mahkeme 2021/576 E. 2024/507 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/576

Karar No

2024/507

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/576 Esas
KARAR NO : 2024/507

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2016
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 19/10/2010 başlangıç tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzaladıklarını, hakedilecek ücretin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketi tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen ücret ödemesinin yapılmadığını, keşide edilen ihtarname ve görüşmelere rağmen borcun ödenmediğini, ödenecek ücretin sözleşme ve ek protokol ile kararlaştırıldığını, ek protokol ile faiz oranının yeniden belirlendiğini, müvekkil şirketin fesih tarihi itibariyle 195.876,09 TL alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattıklarını, icra takibine sundukları dilekçe ile 188.880,89 TL’nin kabul edildiğini, bakiye kısma itiraz ettiklerini, davalı borçlunun zamanında yapmadığı ödemelere ilişkin olarak sözleşme kapsamında işletilen faizlere kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini, asıl borcu ise kabul ettiklerini, ikinci bir itiraz dilekçesi sunarak tüm borca ve faize itiraz ettiklerini, davalı borçlunun icra takibine sunduğu 20/06/2016 tarihli dilekçe ile 187.880,89 TL alacağı, sonrasında müvekkil şirket ve yapılan yazışmalarla icra dosya borcunun tamamının kabul edildiğini belirterek davanın kabulüne , itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın hangi faturalara istinaden ne kadar ödeme istediğini, borcun hangi dönemi kapsadığının muğlak olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin fatura kaydının kabulü anlamına gelmediğini, sözleşmenin fesih şeklinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı icra dosyası celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 196.890,35 TL alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça 20/06/2016 tarihli dilekçe ile 1014,26 TL işlemiş faiz ve 7995,20 TL asıl alacak kısmı yönünden kısmen itiraz ettiği, 24/06/2016 tarihinde yeniden verilen itiraz dilekçesi ile kayıtların yeniden tetkik edildiğinden bahisle borcun tamamına, faiz ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kül halinde bilirkişiye tevdi edilmiş olup tanzim olunan bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 195.876,09 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ise davacı şirketin 187.880,89 TL alacaklı olduğunun, aradaki cari hesap farkının 31/01/2016 tarihli 7.181,00 TL ve 29/02/2016 tarihli 814,20 TL tutarındaki 2 adet faturanın davalı ticari defterlerine işlenmemesinden kaynaklandığı, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından e-fatura olarak düzenlenmiş olması nedeniyle davacı şirketin kayıtlarına alınmasının gerektiğini, netice itibariyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 195.876,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında güvenlik hizmetleri sözleşmesi yapıldığı hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın sözleşmenin feshedilip edilmediği, davacının davalıdan bu sözleşme nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve ferilerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim olunan ve mahkememizce itibar olunan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 195.876,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça bu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına davalının itirazının iptaline, takibin 195.876,09 TL asıl alacak üzerinden devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranında 39.175,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 30/04/2018 tarih ve ....... Esas ...... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2021 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile; "Taraflar arasında; güvenlik hizmetleri sözleşmesinin düzenlendiği konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı ve davacının faiz alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamından; taraflar arasında 19/11/2010 başlangıç tarihli güvenlik hizmetleri sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme konusunun ....... 'in davacı şirketin ruhsatlı bulunduğu havalimanlarından veya havalimanlarına gerçekleşecek iç hat ve dış hat seferlerine yönelik milli sivil havacılık güvenlik programı 33. maddesinde belirtilen müsaadeli silah taşıma hükümleri 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve bağlı yönetmelikleri ve hava yolu operasyon standartları doğrultusunda tabi olunan esas ve usullere uygun sayı ve nitelikte görevlendirilecek güvenlik görevlisi ile gerçekleştirilecek güvenlik hizmetlerinin detaylarını belirlemek ve hizmetler karşılığı alınacak ücretleri tespit etmek şeklinde ifade edildiği, ücretlendirmenin 1.3. madde de düzenlendiği, ödemelere ise 3. madde de yer verildiği, 3.1. bentte, davacının hizmet faturalarını yedişer günlük periyotlar içinde hazırlayacağı ve teslim edeceği, hazırlanan her fatura için ....... 'in fatura teslim tarihinden itibaren 8 takvim günü içerisinde ödeme yapmayı kabul edeceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete Mayıs 2016 ve Haziran 2015 tarihlerinde ihtarnameler keşide edildiği, 04/06/2015 tarihli noter ihtarnamesinde; 39.029,92 TL bakiye borcun ödenmesinin talep edildiği, Mayıs 2016 tarihli noter ihtarnamesinde ise; 19/10/2010 başlangıç tarihli güvenlik sözleşmesi kapsamında 165.799,44 TL bakiye borcun olduğu, tebliğ tarihinden itibaren beş gün içerisinde banka hesabına tam ve eksiksiz olarak ödenmemesi halinde sözleşmeyi ihlal nedeniyle altıncı günden geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının belirtildiği, 23/05/2016 tarihli noter ihtarnamesinde ise sözleşmenin 27/05/2016 tarihi itibariyle haklı nedenlerle feshedildiği, fesih tarihi itibariyle sözleşme kapsamındaki hizmetlerin verilmesinin sona ereceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına silah taşıma hizmeti adı altında değişik tarihli ve miktarlı e-faturaların düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı hakkında Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasında 14/06/2016 tarihinde 195.876,09 TL asıl alacak ve 1.014,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 196.890,35 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibe dayanak olarak 19/10/2010 tarihli sözleşmeye istinaden cari hesap ve fatura alacağının gösterildiği, borçlu şirkete ödeme emrinin 17/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin 20/06/2016 tarihinde takibe karşı yasal süre içerisinde kısmi itirazda bulunduğu, itirazında, borçlu şirketin kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 187.880,89 TL borcu bulunduğu, bu tutarı aşan ana para, işlemiş faiz, faiz oranı ve takibin diğer unsurlarına ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, netice olarak kısmi itirazın kabulü ile takip çıkış rakamından işlemiş faiz tutarı 1.014,26 TL ile itiraz edilen 7.995,20 TL'lik kısmı açısından takibin durdurulmasını ve takip çıkış rakamının 187.880,89 TL olarak ele alınıp hesap çıkarılmasını talep ettiği, 24/06/2016 tarihli ikinci dilekçe ile ise yine yedi günlük süre içerisinde şirket kayıtlarında yapılan ilk inceleme sonucunda verilen bilgi doğrultusunda 20/06/2016 günü itiraz dilekçesi verildiğini, ilk dilekçede borcun bir kısmına itiraz edildiğini, ancak sonradan kayıtlarını tekrar inceleyen şirketin takip borçlusuna hiçbir borcu olmadığı bilgisini aktardığını, tebliğ tarihinden itibaren İİK 62.maddesi gereğince borçluya tanınan yedi günlük itiraz süresi dolmadığından takiple ödenmesi talep edilen borcun tamamına, faize, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz ettiklerini beyan ettiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğunun anlaşıldığı, 31/03/2017 tarihli mali müşavir bağımsız denetçi bilirkişi raporunda; tarafların iddia ve savunmaları belirtildikten sonra davacı şirketin ticari defterlerinden 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, ticari defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil olma vasfına sahip olduğu, davacı defterlerine göre davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinde davalı şirketin 2015 yılından 85.102,00 TL borçlu olduğu, 2016 yılında davalı şirkete 128.935,40 TL tutarında elli adet fatura düzenlendiği, karşılığında 18.161,31 TL tahsilat yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalı şirketin 195.876,00 TL borçlu olduğun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterlerinden 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış onaylarının ve e-defter berat onaylarının yasal süre içerisinde yaptırıldığı, TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı defterlerinde davacı şirket ile olan hesap hareketlerini cari hesap kodunda takip ettiği, davacı şirketten alınan faturaların bu hesabın alacağına, davacı şirketten yapılan ödemelerin ise bu hesabın borcuna kaydedildiği, davalı şirketin incelenen 2016 yılı ticari defterlerinden 2015 yılından 85.102,00 TL alacaklı olduğu, 2016 yılında davacı şirketten 120.940,20 TL tutarında 48 adet fatura alındığı, karşılığında 18.161,31 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin 187.880,89 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında 7.995,20 TL cari hesap farkının bulunduğu, bu farkın davalı şirket tarafından düzenlenen 31/01/2016 tarihli 7.181,00 TL ve 29/02/2016 tarihli 814,20 TL tutarındaki iki adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından e-fatura uygulaması kapsamında elektronik olarak ticari satış faturası şeklinde düzenlendiğinden davalı şirket tarafından kayıtlarına alınması gerektiği, davalı şirketin 7.995,20 TL tutarındaki bu faturayı kayıtlarına almaması nedeniyle davacı şirkete 195.876,09 TL borçtan sorumlu olacağı kanaatine varıldığı, davacının takip talebinde 1.014,26 TL işlemiş faiz talep ettiği, bir alacağa faiz talep edebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması yada borçlunun bir ihtar yada ihbarla temerrüte düşürülmesi gerektiği, dosya içerisinde davacı şirketin bir anlaşma yada belge, davalı şirkete tebliğ edilmiş herhangi bir ihtarın sunulmadığı, bu nedenle faiz hesabının yapılmadığı, davalı şirketin davacı şirkete 195.876,09 TL borçlu olduğunun belirtildiği, tarafların rapora beyan ve itirazları üzerine düzenlenen 30/03/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından davalı şirkete 03/05/2016 tarihli gönderilen ihtarname ile 165.799,44 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren beş gün içerisinde ödenmemesi halinde tahsil edileceğinin bildirildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 05/05/2016 tarihinden itibaren beş gün sonrası olan 10/05/2016'dan takip tarihi 14/06/2016 tarihine kadar geçen sürede davacı şirketin 1.669,35 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin belirtildiği, mahkememizce; bilirkişi raporuna göre açılan davanın kabulüne karar verildiği, dava dilekçesinde davanın harca esas değerinin 196,890,35 TL olarak gösterilmiş ve harcın bu miktar üzerinden karşılanmış olduğu, mahkememiz kısa kararında açılan davanın kabulüne, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına davalının itirazının iptaline, takibin devamına, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasına davalının itirazının iptaline, takibin 195.876,09 TL asıl alacak üzerinden devamına şeklinde hüküm tesis edildiği, mahkememiz hükmünün, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 298/2.fıkrasına uygun düşmediği, HMK 298.madde de; hükmün yazılması üst başlığı altında, ikinci fıkrada, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağının düzenlendiği, yasanın düzenlemesinin emredici nitelikte olduğu kabule göre ise; Anayasa'nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca Hakimlerin, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verdikleri, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazıldığı, bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanması gerektiği, nedenlerinin açıklanması gerektiği, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kuralı bağlanmış olduğu, hukuki dinlenilme hakkının, Anayasanın 36. 'ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6'ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olduğu, hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların açık olarak gerekçelendirilmesini içermekte olduğu, mahkemelerin, kararlarını somut ve açık şekilde gerekçelendirmek zorunda olduğu, eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılmasının adil yargılanma (hukuki dinlenilme hakkının), ihlali olduğu, HMK 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiğinin açıkça vurgulandığı, kararın gerekçesinde maddi olayın saptanması, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kuralların belirlenmesi, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmesi, hukuk kurallarının somut olaya uygulanması ve sonunda hüküm kurulması gerektiği, maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantıda ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesinin mümkün olacağı, mahkememizce verilen kararın incelenmesinde, tarafların iddia ve savunmalarının, hangi delillere dayanıldığı, hangi delilin diğerine neden üstün tutulduğunun gerekçede tartışılmadığı, bu karara yönelik denetim yapılmasının mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin, gerekçeli karar ile tefhim edilen hüküm sonucunun aykırı olması ile kararın gerekçesiz ve delil değerlendirilmesi hiç yapılmadan verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1a-6.bentte göz önünde bulundurularak KABULÜNE ve mahkememiz kararının kaldırılmasına KALDIRILMASINA, dosyanın Dairelerinin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2021 tarih ve ...... Esas ....... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.
Devam eden yargılama sırasında davalı şirket iflas ettiğinden davaya kayıt kabul davası olarak devam olunmuş, İİK m. 194 davalı müflis şirket hakkında ikinci alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiştir.
Davacının talebi cari hesap ve fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosyada mevcut bozma öncesi alınan bilirkişi raporu ile davacının ticari defter ve belgeleri itibari ile 195.876,09 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgeleri itibari ile davalı tarafa 187.880,89 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup taraf defterleri arasındaki farklılığın 7.995,20 TL bedelli 2 ayrı e-faturadan kaynaklandığı, belirtilen faturalara itiraz edilmiş olduğu hususu davalı tarafça ispatlanamamış olduğundan 7.995,20 TL bedelli faturaların da davalı tarafın kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır.
İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Yapılan bu açıklamalar ve dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesinde davacının davalı hakkında iflas tarihinden önce başlatığı takip tarihi itibari ile 195.876,09 TL alacaklı olduğu, takipte belirtilen işlemiş faiz yönünden temerrüt şartlarının oluştuğunun davacı tarafça ispatlanamamış olduğu, İİK m.195 hükmü uyarınca müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği hükmü nazara alınarak icra dairesinden takip tarihi ile iflas tarihi arasındaki dönem için davacının ispatlanan 195.876,09 TL alacaklı olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden kapak hesabı yapılmasının istenildiği, ilgili icra dairesinden gönderilen kapak hesabında tahsil harcının ayrıca hesaplanmamış olduğu, bu nedenle hesaplanan alacaktan tahsil harcı düşülmesini gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla dava değerinin 196.890,35 TL olarak belirtildiği ancak davacının takip tarihi itibari ile 195.876,09 TL alacaklı olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğundan aşağıda belirtildiği şekilde açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve yargılama giderleri bu oran üzerinden hesaplanarak hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davacının müflis şirketten olan 306.622,93 TL alacağın Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... İflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.377,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.950,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 456,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 825,35 TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,48) ret oranı (%0,52) dikkate alınarak hesaplanan 821,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça sarf edilen 58,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 0,30 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ......

Hakim .....
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim