mahkeme 2022/497 E. 2024/170 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/497
2024/170
23 Şubat 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/497 Esas
KARAR NO : 2024/170
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili bankanın .... numaralı müşterisi olduğunu, davalının Vergi Dairesine olan borcu nedeniyle Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafindan 28.11.2019 tarihli .... sayılı e-haciz bildirisinin davacı Bankaya gönderildiğini ve davalının davacı Banka nezdinde bulunan hak ve alacaklarına haciz konması için bildirim yapıldığını, bu bildirime istinaden davalının hesaplarına haciz işlendiğini, vergi dairesi adına hacizli tutara dair blokenin sehven kaldırılması sonucunda davalı tarafindan kendisine ait olmayan Vergi Dairesi adına hacizli tutarın haksız olarak kullanıldığını, davalı tarafça haksız olarak tasarrufta bulunulan iş bu tutarın Beylikdüzü Vergi Dairesi'ne ait hacizli tutar olduğundan 79.478,41 -TL'lik tutar müvekkili banka kaynaklarından karşılanmak sureti ile ilgili kuruma ödenmek mecburiyetinde kalındığını, Vergi Dairesine davacı Banka kaynaklarından davalıya ait borcun ödenmesi ile 79.478,41 TL'lik tutar kadar banka alacağı doğduğunu, davacı Banka alacağına istinaden davalı ile imzalanmış sözleşmeler ve Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda, Bankanın rehin, takas ve mahsup hakkı gereğince, davalının hesaplarında bulunan 9445,48-TL bloke altına alındığını, blokeye alınan tutar dışında bakiye 70.032,93-TL'nin ticari avans faizi ile birlikte Banka'ya ödenmesi için davalıya ihtamame gönderildiğini, davalı tarafin borcunu kabul edilmediğine dair cevap verildiği, bankaya herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davalının verdiği cevapta borcu kabul etmediğini, banka tarafindan davalıya karşı banka zararına dönüşen tutarın tazmini amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E Sayılı dosyasından ilamsız takipte ödeme emri gönderildiğini, banka tarafindan başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafindan itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile borçlu adına banka kaynaklarından vergi dairesine ödenen alacağın rücuen tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, banka kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 70.032,93 TL asıl alacak, 70,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.102,96 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "23.11.2020 tarihli ihtarnameye konu, borçlu adına Bankamız kaynaklarından Vergi Dairesine ödenen bankamız alacağının rücuen talebi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın davalının hesaplarına vergi dairesi tarafından gönderilen haciz bildirimi sonrasında sehven davalının hesaplarındaki blokenin kaldırıldığı, bu nedenle vergi dairesine gönderilen miktarların bir kısmının banka kaynaklarından ödendiğini iddia etmektedir.
-Mahkememiz dosyası davacı tarafından dava dışı vergi dairesine ödenen bedelin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının iddia ettiği şekilde davacı banka nezdinde ödemeden önce haciz ve bloke konulan miktarın ne olduğu, bu blokenin hangi sebeple kaldırıldığı, davacı banka tarafından varsa vergi dairesine yapılan ödemenin davalıya ait hesaplardan mı yoksa banka kaynaklarından mı karşılandığı, neticeten; varsa vergi dairesine yapılan ödeme nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği miktarının ne olduğunun tespiti amacıyla, 1 bankacı ve 1 vergi alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/01/2023 tarihli raporda özetle; davacının , davalıdan 05.05.2022 takip tarihi itibariyle tahsil tekerrür olmamak kaydı ile21.952.92TL talep edebileceği, bu tutarları aşan taleplerin yerinde olmadığı, davacının, asıl alacak tutarlarına tahsil edilinceye yasal(%9) faiz oranlarından temerrüt faizi talep edilebileceği, tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri taleplerinin Mahkememenin takdirleri içinde kaldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Düzenlenen kök rapora tarafların itirazı üzerine dosyanın daha önce rapor veren bilirkişiler ... ve ....'a tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/04/2023 tarihli raporda özetle; davacı vekilinin "davalının e-haciz anında hesaplarında bulunan toplam tutar ile (102.363.82TL) ve 3.983.43EUR) davalının hesaplarından karşılanarak VD.ne ödenen tutar (48.101.94TL arasındaki bakiye tutar olan 79.478.41TL ise müvekkili banka kaynaklarından karşılanmak suretiyle VD.ne ödenmek zorunda kalınmıştı"r beyanıyla tam olarak neyi kastettiğinin anlaşılamadığını, bu beyan dikkate alındığında ;130.574.86TL (102.363.82TL) ve 3.983.43EUR) - 48.101.94TL VD.ne ödenen tutar (48.101.94TL) (?) = 82.472.92TL (79.478.41TL olarak belirtilmekte) VD.ne ödenen 48.101.94TL'nin belgesinin dosyaya sunulması gerektiğini, müvekkili banka uzmanlarından konuya açıklık getirmesini talep etmesi gerektiğini, yapılan açıklamalar uyarınca ;191.481.80TL - 130.687.99TL = 60.793.81TL banka kaynağından karşılandığından davacı bankanın, davalı şirketten 60.793.81TL talep edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan kök ve ek raporlar arasında çelişkilerin bulunması, daha önce düzenlenen raporların uyuşmazlığın çözümü bakımından yeterli olmadığı nazara alınarak dosyanın daha önce belirlenen hususlarda rapor düzenlenmesi amacıyla yeni bir vergi uzmanı ve bankacı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, neticeten eksiklerin tamamlanması akabinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/08/2023 tarihli raporda özetle; dava konusunun Vergi Dairesi tarafından davacı bankaya gönderilen 27/11/2019 tarih ve .... sayılı haciz bildirimi olduğu, 09.12.2021 tarihinde .... nolu haciz bildiriminin dava ile ilgili bulunmadığu, 27/11/2019 tarih ve .... sayılı haciz bildiriminin 16/02/2021 tarihine kadar aktif ve geçerli olduğu, ..... nolu haciz bildiriminin 09.12.2021 tarihinde aktif olduğu, davalı hakkında .... nolu haciz bildirimin 16.02.2021 tarihinde iptal edildiği, 09.12.2021 tarihinde .... nolu haciz bildirimin yeniden düzenlendiği görüldüğü, dava konusunun 27/11/2019 tarih ve .... sayılı haciz bildiriminin 16/02/2021 tarihine kadar aktif ve geçerli olduğu tespit edildiği, davacı tarafından Beylikdüzü Vergi Dairesine ödenen bedelin haklı sebebe dayandığı, davacının iddia ettiği şekilde davacı banka nezdinde ödemeden önce haciz ve bloke konulan miktarın; (57.547.45-TL - 9.445.48-TL =) 48.101.97-TL olduğu, 9.445.48-TL'lik haciz ile birlikte 57.547,45-TL olduğu, konulan blokelerin hiç bir sebeple kaldırılmadığı, davacı banka tarafından sistemsel aksaklıklar nedeniyle haczin yapılamadığı anlaşıldığı, davacı banka tarafından vergi dairesine yapılan 79.478.41-TL ödemenin, davalıya ait hesaplardan 57.547.45-TL, banka kaynaklarından 70.032,93-TL olarak karşılandığı, Vergi dairesine yapılan ödeme nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında 70.032,93-TL talep edebileceği, davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; aşağıdaki tabloda görüldüğü belirtildiği üzere, 70.032,93-TL asıl alacak, 69,07-Tl faiz olmak üzere 70.102,00-TL talep edebileceği, bu tutarları aşan taleplerin yerinde olmadığı, tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Vergi dairesinden gelen müzekkere cevapları arasında çelişkiler bulunması ve bilirkişiler tarafından tespit yapılmasının ancak bu çelişkilerin giderilmesi halinde mümkün olduğu anlaşıldığından, ilgili vergi dairesinden kronolojik olarak tüm haciz işlemleri celp edilmiş, akabinde gelen müzekkere cevapları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi amacıyla son rapor veren bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/01/2024 tarihli ek raporda özetle; dava konusunun Vergi Dairesi tarafından davacı bankaya gönderilen 27/11/2019 tarih ve ... sayılı haciz bildirimi olduğu, 09.12.2021 tarihinde .... nolu haciz bildiriminin dava ile ilgili bulunmadığu, 27/11/2019 tarih ve ... sayılı haciz bildiriminin 16/02/2021 tarihine kadar aktif ve geçerli olduğu, ... nolu haciz bildiriminin 09.12.2021 tarihinde aktif olduğu, davalı hakkında ... nolu haciz bildirimin 16.02.2021 tarihinde iptal edildiği, 09.12.2021 tarihinde ... nolu haciz bildirimin yeniden düzenlendiği görüldüğü, dava konusunun 27/11/2019 tarih ve .... sayılı haciz bildiriminin 16/02/2021 tarihine kadar aktif ve geçerli olduğu tespit edildiği, davacı tarafından Beylikdüzü Vergi Dairesine ödenen bedelin haklı sebebe dayandığı, davacının iddia ettiği şekilde davacı banka nezdinde ödemeden önce haciz ve bloke konulan miktarın; (57.547.45-TL - 9.445.48-TL =) 48.101.97-TL olduğu, 9.445.48-TL'lik haciz ile birlikte 57.547,45-TL olduğu, konulan blokelerin hiç bir sebeple kaldırılmadığı, davacı banka tarafından sistemsel aksaklıklar nedeniyle haczin yapılamadığı anlaşıldığı, davacı banka tarafından vergi dairesine yapılan 79.478.41-TL ödemenin, davalıya ait hesaplardan 57.547.45-TL, banka kaynaklarından 70.032,93-TL olarak karşılandığı, Vergi dairesine yapılan ödeme nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında 70.032,93-TL talep edebileceği, davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile; aşağıdaki tabloda görüldüğü belirtildiği üzere, 70.032,93-TL asıl alacak, 69,07-TL faiz olmak üzere 70.102,00-TL talep edebileceği, bu tutarları aşan taleplerin yerinde olmadığı, tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan 14/08/2023 ve 21/01/2024 tarihli ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-6098 sayılı Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 77 inci maddesinde, " Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” hükmü yer almaktadır.
- Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
-Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. 818 sayılı BK nun geri verilmesi gereken tutarın belirlenmesinde genel hüküm niteliğindeki 63. maddesi uyarınca iyi niyetli zenginleşen, sebepsiz zenginleşme konusunun kendisinden istendiği tarihten önce elinden çıktığını iddia ve ispat ettiği miktar oranında ret ve geri vermeyle yükümlü olmayacaktır. Buna karşın; zenginleşen, zenginleşme anında veya sonrasında mal varlığındaki artışın geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor ise, kötü niyetli sayılacağında kuşku bulunmamaktadır.
-Şu da ifade edilmelidir ki sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin işlevi uğranılan kayıpları gidermek değil hukuki bir sebebe dayanmaksızın başkası sayesinde elde edilen menfaatleri bu kişiye nakletmektir. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartı aranmamaktadır. Aksi takdirde bu kurum kusur şartı aranmayan bir haksız fiil türü halini almış olurdu.
-Bu kapsamda yukarıda yer verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere davalı tarafın davacı banka nezdinde bulunan hesaplarına vergi dairesi tarafından e-haciz bildiriminin gönderildiği, bu kapsamda davalının banka hesaplarına davacı tarafça bloke konulması gerektiği kuşkusuzdur. Ve fakat raporda da yer verildiği üzere banka tarafından teknik bir aksaklık nedeniyle iş bu haciz ve/veya blokeler işleme alınmadığı görülmektedir.
-Bu haliyle davacı banka tarafından 27/11/2019 tarihli haciz bildirimi üzerine davacı banka tarafından davalının hesabında olan 127.700,82 TL'ye haciz / bloke konulması gerekirken, davacı banka tarafından çeşitli tarihlerde toplam 57.547,45 TL haciz konulduğu, vergi dairesinin 18/03/2020 tarihindeki haciz talebine istinaden 79.478,41 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle davacının ödeme tarihlerindeki hesaplarındaki bakiye miktarlar nazara alındığında vergi dairesine yapılan ödemelerden 70.032,93 TL'nin banka kayıtlarından karşılandığı, 57.547,45-TL'sinin( 48.101,97 TL + 9.445,48 TL ) davalıya ait hesaptan karşılandığı, bu haliyle davalı tarafın 70.032,93-TL yönünden sebepsiz olarak zenginleştiği, bu durumda davacı tarafın ayrıca bir kusurunun aranmasının şart olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafından yapılan itirazın dava dilekçesindeki talep miktarı nazara alınarak kısmen iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından banka ve vergi dairesi kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 70.032,93 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 14.006,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.783,95-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 845,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.938,47- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 845,48-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 257,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 12.338,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.