mahkeme 2022/42 E. 2024/258 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/42

Karar No

2024/258

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/42 Esas
KARAR NO : 2024/258

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı yan arasında alt bayilik sözleşmesi akdedilmiş, bu sözleşme gereği davalının ..... Mah. ...... Bulvarı No:99 ...... Avm ..... Mağazası Dükkan : G 52 Keçiören / Ankara adresinde müvekkili şirketin alt bayisi olarak faaliyet göstermiş olduğunu, bu sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından ..... Merkezi'nde kiralanan işyerinin de davalı tarafından kullanılmakta olduğunu, davalı yanın bu ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, davalı yanın müvekkili şirkete olan borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı yanın icra takibine kötü niyetle itiraz ederek takibin durmasını sağlamış olduğunu, davalı yan, itirazında takibe konu borcun mevcut olmadığını ileri sürmüş ise de bu hususun doğru olmadığını, bu hususun yargılama ile ortaya çıkacak olduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defterlere göre ve cari hesap özetindeki şekliyle, alt bayilik sözleşmesi kapsamında davalının müvekkili şirkete takibe konu edilen miktarda borçlu gözükmekte olduğunu, müvekkili şirketin, fatura içeriği ürünleri davalı şirkete satmış ve taraflar arasında ticari ilişki kurulmuş olduğunu, davalı yan hakkında başlatılan icra takibinden sonra da taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmiş olduğunu, davalı yan tarafından müvekkili şirkete icra takibinden sonra bazı ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin icra takibinden sonra doğan borçları dahi karşılamadığını, hatta davalı yanın müvekkili şirkete huzurdaki davanın açılış tarihinde icra takip tarihindeki tutardan daha fazla borcu bulunduğunu, bunun dışında ekte sunulan alt bayilik sözleşmesi ve cari hesap özetinden anlaşılacağı üzere alacağın dayanağı faturalar tutarında müvekkili şirketin alacağı bulunduğunun açık olduğunu, taraflar arasında alt bayilik sözleşmesi de bulunduğu göz önüne alındığında davalı yanın müvekkili şirkete borcu bulunmasının olağan olduğunu, bu nedenle davalı yanın ancak söz konusu malların bedelini ödemiş olması halinde borcu bulunamayacağını, ancak davalı yan tarafından borcun ödendiği iddiası ileri sürülmemiş olduğunu, dolayısıyla ile var olduğu aşikar olan borcun olmadığı iddiası haksız ve mesnetsiz olup müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını geciktirme ve engelleme amacı taşımakta olduğunu, davalı-borçlu şirketin itirazının müvekkili şirketin alacağını engellemeye yönelik kötü niyetli bir itiraz olduğunu, ekte sunmuş oldukları 11.01.2022 tarihli yazı ve tutanaktan anlaşılacağı üzere davalı yanın alt bayilik faaliyetini yürüttüğü iş yerini 10.01.2022 tarihinden itibaren açmadığını, bu halde huzurdaki dava müvekkili şirket lehine sonuçlansa dahi alacağın tahsil edilememesi ihtimalinin yüksek olduğunu, bu nedenle öncelikle davalı şirketin Vergi Dairesine müzekkere yazılarak BA-BS formlarının celbine, sonrasında ise mahkememizce uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep ediyor olduklarını, huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış, davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ; öncelikle davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının talep ettikleri üzere ihtiyaten haczine, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalı borçlunun Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı yanın itirazının kötü niyetli olması ve takibe konu alacağın da likit olması nedeniyle davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup, öncelikle yetki açısından inceleme yapılması gerektiğini, zira borca itiraz taleplerinin yetkiye de itirazı kapsadığını, bunun yanında ilk itiraz olarak süresi içinde yetki itirazlarını yineliyor olduklarını, nitekim hem takip talebinde hem de işbu dava dilekçesinde de görüldüğü üzere hem davalı müvekkilinin hem de işletmesinin adresinin Ankara ili olduğunu, davanın yetkili Ankara Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, aksi halde yetkisiz icra dairesinde yapılan icra takibinin geçerli olmayan bir takip olacağını, davacı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmadıkları yönündeki iddiasının aksine arabuluculuk görüşmelerine katılmış olduklarını, müvekkilinin Büyükçekmece ...... İcra Dairesi ...... E. sayılı dosyasında belirtilen ve işbu davaya konu edilmiş olan 223.878,16 TL borcu bulunmadığını, müvekkilinin, takip açılmadan evvel kendisine ait ...... bank TR..... ıban nolu hesaptan, .... Bankasına ait TR ...... ıban Nolu hesap numarasından, .... Bankasına ait TR...... ıban nolu hesap numarasından, ..... bank TR..... ıban nolu hesap numarasından yine eşi ...... 'a ait ..... Bankası ..... nolu ve ...... nolu hesap numarası üzerinden davacıya ait ..... Bankası ..... nolu hesaba ödeme yapmış olduğunu, işbu hesaplar arasındaki transferlerin tespiti halinde takip tarihine kadar belirtilen kadar borç olmadığının sübuta erecek olduğunu, öncelikle icra takibine konu borcun fatura/cari hesap alacağı olduğunun belirtilmiş olduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde de belirtildiği gibi 28.05.2019 imza ve yürürlük tarihli Bayilik Sözleşmesi ile alt bayilik ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafın kiracısı olduğu işyerinde işletmesini işletmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu işletmenin işletmeciliğini aldığında, davacı firma tarafından işletmeye dekorasyon ve stand yapılmış olduğunu, bu dekorasyon ve stand bedeli olarak da müvekkiline kdv dahil 80.000 TL fatura edilmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu işyerini 11.01.2022 tarihinde tam olarak tahliye etmiş olduğunu, işbu dekorasyon ve stand da aynı şekilde davacı tarafta kalmış olduğunu, müvekkili tarafından işbu cari hesabın içinde yer alan 80.000 TL'lik bedelin, dava tarihinden evvel iade faturası kesilmek suretiyle davacıya iade edilmiş olduğunu, bu durumun hem müvekkili hemde karşı tarafın vergi kayıtlarında da mevcut olduğunu, bu hali ile yine davacıya, fatura ile iade edilen ve cari hesap içinde borç hanesine yazılan 80.000 TL'nin müvekkilinden tahsilinin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilecek olduğunu, yani müvekkilinin zaten kendisine ait olmayan fakat cari hesap içinde yer alan dekorasyon ve stand bedellerinin muhatabı olamayacağını, takipte kendisinden talep edilmesinin de beklenemeyeceğini, aksi halde müvekkilinin mükerrer tahsilat ile karşı karşıya kalmış olacağını, buna ilişkin İade faturaları ve tebliğine ilişkin posta çıktısı, tahliye beyanı ile işletmenin stand ve dekorasyonlu hali ile yani aynen bırakıldığı yönündeki fotoğrafları dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, dolayısıyla yapılan dekorasyon ve stand'ın, davacıya gelir irat edecek olduğunu, iade faturalarının karşı tarafa gönderilmiş ve karşı tarafça itiraz edilmemiş olduğunu, yine taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin "2.GRP'nin Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı maddesinin "E. Satış- Pazarlama Konsepti ve Stand" başlıklı yazısında açıkça bu hususun açıklığa kavuşturulmuş olup, müvekkiline bu yönüyle cari hesapta borç yüklenmesinin sebepsiz zenginleşme olacağını, yine müvekkilinin, Büyükçekmece ...... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası ile kendisine ödeme emri tebliğ edildikten sonra taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle iyiniyetli olarak, dava açılmadan evvel 130.000-150.000 TL ödeme yapmış olduğunu, fakat davacı tarafından kötüniyetli olarak, işbu bedeller düşülmeden takip çıkışı gözetilerek itirazın iptali davası açmış olduğunu, halbuki işbu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, davacının davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, fakat inkar tazminatı talebinin de bulunması dikkate alınarak taraflarınca kötüniyet tazminatı talep edilmesinin zaruri olduğunu, her ne kadar tebligat zarfında ödeme emri ve dayanak belge sureti ektedir dense de gönderilen ödeme emri ekinde hiçbir dayanak belge olmadığından ve herhangi bir belgeye dayanılmadan icra takibi açıldığından takibe bu yönüyle itirazlarının haklı itiraz olduğunu, söz konusu durumun icra dosyası ile sabit olduğunu, davacı tarafça müvekkiline isnat edilen faiz ve faiz türünü kabul etmiyor olduklarını, davacının ihitiyati haciz talebinin HMK'daki şartlara havi olmadığını ve haksız olduğundan yerinde olmadığını, reddinin yargılamanın her aşaması açısından gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının davasının reddine, takibin iptaline, davacının inkar tazminatı talebinin reddi ile müvekkili lehine reddedilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davacının ihtiyati haciz talebinin HMK'da belirtilen şartları vaki olmaması sebebiyle reddine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık; icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafça kabul edilmeyen 80.000 TL’lik dekorasyon ve stant bedelinden davacının alacaklı olup olmadığı, bakiye kısım bakımından davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemelerin mahsup edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarına ilişkindir.
Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 223.878,16 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde SMM bilirkişi refakatinde 16/05/2022 günü, saat 15:30 de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... 16/06/2022 tarihli raporunda özetle; taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş 2019-
2020-2021 yılı e-defterlerini flaş bellek ortamında incelemeye sunmuş olduğunu, davalının incelemeye gelmemiş, evrak belge sunmamış, yerinde inceleme talebinde de
bulunmamış olduğunu, davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2019-2020-2021 yılları Ticari defterlerinin incelendiğini, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olduğunu, takdirin mahkememize ait olduğunu, davalının davacıya olan borcu davacı defterlerinde 29.07.2021 tarihli takip tarihinde 214.162,00 TL olarak hesaplanmış olduğunu, davalının takip sonrası yaptığı
90.000,00 TL lik ödeme ile Stand bedeli iadesi olarak davalının davacıya
düzenlediği fatura bedeli 79.984 TL nin düşülmesi ile 44.178,00 TL olarak
davalının davacıya borçlu olduğunun hesaplanmış olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, tarafların iddiası, Ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ve tespitler ile vuku
bulan fiziki olaylar kül olarak incelendiğinde takip tarihi 29.07.2021 olmakla birlikte
takip tarihinden sonra da taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam edegeldiğinin tespit
edilmiş olduğunu, dava tarihinin 13.01.2022 olduğu da göz önüne alındığında taraflarında
kabulünde olan takip sonrası ticari ilişkinin devamı neticesinde davacı defterleri
üzerinden yapılan inceleme ve tespitler neticesinde 31.12.2021 tarihi itibariyle
144.814,08 TL olarak davalının davacıya borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafından davacıya 29.11.2021 tarihinde iki defa 20.000,00 TL ödeme
yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, ancak davacının ticari defterlerinde bir tane 20.000,00
TL nin kayıtlı olduğunun görülmüş olduğunu, dolayısıyla davacı ticari defterlerinde
gösterilmeyen 20.000,00 TL nin davalının borcundan düşülmesi halinde
144.814,08-20.000,00 TL = 124.814,08 TL davalının 31.12.2021 tarih itibariyle
davacıya borçlu olduğunun tespit ve kanaatine varılmış olduğunu, bu yapılan hesapta davalının davacıya düzenlediği 79.984,00 TL tutarındaki stant
ücreti iadesi faturaları davacı tarafından ticari defterlere işlenmiş durumda olduğunun tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde; “Alt Bayinin sözleşme konusu
yerde reklam ve tanıtım için kullanacağı her türlü görsel materyal GRP tarafından temin edilerek sözleşme süresince kullanılmak üzere Alt bayiye Ariyet olarak
verilecektir.” denilmiş olduğunu, söz konusu 80.000,00 TL lik stant ücretinin davacı
tarafından davalıdan alınıp alınmayacağı hususunun tamamen mahkememize ait olduğunu, tarafların 2020-2021 yıllarına ait BA-BS formları incelenmiş, beyanlarında
farklılıklar olduğu, beyanların mutabık olmadığının tespit edilmiş olduğunu, farklı yapılan
beyanların nedeninin tespit edilememiş olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilerek ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 20/12/2022 tarihli ek raporunda özetle; tarafların bilirkişi kök raporuna karşı yapmış oldukları itiraz ve beyanları doğrultusunda gerekli inceleme ve tespitler yapıldığı, kök raporda değişiklik gerektirecek herhangi bir husus tespit edilememiş olduğu, kök raporda yapılan tespitlerin aynen geçerli olduğu bildirilmiştir.
...... bank A.Ş.ye yeniden müzekkere yazılarak davacı şirket adına olan hesaba davalı ve ..... tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekont örneklerinin mahkememize gönderilmesinin istenmesine, yapılan ödemelerin davacı şirket hesabına geçirilip geçirilmediği hususunun mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, müzekkereye ikmalen cevap verildiğinde dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile tarafların beyan ve itirazları, bankadan gelen müzekkere cevabı ve takipten sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin TBK madde 100 gereğince her bir ödeme tarihi itibariyle o tarihe kadar işlemiş faiz ve masraflara, akabinde ana paraya mahsup edilmek suretiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu tutarın tespiti ve bu hususta ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor düzenleyen bilirkişi 24/05/2023 tarihli 2. Ek raporunda özetle; Denizbanktan gönderilen 22.01.2023 tarihli hesap ekstresinde 20.000,00 TL
lik ödemenin bir defa yapıldığı bildirildiğinden; davalının davacıya olan takibe konu asıl cari hesap borcunun 64.178,00 TL
olarak hesaplanmış olduğunu, başka bir deyişle davacının takip nedeni ile olan takip sonrası kalan alacağının
64.178,00 TL olarak hesaplandığını takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın farklı bir smmm bilirkişisine tevdi ile uyuşmazlık konusu ve takipten sonra yapılan ödemeler, dosya arasında yer alan ödeme dekontları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınmak ve takipten sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin TBK madde 100 gereğince her bir ödeme tarihi itibariyle o tarihe kadar işlemiş faiz ve masraflara, akabinde ana paraya mahsup edilmek suretiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu tutarın tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... 18/11/2023 tarihli raporunda özetle;
dosya muhteviyatında bulunan bilirkişi raporları ve dosya muhteviyatına sunulan davacı tarafa ait ticari defter kayıtları ile birlikte 29/07/2021 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 214.162,00 TL alacaklı olduğunun, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığının tespit edildiğini, dosya muhteviyatında ...... bank tarafından 22/02/2023 tarihili olarak sunulan davalı tarafa ait banka kayıtları ve dosya muhteviyatında bulunan dekontlarda davalı tarafın takip tarihinden itibaren 90.000,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiğini, dava dışı ...... adına banka kayıtlarında herhangi bir hesap bulunmadığının beyan edildiğini, davacı tarafın takip tarihi itibariyle tespit edilen 214.162,00 TL alacağından, davalı tarafın takip tarihinden sonra yaptığı 90.000 TL ödeme tutarının ödeme tarihleri itibariyle peyder pey TBK 100.maddesi gereği işlemiş faiz tutarlarının hesaplandığını ve alacak tutarlarından önce faiz tutarları düşülmek suretiyle mahsup edildiğini SONUÇ OLARAK; davacı tarafın takip tarihi itibariyle tespit edilen 214.162,00 TL alacağından, davalı tarafın takip
tarihinden sonra yaptığı 90.000,00 TL ödeme tutarının ödeme tarihleri itibariyle peyder pey TBK 100. Maddesi gereği işlemiş faiz tutarlarının hesaplandığını ve alacak tutarlarından önce faiz tutarları
düşülmek suretiyle mahsup edildiğini, davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibariyle 136.651,47 TL alacağının olduğunu, vekalet ücreti,
masraf vs. gibi diğer takip kalemlerin hesaplanmasının tarafından mümkün olmadığını, icra dosyasının
infazı aşamasında icra dairesince hesaplanabileceği sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.
Sözleşmede ariyet bedeli olarak kararlaştırılan tutarın düşülmesi gerekip gerekmediği yönünden inceleme yapılarak yapılan ödemelerin BK m.100 hükmü gereği düşülmesi sonucu gerekirse seçenekli hesaplama yapılmak ve tarafların beyan ve itirazları irdelenmek üzere ek rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan SMMM bilirkişi ...... 13/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelemeye
sunduğu ticari defterler ile evrak ve belgelerinin incelenmesi, sonucunda yapılan tespit, inceleme ve
değerlendirmeler neticesinde;
Seçenek 1,
davacı tarafın takip tarihi itibariyle tespit edilen 214.162,00 TL alacağından, davalı tarafın takip tarihinden sonra yaptığı 90.000,00 TL ödeme tutarının ödeme tarihleri itibariyle peyder pey TBK 100.
Maddesi gereği işlemiş faiz tutarlarının hesaplandığını ve alacak tutarlarından önce faiz tutarları düşülmek suretiyle mahsup edildiğini, davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibariyle 136.651,47 TL alacağının olduğu, vekalet ücreti, masraf vs. gibi diğer takip kalemlerin hesaplanmasının tarafından mümkün olmadığı, icra dosyasının
infazı aşamasında icra dairesince hesaplanabileceğini, Seçenek 2, davacı tarafın takip tarihi itibariyle tespit edilen 214.162,00 TL alacağından, davalı tarafın takip tarihinden sonra yaptığı 90.000,00 TL ödeme tutarının ödeme tarihleri ve davalı tarafından düzenlenen STAND VE DEKORASYON BEDELİ açıklamalı ve 79.984,00 TL tutarlı faturanın fatura tarihleri itibariyle peyder pey TBK 100. Maddesi gereği işlemiş faiz tutarlarının hesaplandığını ve alacak tutarlarından önce faiz tutarları düşülmek suretiyle mahsup edildiğini, davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibariyle 55.512,79 TL alacağının olduğunu, vekalet ücreti,
masraf vs. gibi diğer takip kalemlerin hesaplanmasının tarafından mümkün olmadığını, icra dosyasının
infazı aşamasında icra dairesince hesaplanabileceğini bildirmiştir.
Dava, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların dosyaya yansıyan beyanları ve sunulan sözleşme uyarınca aralarında alt bayilik sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf savunmalarında dava tarihinden önce takip tarihinden sonra ödemeler yapıldığı ve aralarında yer alan bayilik sözleşmesinin E. Satış-Pazarlama konsepti ve Stand başlıklı maddesi uyarınca ariyet olarak verilen stand ücretinin cari hesaptan düşülmesi gerektiği savunmasında bulunmaktadır.
Davalı taraf, icra dairesine itirazında yetkili icra dairesinin Ankara icra daireleri ve Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu belirtierek yetki itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yetkili icra dairelerinin İstanbul icra daireleri, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunun belirlendiği, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin doğru şekilde gösterilmediği yetki itirazının geçersiz olduğu anlaşıldığından davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup davacı taraf defterlerinde davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 214.162,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu bankalara müzekkere yazılarak ödeme dekontları dosyaya celp edilmiş olup incelenmesinde davalı tarafından takip dosya numarası da bildirilmek sureti ile farklı tarihlerde toplamda 90.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu görülmüştür. Yapılan ödemeler davalı tarafın borcundan düşülmüştür.
Tarafların arasındaki sözleşmede "Alt Bayinin sözleşme konusu yerde reklam ve tanıtım için kullanacağı her türlü görsel ...... tarafından temin edilerek sözleşme süresince kultarılmak üzere alt bayiye ariyet olarak verilecektir. Bu görsel materyaller ve stand ..... tarafından belirlenecek renk, düren ve konseptte olacak, Alt Bayi tarafından bunların dışında reklam tanıtım malzemesi kullanılmayacaktır. Aksi hal sözleşmenin feshi nedenidir." şeklinde belirtilmiştir. Sözleşmede yer alan hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere stand ve tanıtım malzemeleri davalıya kullanım ödüncü karşılığında verilmiştir. Bu nedenle davalı cari hesabında yer alan 79.984,00 TL stand bedeli faturalarının da davalı adına olan düşülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve davalı tarafça takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin bir arada değerlendirilmesinde yapılan ödemelerin peyder pey hesaplanarak BK m.100 hükmü gereği yapılan kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflardan mahsubu sureti ve cari hesapta stand bedeli olarak yer alan 79.984,00 TL tutarında fatura bedellerinin düşülmesi sonucu davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibari ile 55.512,79 TL alacaklı olduğu, dava değeri yapılan ödeler mahsup edilmeksizin belirtildiğinden yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin dava tarihi (13/01/2022) itibari ile 55.512,79 tl asıl alacak, vekalet ücreti ve takip masrafları üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan 90.000,00 tl ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile hükmolunan alacağın % 20'sine tekabül eden 11.102,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyasında davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE takibin DAVA TARİHİ (13/01/2022) İTİBARİ ile 55.512,79 TL asıl alacak, vekalet ücreti ve takip masrafları üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa dava tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz İŞLETİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan 90.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate ALINMASINA,
3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile hükmolunan alacağın % 20'sine tekabül eden 11.102,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 3.792,08 TL harçtan peşin alınan 2.703,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.088,19 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden 327,36 TL'nin davalıdan 992,64 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.784,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 4.110,50 TL yargılama giderinden kabul oranı (%24,80) ret oranı (%75,20) dikkate alınarak hesaplanan 1.019,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 26.938,46 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip .....

Hakim ....
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim