mahkeme 2022/832 E. 2024/512 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/832

Karar No

2024/512

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/832 Esas
KARAR NO : 2024/512

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, ....... Mah. ...... No:2 Esenyurt/İST. adresinde kurulu fabrika ile ofis katları ayırma kararı almış olduğunu, müvekkilinin, 29.03.2022 tarihinde şirketin, idari(ofis ) hizmetler“ birimini ...... Mah. ....... Yolu Cad. No:172 B:2 Esenyurt/İST.” adresine taşımış olduğunu, müvekkili firmanın, taşınmadan önce de 10.03.2022 tarihinde davalı şirkete ...... başvuru numarası ile abonelik işlemlerini başlatmış olduğunu, davalı şirketin bu başvuru üzerine müvekkil firma ile 01.04.2022 tarihinde, ....... sayılı Abonelik Sözleşmesi yapmış olduğunu, davalı şirketin, 01.04.2022 tarihinde sözleşme yapılması nedeniyle Büyükşehir Sınırları içinde en geç 3 gün içinde sayaç mühürlemesi gerekirken, 09.06.2022 tarihinde abonelik sözleşmesinin iptali için müvekkili firma temsilcisinden dilekçe ile talep alınmış olduğunu, iptal dilekçesi alınmasının nedeninin de projede küçük bir değişiklik yapılması gerektiği söylenmiş olduğunu, eğer değişiklik yapılması gerekiyorsa da bunun daha önce izah edilip düzeltilmesi gerektiğini, davalı idarenin, müvekkilinin 01.04.2022 tarihli ........ nolu sözleşmesi devam ediyorken, tesisatı kontrole geldiklerinde ölçü devresinde sayaç olmadığı gerekçesi ile dava konusu kaçak tutanağı ve fatura tahakkuku yapılmış olduğunu, halbuki müvekkilinin tutanak tarihine kadar, dava konusu tesisattan bir tüketim söz konusu olmadığını, bu süreçte mal sahibine ait abonelikten enerji kullanmış olduğunu, davalı şirketin, bu iptal başvurusunu, proje üzerinde küçük bir değişiklik yapılması gerektiğini gerekçe göstererek, bu abonelik sözleşmesini iptal ederek müvekkili firmadan ikinci başvuru yapılmasını talep etmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 16.06.2022 tarihinde ........ sayı ile 2. başvuru yapmış olduğunu, başvuru üzerine 20.06.2022 tarihinde 2. kez Abonelik Sözleşmesi yapmış olduğunu, müvekkili firmanın, bu adrese taşınmadan önce yani ticari faaliyetine başlamadan önce davalı şirkete abonelik başvuru yapmış olduğunu, müvekkili firmanın abonelik sözleşmesi, olmasına karşın sözleşmesiz enerji kullandığı gerekçesiyle faaliyete başladığı taşındığı gün esas alınmayarak kaçak tarifeden 1 yıl geriye gidilmek sureti ile yapılan ticari faaliyet orantılı olmayan 25.05.2022 tarihli, 06.06.2022 son ödeme tarihli ve ........ lik kaçak Elektrik Faturası Tahakkuk edilmiş olduğunu, bu faturanın tahakkukuna esas tutanak tutulduğu tarihte; müvekkili firmanın davalı şirket ile yaptığı abonelik sözleşmesi geçerli olup, iptal edilmemiş olduğunu, iptal başvuru talebinin 09.06.2022 tarihinde alınmış olduğunu, bu sebeple ortada bir kaçak kullanım değil, davalı şirketin Yönetmelikten kaynaklı yükümlülüğünü ihlali söz konusu olduğunu, çünkü EPDK Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre sayacın sözleşme tarihinden itibaren 3 gün içinde mühürlenmesi gerektiğini, müvekkilinin, kimya ham madde imalatı yapmakta ve bu adreste sadece ofis hizmeti veren ofis(idari) birimini taşımış olduğunu, abonelik sözleşmesindeki kurulu gücün 6 KWH olduğunu, bu birimde bilgisayar ve ofis makineleri mevcut olduğunu, yapılan ticari faaliyetin mahiyeti gereği; taşınılan tarihten, tutanak tarihine kadar bu oranda elektrik kullanılmasının fiilen de mümkün olmadığını, bu sebeple, kaçak kullanım yapılan adreste bu kadar enerji tüketiminin fiilen de olamayacağının tespiti açısından mahallinde keşif talep ediyor olduklarını, çünkü müvekkili firmanın, dava konusu elektrik faturasını ödedikten sonra abonelik işlemlerini tamamlamış ve Ağustos ayı faturasının; 8 gün için 576,71 TL olduğunu, buna göre, bu adreste tüketilecek aylık enerji miktarının: 26,67 /gün x 30 = 800,10 KWH X 2,70 TL = 2.160,27 TL olduğunu, bunun aylık tüketim miktarı olduğunu, bu hesaplamanın, kuruma kayıtlı sayaç değerlerine göre yapılan hesap olduğunu, davalı şirketin, iki ay için tahakkuk yapsa bile kaçak tarifeden bile 6.480,00 TL yi aşan bir tüketim olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin, 25.05.2022 düzenleme tarihli 06.06.2022 son ödeme tarihli 171.216,10 TL lik fatura nedeni ile müvekkili işyerinin enerjisini kesmek için 07.06.2022 tarihinde işlem yapılmak istenmesi üzerine enerji tehdidi altında 07.06.2022 tarihinde 1 gün gecikme faizi ile birlikte 171.325,00 TL olarak ödemiş olduğunu, müvekkili firmanın, aynı gün yeni sayaç alarak ölçü devresine takarak ticari faaliyetine devam etmiş olduğunu, müvekkili firmanın, davalı kuruma zamanında abonelik başvurmasına rağmen, davalı şirketin makul sürede işlemleri sonuçlandırmaması nedeni müvekkili firma hakkında 171.216,10 TL lik kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmiş olduğunu, bu tahakkukun, işyerindeki hiçbir maddi ve yasal delil ile örtüşmediğini, yukarıda da arz edildiği üzere tahakkuk edilen yerin ofis olup, bu oranda elektrik tüketecek cihaz da bulunmadığını, tüketilen enerji orantılı olmayan tahakkukun iptali gerektiğini, müvekkili firmanın süresinde davalı kuruma bildirmesine ve aynı gün sayaç alıp ölçü devresine takmasına karşın kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmesinin yasal koşulu bulunmadığını, müvekkili firmanın, 10.03.2022 tarihinde davalı şirkete abonelik başvurusu yapmış ve 01.04.2022 tarihinde de Abonelik Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, taşınmasının da Ticaret Sicil Gazetesine göre de 29.03.2022 olduğunu, yönetmeliğe göre en fazla bu tarihe kadar geriye gidilebileceğini, müvekkili firmanın, dava konusu tahakkuk edilen faturayı enerji kesme tehdidi altında ödemesini yaptıktan sonra, 2. defa 16.06.2022 tarihinde abonelik başvurusu yapmış ve 26.06.2022 tarihinde de yeni abonelik sözleşmesini yapmış olduğunu, abonelik sözleşmesinden sonra müvekkilinin tüm tüketimlerinin kayıt altında olduğunu, kuruma kayıtlı sayaca göre müvekkili firmanın ticari faaliyeti ile orantılı olarak kullanabileceği enerji faturasının, 8 günlük tüketimi için 576,71 TL olduğunu, bu faturaya göre ortalama tüketim değerinin, 26,67 KWH/GÜN olduğunu, kaldı ki müvekkilinin tutanaktan sonraki ortalama tüketim değerleri belli olduğuna göre, Ticaret Sicil kayıtlarına ve ilk abonelik başvuru tarihi olan 10.03.2022 tarihine göre buraya taşınma tarihinin de belli olduğunu, yönetmelik gereğince bu değerlere göre eksik tüketim için, abone sözleşmesi olması nedeni ile normal tarifeden fatura tahakkuku yapması gerektiğini beyanla; müvekkili firmanın abonesi olduğu ...... nolu tesisatın kurulu adrese, fabrikanın ofis kısmını ayırması nedeni ile 29.03.2022 tarihinde taşınma işlemi gerçekleşmiş olduğunu, yeni ofis ile ilgili abonelik işlemleri için de taşınmadan 10.03.2022 tarihinde davalı kuruma başvurulmuş ve 01.04.2022 tarihinde Abonelik Sözleşmesi imzalamış olduğunu, müvekkil firmanın sayacın, mühürlenmesi için davalı şirket yetkililerini beklerken, davalı şirketin, projede küçük değişiklik olması nedeni ile bu sözleşme ilgili 09.06.2022 tarihinde iptal başvurusu almış ve 2. defa abone sözleşme başvurusu almış olduğunu, müvekkili firmanın, sayacın mühürlenmesini beklerden, sözleşmesiz elektrik kullandığı gerekçesi ile 1 yıl geriye gidilmek suretiyle 25.05.2022 tarihli ve 06.06.2022 son ödeme tarihli ....... nolu 171.216,10 TL.nin iki aylık tüketimi olan 4.320,00 TL dışında kalan 166.896,10 TL oranında müvekkili firmanın borcunun olmadığının tespiti ile enerji kesilme tehdidi altında yapılan toplam 166.896,10 TL ödemenin davalı şirketten ödeme tarihi olan 07.06.2022 tarihinden itibaren Ticari Avans faizi birlikte istirdattı talep edildiğini, EPDK Müşteriler Yönetmeliğine ve Kurul Kararına aykırılık oluşturmakta olduğunu, müvekkili firmanın sayaca hiçbir müdahale olmadığı halde müvekkili hakkında fatura tahakkuku yanında, Yönetmeliğe ve Yüksek Mahkeme kararlarına aykırı olarak “gerçek zarar” ilkesine aykırı olarak sebepsiz zenginleşme sağlayacak şekilde haksız olarak tahakkuk edilen 171.216,10 TL.lık faturanın gerçek tüketim miktarı olan 4.320,00 TL dışında kalan 166.896,10 TL.nin HMK m.107 gereğince; gerçek bedel tespit edilmesi halinde taleplerini artırmak şartı ile - oranında borçlu olmadıklarının tespiti ve enerji kesme tehdidi altında faturanın ödenmiş olması nedeni ile ödeme tarihi olan 07.06.2022 tarihinden itibaren Ticari Avans faizi birlikte davalı şirketten İSTİRDATINA, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, davacı yanın perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın direkt bağlı olarak sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi sebebi ile tanzim olunan kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, tahakkuk edilen ve icra tehdidi altında ödenen fatura bedelinin iadesine ilişkin olarak açılan istirdat davası olup esasen haksız fiil hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin HMK' nın 16. maddesi gereği, zarar gören davalı müvekkili şirketin yerleşim yeri olan “ ...... Caddesi No:...... Kağıthane/İSTANBUL” adresinin bağlı olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olup huzurdaki davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği bedel için fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu beyanı etmiş olduğunu, ancak davacının davasını şimdilik alacak miktarının bir kısmını talep ve dava ederek açmasının usule aykırı olduğunu, zira davacının talep miktarının tespit edilebilir olup; bu şekilde alacak miktarının bir bölümüne dair dava açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasını kabul etmiyor olduklarını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacıların uğradığını iddia ettiği bedelin tespit edilebilir nitelikte olduğunu, bu itibarla gerçek zararın tespit edilmesi halinde talebin arttırılacağından bahisle belirsiz alacak davası açmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, dava değerinin belli ya da belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu itibarla dava dilekçesinin usul hukuku açısından kabul edilemez nitelikte olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davasının usul hukuku yönünden reddine karar verilmesini; mahkememiz aksi kanaatte ise davacı tarafa müddeabihi bildirmek ve buna göre harcını tamamlamak üzere süre verilmesini, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davalı müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, davalı müvekkili şirket personellerince, 23/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın direk bağlı olarak sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 23/05/2022 tarihli ve ....... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, işbu kaçak elektrik tüketiminden önce de davacı asilce, kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile 16/03/2018 tarihli ve ....... seri numaralı mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, H/537223 seri numaralı tutanağa istinaden, davalı müvekkili şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/1, 44/1-2.b ve 45/1-a,4 maddeleri ışığında tespit edilen 33995 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46. maddesi ışığında, 171.216,10 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmiş olduğunu, her ne kadar davacı yan, abonelik sözleşmesinin doğru bulgu ve belge niteliğinde olduğunu ve bu sebeple abonelik sözleşme tarihi olan 01/04/2022 tarihinin esas alınması gerektiğini iddia etse de dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının zaten sözleşmesiz (abonesiz) direkt bağlı elektrik tüketimi dolayısıyla kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tanzim edilmiş olup abonelik sözleşmesinin 01/04/2022 tarihli değil, 09/08/2022 tarihli olduğunu, davacının abonelik sözleşmesi olduğunu iddia ettiği 01/04/2022 tarihli anlaşmanın, sistem bağlantı anlaşması olup abonelik sözleşmesi olmadığını, bu itibarla bizzat davacı yanca sunulmuş olan 09/08/2022 tarihli abonelik sözleşmesine göre, davacının zabıt tarihi itibari ile sözleşmesiz direkt bağlı kaçak elektrik kullandığını, 09/08/2022 tarihli abonelik sözleşmesinin ancak davacının sözleşmesiz direkt bağlı kaçak elektrik kullandığı hususunda doğru bulgu ve belge niteliğinde olduğunu, işbu dilekçe ekinde sunacakları kaçak elektrik tespit tutanağı, hesap bülteni, fatura ve fotoğrafların ise kaçak hesaplamada esas alınması gereken doğru bulgu ve belge niteliğinde belgeler olduğunu, ayrıca gerçekleştirilen tahakkukta, somut olayda mükerrer kaçak söz konusu olduğundan zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46/3 maddesi gereği, tarifenin 2 katı nazara alınmış olduğunu, müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, dava konusu kaçak elektrik mahkememizce aksi kanaatin ve tutanak muhteviyatının gerçeğe uygun olup olmadığında tereddütün hasıl olması ihtimalinde ise tutanak mümzi tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde, ''Müvekkil firma, aynı gün yeni sayaç alarak ölçü devresine takarak ticari faaliyetine devam etmiştir.'' şeklindeki ve ''Bu süreçte mal sahibine ait abonelikten enerji kullanmıştır.'' şeklindeki beyanları ile direkt bağlı olarak kaçak elektrik kullandığını ikrar etmiş olduğunu, davacı yanın ikrar mahiyetindeki işbu beyanları ışığında, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın ihtirazi kayıt koymaksızın yapmış olduğu ödemenin istirdadını talep hakkı bulunmadığını, zira Türk Borçlar Kanunun 78. maddesine göre ihtiyariyle serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedelin geri istenemeyeceğini, mevzuat, Yargıtay ve BAM içtihatlarının bu yönde olduğunu beyanla; öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafın kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, tahakkuk edilen faturalar nedeni ile borçlu olup olmadığı, yapılan ödemelerin davalı taraftan istirdatının gerekip gerekmediği, borçlu olunması halinde miktarı hususlarındadır.
Davalı şirketten davacı şirketin abonelik işlemleri nedeniyle imzalanan sözleşmeler, faturalar, bu faturalara dayanak olan belge ve tutanaklar ile ödeme ve borçlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmiş olup verilen müzekkere cevabının incelenmesinde davalı adına abonelik kaydı ve kayıtlı sayaç bulunmadığı, kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiği, davacı hakkında tanzim olunan elektrik faturalarının örneklerinin Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafın kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, tahakkuk edilen faturalar nedeni ile borçlu olup olmadığı, yapılan ödemelerin davalı taraftan istirdatının gerekip gerekmediği, borlu olunması halinde miktarı hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelmesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ...... 17/04/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusu 23.05.2022 tutanak tarihi itibariyle davalı tarafça kullanılan tesisatta takılı sayaç bulunmadığını, tutanağın aksi ispat edilememiş olup tespit edilen akım değerlerinin mahalde elektrik kullanıldığının açık göstergesi olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin tutanak adresine yeni taşındığına dair beyanı, abonelik sözleşme tarihinin tutanak tarihinden sonra, bağlantı anlaşmasının tutanaktan kısa bir süre önce düzenlenmiş olması ve endeks döküm kayıtlarının bulunmamasının tutanak içeriğini destekler nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafça 23.05.2022 tutanak tarihi itibariyle ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ Madde a) "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, KAÇAK ELEKTRİK TÜKETİMİ olarak kabul edilmelidir." şeklinde olduğunu, davacı vekilince bahsedilen 01.04.2022 tarih, bağlantı için ön görülen tarih olarak kayıtlarda yer aldığını, davalı tarafça 10.03.2022 tarihli başvuru bulunmadığını, açıklanan nedenle 01.04.2022 abonelik sözleşme tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, zaten davacı vekilinin de dava dilekçesinde proje değişikliğinden bahsetmediğini, yani eksiklerin olduğu süreçte abonelik sözleşmesinin tutanak tarihi itibariyle henüz imza edilmiş olmadığını, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuatın dava konusu tutanağa birebir uyarlanmış olduğunu, hesaplamaların davalı kurum hesaplamasından tek farkının kaçak tahakkukuna esas sürenin 365 gün değil, 10/03/2022 tarihili bağlantı başvurusu ile 23/05/2022 tutanak tarihi arasındaki 74 gün olarak alınması olduğunu, 10/03/2022 tarihli bağlantı başvurusunun, davalının dava konusu taşınmazı kullanmaya başladığına dair doğru bulgu-belge niteliğinde olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 171.216,10 TL - 34.721,53 TL = 136.494,57 TL menfi tespit talebinin olabileceğini bildirmiştir.
Dosyanın tahakkuk ettirilmesi gereken fatura miktarını net olarak tespit etmek ve belirtmek, tarafların beyan ve itirazları değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 28/10/2023 tarihli ek raporunda özetle; davacı adına düzenlenen fakat dava konusu olmayan 16/08/2018 tarihli tutanak incelendiğinde sayaç demantının (sayacın kayıt ettiği en yüksek güç) 14 kw olarak tespit edilmiş olduğunu, dava konusu tutanakta ise AKIM DEĞERLERİ TESPİT EDİLEREK güç tespiti yapılmış olduğunu, akım değerlerine göre belirlenen gücü davacının bilfiil tüketmekte olduğunu şayet davacı işlerinde makine-bilgisayar-aydınlatma şeklinde güç tespiti yapılmış olunsa idi 0,6 kullanma faktörü ile çarpılması hususunun tartışılabileceğini, bu kanaatiyle uyumlu olarak, davacı vekilince sunulan emsal bilirkişi raporunda bilirkişilerce 0,6 kullanma faktörünün dikkate alınmasındaki sebebin elektrikli cihazların tek tek güçleri belirtilerek hesap edilmiş olması olduğunu, mevzuatta hafta sonu, bayram günlerinden bahsedilmediğini, davacı tarafça, davalıya yapılan başvuru tarihi (10/03/2022) ile ticaret sicil gazetesine göre taşınma tarihi (29/03/2022) tarihler arasında elektrik kullanılmadığı hususu belgelenemediğinden, kaçak tahakkuk hesaplamasında kök raporunda kanaat getirilen 10/03/2022 bağlantı başvuru tarihinin başlangıç süresi olarak dikkate alınması gerekeceğine dair kanaatinin aynen devam ettiğini, açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin itirazları bakımından kanaatinin aynen devam ettiğini, davalı vekilinin itirazlarının, kök raporunda dikkate alınan süreye ilişkin olduğu anlaşılmakla, şayet davalı tarafça davacının 10/03/2022 tarihinden önce iş yerinde faaliyette bulunduğuna ilişkin AYNI ADRESE AİT kaçak elektrik tespit tutanak örneği vb. belge sunulur ise kanaatinin değişebilecek olduğunu, sunulan 16/08/2018 tarihli mükerrer tutanaktaki adresin farklı olduğunu, itiraz dilekçesinin cevap dilekçesindeki beyanları içermekle davalı vekilinin itirazları bakımından KÖK RAPORUNDAKİ KANAATİN AYNEN DEVAM ETTİĞİNİ, kök raporda belirtildiği üzere davacının sorumlu tutulabileceği tutarın 34.721,53 TL hesap edilmiş olduğunu, süre; 10/03/2022 işe başlama - 23/05/2022 tutanak arası 74 gün gü; 9,702 kw günlük kullanım süresi 9,6 saat/gün Aktif Tüketim; 74 gün x 9,702 kw x 9,6 saat/gün = 6.892,30 kwh üzerinden kaçak tahakkuk hesaplaması yapılması gerektiğini, davacı şirketin 6892,30 kwh lık kaçak elektrik tüketimi doğrultusunda 34.721,53 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, davacının, dava konusu 23/05/2022 tarihli tutanak bakımından 34.721,53 sorumluluğunun olabileceği yönündeki kanaatinin aynen devam ettiğini, SONUÇ OLARAK; taraf vekillerinin itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmiş olup, kök raporundaki kanaatinin aynen devam ettiğini bildirmiştir.
Dosyanın dava dilekçesinde iki aylık tüketim bedeli olarak belirtilen 4.320,00 TL'nin kaçak tahakkuku olarak belirtilen ( 34.721,53 TL) hesaplamaya dahil olup olmadığı, dava dilekçesinde menfi tespit ve istirdat talebi olarak belirtilen 166.896,10 TL dikkate alınarak hesaplama yapılması için ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi 25/03/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle; Kök ve ek raporlarında davacı tarafından dava konusu tutanak
nedeniyle 10.03.2022 işe başlama – 23.05.2022 tutanak arasındaki 74 günlük
süreden sorumlu tutulabileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davacı vekilince dava dilekçesinde kabul edilen 2 aylık süreye karşılık
gelen 4.320,00 TL. tutarın, kanaatinde belirtilen 10.03.2022 işe başlama –
23.05.2022 tutanak arasındaki 74 günlük süre içerisinde olduğunu, yani dava
dilekçesinde iki aylık tüketim bedeli olarak belirtilen 4.320,00 TL. tutarın tarafınca yeniden hesaplanan 34.721,53 TL. kaçak tahakkuk
hesaplamasına DAHİL olduğunu, bu nedenle davacı tarafın, 171.216,10 TL. kaçak elektrik tüketim faturası için, dava dilekçesinde
belirtmiş olduğu 4.320,00 TL. tutar haricinde, harca esas değer olarak belirtmiş
olduğu 166.896,10 TL. – (34.721,53 TL. - 4.320,00 TL. = 30.401,53 TL.) =
136.494,57 TL. tutar kadar borçlu olmadığını talep edebilecek olduğunu, taraf vekillerinin itirazları ek raporunda değerlendirilmiş olup tüm
itirazlar bakımından kanaatin aynen devam etmekte olduğunu bildirmiştir.
Davacının talebi menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup dava dilekçesi ekinde yer alan ödeme dekontları uyarınca davacının adına tahakkuk eden fatura bedellerini ödemiş olduğu hususu sabittir. Davacı taraf dava dilekçesinde kullanım bedeli olarak 4.320,00 TL tüketim bedelinin gereği gibi hesaplandığını ancak bakiye kısmın ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca hesaplanmadığını iddia etmekte olup TBK m. 77 ve devamı maddelerinde haklı bir neden olmaksızın, bir başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlüdür.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde;
"(1) Gerçek veya tüzel kişinin;
a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
(2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.
(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.
"Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde;
(1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için,
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir."
"Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde;
"(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır.
a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde,

  1. Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez.
  2. (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
  3. Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
    c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
    Buna göre somut olayın değerlendirilmesinde teknik bilirkişi tarafından yapılan hesap uyarınca davacı hakkında tahakkuk etmesi gereken kaçak elektrik fatura bedelinin toplamının 34.721,53 TL olduğu, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere 4.320,00 TL'nin tüketim bedelinde ilişkin olduğu, buna göre davacı hakkında düzenlenen faturanın toplam 136.494,57-TL kısmının yasal dayanağının bulunmadığı, 136.494,57-TL yönünden davacının fazla ödeme yapmış olduğu, dava dilekçesi ekinde yer alan dekontun 07/06/2022 tarihli olduğu ve yasal dayanağı bulunmayan ödeme yönünden davalı elektrik dağıtım şirketinin TBK m. 77 ve devamı maddeleri uyarınca fazla ödenen 136.494,57 TL'yi iade etme yükümlüğünde olduğu kanaati ile açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı şirket adına düzenlenen ........ nolu 171.216,10 TL bedelli fatura nedeniyle 136.494,57 TL borçlu olmadığının tespitine, faturanın 136.494,57 TL kısmının davacı yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu fatura nedeniyle fazla ödenen 136.494,57 TL'nin 07/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
    HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
    AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
    1-Davacı şirket adına düzenlenen ....... nolu 171.216,10 TL bedelli fatura nedeniyle 136.494,57 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, faturanın 136.494,57 TL kısmının davacı yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
    2-Davaya konu fatura nedeniyle fazla ödenen 136.494,57 TL'nin 07/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
    3-Alınması gereken 9.323,94 TL harçtan peşin alınan 2.850,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.473,77 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
    4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.930,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
    5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 1.578,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%81,78) ret oranı (%18,22) dikkate alınarak hesaplanan 1.290,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
    6-Davalı tarafça sarf edilen 18,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
    7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 21.839,13 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
    8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
    9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
    Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2024
    Katip .......
    ¸
    Hakim ......
    ¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim