Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1213
2025/130
13 Şubat 2025
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1213 Esas
KARAR NO : 2025/130
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 15/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ortağı bulunduğu ...'nin, 2018 yılında 2 ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 27/11/2018 tarih, 9711 sayı ve 469. Sayfasında yayınlandığını ..... sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde halen kayıtlı görüldüğünü ancak ortaklığının devamının çekilmez bir hal aldığını haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve buna bağlı olarak ayrılma akçesi verilmesi için arabuluculuğa başvurulduğunu, akabinde huzurdaki davayı ikame etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, zaman içerisinde anılan temeli sarsan olaylar meydana gelebildiğini, ortakların bu durumda ortaklığa devam etmelerini beklemek mümkün olmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ..... numara ile yürütülen soruşturmada vaki şikayetleriyle ispat olunacağını, şirket ortağı ... ile eşi ..... 'in nitelikli dolandırıcılık suçuna konu fiilleri icra ederek müvekkilinin üzerinden haksız kazanç sağladıklarını, sebepsiz zenginleşerek kendi şahıslarına ait bir işyeri açtıklarının aşikar olduğu, bu sebeplerle anılan şahısların müvekkili farklı zamanlarda birçok kere borç kisvesi altında yüklü miktarlarda para alarak ardından parayı erittiğini, ortadan kaybolduklarını ve müvekkilinin bu durumun peşine düşmesiyle çeşitli zamanlarda çeşitli hakaretlere maruz bırakılmasının taraflar arasındaki ortaklığının çekilemez bir halde olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu havalelerin hepsinde bu yönden bir şerh düştüğünü, müvekkilinin, şirkete ilişkin hiçbir toplantıya dahil edilmediğini şirketin kurucu ortağı değilmişcesine hareket ettiklerini, şirketin münferiden yetkilisi olan ...'in, müvekkilinin şirketin faaliyetlerine ve toplantılarına katılma taleplerinin dahi değerlendirmediğini, şirketi kullanarak gerçekleştirdikleri hukuka aykırılıklardan müvekkilinin haberinin olmaması için yoğun gayret gösterdiğini, müvekkilinin şirketin maliyesine ve yönetimine ilişkin bilgi ve belge alma hakkını da engellediklerini, müvekkili ve ... ile eşi .....'in, 2016 yılında müvekkilinin astsubay olarak görev yapmakta olduğu askeri birlikte tanıştıklarını, ... ile .......'in, askeri birlikte kantin ve tabldot işletmeciliğini ihale karşılığı yapan sivil firma sahipleri olduğunu, müvekkili ile ....... arasında gelişen hukuk, müvekkilinin öğlen yemeği vakitlerinde arkadaşları ile tabldot bahçesinde otururken .......'in de gelip sohbete dahil olmasıyla geliştiğini, Kendisinin müvekkiline varlıklı olarak tanıtan .......'in .... araçlarla kışla içerisinde göründüğünü; müvekkilinin, bu varlıklı oluş iddiasına inanmakta güçlük çekmediğini, yine .......'in kendi beyanına göre, Kastamonu'da sığır sürüsünün olduğunu, İstanbul Bahçeşehir’de 1.000.000,00 TL değerinde bahçeli bir evi olduğunu, ..... marka bir aracı daha olduğunu beyan ettiğini, ilerleyen zamanlarda bu araçların kiralık olduğunu anlaşılmış olduğunu İstoç bölgesinde vaki oto pazarında ... Otomotiv'den kiralandığının tahmin edildiğini, .......'in, memleketinde kesim yaptırdığını ve et getirteceğini ifade ettiğini bu nedenle müvekkilinden, 1 ay içinde ödemek üzere 20.000,00 TL borç istediğini, 13/04/2018 tarihinde müvekkili tarafından 20.000,00 TL borç verilmiş olduğunu bu borcun müvekkiline hala ifa edilmediğini, bu borcu verdikten fazla bir süre geçmediğini; .......'in, müvekkilinin revirdeki odasına gelip bir süre sohbet ettikten sonra "Gel, sana önemli bişey söyleyeceğim, tabldota geçelim" dediğini, akabinde, "Bir define işimiz var, .....’da görevli bir albay işin başında, arazinin yarısını almış, diğer yarısını mal sahibi satmaya yanaşmıyormuş. 2 kişi araziyi de gözetlemek için görevli, aylık maaş alıyorlar. Ben de 400.000,00 TL değerinde bir ev parası harcadım. İş resmi yapılacak, çok büyük bir iş." dediğini, Müvekkilinin, "Ben memur adamım, bu işlerle işim olmaz. Üç kuruş param var, onu da kaybedemem." diyerek reddettiğini, .......'in ısrarcı tavrını sürdürdüğünü, "Senin de kazanmanı istiyorum, 50.000,00 TL lazım" demiş, müvekkilinin ise "Madem bu paraya çok para kazanacaksın, neden kardeşlerinle yapmıyorsun?" şeklinde karşılık vermiştir. ....... ise, "Onlar şerefsiz, senin sebeplenmeni isterim." şeklinde karşılık vermiş, müvekkilim "Ben bu define işlerine girmek istemiyorum. Sen ve eşin benim hem ortağım hem arkadaşımsınız. Madem paraya ihtiyacınız var, ben size bu parayı borç olarak veririm. Ancak beni bu define işlerine karıştırmayın." demiş olduğunu .......'in ise "Tamam öyleyse. Hiç anlatmadım say. Sadece borç istiyorum." diyerek müvekkilinden borç para aldığını, 50.000,00 TL tutarında borç parayı havale etttiğini, define işinde kullanılmak üzere ve eşi ...'in de dahil olması ile ödeyeceklerini beyan ederek borç talep ettiklerini 10.000,00 TL 19/06/2018 tarihinde havale edildiğini, 16/07/2018 tarihinde 49.500,00 TL borç havale edildiğini, 09/11/2018 tarihinde 48.000,00 TL borç havale edildiğini bu tutarlar hala müvekkiline ödenmediğini, nitekim bu borçların son 80.000,00 TL kadar tutarı müvekkili tarafından bankadan kredi çekilerek kullanıldığını ödemesinin hala devam ettiğini, bu sebeplere ilişkin olarak savcılığa şikayette bulunulduğunu gerekli soruşturmanın yürütüldüğünü, anılan limited şirkette müdür ... olarak belirlendiğini, lakin, her türlü yönlendirme ve yönetim ....... tarafından gerçekleştirildiği, o dönem şirket adresinde faaliyet gösteren .... adlı dükkanın devredildiğini, bu hususlara ilişkin olarak işlerin kötüye gittiğini ifade eden müvekkiline, .......'in hiddetlenerek "Siktir git, ağzını yüzünü kırarım senin, çeker vurur kafanı dağıtırım" şeklinde hakaretlerde bulunduğunu ve tehditler savurduğunu, bütün birikimleri anılan ikili tarafından adeta kurutulan müvekkilinin "Ne yapacaksan yap. Bu ne terbiyesizlik." dediğini o sırada ...'in araya girdiğini, aylık hesap yapacakları beyanını ortaya atarak müvekkilini oyalamak ve yanıltmak istediğini, çok vakit geçmeden dükkanı devir ettiklerini ve Kastamonu ili Tosya ilçesine taşındıklarını, İşbu davanın ikame edilmesinden önce .... başvuru numarası ile Bakırköy Arabuluculuk Dairesi'nde arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu 29/11/2023 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin ihtiyati tedbir talebinde hukuki yararın mevcut olduğunu, bu sebeplerle öncelikle davalarının kabulünü, müvekkilinin haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasını, müvekkiline esas sermaye payının güncel ve gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin verilmesini, davalı şirketin banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına, hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, TTK'nın 638/2 maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsiline ilişkindir uyuşmazlığın davacının davalı limited şirket ortaklığından çıkma talebinde bulunup bulunamayacağı ayrılma akçesi değerlerinin gerçek değeri üzerinden ödenmesi talebinin davalıdan talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ... soruşturma sayılı dosyasının bir örneği Uyap sisteminde , Tosya İcra Dairesi'nden .... esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap sisteminden , İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ..... ticaret sicil numaralı ...'nin tüm ticaret tescil kaydı, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi'nden .... ve .... esas sayılı dosyalarının birer örneği Uyap siteminden, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden iki adet dekont görüntüsü incelenmek suretiyle yapılan ödemelere belge suretleri , Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... vergi numaralı ...'nin en son yıllık kurumlar vergisi beyannamesi gelir-gider tabloları ve bilançoları suretleri celp edilmiştir.
Davacı tanığı ... Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: .... Mah. ... Cad. No:8A Esenler/İstanbul adresinde bir işyerim vardı, davalı şirket dükkanımın karşısında faaliyet göstermekteydi, davalı şirketin dükkanımın karşısında pizza dükkanı vardı, ben bu dükkanın havalandırma sistemlerini ben yaptım, bu dükkanın havalandırma işlemleriyle ilgilenen .... Beydi, yaptığım işin karşılığı olarak bir kısım ödemeleri şirket kendi hesabından bana gönderdi, geri kalan kısmını da davacı ...'ın kendi hesabından bana gönderdi, ben bu ödemeleri alırken çok sıkıntı çektim, davalı şirketin yetkilisi olarak bildiğim ....... ve ismini hatırlamadığım eşi bana sürekli ödeyeceğiz dediler, o sırada davacı ... beye davalı şirket yetkilisi ....... ve eşi "sen bunu öde, benim ödemelerim gelecek, o zaman sana ödeyeceğim dediler", bu konuşmalar benim yanımda geçti, en son kalan bir bakiyem vardı, devrettikleri dükkan sahibiyle bir araya geldiler, bildiğim kadarıyla ....... ve eşi senet almışlardı, bu senedi çeke çevirerek 1 ay sonra paranın tahsilatını gerçekleştireceklerdi, ancak ben bunu kabul etmedim, kendi alacağımı çek sahibine yazdırarak alacağımı aldım, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: Tanık beyanında: Davacı eşim şirketin kurulduğu zaman Topkule'de Astsubay olarak görev yapmaktaydı, ben de Bağcılar'da hemşire olarak görev yapmakta idim, ... ile ....... askeriyenin yemekhanesinde yemek işi yapıyorlardı, eşim emekli olduktan sonra ... ve ....... ile şirket kurma kararı aldılar, şirketi kurdular, eşim bu şekilde kredi çekti, bir takım nakit ödemeler yaptı, çalıştırdıkları işçilerin paralarını ödeyemedikleri için ben de kredi çekip verdim, ... ve ....... bu borçları bir kaç ay içerisinde kapatacaklarını söylemişlerdi ancak herhangi bir ödeme yapmadılar, eşim emekli ikramiyesini de bu şekilde harcadı, eşim ödemeleri istediğinde hep bir kavga çıkartmışlardır, en son eşimi dükkandan kovdular, bize haber vermeden dükkanı devrettiler, bu dükkan Esenler adresinde pizza dükkanı idi, şu an ... ve .......'in İstanbul'dan ayrılmış olduğunu duyduk, Kastamonu Tosva'da pizza dükkanı işlettiklerini internette gördük, tanıklık ücreti talebim voktur, dedi. Şekilinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 09/08/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Davacı taraf davalı şirketten çıkma payının hesaplanmasını talep etmektedir. Davacının hissedarı olduğu şirketten çıkma payının hesaplanabilmesi için öncelikle davacının, davalı şirkete ait vergi dairesine beyan edilen en son kurumlar vergisi beyannamesinin dosyaya sunulması gerekir. Ayrıca çıkma payı ile ilgili olarak davalı şirketin özvarlığının belirlenmesi gerekir.bu anlamda önce davacının talep ettiği Müvekkilinin haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, Müvekkiline esas sermaye payının güncel ve gerçek değerine uyan ayrılma akçesininverilmesine, ilişkin ŞİRKET HİSSE DEĞERİ kavramının izahına ihtiyaç duyulmaktadır.
ŞİRKET VE HİSSE DEĞER KAVRAMI
Bir şirket, kendisine benzeyen başka şirketler olsa dahi, varlık ve borçları, organizasyon yapısı, yönetim yaklaşımı, sahip bulunduğu maddi olmayan değerleri ile çok değişik özellikleri nedeniyle özgün bir kuruluştur. Tam anlamıyla eşi yoktur. Bu nedenle bir şirketin değeri sadece şirketin değerini ifade eder. Özgün bir ekonomik birimin fiili değeri ise ancak fiili bir alışveriş ile ortaya çıkabilir.bu nedenle şirket değerini belirleyen etütler, esas olarak fiili bir işlem için görüşme ortamı yaratan çalışmalar olarak dikkate alınmalıdır. Bir şirketin değerinden söz ederken sermayenin nominal değeri ,özvarlıklarının defter değeri, özvarlıklarının düzeltilmiş (güncelleştirilmiş) değeri, tasfiye değeri, gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeri gibi bir çok kavramdan söz edilebilir.bunların bir bölümünün şirketin piyasa değerini ifade etmek gibi bir özelliği yoktur. Şirket değeri en basit yoldan değeri özvarlık (özsermaye) defter değeri yöntemi ile belirlenenir. Diğer Benzer yöntemlerden bahsetmek gerekirse, dava konusu şirket açısından olaylar, ortaklarının şirketi terk etmiş olması ve/veya şirketin aktif faaliyet dönemini bitirmesi ve gayri faal oluşu ve halihazırda derdest dava göz önüne alındığında tasfiye değeri yöntemi ile hisse değerlerini belirlemek gerekir. tasfiye değerinin özelliklerinden bahsedersek; Tasfiye değeri : şirketin hayatına son verilerek, sahip olduğu tüm varlıkların nakde dönüştürülerek, tüm borçların ödenmesinden sonra kalan değerdir.Tasfiye değerinde varlıkların bir çoğunun kullanıcı için ifade ettiği değerin çok altında bir değerle paraya dönüştürülmesi söz konusudur.Tasfiye değeri, bir şirketin minimum piyasa değeridir. Geleceği parlak görülen, hakkında olumlu beklentiler bulunan bir şirketin tasfiye değerini hesaplamak dahi gereksiz olabilir.Bununla birlikte, faaliyetlerini sürdürmekle kapatmak arasında tereddütler yaşayan bir işletmede tasfiye değerini hesap etmek anlam taşıyabilir.tasfiye değeri hesaplaması yapabilmek imkansız/anlamsız görünmektedir. Özvarlık (Özsermaye Defter) Değeri: Sermaye ve dağıtılmamış karların toplamıdır.Başka bir ifade ile bilançodaki varlıklardan borçların düşülmesi ile kalan tutardır.bilançonun muhasebe defterine dayanması nedeniyle bu isim verilmiştir İki nedenden ötürü şirketin piyasa değerini ifade etmez. Birincisi; gerek varlık, gerekse borçların bilgi kalitesi ancak ülkede kullanılan muhasebe standartlarının kalitesi kadar anlamlıdır. İkincisi; şirketin bilançoda yer almayan, yönetim kadrosunun bilgi ve tecrübesi, müşteri yapısı, sektörde yarattığı olumlu imaj gibi değerleri, kısaca şirket peştamal iyesini kapsamamasıdır. Bununla birlikte, bilançolara ulaşabilirdik kolaylığı nedeniyle, özvarlık defter değeri, uygulamada sıkça sözü edilen bir kavramdır. En basit bir şekilde şirket değeri özvarlık defter değeri yöntemine göre hesaplanabilir. ancak bunun içinde dosyada herhangi bir veri bulunmamaktadır. Takdir mahkemeye aittir. davacı vekilinin 22.07.2024 tarihli talep dilekçesinde müvekkilinin davalı şirkete ödediği rakamsal tutarların tespiti: Davacı vekilinin beyan dilekçesinde davalı şirket 2018-2019 banka kayıtlarında davacının şirkete 59.740,29 TL havale yaptığı tespit edilmiştir. davalı şirketin hukuki durumu: Şirket İstanbul Ticaret Sicil memurluğunun ....... sicil Numarası ile kayıtlı ..... Hayvancılık Gıda Tekstil Sanayi Tic. Ltd. Ştiolarak 20.000,00 TL sermaye ile 21.11.2018 tarihinde tescil edilmiştir. Şirketin Şirket ortakları ... 9655 hisse ile 11.000 TL sermaye hissesi ve ... 9645 hisse ile 9.000 TL sermaye hissesine sahip olup, ... şirketi temsil ve ilzama yetkilidir. (Bkz. İTO 21.12.2023 tarihli müzekkeresinden) Dosya içeriğinde şirket ile ilgili başkaca bilgi ve belge yoktur. davacının davalı limited şirket ortaklığından çıkma talebinde bulunup bulunamayacağı hakkında inceleme, 6102 s. TTK'da da limited şirket ortağının çıkma hakkı, haklı sebeplerin varlığına bağlı olarak ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak ve berteraf edilemeyen bir hak olarak düzenlenmiştir. TTK md. 638 f. 2'ye göre her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacınınortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. Öte yandan çıkma hakkı bir bildirim hakkı şeklinde değil limited şirketi de koruma amacıyla mahkemeden talep etme hakkı şeklinde öngörülmüştür. Huzurdaki davada davacı, şirketin 6 45 hissesine sahip olup, idare ve temsil yetkisi bulunmamaktadır. Mülga TTK döneminden farklı olarak şirket kuruluşu için gerekli olan en az iki kişi şartı da bulunmadığından ortağın çıkma talebinin önünde herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte çıkma talebinin haklı bir sebebe dayanması gerekmektedir. Ancak anılan yasa maddesinde haklı nedenler sayılmadığı gibi, davalı şirket ana sözleşmesinde de bu husus düzenlenmediğinden, haklı nedenlerin varlığının hakim tarafından değerlendirilerek saptanması gerekir. Davacı haklı sebep olarak, ortaklığın çalışamaz hale geldiği, ortaklar arasında güven ilişkisinin sonlanması, davacının diğer ortak hakkında dolandırıcılık suçu kapsamında şikayet etmesi ve soruşturma açtırması, şikayetçi şirkete hiç gitmediğini, işlerin diğer ortak vasıtasıyla yürütüldüğünü ve diğer ortağı ile hissedarlık birliğinin sona erdiğini ve bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı gibi şirketin başka bir şehre taşındığı halde bu konuda kendilerine bilgi verilmediğini ileri sürmektedir. Pay sahipleri arasında kişisel çekişmeler bir sermaye şirketi olan limited şirketlerde kural olarak haklı sebep teşkil etmezler. Haklı sebebin nesnel olması aranır. Bununla birlikte bazı durumlarda şahıslar arasındaki ilişkiler de belirli bir ölçüde dikkate alınır. Örneğin aile tipi şirketlerde boşanmalar, aile üyeleri arasındaki çekişmeler, mirasçılar arasındaki anlaşmazlıklar, yine az sayıda ortağı olan küçük şirketlerde ortaklar arasındaki şahsi nitelikteki husumet ya da eşit paylara sahip olunan şirketlerde pat durumu haklı sebep olarak kabul Edilebilir. Dolayısıyla davacının ileri sürdüğü şirkete uğramama, şirketin başka şehre taşınması vs. Gibi nedenler ile hissedarlık birliğinin sona ermiş olması haklı bir sebep olarak kabul edilebilir. Ayrıca davacının şirketteki pay oranı ve bu payın nominal değeri dikkate alındığında ve davacı beyanında diğer ortaktan hiçbir hisse bedeli talep edilmeksizin şirketten çıkmasının şirketin mali durumunu (hisseye düşen borçların ödenmesi kaydı ile) olumsuz etkilemeyeceği de ortadadır. Bu durumda ortağın çıkmasına karar verilmesi TTK md. 638 f. 2 bağlamında mümkün olduğu mütalaa edilmektedir. Takdir mahkemeye aittir. Davacı tarafından şirketin il dışına taşındığı beyan edilmesine rağmen celbe dilen İTO kayıtlarında şirketin kuruluş tescil işleminden sonra herhangi bir tescil işlemi yaptırmadığı bildirilmiştir. Bunun anlamı şirketin faaliyet merkezi halen İstanbul ilçesi olarak Gözükmektedir. Dava dosyasında Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. sayılı dosyası bulunmaktadır. Dosyada .... HAYVANCILIK GIDA TEKSTİL SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ yetkilisi ...'in 23/11/2023 te bu mahkemeye verdiği cevap dilekçesi yer almaktadır. İlgili dilekçe de ... “.... Hayvancılık Gıda Tekstil Sanayi Tic. Ltd. Şti'ne ait defter ve belgeler (ilgili yıllara ait defter ve belgeleri Muhasebeci ..... 'da kalmış olup, ... 'da 2021 yılında kovid nedeniyle vefat etmiştir. O nedenle ilgili yıllara ait kayıtların Atışalanı Vergi Dairesinden celbini talep ederiz” şeklinde beyanda Bulunmaktadır. .... HAYVANCILIK GIDA TEKSTİL SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ Atışalanı Vergi Dairesi- Vergi Kimlik No: .... İşe başlama: 21/11/2018 Adresi: .... mah. .... Sok. A3 47 S 191 Esenler İstanbul. ... Hayvancılık Gıda Tekstil Sanayi Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...'e ait telefon no (Tosya Asliye Hukuk Mahkemesine bildirdiği telf no: ...) 04/08/2024 tarihinde aranmış, ticari belgeler talep edilmiştir. Kendisi, Tosyada yaşadığını, şirketin faal olmadığını, şirketin ticari belgelerinin kendisinde olmadığını beyan ederek, muhasebeci .... 'da olduğunu, bu şahsın da vefat ettiğini, defterlere ulaşamadığını beyan etmiştir.
SONUÇ; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Celp edilen 2018-2019 yılı banka hesap ekstrelerinden davacı ..., davalı şirkete 59.740,29 TL EFT ödemesi yaptığı, Davacının TTK md. 638 f. 2 bağlamında ortaklıktan haklı neden ile çıkmasının mümkün olabileceği, Dosyada mübrez belgeler arasında, davacının çıkma payını hesaplayacak hiçbir verinin bulunmadığı, Davacının sermaye payının belirlenmesi için davalı şirketin dosyaya dava en yakın tarihli Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin celbinin gerekeceği, beyannamede, davalı şirkete ait bilanço ve gelir tablosunun bulunması hasebiyle bir hesaplama yapmanın mümkün olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 09/12/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Davacı taraf davalı şirketten çıkma payının hesaplanmasını talep etmektedir. Sayın mahkemece celbe dilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde çıkma payı ile ilgili aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Şirket 2018 yılında kurulduğu belirtilmiş olmasına rağmen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 2019 yılı verileri bulunmamaktadır. 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde bulunması gereken gelir tablosunda ise sadece 2020 yılında şirketin 16.275,30 TL gideri olduğu yazılıdır. Şirketin 2020 yılı bilançosunda hiçbir veri bulunmamaktadır. Bilanço vergi dairesine gelişigüzel verilmiştir. Bilançoda şirket sermayesinin miktarı da yazılmamıştır. Bu yönüyle davalı şirketin 2019-2020 yılı kurumlar vergisi gelişi güzel tutulmuş olup içerdiği bilgiler somut davamıza ışık tutacak verileri kapsamaktan uzaktır. Ayrıca aynı bilançoda kurum ortaklarına ve yönetim kuruluna ait liste bölümünde şirket ortağı ve hissedarının 96100 hisse ile ... T.C. kimlik numaralı ...'e ait olduğu yazılıdır. Davacı ...'ın şirket hissedarı olduğuna ilişkin kurumlar vergisinde herhangi bir veri bulunmamaktadır.
SONUÇ; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Sayın mahkeme tarafından celp edilen .... Hayvancılık Gıda Tekstil Sanayi Tic. Ltd. Şti ait 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi verilerinin somut davaya ışık tutacak nitelikte hazırlanmamıştır. Kurumlar vergisi beyannamenin gelişigüzel hazırlanmış olduğu ve içeriğinden hiçbir bilginin bulunmadığından davalı şirketin özvarlığının hesaplanamadığını, sonuç ve kanaatine varılmıştır.şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ile talep etmiş olup davalı şirketin Limited Şirket olduğu, Limited Şirketten çıkma hakkının düzenlendiği TTK 638 maddesinin "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.
" hükmünü ihtiva ettiği, buna göre ortaklıktan çıkma talebinin kabul görebilmesi için ileri sürülen iddianın haklı bir nedene dayanmasının gerektiği, madde içeriğinde haklı nedenlerin neler olduğu konusunda bir belirlemenin yapılmamış olduğu, ayrıca somut olayda dava dilekçesinde dayanılan sebeplerin davacıya ortaklıktan çıkma hakkı bahşedecek nitelikte olmadığı, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile davacının iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 697,45-TL'nin mahsubu ile bakiye 82,05-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.