mahkeme 2021/352 E. 2023/1039 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/352

Karar No

2023/1039

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/352
KARAR NO : 2023/1039

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2020
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin "....... " ticair markası ile ülkemizde e-ticaret taşımacılığı, lojistiği, kargo operasyonu, her türlü nakil vasıtası ile yurtiçinde evrak, paket, kargo taşımacılığı ve dağıtımı alanında faaliyet gösteren, sektördeki öncü firmalardan biri olduğunu, davalının 08/04/2017 tarihinden istifa ettiği 05/05/2020 tarihine kadar müvekkili şirket nezdinde şube sorumlusu olarak çalıştığını, şirketten ayrıldığı tarih itibariyle son bir yılda elde ettiği brüt ücret toplamının 57.256,80-TL olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 04/08/2017 tarihli İş Sözleşmesi'nin "personelin sorumlulukları" başlıklı 9. Maddesinin (e) ve (f) bendi uyarınca, iş akdini haklı neden olmaksızın sona erdirmesi halinde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay süreyle doğrudan ya da dolaylı olarak müvekkili şirketin ana faaliyet konusunu oluşturan kargo, posta, dağıtım, kurye ve depolama faaliyetleri ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı işleri kendi veya başkası nam ve hesabına yapmamayı, hiçbir sıfatla kargo, posta, dağıtım, kurye ve depolama faaliyetleri ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı işleri yapan yerlerde çalışmamayı, rekabet yasağına aykırı davrandığı takdirde son bir yılda elde ettiği brüt yıllık geliri kadar cezai şart bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının müvekkili şirketten istifa ederek müvekkilinin piyasadaki rakiplerinden biri olan ...... Danışmanlık İletişim ve Ticaret A.Ş.'de benzer pozisyonda çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini, açılan davanın kabulü ile davalı ......'in müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak dava dışı ........ Danışmanlık İletişim ve Ticaret A.Ş. Unvanlı şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle taraflar arasındaki İş Sözleşmesi'nde belirlenen net yıllık gelirinin (ücret, prim ve kanunda ücret niteliğinde sayıları tüm hak ve menfaatler) brüt tutarı olan 57.256,80-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu 'nun hizmet akdi ile ilgili uyuşmazlıklarda açıkça İş Mahkemeleri görevli sayıldığından esas inceleme geçilmeksizin görevsizlik kararı tesis edilmesini talep ettiklerini, davacının davaya dayanak olarak ileri sürdüğü sözleşmenin hükmünün geçersiz olduğunu, davacının cezai şart isteminde bulunabilmesi Borçlar Kanunu hükümleri gereğince mümkün olmadığını, davacının talebine dayanak olarak ileri sürdüğü sözleşme hükmüne göre müvekkilinin yaklaşık 2,5 yıl çalıştığı işyerinden ayrılması ile davacı şirket ile dolaylı bile olsa bir ilişki kurabilecek yerde bulunmadığını, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, hizmet sözleşmesine dayalı rekabet yasağının ihlali nedeniyle uğranılan zararların tazmini(tazminat), davasıdır. Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447.maddeleri arasında yer almaktadır.
Mahkememizin ...... Esas, ....... Karar sayılı ve 07/01/2021 Karar tarihli ilamının istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ....... Esas, ....... Karar sayılı ve 02/04/2021 karar tarihli ilamı ile kaldırılmakla, mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 27/01/2022 tarihli duruşmasında tanık ......... beyanında; ... ekpreste 2020 yılı Şubat ayından itibaren çalışmaktayım, ....... çalışmaktadır, şubedeki operasyonel işlerle yani malların kabulü ile taşıyıcıların zimmet alması gibi işlerle uğraşıyoruz, tanıklık ücreti talebim yoktur, teslimatları taşıyıcı arkadaşlar yapmaktadır, pandemiden kaynaklı olarak teslimat listesi oluşturulmamaktadır, benim taraflarla ilgili herhangi bir davam bulunmamaktadır, benim davacı şirket ......'la tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2018-2020 yılları arasında çalıştığımı hatırlıyorum, davacı şirket ile ........ işleri birbirine benzemektedir, bildiğim kadarıyla iki şirkette e-ticaret işiyle uğraşır, ikisinde de müşteriler sanal ortamdan sipariş oluştururlar, bu siparişler müşteriye teslim edilir, herhangi bir ürün sipariş edilebilir, teslim edilir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 30/06/2022 tarihli duruşmasında tanık ..... beyanında; Ben davacı ...... A.Ş. .......e şube sorumlusu olarak çalışmaktayım, davalı .......'de Avrupa yakasında davacı şirketin şubesi olan bir şubesinde şube sorumlusu olarak görev yaptı, kendisini beraber çalıştığımız iş yerinden tanırım, iş yeri toplantılarında şube sorumlusu olarak çalıştığını biliyorum, şirketten ne zaman ayrıldığını bilmiyorum, bizden sonra bildiğim ve duyduğum kadarıyla Trendyol şirketinde işe başlamış, sonrasında Avrupa yakasında geçmediğim için pek görüşmedim, ancak .......'in işten ayrıldığı dönemde aynı şirketten başka çalışan arkadaşlarımız da ...... firmasına geçmiştir, ...... firması yeni kurulmuştu, yönetim kademesine giden arkadaşların bir çoğu davacı şirketten oraya geçmiştir, operasyonlarımız ve işlerimiz yeni kurulan ....... şirketi ile bire bir aynı olduğu için davacı şirketin tanıdık vasıtasıyla davacı şirketten ...... şirketine personel akımı olmuştur, davacı şirketin yönetim kademesinde çalışan arkadaşlar ........'a geçince bizden personel almaya devam ettiler, bizim şube sorumlularımız, taşımacı arkadaşlarımızdan tanıdık vasıtasıyla .........'a geçişler devam etmiştir, bizim şirketimiz de herhangi bir sıkıntı yoktu, personel akışı bu şekilde olmuştur, benim kendi bölgemde ve kendi şubemde de olmuştur, tanıklık ücreti talebim yoktur, ben .......'le aynı işi yapmaktayım, hakim olduğumuz bilgileri, tedarikçi yani hepsiburada üzerinden satış yapan firmaların kimler olduğunu bilirdik, onlardan bizim dağıtmamız için gelen kargoları, sayıları, kapasiteleri biz net olarak raporlarımızda görürdük, biz dağıtım firması olduğumuz, bu bilgiler bizim için önemli bilgilerdir, bu bilgiler bizim ezberimizdedir, bu bilgilerin geçişi yapılmış olabilir, dağıtımı yapan taşımacıların da tüm bilgileri ezberimizdedir, davalı tarafından aktarılıp aktarılmadığına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 03/07/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davalı .........'in 04.08.2017 tarihinde davacı şirkette işe başladığı ve bu iş akdinin 05.05.2020 tarihinde sona erdiği, akabinde davalının aynı faaliyet kolunda bir başka firmada işe başladığı hususunda taraflar arasında maddi vakıa itibariyle bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sorun, sözleşmede yer alan cezai şart hükmünün geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K ve V.U.K hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalı .........'in 04/08/2017 davacı şirkete ait iş yerinde dağıtımcı olarak işe başlayıp 05/05/2020 tarihinde işten ayrıldığı, davalı .........'in davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 06/05/2020 tarihinde beden işçisi meslek koduyla koza trend adlı, aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde işe başladığı, davalının işten ayrılmadan önceki dönem brüt ücretinin tutarının 68.956,26 TL olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere sözleşmenin haksız rekabete ilişkin hükmünün coğrafi sınırlama içermemesi sebebiyle geçersiz olduğu, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme hükmüne göre hesaplanan 12 aylık brüt kazanca denk cezai şart tutarının 68.956,26 TL olduğu, T.B.K md. 182 hükmüne göre takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ; Dava, hizmet sözleşmesine dayalı rekabet yasağının ihlali nedeniyle uğranılan zararların tazmini(tazminat), davası olup taraflar arasındaki sorun, sözleşmede yer alan cezai şart hükmünün geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı TBK. md. 444, haksız rekabetin koşulu olarak şu hükmü içermektedir: “Fül ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi & biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin md. 445 ise,
“Rekabel yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek, biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımımdan uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Taraflar arasında imzalanan 04.08.2017 tarihli sözleşmenin 9-e ve f fıkraları şu hükmü içermektedir: e. “Personel, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenlerle işveren tarafından veya haklı nedenler olmaksızın kendisi tarafından feshedilmesi halinde; iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 ay süre ile merkezi Ege, Akdeniz, Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde olan iş yerlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak işverenin ana faaliyet konusunu oluşturan Kargo, Posta, dağıtım, kurye ve depolama faaliyetleri ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı işleri, kendi veya başkası nam ve hesabina yapmamayı, hiçbir sıfatta kargo, posta, dağıtım, kurye ve depolama faaliyetleri ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı işleri yapan yerlerde ve/veya ....... Kargo ....... Taşımacılık AŞ., ....... Kargo Servisi AŞ., ...... Kargo ....... Yurtdışı Taşımacılık AŞ., ...... Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ.,...... Teşkilatı, ...... Paket Servisi San. Ve Tic. AŞ., ....... ve Kurye Hizmetleri, .... Motorlu Kuryecilik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ., ...... Dağıtım Pazarlama ve Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti. Firmalarında ve bunlarla sınırlı olmamakla beraber, ......'e doğrudan rakip niteliğinde bulunan firmalar bünyesinde bu faaliyet alanı ile dolaylı da olsa ilişkili yerlerde çalışmamayı, doğrudan veya dolaylı bu surette ortak çalışan, danışman ve/veya başka herhangi bir unvan veya sıfatla bulunmamayı kabul ve taahhüt eder.
f. Personel, gerek gizlilik gerekse rekabet yasağına aykırı davrandığı takdirde personelin son bir yılda elde ettiği net yıllık gelirinin (ücret, prim ve kanunda ücret niteliğinde sayılan tüm hak ve menfaatler) brüt tuturt kadar cezai şart ödemeyi kabul ve tauhhüt eder
TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi davalı hizmet sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 12 ay müddetle rekabet etmeme yükümlülüğü getirmektedir. Sözleşmede belirlenen rekabet yasağının süresi TBK m.445/l'de düzenlenen üst sınırı aşmamaktadır. Dolayısıyla rekabet yasağının süre unsuru yönünde Kanuna uygun olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısından anlaşıldığı üzere, davalı .........'in 04/08/2017 davacı şirkete ait iş yerinde dağıtımcı olarak işe başlayıp, 05/05/2020 tarihinde işten ayrıldığı, davalı .........'in davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 06/05/2020 tarihinde beden işçisi meslek koduyla ...... adlı, aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde çalışmaya başlamıştır. Dolayısıyla davalının süre yönünden rekabet yasağı kaydına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki rekabet yasağı kaydı davalının (işçinin) davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanlarda çalışmasını yasaklamaktadır. Davalı .........'in davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 06/05/2020 tarihinde beden işçisi meslek koduyla koza trend adlı, aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde çalışarak konu bakımından da rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki rekabet yasağı kaydı işçiye (davalıya) yer yönünden bir sınırlama getirmemektedir. Kural olarak rekabet yasağı sözleşmesinin belli bir coğrafi alan ile sınırlı şekilde kurulması gerekir. Burada amaç işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemektedir. Ancak rekabet yasağı sözleşmesinin yer yönünden bir sınırlama içermemesinin yaptırımı sözleşmenin geçersiz sayılması değildir. TBK m.445/2 ile Hakime tanınan yetki gereği, bu tür kayıtların geçersiz sayılması yerine sınırlı şekilde uygulanması mümkündür. Davalının çalıştığı her iki işyeri aynı il sınırları içerisindedir. Bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 9-e maddesinin geçerli olduğu, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren firmada ve öngörülen rekabet süresi içinde çalışmaya başlaması ve davacı firma ve davalının çalışmaya başladığı firmada üstlendiği görev dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen ve rekabet yasağının düzenleyen 04.08.2017 tarihli sözleşmenin 9-e maddesinin ihlali niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca, fahiş ceza koşulunun tenkisi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir (Yargıtay 3. HD'nin 2022/1283 E- 2022/9035 K sayılı, 29.11.2022 tarihli emsal kararı).
-Somut olayda, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, davalının çalışma süresi ve çalışması sırasında elde ettiği gelir durumu dikkate alındığında, son bir yılda elde ettiği net yıllık gelirinin (ücret, prim ve kanunda ücret niteliğinde sayılan tüm hak ve menfaatler) brüt tutarı kadar ceza şart talebinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülerek ve dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak , TBK182/son madde hükmü uyarınca cezai şarttan indirim yapılması yoluna gidilmiş olup bu kapsam da açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren %75 oranında tenkis suretiyle verilen 14.314,20 TL ceza şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, Mahkemece takdiri indirim yapıldığından davalı lehine ve davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği düşünülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren %75 oranında tenkis suretiyle verilen 14.314,20 TL ceza şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 977,81-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Dava ilk açılış harç gideri olan 1.040,01-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 566,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 14.314,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava konusu cezai şarttan takdiren indirim yapıldığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/10/2023

Katip .....
¸e-imzalıdır

Hakim ......
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim