/627 E. 2023/1055 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/627
2023/1055
20 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/627 Esas
KARAR NO : 2023/1055
-Asıl Dava
-Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyası
-Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyası
-Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyası
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ : 01/09/2016
KARAR TARİHİ : 20/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2013 yılından itibaren her türlü yapıların elektrik ve enerji sistemlerinin tesisi ve temini ve inşaatın temelinden bitimine komple yapımı, taahhüt işleri ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işleri alanında faaliyetini sürdürmekte olduğunu, şirketin, davalı ... Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile .... Pazar Yeri ve Çevre Düzenleme inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğunu, bu inşaatta yapılacak elektrik işleri için önceden kullanılacak malzemelerin tespit edildiği ve bu malzemeler ile inşaat işinin yapılmış olduğunu, ancak idarenin istekleri doğrultusunda davalı tarafından tasdikli elektrik projesinde ilave işler talep edildiği ve bu isteklerin harfiyen yapıldığı, fakat davetinin bu İlave işlerin bedelini ödemekten imtina ettiğini, uzun süren ikili görüşmelerden de sonuç alınamayınca ilave işler ve bedelinin tespiti için İstanbul Anadolu .... Sulh hukuk Mahkemesi nden talepte bulunulduğunu, bununla ilgili olarak İstanbul Anadolu ... Sulh Hukuk; Mahkemesi 'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, tasdikli elektrik projesine kıyasla belirlenenden daha fazla iş yapıldığının ve bu sebeple de alacaklarının doğduğunun iş bu tespit ile belirlenmiş olduğu; ilave işlerin yapılarak farkların oluştuğu ancak davalı tarafından bu farkların taraflarına ödenmediğini, söz konusu iddia ettiği alacaklar ile ilgili 142.827,11 TL tutarında faturanın düzenlendiği ve bu faturanrn, Üsküdar .... Noterliği'nin 27/06/2016 tarih ye ... Yevmice Nolu ihtarnamesi iie davalıya gönderildiğini, davalının da Bakırköy .... Noterliği ‘nin 30.06.2016 ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile bu faturaya itiraz ettiğini Anadolu .... İcra Müdürlüğü ‘nün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığr ve davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde söz konusu takibe itiraz ettiğini, davanın kabulü ile şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşme kapsamında davalılar ödemeleri geç yaptıklarını, davalının verdiği çekleri faktoring şirketlerine kırdırmak zorunda kaldıklarını, davacının ¨523.700,00 tutarında çeki davalının inşaatı geç teslim etmesi sebebiyle ¨483.561,44 'ye bozdurmak zorunda kaldığını, bu sebeple davacının asgari ¨40.138,56 zararı ortaya çıktığını, söz konusu zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, bu sebeplerle her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile ¨40.138,56'nin dava tarihinden itibaren en yüksek orandaki ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.01.2015 tarihli sözleşme içeriğinde elektrik yapım işinin müvekkili tarafına 15.04.2015 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmışken davalıların projeyi elektrik imalatına uygun hale getiremediğini, 01.01.2015 tarihli sözleşme içeriğinde elektrik yapım işi tarafımıza 15.04.2015 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmışken davalılar projeyi elektrik imalatına uygun hale getirememiş, müvekkil firmanın işlerinin uzamasına sebebiyet verdiklerini, 01.01.2015 tarihli sözleşme ile elektrik imalatlarına ilişkin her ay hak ediş yapılmış ve bu hak edişlerden % 5 kesin hesap emaneti olarak kesintiler yapıldığını, sözleşmede .... tarafından kesin kabul yapıldıktan sonra kesilen % 5 kesintinin davacıya iade edileceği kararlaştırıldığı, bila tarihli ayrı bir protokol ile de kesintilerin toplamının ne kadar olduğu ve ne zaman ödeneceği konusunda davalılarla davacı şirket anlaştıklarını, aradan makul bir süre geçtikten sonra ( yani geçici kabul tarihini baz alırsak ki 28.04.2016 dır) davalılara bu ödemenin yapılması konusunda 09.02.2017 tarih ... yevmiye nolu Üsküdar .... Noterliğinden faturası ile birlikte talepte bulunulduğunu, davalılar buna karşın Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye sayılı ihtarıyla 17.02.2017 günü faturayı iade ederek ödeme yapmayacaklarını açıkça beyan ettiklerini, kesin kabul tutanağı incelendiğinde elektrik kalemlerinin tümünün ilave işler ve proje revizyonundan kaynaklı tekraren yapılması gerekli olan işler olduğu ortaya çıktığını, bu durumda bile iyi niyet çerçevesinde davalılara bu işlerin makul bir bedel karşılığı yapılacağı e mail yoluyla bildirmemize rağmen davalılar bu durumu da kabul etmeyerek iş emrine onay vermeyeceklerini belirttiklerini, davacı şirketin sözleşmeden ve yapmış olduğu hak edişlerden doğan % 5 kesinti alacağının ( 67.749,70 TL) ne zaman ödeneceği konusu belirsiz bir hal aldığını, 67.749,70 TL. alacağın davalılardan 01.01.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılmış olan aylık %5 ticari faiziyle 17.02.2017 tarihinden başlamak kaydıyla ( yıllık %60 )müşterek ve müteselsil olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ( Eski esas ... Esas, ... Karar ) dosyasında davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üst işveren İBB olmak üzere davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile 01/01/2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin üstlendiği işi tamamladığı, geçici kabul tutanağının davalı idarece imzalandığı, hakedişlerinin ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davasından davalıların müvekkillerini taşeron olarak idareye bildirmediklerini beyan ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin resmiyette taşeron olarak gözükmemekte iş bitirme belgesi diğer adıyla deneyim belgesi alamadığını ve yüklenicinin altında kamu projelerine dahil olamadığını, bu konuda iş bitirme belgesi alabilmek için yaptığı başvurunun İBB tarafından reddedilmesi üzerine idare mahkemesine başvurulduğunu, davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bölge idare mahkemesi tarafından kararın bozularak kesin olarak reddedildiğini, deneyim belgesi almak için müvekkilinin sözleşmede yapmış olduğu indirim ile kamu ihalelerine katılamaması sebebiyle uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit dosyasını kabul etmediklerini, davacının, müvekkilinden 121.039,92 TL. + KDV = 142.827,11 TL Fatura tutarı vs şeklinde haklı bir alacağının olmadığını, davacının da bunu bildiğini, bunun için kötü niyetle eksik miktarlı işbu davayı açmış olduğunu; dolayısıyla davacı taraftan gönderilen mezkur davasının haksız olduğunun ,davacı şirket ile müvekkillerden oluştuğunu belirttiği ... Yapı - ... Yapı İş Ortaklığı arasında, "Anahtar Testimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi' imzalandığı ve işlerin bu sözleşme kapsamında yürütülmüş olduğunu, sözleşmenin 4. Sayfası ve 61 Maddesi hükmünün konuya ilişkin kısmını aynen aktardıklarını belirterek, bu maddenin; İdarenin istekleri doğrultusunda bina içi ilave işlerin ortaya çıkmasında, idare tarafından keşif artışı yapılarak müteahhit firmaya ödeme yapması durumunda, taşeron bayındırlık bakanlığının poz listesindeki malzeynelere %30 oranında ıskonto yapmayı kabul ve taahhüt etmektedir... “ şeklinde olduğunu, öncelikle davacının, dava dışı olduğunu belirttiği idarenin istekleri doğrultusunda imalatlar gerçekleştirdiği, bu isteklerin ne şekilde ve kim tarafından kendisine ulaştırıldığını ispatlamasının beklendiğini; bununla birlikte bir an için davaya konu işlerin, idarenin istekleri doğrultusunda yapılmış olmasının kabulü halinde dahi yapılan işlerin bedelini talep edilebilme koşullarının oluşmamış olduğunu; ilave bedellerinin istenebilmesi için sözleşme gereğince idare tarafından keşif artışı yapılarak müteahhit firmaya ödeme yapılmasının gerekmekte olduğunu, bu koşıulun gerçekleşmesi halinde de ödenecek bedelin, Bayındırlık Bakanlığının listesindeki malzemelere %30 oranında ıskonto yapılarak hesaplanacağı; hal böyle olmasına rağmen, davacının davaya konu ettiği işler bakımından, sözleşmenin 6.1. Maddesinde yazılı olduğunu belirttiği şartlar gerçekleşmek sizin haksız ve hukuka aykırı taleplerde bulunmakta bu kapsamda iş bu davayı açtığını davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... dava dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yerin geç teslim edildiğine ilişkin iddialarının doğru olmadığını, bu iddiası doğru dahi olsa davacının hiçbir çekince ve kayıt ileri sürmeksizin işi teslim aldığını ve işe başladığını, işe başlama tarihinin belirlenmesinin müvekkilinin yetkisi ve mesuliyetinde olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarını tümüyle reddettiklerini ve kabul etmediklerini, davacının sözleşme kapsamında ödemelerin geç yapıldığına ilişkin iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin idare ile yaşadığı sorunlara rağmen sözleşme hükümlerine göre davacı şirket ile ödemelerini yaptığını, davacı şirketin ödemeleri alırken de hiç bir çekince ve kayıt ileri sürmediğini, aradan bunca zaman geçtikten sonra maddi ve hukuki dayanağı olmayan iddialar ileri sürerek iş bu davayı açtığını, davacının Türk Borçlar Kanununun 125.maddesinde yazılı şartların yokluğunda açmış olduğu iş bu davanın tümüyle dayanaktan yoksun olduğunu, davanın bu yönüyle de reddini talep ettiklerini, haksız olarak hukuka ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak açılan davanın tümüyle reddi ile yargıLama masrafıları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ( Eski esas ... Esas, ... Karar ) dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında taşeron sözleşmesi olduğunu, sözleşmede davacının taşeron olarak bildirileceğine dair bir kayıt bulunmadığını, müvekkillerinin böyle bir zorunluluğu olmadığını, davacının SGK'na alt taşeron olarak bildirildiğini, davacının davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, asıl ve birleşen davalar yönünden davacı şirket ile davalı ... Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşlerinin ifası imzalanan taşeron sözleşmesi kapsamında davacı tarafın sözleşme kapsamında bedel ve zarar tazmini istemlerine ilişkindir.
-Mahkememizin 12/07/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla asıl davada ilave iş bedeli yönünden davanın reddine, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mah. ... Esas sayılı dosyada hak ediş kesintileri yönünden davanın reddine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mah. .. Esas sayılı dosyasında geç teslim yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile taraflar arasında elektrik işleri yapım işini konu alan 01/01/2015 tarihli yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve sözleşmenin davacı tarafça Üsküdar .... Noterliğinden gönderilen ihtarname ile tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilecekleri, taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamayacakları, her bir dava yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılarak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
-Kaldırma kararından sonra Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ( Eski esas ... Esas, ... Karar ) dosyasının Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosyada tarafların asıl dava ve diğer birleşen dosya ile aynı olduğu, birleşen dosyada davacı tarafın talebinin deneyim belgesi almak için davacının sözleşmede yapmış olduğu indirim ile kamu ihalelerine katılamaması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
-Mahkememizin 02/12/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; asıl dava dosyasında davacı yüklenicinin talebi sözleşme kapsamında yapılan iş bedellerine dayanmakta olduğu, açıklamalarda yer verildiği üzere olumsuz zarar sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarar olacağı, dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan para olduğu, bu kapsamda davacı yüklenici tarafından yapılan ilave iş bedellerinin olumsuz zarar kapsamında olduğunun kuşkusuz olduğu, buna göre dosyada mevcut delil tespiti raporları, kaldırma kararı öncesinde alınan raporlar ve kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporlarıyla ile dosyada mevcut hak ediş ödemeleri doğrultusunda, davacı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında 121.071,51-TL'lik ilave iş yaptığı, bu bedelin KDV miktarı ile birlikte 142.827,11-TL'ye denk geldiğini, sözleşmeyi tek taraflı ve haklı sebeple fesheden davacı yüklenicinin iş bu bedeli menfi zarar kapsamında talep etmesinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, ıslah dilekçesindeki talep doğrultusunda davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası yönünden; iş bu birleşen davada davacı yüklenicinin alacak talebi davalı iş sahibi tarafından hak edişler karşılığında verilen çeklerin, davalı iş sahibinin binayı geç teslim edilmesi ve hak edişlerin geç ödenmesi iddiası ile davacı yüklenici tarafından dava dışı faktoring şirketlerine daha düşük bedelle bozdurulması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasına dayandığı, davacı yüklenicinin talebinin değerlendirilmesinde, davacının talebi taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında verilen çeklerden dolayı uğranılan zarara dayanmakta olduğu, ancak yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere davaya konu eser sözleşmesi davacı tarafın tek taraflı irade beyanıyla feshedildiği, bu durumda taraflar arasında mevcut bir sözleşme ilişkisinden bahsetmek mümkün olmadığı, ilgili çeklerin dava dışı faktoring şirketlerine bozdurulması davacı tarafın kendi iradesinde olup, bu hususta basiretli bir tacir olarak sonuçları öngörebilecek bir durumda olmasının davacı taraftan beklendiği, çeklerin daha düşük bedelle dava dışı kişilere bozdurulmasının olumsuz zarar kapsamında olmayıp bu kapsamda talep edilmesinin mümkün olmadığı, iş bu alacak talebinin niteliği gereği yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere "sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi" olarak değerlendirilmesi ve olumlu zarar olarak kabul edilmesi mümkün ise de taraflar arasındaki eser sözleşmesini fesheden taraf davacı yüklenici olduğundan iş bu alacağın olumlu zarar olarak davacı tarafça talep edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
- Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden; iş bu birleşen davada davacı yüklenicinin alacak talebi hak edişlerden yapılan kesintilere dayanmakta olduğu, alınan bilirkişi raporları, dosyada mevcut faturalar, hakedişler ve tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacının hak edişleri üzerinden %5'lik kesintilerin yapıldığı, tasfiye hükümleri doğrultusunda davalı iş sahibinin bu kesintiler yönünden sebepsiz zenginleştiği, davalı iş sahibinin bu kesintilerdeki bedeller yönünden eksik ya da ayıplı iş iddiasının bulunmadığı, davacı yüklenicinin 56.953,75-TL kesinti bedeli ve 10.251,67-TL KDV olmak üzere toplam 67.205,41-TL talebinin yerinde olduğu, bu miktarın sözleşmeyi haklı sebeple fesheden davacı tarafça olumsuz zarar kapsamında talep edilebileceği kanaatine varıldığı belirterek bu bedel üzerinden birleşen davanın kabulüne karar vermiştir.
-Birleşen Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosya yönünden; iş bu birleşen davada davacı tarafın talebi taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı alt taşeron şirketi tarafından, idareye bilgi verilmemesi nedeniyle davacı şirketin deneyim /iş bitirme belgesi alamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamamaktan doğan maddi tazminat ile davacının ticari itibarının kaybolduğu iddiası ile manevi tazminata ilişkin olduğunu, yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere olumlu zarar; sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarar olduğu, niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybı olduğu, davacının iş bu birleşen davada kamu ihalelerine katılma isteği, bu doğrultuda indirim yapması ve itibar kazanma isteğinin sözleşmeden ileriye dönük olarak beklenebilecek hususlardan olduğunu bu nedenle bu taleplerin olumsuz zarar kapsamında talep edilmesi mümkün olmayıp ancak ve ancak olumlu zarar kapsamında talep edilebilecek ve şartların oluşması halinde bu kapsamda değerlendirilebilecek taleplerden olduğu, davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesheden taraf olduğundan olumlu (müspet ) zarar kapsamında talepte bulunamayacağı belirterek bu doğrultuda davacı tarafın iş bu birleşen davadaki taleplerinin reddine karar vermiştir.
-Mahkememiz kararının asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "Davacı şirketin, davalı ... Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile ... Pazar Yeri ve Çevre Düzenleme inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sözleşmenin davacı tarafça Üsküdar .... Noterliğinin 09.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu ihtilafsızdır......Eser sözleşmelerinde sözleşmenin sona ermesi üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Bu haliyle taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamazlar. Yine bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilecektir....Kaldırma kararımızda da; sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, buna göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılarak sonuca göre karar verilmesi belirtilmiş ise de; mahkemece her bir talep açısından sözleşme halen ayakta gibi inceleme yapılmış olup , eser sözleşmesinin geriye etkili şekilde feshi halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılacağı ve kimin kusurlu olduğuna göre zarar talepleri belirleneceğinden mahkemece sözleşmenin feshinde davalı arsa sahibinin kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu husus kesinleşmiştir......Bu durumda davacı yüklenici karşı tarafa verdikleriyle birlikte menfi zarar talebinde bulunabilir. Yüklenici sözleşmenin feshi halinde isteyeceği menfi zarar, kar kaybıdır. Yüklenici hiçbir davada menfi zarar talebinde bulunmamış, ancak asıl davada ilave işlerin bedeli, birleşen davalarda davalı tarafından verilen çeklerin ödemelerinin geç yapılması sebebiyle çeklerin faktoring şirketine kırdırılması sebebiyle uğradığı zarar, hak edişlerinde yapılan %5 lik kesintilerin iadesi ile iş bitim belgesinin işveren tarafından idareye bildirilmemesi sebebiyle uğradığı manevi zararın tazminini talep ettiği görülmüştür. Sebepsiz zenginleşmeye göre tasfiye halinde her iki taraf verdiklerini geri alacak, mümkünse aynen iade değilse bedelinin tahsiline yönelik olarak tasfiye yoluna gidilecektir....Bu bağlamda mahkemece her bir talep yönünden sözleşme hükümleri değerlendirilerek karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere davacının talep ettiği alacak kalemlerinin menfi zarar kapsamında olup olmadığının değerlendirmesi ve ona göre tasfiyenin yapılması gerekmektedir." gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiş, karar sonrasında Mahkememizin yukarıda belirtilen esası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememiz dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı doğrultusunda bir inşaat mühendisi ve bir hesap bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek, kaldırma ilamı doğrultusunda menfi zarar kapsamında tasfiyenin yapılarak davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği alacak miktarının belirlenerek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/09/2023 tarihli raporda özetle; taraflar arasında imzalanan 01.01.2015 tarihli ve 1.150.000 TL + KDV tutarındaki götürü bedel
Taşeron Sözleşmesi ile Davacı - Taşeronun; dava konusu projenin elektrik işleri imalatlarını
üstlendiği; Davacı - Taşeron tarafından işe başlandığı ve anılan sözleşme kapsamında toplam
( 5 ) adet hak ediş düzenlenerek taraflarca imzalandığı; ayrıca gecikmeli de olsa, anılan hak
edişlere ait ödemelerin yapıldığı, dava dışı diğer taşeronlar sorumluluğunda devam eden, Betonarme İnşaat işleri & bir kısım
ince işler ve mekanik işlerin zamanında tamamlanamaması nedeniyle, Davalı - İş Sahiplerinin;
çalışmaya elverişli koşullarda ve zamanında, Davacı - Taşerona parçalı yer teslimleri
yapamadığı, bu nedenle sözleşme gereği, 15.04.2015 tarihinde tamamlanması gereken dava
konusu elektrik işlerinin; 6 ay + 18 günlük bir gecikme ile ancak 03.11.2015 tarihinde
tamamlanabildiği, dolayısıyla teslimde meydana gelen gecikmeden ise Davalı - İş Sahiplerinin
sorumlu oldukları, projenin ilerleyen aşamalarında ise uygulama projesinde yapılan bir kısım değişiklikler
nedeniyle, anılan sözleşme kapsamı imalatlar dışında ve ilave iş kapsamında, Davacı - Taşeron
tarafından KDV dahil, 142.827,11 TL ( = ilave iş tutarı, 121.071,51 TL + KDV, 21.792,87 TL )
tutarında bir kısım ilave işler yapıldığı hususunun dosyasına alınan ve dosyasına sunulan tüm
bilirkişi raporlarında görev almış Elektrik Mühendisi bilirkişiler tarafından tespit edildiği
( B..ATM - ... E sayılı dosya kapsamında düzenlenen 28.02.2019 tarihli Ek Rapor hariç ),
ancak anılan ilave iş bedeline ilişkin hak edişlerin, Davacı - Taşerona ödenmemesi nedeniyle,
anılan ilave iş bedelleri; asıl davada talep edildiği, ihbar Olunan - İBB tarafından; dava konusu işlere ait Geçici Kabul Tutanağının, 03.05.2015
tarihinde düzenlendiği ve 28.04.2016 tarihinde ise onaylandığı; ayrıca dava konusu işlerin,
Kesin Kabulüne ilişkin Tutanağının ise 25.07.2015 tarihinde düzenlendiği ve 21.09.2018 tarihi
itibariyle kesin kabul eksikliklerinin tamamıyla giderilmiş olduğu hususunun kayıt altına
alındığı, ancak Davalı - İş Sahiplerinin talepte bulunmamış olmaları nedeniyle, Kesin Hesabın
ise yapılmadığı dava konusu ilave hak ediş ödemelerini alamayan Davacı - Taşeronun; ilk olarak 27.06.2016
tarihli Noter ihtarnamesi ile ilave iş bedellerini talep ettiği, bilahare 09.02.2017 tarihinde ise
tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiği, ayrıca anılan fesih ihtarnamesinde, nakit teminat
kesintilerini de talep ettiği, davalı - İş Sahipleri tarafından, hak edişleri karşılığı Davacı - Taşerona; 07.05.2015 - 26.02.2016
tarihleri arasına isabet eden farklı vade tarihli 8 adet çek ( toplam çek bedeli = 523.700 TL )
verildiği, Davacı - Taşeronun ise anılan çekleri, toplam 40.138,54 TL masraf ve komisyon
karşılığı, Faktöring şirketine kırdırmak suretiyle, nakte çevirdiği; anılan masraf & komisyon
ödemelerinin ise Bakırköy ... ATM - ... E sayılı dava ( birleşen dava : 1 ) ile talep
edildiği, davacı - Taşeron hak edişlerinden; KDV dahil, toplam 67.205,42 TL ( = 56.953,75 TL + KDV,
10.251,67 TL ) tutarında nakit teminat kesintisi yapılmış olup, anılan teminat kesintileri;
Bakırköy .... ATM - ... E sayılı dava ( birleşen dava : 2 ) ile talep edildiği, tasfiye hak edişi kapsamında Davacı - Taşeron
tarafından talep edebilecek alacak tutarının; 195.783,36 TL olabileceği,
masraf ve komisyon adı altında, Davacı - Taşeron tarafından Faktoring şirketine ödenen
toplam KDV dahil 47.363,48 TL ( = 40.138,54 TL x 1.18 KDV ) tutarındaki zararın talep
edilip edilemeyeceği hususunun takdirinin, tamamen Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu;
anılan zararın da talep edilebileceği yönünde Sn. Mahkeme’ de; kanaat hasıl olduğu
taktirde ise tasfiye hak edişi kapsamında Davacı - Taşeron tarafından talep edilebilecek
toplam alacak tutarının; KDV dahil 243.146,84 TL ( = 195.783,36 TL + 47.363,48 TL )
olabileceği,
davacı tarafın faiz talebi ile tarafların sair hususlardaki taleplerinin takdirinin ise Sn.
Mahkeme’ ye ait bulunduğu,
denkleştirici Adalet İlkesine göre yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda, davacı - Taşeronun; Denkleştirici Adalet İlkesine göre talepte bulunup bulunamayacağı
hususunun takdiri, tamamen Sn. Mahkeme’ ye ait olmak üzere ve Denkleştirici Adalet
İlkesine göre talepte bulunabileceği yönünde Sn. Mahkeme’ de kanaat hasıl olduğu
taktirde; Davacı - Taşeron tarafından talep edilebilecek Tasfiye Hak Edişi Alacağının;
1.507.531,87 TL olabileceği,
masraf ve komisyon adı altında, Davacı - Taşeron tarafından Faktoring şirketine ödenen
toplam KDV dahil 47.363,48 TL ( = 40.138,54 TL x 1.18 KDV ) tutarındaki zararın talep
edilip edilemeyeceği hususunun takdirinin, tamamen Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı vekilinin bilirkişi raporunun tanzim edilmesinin akabinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dava dosyası yönünden dava değerini ıslah ettiği, talep ettiği 67.205,42 TL alacak tutarını, 450.276,31 TL arttırarak 517.481,73 TL olarak ıslah ettiğini bildirdiği görülmüştür.
-Bu kapsamda kaldırma kararında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği sabit olup, fesih kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerini göre tasfiye gerçekleşecek ve her iki taraf da verdiklerini geri alacaktır. Yapılan yargılama neticesinde davalı arsa sahibinin sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu husus yasa yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
-Bu doğrultuda tasfiye hesabına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın ilave işler kapsamında mevcut hakediş tutanakları ve belgelere göre talep edebileceği tutarın KDV dahil 142.827,11 TL (yüklenici karı düşülmemiş bedel ) olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından yerine getirilen işlerin bedeli olan iş bu bedel yönünden davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği, davacı yüklenicinin iş bu bedeli menfi zarar kapsamında talep etmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından talep doğrultusunda asıl davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede; iş bu birleşen davada davacı yüklenicinin alacak talebi hak edişlerden yapılan kesintilere dayanmaktadır. Kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacı - taşeron hak edişlerinden; KDV dahil, toplam 67.205,42 TL kesinti yapıldığı görülmektedir. Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğundan, davacı tarafın hakedişleri üzerinden yapılan kesintinin menfi zarar kapsamında talep edilebileceği kabul edilmiş, 67.205,42 TL üzerinden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasında davacının talebi iş sahibi tarafından hak edişler karşılığında verilen çeklerin, davalı iş sahibinin binayı geç teslim edilmesi ve hak edişlerin geç ödenmesi iddiası ile davacı yüklenici tarafından dava dışı faktoring şirketlerine daha düşük bedelle bozdurulması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasına dayanmakta iken birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ise davacı tarafın talebi taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı alt taşeron şirketi tarafından, idareye bilgi verilmemesi nedeniyle davacı şirketin deneyim /iş bitirme belgesi alamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamamaktan doğan maddi tazminat ile davacının ticari itibarının kaybolduğu iddiası ile manevi tazminat istemlerine dayanmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .. esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yüklenicinin sözleşmenin feshi halinde isteyeceği menfi zarar, kar kaybıdır.
-Davacı tarafın dava dışı faktoring şirketlerine daha düşük bedelle bozdurulması nedeniyle zarara uğranıldığını iddia ettiği zarar ile davalı alt taşeron şirketi tarafından, idareye bilgi verilmemesi nedeniyle davacı şirketin deneyim /iş bitirme belgesi alamadığı ve kamu ihalelerine katılamadığı iddiasıyla kamu ihalelerine katılamamaktan doğan zarar istemleri sözleşmenin feshedilmemesi halinde talep edilebilecek hususlardandır. Taraflar arasındaki sözleşme ayakta olmadığından davacı yüklenici tarafından iş bu zararların menfi zarar kapsamında talep edilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda iş bu birleşen davalar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-Davacı tarafın uyarlama talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafın bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesi ve diğer talep dilekçeleriyle birlikte denkleştirici adalet ilkesi gereği sebepsiz zenginleşmeden doğan alacağın tasfiyesinde uyarlama talep ettiği ve birleşen dava dosyasını bu yönüyle ıslah ettiği görülmüştür. Davacı tarafın iş bu talebinin munzam zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
-6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. Maddesinde munzam zarara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
-Yasa koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın karşılanması iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm kanıtlanmadan ödenmesi talep edilecek zarar miktarıdır ki bu temerrüt faizidir. Diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etmek olanağı yasal olarak mevcut değildir. Buna göre alacaklının zararının temerrüt faizinden fazla olduğunu iddia etmesi halinde alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorundadır. Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. Zira; davacı para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını kanıtlayamamıştır. Soyut enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını, alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde gerçekleşen bu fark sebebiyle daha yüksek kurdan ödemek zorunda kaldığını kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular munzam zararın varlığını göstermez.
-Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacının yukarıda yer verilen hususlarda herhangi bir delil ya da belgeyi dosyaya ibraz etmediği, davacı munzam zararın varlığını somut delillerle kanıtlayamamış olduğu, bu nedenle alacağın uyarlanması talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin .... esas sayılı asıl dosyası yönünden;
a)Davanın kısmen kabulü ile;
-Sabit olan 142.827,11 TL alacağın 09/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.756,52-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 85,69 TL peşin harç ve 2.355,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.440,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.315,83- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)Davacı tarafından yatırılan 85,69 TL peşin harç ve 2.355,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.440,69-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
d)Asıl davada davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 22.852,34 - TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2- Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
a)Davanın kısmen kabulü ile;
-Sabit olan 67.205,41 TL alacağın 09/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.590,80-TL karar ve ilam harcının birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan 1.157,00-TL peşin harç ve 7.689,59 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.846,59-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.255,79-TL harcın birleşen dosya davacısına iadesine,
c)Davacı tarafından yatırılan toplam 4.590,80-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
d)Birleşen davada davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
e)Birleşen davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 69.038,68TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
a)Davanın reddine,
b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,95 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 685,47-TL harçtan mahsubu ile bakiye 415,62-TL harcın davacı tarafa iadesine,
c)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Birleşen dava yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
a)Davanın reddine,
b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 2.000,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.766,05-TL harcın davacı tarafa iadesine,
c)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Birleşen davadaki maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 18.607,90-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
e)Birleşen davadaki manevi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Kısmen kabulüne karar verilen asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası ile delil tespiti dosyasında davacı tarafından ödenen bilirkişi ücreti, posta, müzekkere ve dosya masrafı, delil tespiti talebinde davacı tarafça karşılanan bilirkişi masrafı ve yargılama gideri masrafı olan 5.877,72-TL olmak üzere toplam 26.649,22 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabulüne karar verilen birleşen dava dosyalarında davalılarca yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider/delil avansının ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; asıl ve birleşen davalar yönünden tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.