Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/175

Karar No

2025/131

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/175 Esas
KARAR NO : 2025/131

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/04/2017
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalı bulunan emtia, sigortalı şirketin deposundan 21.07.2016 tarihinde çalınmak suretiyle maddi hasara uğradığını, deponun bulunduğu sitenin davalı tarafından korunduğunu, davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı davaya konu hasarın meydana gelmiş olup, davalının bu hasardan sorumlu olduğunu, 131.419,40 TL'lik hasar bedelinin 25.10.2016 tarihinde müvekkili şirketçe sigortalısına ödendiğini, davalı tarafından hasara ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla 131.419,40 TL'nin ödeme tarihi olan 25.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi de sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava konusu hırsızlık olayında davalı ile sigortalının kusur oranlarının ve çalınan malların değerinin ne kadar olduğu, çalınan malların sigorta kapsamında olup olmadığının, davacı tarafından sigortalıya ödeme yapılıp yapılmadığının, davacının davalıdan talep edip edebileceği alacak tutarının ne kadar olduğu hususunun ihtilaflı olduğu, tespit edilmiştir.
Mahkememizden verilen 09/05/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin 18/01/2023 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin 18/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda ;... Başkanlığı'ndan ... Yapı Kooperatifinin bulunduğu Tekstilkent'in geniş çaplı yerleşim planının krokilerinin olup olmadığı, var ise onaylı bir sureti, .... Hizmetleri Ltd. Şti'nden .... Yapı Kooperatifi ile arasında görev yapılacak yerlere ilişkin kroki ve başkaca belge olup olmadığı, var ise onaylı bir sureti, ... Yapı Kooperatifi'nden .... Ltd. Şti. Arasında görev yapılacak yerlere ilişkin kroki ve başkaca belge olup olmadığı, var ise onaylı bir sureti, İstanbul Valiliği'nden ... dava dışı ... Yapı Kooperatifi Yönetiminin sorumluluk alanı için özel güvenlik izni alıp almadığı, izin belgesi alınmış ise buna ilişkin tüm belge ve kayıtların bir sureti, İçişleri Bakanlığı'ndan ...'nin faaliyet izin belgesi alıp almadığı, almış ise buna ilişkin tüm belgelerin bir sureti celp içn müzekkere yazılmıştır.
Mahkememizce alınan 26/02/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
(İNCELEME ADLİ SORUŞTURMA SÜRECİNDE DÜZENLENEN BELGELER:
Müşteki sıfatıyla kolluk tarafından beyanı alınan .... 22.07.2016 tarihli ifadesinde özetle; “... Blok No:158 sayılı adreste depo olarak kullandığım işyerim bulunmaktadır, 13.07.2016 günü saat 12.00 sıralarında depomun bulunduğu yerden geçiyordum ve depoyu kontrol ettim herhangi bir olumsuzluğun olmadığım gördüm, dün yani 21.02.2016 günü depomun bulunduğu yeri kontrole gittiğimde depomun asma kilidinin ve kırılmış, ayrıca asma kilidinin de alınmış, asma kilidinden sonra normal kapı gelir kapı kilidinin de kırılmış kapı kilit dilinin dışarıda olduğu gördüm, depomda yapmış olduğum araştırmalar neticesinde yaklaşık 150-200 top arası kumaşın çalınmış olduğunu tespit ettim, çalınan kumaşlar fark marka ve modellerdir, hangisinden ne kadar çalındığını henüz tespit edemedim, tespit ettiğimde tekrar bilgi vereceğim, olay nedeniyle maddi zararım yaklaşık 100.000 ile 150.000 TL arasındadır, olay anını gösterir kamera görüntüsü bulunmamaktadır, konu ile ilgili olarak depomun asma kilidini kırarak ve kapı göbek kilidini yerinden çıkartmak suretiyle depoma girerek hırsızlık yapan faili meçhul şahıs ya da şahısların tespiti durumunda davacı ve şikayetçiyim...” demiştir. Müşteki 27.07.2016 tarihli ek ifadesinde ise; “22.07.2016 günü Polis Merkezi Amirliğinize gelerek depomda meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak müracaatta bulunmuştum, Depomdan ne kadar mal çalındığını o gün tespit edememiştim, bugün yani 25.07.2016 günü ne kadar mal çalındığım tespit ettim ve konu hakkında ek ifade vermek üzere Polis Merkezi Amirliğinize geldim, 21.07.2016 günü depomda meydana gelen hırsızlık olayında ... San Tic ve Ltd. Şirketinden satın aldığım KDV dahil 98.125 TL değerindeki malların 73.784 TL'lik kısmının çalınmış olduğunu ve .... San. Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığım KDV dahil 198.655 TL değerindeki malların 104.848 TL lik kısmının çalınmış olduğunu tespit ettim, malum olayda toplam zararım 178.633 TL dir, şahısların tespit edilmesi durumunda dava ve şikayetim devam etmektedir...” demiştir. Kolluk tarafından düzenlenen 22.07.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda özetle: “...belirtilen adreste işyerinden(Depo) Hırsızlık olayının olduğunu bildirmeleri üzerine 7382 kod nolu ekip olarak adrese intikal edildi, bahse konu olayın '....' adı altında faaliyet gösteren işyerine ait depoda meydana geldiği, depo alüminyum doğrama giriş kapı asma kilidinin kırık olduğu, mağdur tarafından yenisi ile değiştirilmiş olduğu mağdur beyanından anlaşıldı, depo içerisinin iki (2) kattan ibaret olduğu, giriş katta çok sayıda istiflenmiş halde poşetler içerisinde kumaşların olduğu, kısmen depo içerisinde boşlukların bulunduğu görüldü, yapılan teknik inceleme sonucu depo içerisinden ibareleri, tanımları ve özellikleri yazılı bulgular (Bulgu No:1 ,2) gerekli birimde incelettirilmek üzere tarafımızdan paketlenip alındı, depo içerisi yer zemin üzerinde istiflenmiş halde tahmini değeri 150.000 TL değerinde kumaşların çalınmış olduğu mağdur tarafından tarafımıza söylendi, olay yerinin fotoğraf çekimleri yapıldı, başka herhangi bir iz ve bulguya rastlanılmadı...” ifadelerine yer verilmiştir. Müşteki .... tarafından yazılan ve imzalanan 22.07.20216 tarihli el yazması notta; “...G/ No..... Tekstilkent adresinde firmamıza ait depomuzun, 21.07.2016 tarihinde geçerken uğrayan firma çalışanımız kapı kilidinin (asma kilidin) birinin olmadığı birinin de açılmış olduğu görüldü, personelimiz firmayı arayıp haber vermesi üzerine geldiğimizde, depomuzda kumaşların bir kısmının olmadığı (çalınmış olduğunu) gördük, 22.07.2016 itibarı ile geldiğimizde yan komşu 157 numaranın ifadelerinde, yaklaşık 10-15 önce birilerinin taşıma (gündüz saatlerinde) yaptığını görmüşler (öğrendik), detaylı liste evraklar hazırlanıp tarafınıza sunulacaktır.” beyanında bulunulmuştur.
SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ :
... Yapı Kooperatifi ile .... Limited Şirketi arasında imzalanan 07.08.2016 başlangıç tarihli 17 maddeden oluşan, 07.08.2015 — 07.08.2016 tarihleri arasında geçerli Silahsız Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin; Hizmetin Kapsamı, Şartları Ve Sorumlulukları konusu başlıklı 4. Maddesinde: “.... 5188 sayı ve Yönetmeliğinden kaynaklanan, hizmet, tesis ve personel ve dokümana ilişkin tür ve gereklilikleri eksiksiz olarak yerine getirmekle yükümlüdür. .... işyeri ve eklentilerinde mesai günlerinde, ayrıca hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde koruma ve güvenliğini sağlamak amacı ile bu konudaki 5188 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde güvenlik personelini gerekli teçhizatla donatılmış şekilde çalıştırmayı iş bedelleri karşılığı yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir. Görev alanında yasal yetkilerini kullanarak koruma ve güvenlik hizmetlerinin verilmesi ve koordinasyonu sağlar.” Görev Alanı başlıklı 5. Maddesinde: “5188 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde tanımlandığı üzere Özel Güvenlik Görevlileri işverenin bu sözleşmenin 2 inci maddesinde belirtilen adresinde yer alan işyeri sınırları içinde 24 saat görev yapacaktır. Görev alanı sınırları işyerine ait Koruma ve Güvenlik Planında belirlenecektir. (Ek-2 Görev alanı krokisi)” başlıklı 6. Maddesinde: “.... işyerinde toplam 40 (kırk) personel ile 24 saat 7 gün resmi ve dini bayram tatilleri dahil kesintisiz ve aksaksız bilfiil hizmet verecektir. Vardiya saatleri işverenin çalışma programına göre gerektiğinde değiştirilecektir. İş Kanunu hükümlerinde belirtilen azami çalışma sürelerine aykırı olmamak koşulu ile vardiya düzeni ve vardiya saatleri işverenin veya temsilcisinin ...." le koordinasyon ile belirlenecektir.” Personel sayı: Hükümlerine yer verildiği, diğer maddelerde ise tarafların birbirlerine karşı yükümlülükleri ile diğer huşuların düzenlendiği anlaşılmıştır.
KORUMA VE GÜVENLİK PLANI:
Koruma ve güvenlik Planı dosyada mevcut değildir.
RİSK ANALİZ RAPORU:
Davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ veya başka bir kurulu tarafından düzenlenmiş herhangi bir Risk Analiz Raporu dosyada mevcut değildir.
BİLİRKİŞİ RAPORU
Bilirkişiler ..., .... ve ... tarafından düzenlenen 06.06.2018 tarihli raporda kusura ilişkin olarak özetle; “Olay yerinde yapılan incelemede bahse konu deponun Gİ Blok alt kat pasaj içine yük asansörüne ve pasaj çıkış kapısına yakın konumda yer aldığı, depo kapalı konumda bulunduğundan depo dışından inceleme yapıldı, depo kapısının alüminyum profil doğrama üzerine camlı kapısı ve vitrini olduğu, kapı ve vitrin camının arka tarafında jaluzi perde yapıldığından depo içinde ürün olup olmadığı, görülmedi, deponun bulunduğu katta birçok işyerinin kullanılmadığı ve boş olduğu gözlendi, depo kapısı dışında güvenlik önlemi bakımından herhangi bir kepenk, güvenlik kamerası, hırsızlık alarm sistemi olmadığı, alüminyum doğrama kapı üzerinde asma kilitlerin bulunduğu görüldü” “Hırsızlık olayının meydana geldiği tarihte; davalı .... Güvenlik Firmasından 40 silahsız özel güvenlik personeli ile hizmet alındığı, bahse konu hizmetim 3 vardiya sistemi ile verildiği, 1. vardiya siteminin saat 08.00-16.00, ikinci vardiya sisteminin 16.00-24.00, 3. Vardiya sisteminin ise, 24:00-08:00 saatleri arasında gerçekleştirildiği, olayın vukuu bulduğu günün muhtemel gündüz saatlerinde gerçekleştiği, gündüz mesai saatinde gerçekleştiği kabul gördüğü takdirde, 10 kişilik özel güvenlik personeli ile verildiği. 10 kişinin 5 kapıda sabit görev yaptığı, diğer 5 kişinin ise deyiye himmeti ifa ettiği zira, gece vardiyasında 20 kişi ile hizmet verildiği bilinmektedir. Aynı zamanda sitenin A-B-C-D ve E kapısı olmak üzere 5 giriş/çıkış kapısının bulunduğu akşam saat 19:00 da kapıların 4 tanesinin kapatıldığı, girişlerin ve çıkışların saat 19:00'dan itibaren E kapısına yönlendirildiği, site dahilinde 4006 adet işyeri/dükkan bulunduğu, toplam açık alanın 175.000 m? ve toplam kapalı alanın ise, 341.367,57 m2 olduğu bilinmektedir. Davalı güvenlik şirketinin olay günü veya periyodik uygulamaları aşağıdaki gibidir. Özellikle site dahilindeki esnaflar her gün 19-00'dan itibaren işyerlerini kapatarak siteyi E kapısından terk etmektedir. Zira A-B-C ve D kapılan sıralı olarak akşam saat 19.00'dan itibaren kapatılmakta ve çıkışlar E kapısına yönlendirilmektedir. Saat 19.00'dan itibaren tüm işyeri sahipleri veya çalışanlarının E kapısından tahliye edilmesi aşamasında aşırı derecede bir yoğunluk olduğundan site dahilinden çıkan araçların kaydı ve kontrolü yapılamamaktadır. E kapısından saat 19:00'dan itibaren site dahiline giriş yapan araçların ruhsat ve plaka kayıtlarının yapıldığı bilgisi alınmıştır. Bu durumda dava konusu hırsızlık olayının hangi saat dilimleri içinde gerçekleştirildiğine dair herhangi bir belge ve kamera kaydı dosya kapsamında yer almamaktadır. Olayın oluş biçimi değerlendirildiğinde, dava dışı sigortalının kumaş deposunun bulunduğu depoda davalı güvenlik şirketinin her bir depoyu veya işyerini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak depo kapısında sürekli bir güvenlik personeli bulundurması mümkün olamayacağından, dava dışı sigortalının güvenlik personeli ile irtibatlı hiçbir elektronik haberleşme sistemi (hırsızlık ihbar) kurulmadığı anlaşıldığından mevcut şartlar altında hırsızlık olayını önleyebilmesi bu aşamada mümkün görülmemektedir.” “Dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti Sahip ya da yetkililerinin ... Sitesi dahilinde bulunan depolarında çok sayıda kumaş toplarının Stoklanması (depolanması) aşamasında alüminyum kapı üzerine asma kilit takarak basit bir güvenlik tedbiri dışında, hırsızlık alarm ve ihbar sistemi, otomatik kepenk sistemi, kapalı devre kamera sistemi vb fiziki ve elektronik sistemlerden herhangi bir tedbirin alınmadığı, salt site dahilinde görevli güvenlik personelinin korumasına terk ettiği saptanmıştır.” “Davalı .... Güvenlik şirketinin sorumluluğu bakımından olay irdelendiğinde, toplam 516.367,57 m” alanı olan sitede güvenlik başına 25.828,37 m2 alan düşmektedir. Hırsızlık olayları çok kısa sürelerde gerçekleştirildiğinden bahse konu sitenin genel konumu irdelendiğinde her bir cadde ve sokakta pasaj içlerinde yer alan işyerlerinin kapısında sürekli 7/24 güvenlik personeli bulundurulmasının imkan dahilinde olamayacağı, .... Sitesinin yüksek güvenlikli özel bir konumunun bulunmadığı, Site dahiline giriş ve çıkış yapan binlerce aracın teker teker durdurularak kimlik sarma ve arama yapılmasının hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığı böyle bir uygulama yapılamayacağı, bu durumda işyeri ya da kiracılarının bireysel olarak alması gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin de alınması beklenmelidir. Olayın oluşmasında meydana gelen hasar/zarar nedeniyle davalı güvenlik şirketine herhangi bir kusur atfedilememiştir.”
OLAYIN TARAFIMDAN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Oluşun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosyaya sunulan belgeler, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri, önceki bilirkişi raporu, BAM kararı birlikte değerlendirildiğinde; 5188 sayılı yasanın ve ilgili Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre “...Yapı Kooperatifi” adına İstanbul Valiliğince düzenlenen 01.12.2006 tarihli “Özel Güvenlik İzni” nin dosyaya kazandırıldığı, 5188 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 12. Maddesine istinaden “.... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi” tarafından hazırlanarak onaylanmak İstanbul Valiliğine sunulması gereken, koruma ve güvenlik hizmeti verdiği “... Yapı Kooperatifi” ne ait “Koruma ve Güvenlik Planı” nın da dosyaya sunulmadığı görülmüştür, ... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi adına İçişleri Bakanlığınca düzenlenen 10.03.2010 tarihli ve ... nolu “Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi” nin aynı Bakanlığın 25.11.2020 tarihli onayı ile iptal edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu hırsızlık olayının, sitenin sınırları içinde kabul edilen yerde gerçekleştiği, davacının sigortaladığı dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin depo olarak kullandığı adresteki bağımsız bölümde faili meçhul hırsızlık suretiyle malların çalındığı anlaşılmaktadır. Davalı ... Limited Şirketi yönünden; Özel Güvenlik Şirketleri 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 4. Maddesinde, Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve ü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti veren şirketlerdir. Kamu düzeninin sağlanması ve korunması, kamu gücünü elinde bulunduran devletin temel görevlerindendir ve bunu kurmuş olduğu polis, jandarma gibi genel kolluk aracılığıyla sağlamaktadır. Zaman içinde kolluğun genişleyen görev ve sorumluluk alanı ve artan yoğunluğu sebebiyle özel güvenlik teşkilatlarının kurulması ve tamamlayıcı güvenlik hizmetlerinin sunulması sağlanmıştır. Davacının sigortaladığı dava dışı işyerinin bulunduğu ... Yapı Kooperatifi özel güvenlik hizmetinden yararlanmak amacıyla davalı ... Limited Şirketi ile bir sözleşme imzaladığı anlaşılmaktadır. İmzalanan sözleşme ile taraflar bazı yükümlülüklerin altına girmişlerdir. İşyerlerinin bulunduğu alanın güvenliğinin sağlanması için bir bedel ödenmekte, buna karşılık davalı güvenlik firması da güvenlik hizmeti vermektedir. Sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı özel güvenlik şirketinin, ... Yapı Kooperatifinin konuşlandığı alan içindeki işyerinde oluşabilecek hırsızlık, gasp gibi olayların önlenmesi yönünden tedbirleri alması güvenlik hizmetinin asgari gerekleri olarak değerlendirilmiştir. Keza sözleşmenin 4. maddesinde “.... Security işyeri ve eklentilerinde mesai günlerinde, ayrıca hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde koruma ve güvenliğini sağlamak amacı ile bu konudaki 5188 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde güvenlik personelini gerekli teçhizatla donatılmış şekilde çalıştırmayı iş bedelleri karşılığı yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir. Görev alanında yasal yetkilerini kullanarak koruma ve güvenlik hizmetlerinin verilmesi ve koordinasyonu sağlar...” ifadelerine yer verilmiştir. Güvenlik hizmetinin kapsamında can ve mal güvenliğinin sağlanması hususlarının bulunduğu, hırsızlık eylemlerinin de mal güvenliğini tehdit eden en belirgin ve bilinen ihlaller olduğu, ayrıca yukarıda değinilen sözleşme hükümlerinin de doğrudan ve dolaylı olarak, özel güvenlik hizmeti veren yüklenicinin hırsızlık olaylarının önlenmesi ve sonrasında sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulmuş bir görev listesi bulunmamakla birlikte, gerek dava dilekçesinde ve beyanlarda, gerekse tarafımızdan yapılan keşif sırasında keşif mahallinde dinlenen kişilerden hırsızlık olayının gerçekleştiği sanılan (1-21/07/2016) tarihlerde Gl Blok civarında ve yakınında olmamakla birlikte sitenin genel giriş/çıkış noktalarında ve mahallerinde özel güvenlik görevlisi bulunduğu anlaşılmıştır. Önceki bilirkişi raporunda Site dahilinde 4006 adet işyeri/dükkan bulunduğu, toplam açık alanın ise, 341.367,57 m2 olduğu belirtili enlik personeli ile 3 vardiya halinde verilecek güvenlik ve koruma hizmetinin suçların ve özellikle hırsızlıkların önlenmesinde yeterli olamayacağı muhakkaktır. Ancak, yine aynı raporda, davalı .... Güvenlik Firmasının anılan sitede iştihadan ettiği güvenlik personelinin asgari 5'inin devriye hizmeti vermek üzere görevlendirdiği belirtilmiştir. Bu kabule göre yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere devriye sistemi, suçlunun güvensizlik duygusu ve yakalanma korkusunu artırır, bu görevi yürüten personel, suç işleme niyetinde olanlara korku salar, potansiyel suçlular, suç işledikleri takdirde yakalanma olasılıklarının yüksek olduğunu düşünerek büyük çoğunlukla suç işlemekten vazgeçerler. Devriyenin caydırıcı rolü karşısında geri adım atmayan suçlulardan bir kısmı aşmak suretiyle suç işleme düşüncesini eyleme dönüştürmek ister. Bu inatçı grup üzerinde etkili olabilecek yeni ve kararlı yaklaşım olay mahallinde özel güvenlik görevlilerince gösterilememiştir. Profesyonel bir güvenlikçi açısından üstünde durulması gereken şüpheli halin, davalı şirket çalışanlarınca gereği gibi önemsenmemesi sebebiyle faillerin hırsızlık fiilini sürdürdükleri ve tamamladıkları kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeple 06.06.2018 tarihli bilirkişi raporundaki kusura dair kanaate kısmen iştirak edilebilmiştir. Bu duruma göre anılan tarih ve dönemde, davalı şirket personelinin, özel güvenlik görevlisi personelde bulunması gereken şüpheci yaklaşımı göstermediği, hırsızlık faillerinin davranışlarını ve siteye giriş/çıkışlarını şüpheci yaklaşımla değerlendirmediği, hırsız ya da hırsız grubunun keşif davranışları ile yerleşkeden çıkışlarına kadar, şüpheyi tespite yönelik bir gayretinin olmadığı, davalı şirketin istihdam ettiği personelin görev başındaki davranışlarına yönelik yeterli eğitimi vermediği, denetim mekanizması oluşturmadığı, bu nedenle de hizmette kısmen aksaklığa sebebiyet verdiği kabul edilmiştir. Bu kabul ve tespitlere göre, davalı güvenlik şirketinin personelinin anılan tarihlerde yüksek duyarlılıkta hizmet vermedikleri, şirketin planlama, koordinasyon ve denetim eksi nedeniyle personelin gelişigüzel ve öngörüsüz görev anlayışı içinde bulundukları görüşü benimsenmiştir. Davacının sigortaladığı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; Davaya konu işyerinde alarm sistemi ve kamera güvenlik sistemi bulunmadığı, kapısının yeterince muhkem olmadığı (alüminyum doğrama olduğu) tespit olunmakla birlikte, günümüz koşullarında elektronik güvenlik sistemlerinin yaygın kullanımı ve hırsızlık yapmak isteyenler bakımında caydırıcı etkisi bilinmekte olup, bu yönde bir tedbirin alınmayışının güvenlik zafiyeti olarak nitelenebileceği, yapılan işin mahiyeti, muhafaza edilen malların kıymeti, işyerinin tenha bir yerde olup olmamasına göre yapılan değerlendirmede, somut işyeri bakımından bu zafiyetin münhasıran belirleyici olduğu, yüksek derecede risk olarak kabul edilebileceği görüşü benimsenmiştir. Çünkü yukarıda değinildiği üzere anılan işyerinin, bulunduğu yerleşkede güvenlik hizmeti alındığı, ancak yerleşkedeki dükkanların çoğunun boş olduğu, insan hareketliliğinin bulunmadığı, güvenlik noktalarının hırsızlık yapılan blok ve işyerine uzak olduğu, ayrıca işyerinde muhafaza edilen kıymetlerin parça mallardan oluştuğu ve birim fiyatları itibarıyla kıymetli kabul edilmemekle parça malların birlikte topluca kıymet arz eden nitelikte olduğu, malların topluca çalınmasının da fazlaca zaman alacağı ve birkaç kişinin birlikte hareketi ile hırsızlığın gerçekleşebileceği hususları birlikte düşünüldüğünde, kapı girişlerinin yeterince muhkem olmamasının, elektronik güvenlik sistemi (kamera, alarm, darbe sensi ile önlem alınmamasının yüksek risk olarak değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu sebeple de işyeri sahibinin belirleyici derecede kusurlu olduğu görüşü benimsenmiştir. Kusur Yönünden Sonuç Ve Kanaat: Yukarıdaki tespitler ışığında, bu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; Davalı .... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu, Davacının sigortaladığı dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin ise %80 (yüzde seksen) oranında asli kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır.
SİGORTA TEKNİĞİ AÇISINDAN AYRIK DEĞERLENDİRMELER:
Davacı ...vekili dilekçesinde özetle; davacının ... Numaralı hırsızlık teminatı eklenmiş yangın sigorta poliçesi ile sigortaladığı dava dışı şirket tarafından iş yeri olarak kullanılan ... Mah. .... Sitesi G-No:158 Esenler/İstanbul adresinde 21.07.2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında, toplam 164.274.25. TL tutarında emtia çalındığı ve sigorta poliçesine istinaden zararın davacı ... şirketi tarafından %20 muafiyet tenzili sonrasında 25.10.2016 tarihinde giderildiği, sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin davalı .... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Tarafından korunduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı, bu sebeple hırsızlık olayının meydana geldiğini ve hasardan sorumlu olduğu, bu sebeple; fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 131.419,40 TL nin ödeme tarihi olan 25.10.2016 dan itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi dava ve talep olunmuştur. Bu bilgiler ışığında mezkur davaya uygulanabilecek mevzuat hükümleri; Yangın Sigortası Genel Şartları, Hırsızlık Sigorta Genel Şartları, 6102 Sayılı Türk Ticaret kanunu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu olacaktır. Sigorta tekniği açısından huzurda görülen dava dosyası 3 aşamalı bir bir metodoloji ile incelenecektir. Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü Hırsızlık Sigortası Genel Şartları açısından teminatın kapsamı Sigortacının Halefiyeti ve Rücu hakkı. Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü Açısından Değerlendirme: 01.01.1993 tarihli Yangın Sigortası Genel Şartlarının C-2-2-1 maddesinde (Sigortacı, bu sözleşmeyi, sigorta ettirenin teklifnamede, teklifname yoksa poliçe ve eklerinde yazılı beyanına dayanarak yapmıştır.) hükmü bulunmaktadır yine 05.09.2006 tarihli Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının C-2 maddesinde (Sigorta sözleşmesi, sigorta ettirenin teklifnamede, teklifname yoksa poliçe ve eklerinde yazılı beyanına dayanılarak akdedilmiştir.) hükmü bulunmaktadır ve yine 6102 sayılı TTK'nın 1435. Maddesinde ise (Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar,sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir.Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.) hükümleri bulunmaktadır. Dolayısıyla dosya kapsamında incelenen 06.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun 7. Sayfasının d maddesinde yapılan tespitler açıkça yasaya aykırıdır çünkü ne yazılı mevzuatımızda ne de sigortacılığın genel kabul görmüş temel prensiplerinin hiçbirinde sigortacının rizikoyu teminat başlatmadan önce yerinde görerek risk değerlendirmesi yapması ve bunun sonucunda sigortalısını bilgilendirmesine yönelik bir üküm bulunmamaktadır. (Bkz.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2018/6390 sayılı kararı.) Kaldı ki usul ekonomisi açısından da bakıldığında yıl içinde yüzbinlerce poliçe tanzim eden bir sigorta şirketinin bunu yapması da fiilen mümkün değildir bu nedenle de kanun koyucu sigorta ettirene sigorta himayesine alınacak iş ve işlemler için açıkça beyan sorumluluğu yüklemişti Hırsızlık Sigortası Genel Şartları Açısından Teminat Kapsamı Değerlendirme: 5 Eylül 2006 tarihinde yürülüğe giren hırsIzık sigortası genel şartları A-l maddesinde sigortanın kapsamı belirtilmiştir. .... Sigortanın Konusu:Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, 1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, 1-4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, 1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır. Teminat poliçede belirtilmek şartıyla yukarıda sıralanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı için de verilebilir. B.2. Koruma Önlemleri Sigortalı veya sigorta ettiren, sigorta poliçesiyle temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlüdür. Alınan önlemlere ilişkin giderler, bu önlemler faydasız kalmış olsa bile, sigortacı tarafından ödenir. Eksik sigorta varsa, sigortacı bu giderleri sigorta bedeliyle sigorta değeri arasındaki orana göre öder. Hükümleri bulunmaktadır. Bu bağlamda davaya konu hırsızlık sigortası genel şartlarının A-I.1 maddesi kapsamına girdiği açık olarak görülmektedir. Dava dosyasına sunulan 19.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun 1.nci sayfasının 3.ncü paragrafı açıkça Bilirkişi Yönetmeliğine aykırıdır çünkü; Bilirkişi heyeti burada sigorta şirketi yerine geçerek onların sigorta poliçelerini hangi özel şartlarla yapması gerektiğine dair görüş bildirmiştir bu çok sakıncalı bir durumdur. Bilirkişinin görevi dava dosyası taraflarının ticari kararlarına yönelik yerindelik denetimi yapmak yada bir sigorta şirketinin riziko kabul esaslarının nasıl olması gerektiğine dair esas hakkında kanaat bildirmek değildir somut olaya ilişkin teknik bilgi ve tecrübesini dava dosyasına sunmaktan ibarettir. Kaldı ki idare tarafından yayınlanan genel şartlarda sınırı çizilmiş bir teminatın sigortalı aleyhine daraltılması için ek yükümlülükler getirmek bilirkişinin görevi hiç değildir, bu husus ancak kusur değerlendirmesinde takdir unsuru olarak yüce mahkemenin yetkisindedir. Kaldı ki sigorta şirketi rizikonun durumunu ele alarak sigortalıyı daha iyi tedbir alması için özel şartları poliçe klozuna yazmış ve bahse konuyu rizikoyu 9620 muafiyet klozu koyarak bir anlamda müşterek sigorta esasına göre yapmıştır bu nedenledir ki 164.274,25 TL oluşan zararın tamamını değil muafiyet tenzili sonrası 131.419,40 TL hasarı tazmin etmiştir. bu bakımdan dava dışı sigortalı gerçek zararını 9620 eksik almıştır. Sigortacının Halefiyeti ve Rücu Hakkı: Dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde ... numaralı poliçeden yapılan hasar ödemesinin teminat kapsamına girdiği ve 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine istinaden halefiyet rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olup nihai takdir yüce mahkemenindir. Buradaki asıl tartışma konusu mezkur olayın gerçekleşmesinde kusur esas olarak kime aittir davalı özel güvenlik firmasının yetersiz hizmet vermesi mi yoksa dava dışı sigortalının yetersiz koruma ve güvenlik tedbiri alması sebebi ile midir? Burada dava dışı sigortalı koruma ve güvenlik ve standartlarını yükseltmek acıyla 24 saat güvenlik personelinin bulduğu bir yerde depo kiralamış olması bir iyi niyet göstergesidir kaldı ki genel şartlarda da bunu zorunlu kılan bir hüküm bulunmamaktadır. Özel güvenlik firmasının daha yüksek standartlarda güvenlik hizmeti sunmuş olsa ve dava dışı sigortalık hırsızlık önlemlerini arttırmış olsa idi mezkur olayın gerçekleşme olasılığının azalacağı tartışmasız bir gerçektir. Şu durumda huzurda görülen dava dosyasında davalı özel güvenlik firması ile dava dışı sigortalının müşterek olarak kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup nihai takdir yüce mahkemenindir. Son durumda kusur oranına yönelik bir değerlendirmenin salt hukuki bir yorum ve değerlendirme olacağından hareketle nihai kusur oranına yönelik herhangi bir görüş ve kanaat belirtilmeyecektir. (Bkz.Van Bölge Adliye Mahkemesi 4.HD. 14.02.2022 Tarih, 2021/235 E ,2022/118 K)
Mahkememizce alınan 03/06/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
İNCELEME:
Davacı vekili 02.05.2017 havale/kayıt tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının .... Numaralı poliçe ile sigortaladığı dava dışı şirket tarafından işyeri olarak kullanılan ... Mah. .... Sitesi G-No:158 Esenler/İstanbul adresinde 21.07.2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında, toplam 131.419,40 TL tutarında emtia çalındığı ve sigorta poliçesine istinaden zararın davacı tarafından 25.10.2016 tarihinde giderildiği, sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Tarafından korunduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı, bu sebeple hırsızlık olayının meydana geldiğini ve hasardan sorumlu olduğu, Heyet ve güvenlikle birlikte yapılan keşifte Tekstil Emtiaları mevcut olmadığı Ürün tespit edilemediği, 21.08.2016 tarihli .... nolu ekspertiz raporuna bağlı olarak belirlendiği, 2016 yılına dair rayiç bedellerinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Davacı ...Ş. nin itirazları: Davacı vekili 18.04.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; “Davalı şirketin; sitenin güvenli; için gerekli ve özellikle hırsızlık olaylarını azaltıcı önlemleri almak yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı şirket tarafından bu yükümlülük gereği gibi yerine getirilmemiş olduğundan dava konusu hırsızlık hadisesi meydana gelmiştir. Bu nedenle davalı şirketin meydana gelen zarardan tam olarak sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı şirket güvenlik sözleşmesi ile sitenin güvenliğini üstlenmiş, ancak basiretli bir tacirden beklenen özen ve ihtimam davalı şirket tarafından gösterilmemiş olduğundan hırsızlık hadisesi meydana gelmiştir. Asıl işi güvenlik hizmeti vermek olan davalı şirketin sitede eksikler bulunsa dahi site yönetimini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle iken davalı şirkete %20 kusur izafe edilmiş olması kabul edilemez...” ifadelerine yer verilmiştir.
SONUÇ VE KANAAT: Yukarıdaki itirazlar dikkate alınarak dosya yeniden değerlendirildiğinde, bu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; tarafların kusurlarına ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerin kök raporda ayrını imde, hükme esas alınabilecek mahiyette, doyurucu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak gerekçeleriyle birlikte belirtildiği, raporun hazırlanmasında taraflarca sunulan belgelerle, ekspertiz raporu, sözleşme hükümleri, daha önce düzenlenen bilirkişi raporu, adli safahatta düzenlenen belgeler, duruşma tutanakları (beyanların) esas alındığı, dava ve cevap dilekçelerinde öne sürülen iddia ve itirazlardan kusura etkisi olduğu değerlendirilenlerin tamamının kök raporda karşılığının bulunduğu, rapora yönelik itirazlarda yeni delil ve gerekçe sunulmadığı, dava/cevap dilekçelerinde öne sürülen iddia/beyan/itirazların tekrarlandığı, davacı vekilinin sigortalısının kusuruna itiraz ettiği, itirazların davacı tarafın kendi güvenlik mülahazat ve yaklaşımlarına dayalı sübjektif değerlendirmeler olduğu, güvenlik değerlendirme ve uygulamalarına dair tarafımızdan yapılan açıklamaların ise objektif, genel kabul gören, kolluk tecrübeleri ile uyumlu standartlara dayandığı; bu sebeplerle kusur paylaşımlarına ilişkin itirazların önceki kanaatimizi değiştirecek mahiyette olmadığı değerlendirilmekle; Davalı .... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu, B.21.07.2016 tarihle sigortalı deposunda hırsızlık yapıldığı 09/10/2023 günü saat 14:00 keşif bilirkişi incelemesi, tespit edilen uyuşmazlık konuları yönünde inceleme yapılarak rapor hazırlanması tevdi edilmiş olup Depoda Tekstil Emtiaları mevcut olmadığı, Ürün tespit edilemediği, 21.08.2016 tarihli .... nolu ekspertiz raporuna bağlı olarak belirlendiği, 2016 yılına dair 164.274 TL rayiç bedellerinin uygun olduğu tespit edildiği, Sigorta tekniği açısından kusur oranına yönelik bir değerlendirmenin salt hukuki bir yorum ve değerlendirme olacağından hareketle sigorta bilirkişisi olarak nihai kusur oranına yönelik herhangi bir görüş ve kanaat belirtilmeyecektir. (Bkz. Van Bölge Adliye Mahkemesi 4.HD. 14.02.2022 Tarih, 2021/235 E ,2022/118 K) E. Davacının sigortaladığı dava dışı ... San. Ve Tic, Ltd. Şti. nin ise %80 (yüzde seksen) oranında asli kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır. şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Mahkememizce alınan 31/12/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
İNCELEME VE TESPİTLERİMİZ: Sayın mahkemenin vermiş olduğu görevlendirme sınırları içerisinde tüm dosya kapsamı tekrar incelenerek aşağıdaki ek tespitlere ulaşılmıştır. Olay: Davacı ... şirketi nezdinde İşyeri/Yangın Sigortası ile dava dışı sigortalıya ait ... Mah. .... Sitesi G-No:158 Esenler/İstanbul adresindeki işyerinde 21.07.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesi oluşan zarar ziyan tazmini için sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu ödenen tazminatın olayın meydana gelmesinde davalı Güvenlik Şirketinin kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle rücuen tazmin talebi dava konusu olmuştur. Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan işbu davada verilen keşif ara kararı gereğince mahallinde keşif yapmak üzere belli gün ve saatte Hakim katılımı olmaksızın, Katip ... ve bilirkişi Heyeti ile mahallinde keşif icra edilmiştir. Dava dosyasına sunulan 06.06.2018 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu sonuç kısmında; Davalı ... şirketinin sorumluluğu bakımından olay irdelendiğinde, toplam 516.367,57 m2 alanı olan sitede güvenlik başına 25.828,37 m 2 alan düşmektedir. Hırsızlık olayları çok kısa sürelerde gerçekleştirildiğinden bahse konu sitenin genel konumu irdelendiğinde her bir cadde ve sokakta pasaj içlerinde yer alan işyerlerinin kapısında sürekli 7/24 güvenlik personeli bulundurulmasının imkan dahilinde olamayacağı, ... Sitesinin yüksek güvenlikli özel bir konumunun bulunmadığı, Site dahiline giriş ve çıkış yapan binlerce aracın teker teker durdurularak kimlik sarma ve arama yapılmasının hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığı böyle bir uygulama yapılamayacağı, bu durumda işyeri ya da kiracılarının bireysel olarak alması gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin de alınması beklenmelidir. Olayın oluşmasında meydana gelen hasar/zarar nedeniyle davalı güvenlik şirketine herhangi bir kusur atfedilememiştir.” Tespit ve değerlendirmesi yapıldığı, İlk Derece Mahkemesi (Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas) Kararında özetle : ..olayın oluşmasında meydana gelen hasar/ zarar nedeniyle davalı güvenlik şirketine her hangi bir kusur atfedilemediği, davalı gözetim-güvenlik şirketine herhangi bir kusur izafe edilmemiş olmasından, davacının sigortalısı şirkette hırsızlık olayı sonucu ortaya çıkan hasar zararın rücuen tazmininde davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. T.C. İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi 18.01.2023 tarihli Esas/Karar ...-... sayılı kaldırma kararında özetle: Dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı tarafın kusur durumu, dava dışı sigortalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak, olayın meydana geldiği sitenin büyüklüğü, yerleşim planı da gözetilerek, site ile davalı arasında yapılan sözleşme ve görev yapılacak yerlere ilişkin kroki ve başkaca belge varsa temin edilerek gerekli olduğu taktirde ilgili belediyeden geniş çaplı yerleşim planı da celbedilerek, davalı tarafından hırsızlığa karşı yeterli güvenlik önlemi alınıp alınmadığının, güvenlik uzmanı bilirkişinin katılımı ile mahallinde yapılacak keşif ve sigorta uzmanı ile tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınacak heyet raporu ile usulünce tespiti, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazların giderilmesi, tüm taraf delillerinin ve poliçedeki muafiyet şartlarının birlikte değerlendirilmesi sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyasına sunulan 26.02.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda davalı Güvenlik Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede: Davalı şirket personelinin, özel güvenlik görevlisi personelde bulunması gereken şüpheci yaklaşımı göstermediği, hırsızlık faillerinin davranışlarını ve siteye giriş/çıkışlarını şüpheci yaklaşımla değerlendirmediği, hırsız ya da hırsız grubunun keşif davranışları ile yerleşkeden çıkışlarına kadar, şüpheyi tespite yönelik bir gayretinin olmadığı, davalı şirketin istihdam ettiği personelin görev başındaki davranışlarına yönelik yeterli eğitimi vermediği, denetim mekanizması oluşturmadığı, bu nedenle de hizmette kısmen aksaklığa sebebiyet verdiği kabul edilmiştir. Bu kabul ve tespitlere göre, davalı güvenlik şirketinin personelinin anılan tarihlerde yüksek duyarlılıkta hizmet vermedikleri, şirketin planlama, koordinasyon ve denetim eksikliği nedeniyle personelin gelişigüzel ve öngörüsüz görev anlayışı içinde bulundukları görüşü benimsenmiştir. bu hırsızlık olayının meydana gelmesinde; Davalı .... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu, Davacının sigortaladığı dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ise %80 (yüzde seksen) oranında asli kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır. Tespit ve değerlendirmeleri yapıldığı,
GÜVENLİK YÖNÜNDEN İNCELEMELERİMİZ:
Olay yerinde yapılan incelemede bahse konu deponun G1 Blok alt kat pasaj içine yük asansörüne ve pasaj çıkış kapısına yakın konumda yer aldığı, depo kapalı konumda bulunduğundan depo dışından inceleme yapıldığı, depo kapısının alüminyum profil doğrama üzerine camlı kapısı olduğu, depo içinde ürün olmadığı deponun boş olduğu görüldü, Keşif tarihinde deponun bulunduğu katta birçok işyerinin kullanılmadığı ve boş olduğu gözlendi, depo kapısı dışında güvenlik görevlileri bulunduğu görüldü, .... İşyeri Ve Konut Yapı Kooperatifi ile .... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi arasında imzalanan 07.08.2016 başlangıç tarihli 17 maddeden oluşan, 07.08.2015 - 07.08.2016 tarihleri arasında geçerli Silahsız Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, Görev Alanı başlıklı 5. maddesinde: “5188 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde tanımlandığı üzere Özel Güvenlik Görevlileri işverenin bu sözleşmenin 2 inci maddesinde belirtilen adresinde yer alan işyeri sınırları içinde 24 saat görev yapacaktır. Görev alanı sınırları işyerine ait Koruma ve Güvenlik Planında belirlenecektir. Personel sayısı başlıklı 6. maddesinde: “.... işyerinde toplam 40 (kırk) personel ile 24 saat 7 gün resmi ve dini bayram tatilleri dahil kesintisiz ve aksaksız bilfiil hizmet verecektir. Vardiya saatleri işverenin çalışma programına göre gerektiğinde değiştirilecektir. İş Kanunu hükümlerinde belirtilen azami çalışma sürelerine aykırı olmamak koşulu ile vardiya düzeni ve vardiya saatleri işverenin veya temsilcisinin ...'le koordinasyon ile belirlenecektir.” Hükümlerine yer verildiği, diğer maddelerde ise tarafların birbirlerine karşı yükümlülükleri ile diğer hususların düzenlendiği anlaşılmıştır. Dosyada herhangi bir Risk Analiz Raporu mevcut değildir. Hırsızlık olayının meydana geldiği tarihte; davalı ... Firmasından 40 silahsız özel güvenlik personeli ile hizmet alındığı, bahse konu hizmetim 3 vardiya sistemi ile verildiği, 1. vardiya siteminin saat 08.00-16.00, ikinci vardiya sisteminin 16.00-24.00, 3. Vardiya sisteminin ise, 24:00-08:00 saatleri arasında gerçekleştirildiği, olayın vukuu bulduğu günün muhtemel gündüz saatlerinde gerçekleştiği, gündüz mesai saatinde gerçekleştiği kabul gördüğü takdirde, 10 kişilik özel güvenlik personeli ile verildiği. 10 kişinin 5 kapıda sabit görev yaptığı, diğer 5 kişinin ise deyiye himmeti ifa ettiği zira, gece vardiyasında 20 kişi ile hizmet verildiği bilinmektedir. Aynı zamanda sitenin A-B-C-D ve E kapısı olmak üzere 5 giriş/çıkış kapısının bulunduğu akşam saat 19:00 da kapıların 4 tanesinin kapatıldığı, girişlerin ve çıkışların saat 19:00'dan itibaren E kapısına yönlendirildiği, site dahilinde 4006 adet işyeri/dükkan bulunduğu, toplam açık alanın 175.000 m2 ve toplam kapalı alanın ise 341.367,57 m 2 olduğu, Hizmetin Kapsamı, Şartları Ve Sorumlulukları konusu başlıklı 4. maddesinde: "Joy Securuty 5188 sayılı Kanun ve Yönetmeliğinden kaynaklanan, hizmet, tesis ve personel ve dokümana ilişkin tüm yükümlülük ve gereklilikleri eksiksiz olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Joy Security işyeri ve eklentilerinde mesai günlerinde, ayrıca hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde koruma ve güvenliğini sağlamak amacı ile bu konudaki 5188 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde güvenlik personelini gerekli teçhizatla donatılmış şekilde çalıştırmayı iş bedelleri karşılığı yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir. Görev alanında yasal yetkilerini kullanarak koruma ve güvenlik hizmetlerinin verilmesi ve koordinasyonu sağlar.” Şartı bulunduğu, Davalı güvenlik şirketi bünyesinde çalıştırılan özel güvenlik görevlilerinin; görev alanı içerisinde, öncelikli görevleri suçu önleme olduğu, yani önleyici görev, bu görevin asıl amacının görev alanında bulunan kişilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanması olduğu, bu nedenle davalı özel güvenlik şirketinin personellerini görev alanının hassasiyetine göre eğitmesi ve denetlemek suretiyle varsa görev zaaflarını giderici tedbir alması önem arz etmektedir. 5188 Sayılı Kanun: “Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri” başlıklı; Madde-7: a) “Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. (Değişik:23/1/2008-5728/544 md.) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama. (Değişik: 23/1/2008 — 5728/544 md.) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkümiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama 8) Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma” Şeklinde düzenlendiği, Yine 5188 S.K'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Önleyici Arama Yapılması” başlıklı Madde 14; “Görev alanında, can ve mal güvenliğinin ve kamu düzenin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasaklanmış her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilmesi amacıyla detektörle, x-ray cihazından geçirerek veya Kanunda belirtilen durumlarda gerektiğinde üst araması yapılabilir. “Suça el Koyma” başlıklı, Madde. 16; “Özel güvenlik birimleri ve görevlileri, görev alanında bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delillerini muhafaza ve yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bunlar genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine genel kolluğun talebi halinde yardımcı olur” Şeklinde hükümlerin olduğu, Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetini yerine getiren özel güvenlik görevlilerinin; görev alanı içerisinde, öncelikli görevleri suçu önleme yani önleyici görev olduğu, bu görevin asıl amacı görev alanında bulunan kişilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanmasıdır. Ancak özel güvenlik görevlilerinin görev alanlarında herhangi bir olay meydana gelmesi halinde ise olaya el koymak ve varsa olayın şüphelilerini ve suç delillerini muhafaza altına alarak derhal genel kolluğa teslim etme görevi de adli görevleri kapsamındadır. Bu duruma göre anılan tarih ve dönemde, davalı şirket personelinin, özel güvenlik görevlisi personelde bulunması gereken şüpheci yaklaşımı göstermediği, hırsızlık faillerinin davranışlarını ve siteye giriş/çıkışlarını şüpheci yaklaşımla değerlendirmediği, hırsız ya da hırsız grubunun keşif davranışları ile yerleşkeden çıkışlarına kadar, şüpheyi tespite yönelik bir gayretinin olmadığı, davalı şirketin istihdam ettiği personelin görev başındaki davranışlarına yönelik yeterli eğitimi vermediği, denetim mekanizması oluşturmadığı, bu nedenle de hizmette özensiz davranış nedeniyle kusurlu ve sorumlu oldukları, Tüm bu açıklamalar sonucu Hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı Güvenlik Şirketinin 050 oranında kusurlu ve sorumlu oldukları kanaatine varılmaktadır. Dava dışı sigortalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden;Davaya konu işyerinde alarm sistemi ve kamera güvenlik sistemi bulunmadığı, kapısının yeterince muhkem olmadığı (alüminyum doğrama olduğu) tespit olunmakla birlikte, günümüz koşullarında elektronik güvenlik sistemlerinin yaygın kullanımı ve hırsızlık yapmak isteyenler bakımında caydırıcı etkisi bilinmekte olup, bu yönde bir tedbirin alınmayışının güvenlik zafiyeti olarak nitelenebileceği, yapılan işin mahiyeti, muhafaza edilen malların kıymeti, işyerinin tenha bir yerde olup olmamasına göre yapılan değerlendirmede, somut işyeri bakımından bu zafiyetin münhasıran belirleyici olduğu, yüksek derecede risk olarak kabul edilebileceği görüşü benimsenmiştir. Çünkü yukarıda değinildiği üzere anılan işyerinin, bulunduğu yerleşkede güvenlik hizmeti alındığı, ancak yerleşkedeki dükkanların çoğunun boş olduğu, insan hareketliliğinin bulunmadığı, güvenlik noktalarının hırsızlık yapılan blok ve işyerine uzak olduğu kapı girişlerinin yeterince muhkem olmamasının, elektronik güvenlik sistemi (kamera, alarm, darbe sensörü) ile önlem alınmamasının yüksek risk olarak değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu sebeple de işyeri sahibinin müterafik kusuru olduğu değerlendirilerek hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmaktadır.
Tekstil Mühendisliği Yönünden İncelemelerimiz:
Yerinde yapmış olduğumuz inceleme tarihinde , adresin kapalı olduğu ve herhangi bir firma tarafından da aktif olarak kullanılmadığı görüldü. Dış pencereden almış olduğumuz içeriye ait görüntülerde dükkanın iki kat olduğu, alt katta kumaş toplarının üzerine konulduğu tahta paletlerin mevcut olduğu görülmüştür. Hasarla ilgili tespit ve değerlendirmeler: Hırsızlık olayının meydana gelmesinden hemen sonra hasar dosyası kapsamında .... Sigorta Ekspertiz Hizmetlerince olayın gerçekleştiği depoda yapılan inceleme sonucunda , 21.08.2016 tarihli Ekspertiz raporu tanzim edildiği ve Sigortalıya ait faturalar incelenerek hasar tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır. Yerinde yapılan incelemede olay zamanı depo olarak kullanıldığı anlaşılan dükkanın asma kat olmak üzere iki kattan oluştuğu ve her katın en , derinlik ve yükseklik alanları göz önüne alındığında, ekspertiz raporunda belirtilen emtia miktarının ilgili depoda depolanabilecek boyutta bir miktar olduğu görülmektedir. Sigorta Eksperince Birim fiyatları sigortalının satın alma faturalarına ve piyasa rayicine uygun olarak göz önüne alınmış olan ve toplam hasar tutarı 164.274,25 TL olarak tespit edilen emtia bedeli, tarafımızdan kadri maruf bulunmuştur.
SİGORTA MEVZUATI YÖNÜNDEN İNCELEMELERİMİZ:
Sigorta: Dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne ait ...Mah. .... Sitesi G-No:158 Esenler/İstanbul riziko adresinde bulunan İşyeri davacı Alliaanz Sigorta tarafından ... poliçe numaralı Yangın Sigorta Poliçesi ile hırsızlık hasarlarına karşı ek teminat sağlayan sigorta poliçesi tanzim edildiği ve 21.07.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları: A.I. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, 1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, 1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, 1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır. Teminat poliçede belirtilmek şartıyla yukarıda sıralanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı için de verilebilir. Hırsızlık Sigortası Özel Şartları Hırsızlık Klozu: Sigortalı yerde ekli hırsızlık sigortası Türk genel şartları hükümlerinde tanımlanmış şekilde icra olunmuş hırsızlıklar ve hırsızlar tarafından verilecek tahribatlar teminata dahildir. Hırsızlık teminatı, sigortalı riziko adresinde hırsızlık önlemi olarak 24 saat özel güvenlik, bekçi, çelik kapı beyan edilmiştir. Hırsızlık hasarı sonrası bu önlemlerden herhangi birinin bulunmadığının anlaşılması halinde asgari 500 TL olmak üzere hasar tutarı üzerinden %20 muafiyet tenzil edilecektir. Şeklinde özel şart uygulanarak poliçe tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Hasar Dosyası ve ödeme : Davacı ... şirketince 21.07.2016 tarihinde sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı için hasar dosyası oluşturularak yapılan tespitler sonucu 09.09.2016 tarihli ekspertiz raporu uyarınca yapılan tespitler sonucu 164.274,25 TL hasar tespit edildiği, poliçe hırsızlık şartı gereği %20 muafiyet tenzili sonrası 131.419,40 TL hasar tazminatı belirlenmiş ve 25.10.2016 tarihinde dava dışı sigortalısına ödendiği anlaşılmaktadır.
Değerlendirme:
Davaya konu 21.07.2016 tarihinde meydana gelen Hırsızlık olayı davacı ... şirketince tanzim edilen 0001-0110-... poliçe numaralı Hırsızlık teminatlı Ticari Paket Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık hasarlarına karşı teminat kapsamında meydana geldiği, Hasar sonucu sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu 25.10.2016 tarihinde .... Sigorta tarafından sigortalısı hesabına 131.419,40 TL hasar tazminatı ödendiği, Davalı .... Güvenlik Şti.%50 oranında kusurlu oldukları tespit ve değerlendirmesi yapıldığı, TTK 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sigortalının halefiyet hakkı doğabilmesi için öncelikler. Geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olması, buna istinaden ödeme yapılmış olması, Yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamında olması ve Sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre Sigortalı işyerinde dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği bu hırsızlık olayını önleme ve gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranışı ve hırsızlığın oluş ve sonucuna etkisi sebebi ile davalı Güvenlik şirketi 9650 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesi yapıldığından sigorta şirketi yönünden rücu şartlarının oluştuğu, Davacı ... şirketince hasar dosyası kapsamında tespit edilip sigortalısına ödenen 131.419,40 TL tazminatı davalının %50 kusur ve sorumluluğu nispetinde 65.709,70 TL tazminatı rücuen talep edebileceği, Rücuen tazminat taleplerinde Genel yargı Kararları ödeme tarihi itibariyle faiz talep edilebileceği kuralı gereği fili ödeme tarihi 25.10.2016 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kanaatine varılmaktadır.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Sayın mahkemenin vermiş olduğu görev sınırları içerisinde aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 21.07.2016 tarihinde meydana gelen Hırsızlık olayı davacı ... şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Hırsızlık ek teminatlı Yangın Sigortası vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasarın teminat kapsamında meydana geldiği ve hasar tutarı 164.274,25 TL olarak tespit edildiği ve sigorta poliçesi hırsızlık özel şartı muafiyeti gereği %20 tenzili sonrası ödenebilir tazminat tutarı 131.419,40 TL olarak tespit edilerek dava dışı sigortalısına 25.10.2016 tarihinde hasar tazminatı ödendiği, sigortalıya ait faturalar incelenerek hasar tespiti yapıldığı, Emtia fiyatları sigortalının satın alma faturalarına ve piyasa rayicine uygun olarak tespit edilen toplam hasar tutarı 164.274,25 TL emtia bedeli tarafımızdan kadri maruf bulunduğu, 21.07.2016 tarihinde meydana gelen Hırsızlık olayında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere olayın meydana gelmesinde davalı .... Güvenlik Şirketinin %50 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu, Dava dışı sigortalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında müterafik kusurlu ve sorumlu olduğu, Davacı ... şirketince hasar dosyası kapsamında tespit edilerek sigortalısına ödenen 131.419,40 TL tazminatı davalı Güvenlik Şirketinin %50 kusur ve sorumluluğu nispetinde 65.709,70 TL tazminatı rücuen talep edebileceği, Rücuen tazminat taleplerinde TBK Hükümleri ve Genel yargı Kararları gereği ödeme tarihi itibariyle faiz talep edilebileceği kuralı gereği 65.709,70 TL tazminat için fiili ödeme tarihi 25.10.2016 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kanaatine varılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin 18/01/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı kaldırma ilamı hep bilikte değerlendirilmesinde ;
Davacı ... şirketi tarafından, dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti'nin ..... Sitesinde kiraladığı depo için 15/03/2016 - 13/08/2016 tarihlerini kapsayan Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, dava konusu hırsızlık olayı 21/07/2016 tarihinde meydana gelmiş ve davacı ... şirketi tarafından sigortalısına toplam 131.419,40 TL ödeme yapılmıştır.
Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hırsızlık olayından kaynaklanan zarardan, sigortalının kiraladığı deponun bulunduğu ... Sitesi ile ilgili olarak .... Konut Yapı Kooperatifi ile aralarında güvenlik sözleşmesi bulunan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasar miktarı noktalarında toplanmakta olup Ekspertiz raporunda; Site erafi çevrili, ara giriş-çikişlarda sabit güvenlik, nizamiyeleri (kamera kayıtlı) ve sabit, seyyar, araçlı olmak üzere çok sayıda güvenlik elemanı bulunmasına rağmen alan çok geniş olarak yayıldığından ve her biri müstakil ayrı bloklardan oluşması sebebiyle kontrolün güç olduğunun anlaşıldığını, geceleri nizamıyelerden kontrolsüz giriş çıkış olmadığı, normal şartlarda kamyon giriş-çıkışının da sorgulu, kontrollü olduğu halde, gündüz saatlerinde araç giriş çıkışlarında kimlik sorulmadığını, ayrıca sorulduğunda adres tarifi yapıldığını, Depo sahiplerinin içeride mal olduğu bilinmesin diye kiralık yazısı yazılmış yazının sökülmediğini. Sol tarafta bitişik komşunun 10-15 gün önce gündüz saatlerinde birilerinin depodan dışarıya kumaş toplarını taşıdıklarını anlattıklarını, depo kapısının asma kilidi kırilmiş halde, alüminyum kapı ve kilidi zorlanmış ve içeriye girilmiş ve depo içerisine istiflenmiş rula toplar halindeki kumaşların büyük kısmının çalınmış olduğu kanaatine varıldığı, güvenlik kamerası olmadığı, bekçisiz, kamera kayıtsız depoların mevcut olduğu, hırsızlık teminatı verilecek ise, ilgili sitede bir kez düşünmemenin dahi riskli olduğu şeklinde tespit ve değerlendirme yapılmıştır.
İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin 18/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı dikkate alınarak dosyada alınan 31/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ; dava konusu 21.07.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı davacı ... şirketince tanzim edilen .... poliçe numaralı hırsızlık ek teminatlı yangın sigortası vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasarın teminat kapsamında meydana geldiği ve hasar tutarı 164.274,25 TL olarak tespit edildiği ve sigorta poliçesi hırsızlık özel şartı muafiyeti gereği %20 tenzili sonrası ödenebilir tazminat tutarı 131.419,40 TL olarak tespit edilerek dava dışı sigortalısına 25.10.2016 tarihinde hasar tazminatı ödendiği, sigortalıya ait faturalar incelenerek hasar tespiti yapıldığı, Emtia fiyatları sigortalının satın alma faturalarına ve piyasa rayicine uygun olarak tespit edilen toplam hasar tutarı 164.274,25 TL emtia bedelinin kadri maruf bulunduğu, 21.07.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı .... Güvenlik Şirketinin %50 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu, Dava dışı sigortalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında müterafik kusurlu ve sorumlu olduğu, Davacı ... şirketince hasar dosyası kapsamında tespit edilerek sigortalısına ödenen 131.419,40 TL tazminatı davalı Güvenlik Şirketinin %50 kusur ve sorumluluğu nispetinde 65.709,70 TL tazminatı rücuen talep edebileceği , tespit edilmiş olmakla, tarafların kusur durumları hükme esas alına bilirkişi raporu, TTK 1472 maddesi dikkate alınarak davacının davalıdan 65.709,70 TL rücuan tazminat talep edebileceği fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla açıklanan nedenlerle açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, 65.709,70 TL rücuen tazminatın 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
1-) 65.709,70 TL rücuen tazminatın 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 4.488,62-TL harçtan peşin alınan 2.244,32-TL harcın mahsubu ile 2.244,30‬‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.275,72-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, posta masrafı, keşif harcı ve bilirkişi ücreti olarak toplam 32.133,25‬-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 16.066,62-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/02/2025

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim