mahkeme 2023/582 E. 2024/506 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/582
2024/506
21 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/582 Esas
KARAR NO : 2024/506
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı/borçlu arasında müvekkilinin sunmuş olduğu..... işi karşılığı hizmet bedeli + KDV dahil toplam 47.200,00TL karşılığı anlaşma yapılmış olduğunu, müvekkili firma tarafından sözleşme gereği üstlenilen edim ifa edilmiş, hizmet gereği yerine getirilmiş olduğunu, ancak davalı/ borçlunun hizmet bedelini müvekkili firmaya ödememiş olduğunu, müvekkili şirketin ...... İşi gereği tutulan cari hesap kat edilmiş olup; cari hesap ekstresinde yazılı borç tutarının halihazırda ödenmemiş olduğunu, müvekkili firmanın borcun ödenmesine yönelik noter kanalıyla ihtarname keşide ettiğini, keşide edilen ihtarname ile TTK m.18, 2. ve 3. maddeleri gereği borcun ödenmesini ihtaren bildirmiş ancak gerekli ödemenin yapılmamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili firma tarafından Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasıyla ..... seri nolu 30.10.2018 tarihli faturaya istinaden 47.200,00-TL asıl alacak 2.692,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.892,99-TL üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafça icra takibine borçlu olmadıklarından bahisle haksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, borçlu ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki neticesinde ödenmeyen ve takibe konu olan faturalara davalı borçlu tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış, sadece borçlu olmadıklarından bahisle itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu faturaların davacı tarafından ödenmemiş olup alacağın muaccel olduğunu, taralarınca arabuluculuk yoluna da başvurulmuş olup, uzlaşma sağlanamadığını beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ; davanın kabulüne, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, davalının bulunduğu yer Silivri İlçesinde bulunduğu için davaya bakmaya yetkili mahkemenin Silivri Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli mahkeme olarak Silivri Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı dosyasına göndermiş bulundukları itiraz dilekçesinde birçok hususun yanı sıra icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduklarını, yetkili Silivri İcra Müdürlüğüne dosya gönderilmeden yetkisiz icra müdürlüğü'nün dosyasından işlemlere devam edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, gerek bu husus gerekse itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünün vermiş olduğu karar mucibince gerekli işlemler tesis edilmeden, düzeltilmeden dava cihetine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına ayrıca iş bu - kabul manasına gelmemek kaydıyla- dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılmış yazılı, geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça sözde fatura kesilmiş olmasının borçlu oldukları anlamına gelmediğini, davacı tarafça bahse konu faturaya istinaden mal ve hizmet tedarikinde bulunulmamış olduğunu, mal teslimatları gerçekleştirilmemiş olduğunu, davacı tarafından şirketlerine yönelik verilmiş bir hizmet de bulunmadığından açılan işbu davanın yasal dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı şirketten, gerek 2018 yılında gerekse başka yıllarda, ...... hizmet bedeli adı altında veya her ne surette olursa olsun herhangi bir hizmet alınmamış, herhangi bir fuar standı yaptırılmamış olduğunu, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak kazanç sağlama çabasında olduğunu, 2018 yılında ...... Merkezinde yapılacak fuar için ....... Mimarlık-....... ile çalışılmış, kendisine de ödemelerin ...... bank- ...... şubesindeki şirket hesabından 3 adet çek ile yapılmış olduğunu, yapmış oldukları araştırmalarda ....... Mimarlık-....... emrine düzenleyerek vermiş oldukları çeklerin ciro edilerek davacı şirket yetkilisine, onun tarafından da ciro edilerek davacı şirkete, davacı şirket tarafından da 3.kişilere ciro edildiğinin anlaşılmış olduğunu, yine yapmış oldukları araştırmalarda ..... Mimarlık- ...... 'un davacı şirkette çalıştığı ve 22/04/2019 tarihinde işten ayrılış bildirgesinin verildiğinin tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın gönderildiğini iddia ettiği ihtarnamenin içeriğinin gerçeği yansıtmadığı gibi müvekkili şirkete usul ve yasalara uygun bir şekilde ihtarnamenin de tebliğ edilmemiş olduğunu, davalı müvekkili şirketi temsil ve ilzam edecek imzaları atmaya yetkili kişilerin ticaret sicil kayıtlarında tescilli olduğunu, ihtarname tebligat zarfı muhteviyatı incelendiği takdirde böyle bir durumun söz konusu olmayıp yasal mevzuata uygun geçerli bir tebligattan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın iddia ettiği bu hususla ilgili şirket yetkilisine veya onun yetkilendirdiği kişiye yapılan, usule uygun herhangi bir ihtarname tebligatı olmadığını, müvekkili şirket tarafından gerekli tüm ödemelerin yasal mevzuat gereği banka kanalı ile yapılmakta olduğunu beyanla; itirazın iptali davasının reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı tarafın icra takibini, yetkili icra dairesinde yapıp yapmadığı, Mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacı şirketin davalı şirkete fuar standı ve proje işi sunup sunmadığı, taraflar arasında hizmet sözleşmesi ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır.
Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, dosyanın incelenmesinde, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 47.200,00 TL asıl alacak, 2.692,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.892,99 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının bulunduğu, tarafların adreslerinin incelenmesinde ise davacı adresinin Başakşehir davalı adresinin ise Silivri olduğu görüldü.
TBK 89 uyarınca para borçları götürülecek borçlardan olup alacaklının icra takibini kendi ikametgahında bulunan İcra Müdürlüğünde yapabileceği gibi genel yetki kuralı uyarınca borçlunun ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde de yapabileceği, davacının adresinin "...... Mah. ...... Cad. B13 Apt. No:9 F/24 Başakşehir / İSTANBUL" olduğu, davalının adresinin "...... Mah. ...... Cad. No:4 Silivri / İstanbul" olduğu, buna göre davacının icra takibini adresi itibariyle kendi ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi olan Küçükçekmece İcra Müdürlüğünde ya da genel yetki kuralı uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi olan Silivri İcra Müdürlüğünde başlatması gerektiği, ne davacının ne de davalının adresi dikkate alındığında icra takibinin yetkili İcra Müdürlüğünde yapılmadığı, her ne kadar davacının talebinin taraflar arasında kurulduğu iddia olunan sözleşmeye dayandığı ve HMK m.10 uyarınca sözleşmenin kurulduğu yer Mahkemelerinin de yetkili olabileceği değerlendirilmiş ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisinin inkar edildiği, aralarında geçerli bir sözleşme ilişkisi olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla davalının Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yönelik yapmış olduğu itiraz yerinde görülmekle yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 27/12/2022 tarih ve ...... Esas ....... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2023 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile; " Somut olayda, icra dosyası kapsamında davalı borçlunun, Silivri İcra Müdürlüğünün yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olup aynı zamanda cevap dilekçesinde de taraflar arasında akdi bir ilişkinin olmadığını savunduğu, mahkememizce belirtilenin aksine, TBK'nun 89. maddesi uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinin yetkili olabilmesinin, ancak taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması şartına bağlı olduğu, ayrıca bundan başka TBK'nun 89/1 maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yerin tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre de belirlenmemiş olması gerektiği, somut olayda icra takibinin dayanağı olan faturanın taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında düzenlendiği iddia edildiğine göre icra dairesinin yetkisi bakımından HMK'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yerde yetkili olduğundan sözleşme ilişkisinin varlığının yetkili icra müdürlüğünün tespiti bakımından önem arz ettiği, ancak mahkememizce akdi ilişkinin varlığı konusunda yeterli bir inceleme yapıldığından söz edilemeyeceği, mevcut delil durumuna göre, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı veya yokluğu konusunda kesin bir sonuca varmanın mümkün değil ise, bu durumda sözleşme ilişkisinin varlığının, ancak, tarafların buna dair gösterdikleri delillerin toplanması ve değerlendirilmesinden sonra tespit edilebilecek olduğu, bu nedenle anılan hükümler de dikkate alınmak suretiyle mahkememizce, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının bu çerçevede incelenip değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, açıklanan sebeplerle, mahkememizce tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, mahkememiz kararının KALDIRILMASINA" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2023 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekilinin talebi üzerine ..... davalı tarafın 2018 yılında hangi şirketten fuar standı hizmeti almış olduğu sorulmuş; 13-17 Ekim 2018 tarihleri arasından ...... Merkezinde düzenlenen....... yan Sanayi, Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Fuarı katılımcısı davalının fuar alanında anlaşmalı olarak ...... Mimarlık- ....... olduğuna dair sistemlerinde kayıtlar bulunduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konularının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 17/07/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ....... 23/10/2023 tarihli raporunda özetle;
davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (23.08.2019)
itibariyle davacının davalıdan 47.200,00 TL alacağının bulunduğunu, davalı şirket ticari defterleri ile ilgili olarak; 2018 ve 2019 yılları ticari defterleri ve cari hesap ekstreleri müteaddit defalar
istenilmesine rağmen sunulmadığından takip tarihi itibariyle
borç/alacak tespiti yapılamadığını, taraflar arasında fatura içeriğindeki hizmetin davacı yan tarafından
davalı yana sunulması hususunda yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın irsaliyeli fatura
olarak düzenlenmiş olduğu, teslim alan kısmında herhangi bir
imzanın bulunmadığını, davalı yan ticari defterlerinin incelemeye sunulmaması ve davalı yan
2018 yılı BA-BS formlarının dosyaya celp edilmemiş olması nedeniyle
mezkûr faturanın davalı yan kabulünde olup olmadığı hususunda tespit ve değerlendirmede bulunulamadığını, davalı yanın, davadışı ...... Mimarlık-....... ile dava konusu
hizmetin verilmesi hususunda anlaşıldığını, kendisine 07.12.2018
tarihli ...... no.lu 16.000,00 TL tutarlı, 23.01.2019 tarihli ......
no.lu 16.000,00 TL tutarlı ve 12.02.2019 tarihli ...... no.lu
16.700,00 TL tutarlı çekler olmak üzere toplam 48.700,00 TL ödeme
yapıldığını beyan etmiş olduğunu, davalı yanın sunmuş olduğu banka
ekstresinden mezkur çeklerin ödenmiş olduğunu, mezkur çeklerden 23.01.2019 tarihli ...... no.lu 16.000,00 TL
tutarlı çekin dosyaya mübrez arka sayfa görüntüsünden çekin ciro
silsilesinde ..... Mimarlık- ........ ’tan sonra davadışı ....... ’in, ...... ’den sonra davacı yanın ciro silsilesinde
bulunduğunu, davacı yanın mezkur çeki davadışı ......
Reklam San. Tic. Ltd. Şti.’ye ciroladığını, dava dışı ........ ’un 04.04.2018-22.04.2019 tarihleri arasında
davacı şirkette pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, dava dışı ......’un davacı yan çalışanı olması aynı anda şahıs
işletmesi sahibi olmasını engellememekle birlikte davadışı ...... ’un şahıs işletmesi sahibi olup olmadığı hususunda dosyaya
mübrez herhangi bir belge bulunmadığını neticeten, davacı yanın davalı yana takip dayanağı yapmış olduğu
fatura içeriğindeki hizmeti sunup sunmadığı hususunun davacının ispatına muhtaç olduğunu bildirmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2018 yılına ait BA-BS kayıtlarının celbine, ...... bank ...... şubesine müzekkere yazılarak davacının keşidecisi olduğu ..... seri nolu çeklerin ödenip ödenmediği, ,braz edilip edilmediği, ibraz edilmiş ise ibraz edene ait bilgiler ile çekin ön ve arka yüzü fotokopilerinin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, ara kararlar ikmal edildiğinde gelen kayıtlar ve tarafların beyan ve itirazları uyarınca dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 01/04/2024 tarihli ek raporunda özetle;
Kök raporda “Davalı yan ticari defterlerinin incelemeye sunulmaması ve
davalı yan 2018 yılı BA-BS formlarının dosyaya celp edilmemiş olması nedeniyle
mezkûr faturanın davalı yan kabulünde olup olmadığı hususunda tespit ve
değerlendirmede bulunulamadığı” değerlendirmesi yapılmış olduğunu, kök rapordan
sonra dosyaya sunulana taraf BA-BS formlarından, davacı yanın takip dayanağı
yapmış olduğu faturanın davalı yan BA formunda kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu itibarla takip dayanağı faturanın davalı yan kabulünde olduğu kanaatine
varılmış olduğunu, dosyaya mübrez ...... bank ...... Şubesinin 09.01.2024 tarihli
müzekkere cevabından davalı yanın düzenlemiş olduğu ...... no.lu
çeklerin ödenmiş olduğunun anlaşılmakta olduğunu, mezkur çeklerin dosyaya mübrez fotokopilerinden, çekleri davalı yanın
davadışı “....... Mimarlık- ...... ” adına düzenlemiş olduğu, çeklerden
...... no.lu çekin davadışı ....... tarafından faktoring şirketine ciro edilerek
tahsil edildiği, ....... no.lu çeklerin ciro silsilesinde ....... Mimarlık-.......’tan sonra davadışı ........’in, ........’den sonra davacı yanın ciro
silsilesinde bulunduğu, davacı yanın mezkur çeki davadışı ....... Promosyon
Reklam San. Tic. Ltd. Şti.’ye ciroladığının görülmüş olduğunu, çek cirolamanın alacak karşılığı
alınan çekin borç karşılığı üçüncü bir şirket veya şahısa verilmesi anlamına
gelmekte olduğunu, mezkur çeklerin ciro silsilesinde davacı şirketin bulunması, ciro silsilesinde önce gelen ........’den ödeme alındığı anlamına geldiğini, bu
itibarla ...... ve ...... no.lu çeklerin ciro silsilesinde davacı yanın bulunmasının
davalı yanın davacı yana ödeme yaptığı anlamına gelmediğini, takdirin mahkememiz ait olduğunu NETİCETEN; kök rapor sonrası sunulan belgeler ışığında yapılan
değerlendirmede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı
yanın kabulünde olduğunu, mezkur fatura bedelini ödenip ödenmediği hususunun
davalının ispatına muhtaç olduğunu, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı
yandan 47.200,00 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği kanaatine
varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK; kök rapor sonrası sunulan belgeler ışığında yapılan değerlendirmede davacı
yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın kabulünde olduğunu, mezkur fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususunun davalının ispatına muhtaç
olduğunu, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 47.200,00 TL alacaklı
olduğunun kabulünün gerekeceğini bildirmiştir.
Davacının talebi faturaya dayalı olarak başlatmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının iddiası davalı tarafa fuar stant kurulum hizmeti verilmiş olmasına rağmen davalı tarafın fatura bedelini ödememiş olduğu yönelik olup davalı tarafın savunması ise, davacı taraftan fuar standı kurulum hizmeti alınmadığına, fatura konusu hizmetin taraflarına verilmediğine yöneliktir.
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde karar verilmiş olup davalı taraf yapılan ihtarlı tebliğe rağmen defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış olup davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile takip konusu faturanın davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu ve davacının takip tarihi
itibariyle davalıdan 47.200,00 TL alacağı bulunduğu ve dosyaya celp edilen tarafların BA-BS kayıtları uyarınca alınan ek raporda da davalı tarafın davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturanın BA bildirimi ile vergi dairesine bildirmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekilince icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinden Mahkememizce öncelikle çözümlenmesi gereken takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığını tespit etmektir. Her ne kadar Mahkememiz eski tarihli kararında yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, Mahkememizce yapılan tahkikat sonucu taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, uyuşmazlığın niteliği uyarınca sözleşme ilişkisinden kaynaklanması ve HMK md. 10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olması nedeniyle davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın vergi dairesine yapmış olduğu BA bildiriminde takip konusu faturanın yer alması ve defter ve belgelerinin ibraz etmemiş olması hususları nazara alındığında artık fatura konusu hizmeti almadığına yönelik savunmasına itibar edilemeyecektir. Aksinin kabul edilebilmesi için davalı tarafın aynı mahiyette yazılı delil sunması gerekmekte olup davalı tarafça bu mahiyette delil sunulabilmiş değildir. Her ne kadar davalı tarafça hizmetin dava dışı ........'tan alınmış olduğu ve hizmet bedelinin ödemesinin de çeklerle yapılm savunmasında bulunulmuş ve devam eden yargılamam sırasında da ........'un davalı şirket çalışanı olduğu tespit edilmiş ise de, bu savunma borcun ödendiği savunması olarak kabul edilemeyeceğinden ayrıca bu hususa değinilmesine ve ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırma yapılmasına gerek duyulmamıştır. Kaldı ki dava dışı .......'a yapıldığı iddia olunan ödemelere konu çeklerinde arka yüzlerinde de ayrıca davacı şirketin cirosu bulunduğundan davalının savunmaları kapsamında değerlendirilmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı tarafın BA bildiriminde bulunmuş olduğu fatura konusu hizmeti almadığının kabul edilemeyeceği, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde de davalı taraftan fatura tutarı kadar alacaklı olduğu, bu kapsamda davacı tarafın fatura konusu hizmeti davalıya sunmuş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalı adına düzenlenen ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğuna dair herhangi bir kaydın dosya arasında bulunmaması nedeni ile takipte yer alan işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı ve faturaya dayalı alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 47.200,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 9.440,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı tarafın Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 47.200,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda faiz İŞLETİLMESİNE,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 9.440,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 3.224,23 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.143,53 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.248,72 TL'nin davalıdan 71,28 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.440,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%94,60) ret oranı (%5,40) dikkate alınarak hesaplanan 3.254,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafça sarf edilen 155,25 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 8,38 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 2.692,99 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ......
Hakim ....
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.