mahkeme 2022/733 E. 2023/1049 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/733
2023/1049
20 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/733 Esas
KARAR NO : 2023/1049
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 20/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafın kat karşılığı inşaat
sözleşmesi ile veya bizzat sahibi olduğu arsalar üzerinde inşa ettiği konut inşaatlarından konut
edinmek için davalı tarafa başvurduğu, davalı kooperatifin mevcut veya yapılması planlanan
... ve başkaca projelerini gösterdiği, davacının davalı tarafın ruhsatını aldığını
ve 2022 Ocak ayı gibi inşaata başlayacağını ifade ettiği .... inşaat projesinden 1 paya
gelecek şekilde 3+1 daire sahibi olmak için davalı tarafa ortaklık başvuru formunu doldurarak
verdiğini, davalının üyelik başvurusunu 06.11.2020 tarihinde kabul ettiği ve genel kurulun 9
nolu kararı ile ortaklık giriş peşinatının yatırılmasını istediğini, bu bağlamda davacının daha
öncesinden ... nolu kooperatif üyesi olan ..... ’ün 1+1 daire payı olan 1 paya ait
hisse senedini 06.11.2020 tarihinde devir aldığını, 11.11.2020 tarihinde davalı hesabına
90.000.TL ödemeyi yaptığını, davacının ortaklığa kabulü ile ve 3. Şahıstan almış olduğu payın
akabinde 11.11.2020 tarihinde ortaklığı devir almış olduğu 1+1 daire payının 3. Şahıstan aldığı
daire payı ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalı kooperatifte 20.11.2020 tarih 170 sayılı kararla
davacıyı ortaklığa kabul ettiği ve 1 paya karşılık gelen ortaklık pay senedini düzenlediği, davacı
dahil olduğu inşaat projesinin başlamasını beklerken 20.11.2020- 01.08.2021 tarihleri arasında
2.000.TL 01.09.2020 – 01.12.2021 tarihkeri arasında 2.500.TL yi her ay düzenli olarak toplamda
aidat başlığı altında 28.000.TL yi ödediği, Davalı kooperatif 2021 Aralık ayı içinde TUİK resmi
rakamlarına göre inşaat maliyetlerinin %42 oranında artmış olması sebebiyle davacının da dahil
olduğu Taşoluk 2 projesine yeni yılda kayıt yaptıracak kişilerin mevcut ödemelerinin 200.000.TL ye tamamlamaları gerektiğini tercihini söz konusu projeden yana kulanan ortakların 31.12.2021
tarihi itibariyle ödemelerini 200.000.TL ye tamamlamaları gerektiği yönünde davacıya ihbar
gönderdiğini, ayrıca söz konusu bu koşulların sağlanmadığı takdirde ortaklar hakkında yasal
sürecin başlatılacağı , ortaklıktan çıkarılacağını, ortaklığını devir etmek isteyen ortakların da
kendileri aracılığıyla devir etmesine yardımcı olunacağını beyan ettiğini, iş bu ihbarın davacıya
geldiği tarihte ekonomik açıdan zor durumda olması sebebiyle 24.12.2022 tarihinde yönetim kurulu nezdinde yeni veya mevcut ortaklara payını devir etmek istediğini beyan ettiğini, bu
husus üzerine ayrıca davalı nezdindeki .... adlı inşaat projesindeki payının devir için
.... ilan numarası ile ....com adlı internet sitesinde ilan verdiğini, bu durumun
ayrıca davalı kooperatife bildirildiği ve davacı yanın payını devir etmesine onay verildiğini, bu
payın devir için .... adlı 3. Bir kişi ile 268.000.TL bedel ile anlaştığını , payı devir almak isteyen
kişinin davalı kooperatifteki ..... ile görüşmenin yapılabileceğinin belirtildiğini,
davacının pay devir etmeyi anlaştığı kişinin davalı tarafa başvurması üzerine davalı kooperatif
tarafından pay senedinin devrinin mümkün olmadığını ifade ettiği ve sonuçta davacıyı tek
taraflı olarak ortaklıktan çıkardıklarını ayrıca davalı kooperatifin davacının 2021 Aralık tarihine
kadar yaptığı 118.000.TL ödemenin %18 ini keserek 96.760.TL yi geri iade ettiğini , davalı
kooperatifin davacının devir etmek istediği hakka mani olarak zarara uğramasına sebebiyet
verdiği gibi ayrıca haksız yere ödediği bedellerden kesinti yaptığını, gerçekte davacının davalı
taraftaki payının bir ortaklık pay hakkı gibi gözüksede gerçekteki hukuki ilişkinin muhtevasının
ise farklı nitelikte bulunduğunu, yapılan işlemin avans tapu satışı niteliğinde olduğunu kısacası
söz konusu projeden gayrimenkul sahibi olmak için başvurduğıu ve avans niteliğinde ödemeleri
yaptığını, nitekim TBK 112 mad hükmü gereği borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu
kendisine hiçbir kusurun atfedilemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını
gidermekle mükellef olduğunu, davalı tarafın haksız şekilde ortaklıktan çıkararak davacıya ait
payın devir edilmesine de mani olduğunu, vermiş olduğu 118.000.TL nin tamamını vermesi
gerekirken bu tutardan 21.240.TL sini geri vermediğini, gerçekte kooperatif üyeliğinden söz
etme imkanı bulunmasa da davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak projeden çıkarıldığını
ortaklıktan çıkarıldığı hususundan da Mayıs ayında haberdar olduğunu, davacının davalı
kooperatifin ortağı olmadığı genel kurulda ve yönetim kurulda görev almadığının bilirkişi eliyle
tespit edileceğini, hiçbir haberi olmadan ihtar yapılmadan ortaklıktan çıkarıldığını bu nedenle
davacı tarafın payını devir etmesine müsaade edilmeyerek ortaklıktan çıkarılma işleminin kötü
niyet teşkil ettiğini, davalı tarafın kendi payını devir etmesini engellediği gibi davacıya verilen
bu hisse payını 3. Bir kişiye yüksek kar oranı ile devir edildiğini, davalı kooperatifin esasen
kendisinin yüksek kar elde amacıyla davacıyı ortaklıktan çıkardığını beyanla davanın kabulü ile
davalı kooperatifin 15.05.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 171.240.TL ödemesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatife devir yoluyla ortak
olduğu ve 20.11.2020 tarih 170 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyeliğe kabul edildiğini ve
kendisine ortaklık pay senedinin verildiğini, davaya konu olayda davacı yan genel kurulca
belirlenen ve yönetim kuruluncaya uygulamaya konulan yapılacak inşaata ilişkin ödeme
yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinden bahisle 24.12.2021 tarihli (kendi el yazısıyla) istifa
dilekçesi ile fiyat artışı sebebiyle ortaklıktan ayrılmak istediğini kooperatife bildirdiğini bu istifa
talebi üzerine yönetim kurulunca ortaklıktan çıkma talebinin kabul edildiğini, henüz muaccel
olmadığı halde ayrılan ortağın mağdur olmaması için enflasyon sebebiyle kooperatif nezdinde
tutulan bedel değer kaybetmesin diye davacıya parasının geri iade edildiğini, ortaklıktan çıkış
talebinin karar defterine yazıldığını buna dair alınan yönetim kurulu kararının ekte olduğunu,
davacı yanın eski kooperatif ortağı olan ...’un ortaklık payının devrinin engellendiğini ve
davacıya ortaklıktan çıkışta ödenen bedelin eksik ödendiği iddiası ile uğradığı zararının
tazminini talep ettiğini, davaya konu edilen bu iddiaların doğru olmadığını, zira davacının
çıkarılmadığını, kendi istemiyle ortaklıktan ayrıldığını, payını devir edecek kimseyi bulmadığını, internet ilanından görüp arayan kişiyle görüştüğünü ancak bu 3. Kişi ile anlaşamadığını nitekim
bunun üzerine 24.12.2021 tarihli dilekçe ile ortaklıktan ayrılmak istediğini bildirdiğini ana
sözleşme ve genel kurul kararı doğrultusunda %18 kesinti sonrası ödediği tutarın belirttiği
banka hesabına yatırılmasını istediğini yine aynı dilekçede ödemenin kendisine yapılıncaya
kadar ortaklık haklarının diğer ortaklara sunularak devir işleminin yapılması konusunda destek
olunmasını kooperatiften rica ettiğini, davacının alacaklarının banka yatırılmasını istemesi bile
tek başına örtülü olarak çıkma iradesi gösterdiğinin kanıtı olduğu, davacının açık talebinin istifa
olmasına rağmen asıl niyetinin istifa etmek olmadığı yönündeki açıklamasının kabul
edilemeyeceğini, nitekim 24.12.2021 tarihli dilekçe alındıktan sonra 3 ay sonra 30.03.2022
tarihinde davacıya iyi niyetle zamanından önce ödemenin yapıldığını yine alacaklarını geri
aldığı dönemde asıl niyetinin istifa olmadığı üyeliği devir etmek olduğu yönünde bir itiraz ve
beyanın sunulmadığını 30.03.2022 sonrası da aidat ödemelerini yapmadığını, pay devrinin
yapılması için kooperatifin pay devrinin yapılıp yapılmamasından bir sorumluluğunun da
bulunmadığını, üyeliği devir etmeye çalıştığı ....... isimli kişinin devire ilişkin bir anlaşma içinde
olmadığı aksine sistemi anlamak için bilgi edinmeye çalıştığını, davacı yanca .... isimli kişiye
sabit fiyat garantisi ile satın alacağı yönünde yapılan bildirimin kooperatif yetkilisi tarafından
sabit fiyat garantisi bulunmadığı yönünde bilginin verilmesi üzerine bu kişinin sabit fiyat
garantisi yoksa ortaklığı devir almak istemediğini bildirdiğini, geri iade edilecek tutarda haksız
yere kesinti yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını zira alacağın henüz muaccel olmadığı halde mağdur durumda olmaması için hemen ödemenin kendisine yapıldığı ve çıkarken tüm bu
koşulları da kabul ettiğini, istifa eden ortakların 1163 sayılı kanunun 17 mad hükmüne göre
hesaplaşmanın yapılacağını ancal henüz alacak muaccel olmadan geri ödemenin hemen
kendisine yapıldığını beyanla haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafın davalı kooperatif üyeliğinin bulunup bulunmadığının tespiti, varsa bu doğrultuda davacı tarafın kooperatif üyeliğinden ve ortaklığından çıkma ve/veya çıkartılmasının haklı sebeplere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi ve çıkma-çıkarılma işlemi ve öncesindeki devir işlemlerinin yapılamaması nedeniyle davacı tarafın kooperatiften talep edebileceği alacak miktarının belirlenmesine ilişkindir.
-Mahkememiz dosyası davalı kooperatif kayıtlarının incelenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 10/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...’un yönetim kurulunun 20.11.2020 tarih .... sayılı kararı ile davalı
kooperatif ortaklığına .... nolu ortak numarası ile kabul edildiği,
davacı ...’nun 1163 sayılı kanun çervesinde davalı kooperatifteki üyeliği gereği
11.11.2020 tarihinde 90.000.TL, 03.12.2020 tarihinde 2.000.TL, 04.01.2021 tarihinde 2.000.TL,
05.02.2021 tarihinde 2.000.TL, 01.03.2021 tarihinde 2.000.TL, 14.04.2021 tarihinde 2.000.TL,
29.06.2021 tarihinde 2.000.TL, 02.08.2021 tarihinde 2.000.TL 04.08.2021 tarihinde 2.000.TL,
02.09.2021 tarihinde 2.500.TL, 08.10.2021 tarihinde 2.500.TL, 15.11.2021 tarihinde 2.500.Tl
08.12.2021 tarihinde 2.500.TL olmak üzere toplam 118.000.TL yi davalı kooperatife ödediği,
davacı ...’un ..... nolu davalı kooperatif ortağı iken 24.12.2021 tarihli yazılı
talebi gereği kendi istemiyle üyelikten ayrıldığı / istifa ettiği , kooperatif yönetim kurulunun da
25.03.2022 tarihli kararla istifanın kabulüne karar vermiş olması karşısında davacının kendi
istemiyle istifa etmesi ve bu istifasının kabulü sonucunda davalı kooperatif ortağı bulunmadığı
ve bu hususun tartışmasız olduğu dikkate alındığında davacının kooperatif üyeliğinin istifa
nedeniyle sona ermiş olduğu,
davacının davalı kooperatif yönetimine hitaben 24.12.2021 tarihli yazısında“ ortağı
bulunduğu kooperatiften (....) fiyatlandırma farkı sebeplerle ayrılmak istediğini, ana
sözleşme ve genel kurul kararı gereği %18 kesinti sonrası ödediği tutarın bildirdiği banka
hesabına yatırılmasını talep ettiği, bu hususun davacının kabulünde bulunduğu,
davalı kooperatifin, üyelikten ayrılma talebinde bulunan davacı ...’a 30.03.2022
tarihinde o güne kadar ödediği toplam 118.000.TL ödeme tutarından genel kurul kararı ile
kararlaştırılan %18 genel gider masraf kesinti payı olan 21.322.TL yi mahsup ederek kalan
96.678.TL lik tutarı ..... Bankası aracılığıyla davacının bildirdiği banka hesabına
(banka dekontu ile) ödediği,
davalı kooperatifin 27.06.2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunun 7 nolu
kararı ile ..çıkan ortağın yapmış olduğu toplam ödemelerden %18 kesinti yapılarak ve faizsiz
bir şekilde kendilerine ödenmesi hususunun oy çokluğu ile kabulüne karar verilmesi ve anılan
genel kurul kararının iptal edildiği yönünde bir iddianında ileri sürülmemesi karşısında bu
genel kurul kararının tüm tarafları bağlayıcı olduğu,
kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi
ve anasözleşmenin 15. maddesi gereğince, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl
sonu bilançosuna göre hesap edilecek olan hissesine isabet edecek masraf hissesi payı
düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına haiz olacağı, ancak bu alacağını ayrıldığı
yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten
sonra da bu hakkını kooperatiften talep edebileceği,
davalı kooperatif ana sözleşmesinin 13 maddesinde belirtildiği üzere “Her ortak, hesap
senesi sonundan en az 1 (Bir) ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle”
ortaklıktan çıkabileceğinden davacının çıkma talebini 24.12.2021 tarihinde bildirdiği ve
davalı kooperatif tarafından 25.03.2022 tarihinde istifanın kabul edildiği dikkate alındığında
ayrılma bildiriminin buna göre 25.03.2022 tarihinde yapıldığı kabul edildiğinde, davacının
ayrıldığı yılın 2022 yılı olduğu böylelikle 2022 hesap yılı bilançosunun ise 2023 yılında yapılacak
genel kurul tarihinde kesinleşeceği ve 2023 yılında yapılacak 2022 hesap yılı genel kurul
tarihinden 1 ay sonra ayrılma payı alacağı muaccel hale geleceğinden ayrılma alacağının
tahsilinin de bu tarihten sonra talep edilebileceği (Muaccelliyet),
davalı kooperatif ortaklığından kendi istemi ile ayrılan davacının, genel kurul kararıyla
kararlaştırıldığı üzere üyelik gereği ödediği toplam 118.000.TL tutardan 1163 sayılı kanun ve
ana sözleşme hükmüne göre ve kendisinin de istifa bildiriminde kabulünde olan hissesine
isabet eden gider payı olan 21.322.TL ( %18 olarak belirlenen ve davacının da istifa talebinde
kabulünde bulunan) tutarın düşüldükten sonra muacceliyet tarihi beklenmeksizin 96.678.TL yi
tahsil etmiş olması karşısında davacının ayrılma payı alacağına dayalı olarak davalı
kooperatiften tahsil edebilebilecek bir tutarın bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
1163 Sayılı Kanunun Ortaklıktan Çıkma Ve Çıkan Ortaklarla Hesaplaşma başlıklı 10,11,12, ve 13. Maddesinde; "Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin
mevcudiyetinin tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat
ödemesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir. ...Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile ençok 5 yıl için
sınırlandırılabilir.
Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği Bir ortağın hiçbir suretle
kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür.....Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek
yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade
edilebilir.....Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın
kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile
kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yine aynı Kanunun Kooperatiften Çıkan Veya Çıkarılan Ortaklarla Hesaplaşma Süresi Ve Yükümlülük
başlıklı 17. Maddesinde ise; "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının
kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu
anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl
bilânçosuna göre hesaplanır.
Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede
daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu
durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile
mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle
zamanaşımına uğrar.
Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun
kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür." düzenlemelerine yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı taraf davalı kooperatif üyesi iken 24.12.2021 tarihli dilekçesi ile kooperatiften ayrılmak istediğini bildirmiş, dilekçesinde "ana sözleşme ve genel kurul kararı gereği %18 kesinti sonrası ödediğim tutarın
aşağıda belirtiğim banka hesabına yatırılması hususunda gereğinin yapılmasını istediği ve
adres, telefon, banka bilgisi ve banka iban no ve hesap numarası bildirerek ayrılma alacağının
kendisine ödenmesini" talep etmiştir.
-Davalı kooperatifin ise 25.03.2022 tarih 249 sayılı yönetim kurulu kararının 3 nolu bendi ile
davacı ...’un 24.12.2021 tarihli ortaklıktan ayrılma dilekçesine konu talebinin kabulü
ile ortaklıktan çıkmak isteyen ...’a 27.06.2019 tarihli genel kurulun 7 nolu kararı
gereği genel gider ödemeleri için %18 kesinti yapılmak suretiyle üyelik gereği ödediği peşinat
ve aylık taksitlerin geri ödemesinin yapılmasına karar verdiği ve davacının o güne kadar yapmış
olduğu toplam 118.000.TL lik ödemesinden %18 den hesaplanan 21.322.TL lik hissesine isabet
eden (masraf gider payını) kesinti payı düşüldükten sonra kalan 96.678,00TL nin ...’un
bildirdiği banka hesabına ödendiği anlaşılmaktadır.
-Her ne kadar davacı tarafça söz konusu 24.12.2021 tarihli dilekçe ile davacının asıl iradesinin ortaklıktan ayrılma değil ortaklık payını devretme amacını taşıdığı iddia edilmiş ise de davacının dilekçesinde böyle bir irade açıklamasında bulunmadığı, dilekçenin içeriğinin açık ve net şekilde ortaklıktan ayrılma amacını ifade ettiği, davacının ortaklık payını ilana koyması, whatsapp kayıtları vb. Hususların yazılı belgedeki iradenin aksini ispata yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmakla, davacının bu yöndeki iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
-Bu kapsamda davalı kooperatif tarafından davacının üyeliği kapsamında ödenen bedelden gider payının düşülerek davacı yana ödendiği, davacının bu kapsamda kendi iradesi ile ayrıldığı kooperatiften talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan olarak yatırılan 3.053,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.783,85-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 27.398,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ....... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.