mahkeme 2019/248 E. 2023/940 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/248

Karar No

2023/940

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/248
KARAR NO : 2023/940

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ : 28/09/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmaya ait ... Kooperatifi yönetiminde olan ... Sitesinde bulunan ve özel güvenlik hizmetleri davalı .... tarafından sağlanan işyerine 24/11/2018 tarihinde saat 20:00, 25/11/2018 tarihinde saat 15:00 ve 26/11/2018 tarihinde saat 21:00 sularında birkaç kişiden oluşan bir grup tarafından girildiğini ve bir kısım malzeme ve demirbaşların çalındığını, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, meydana gelen hırsızlık olayında gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalıların kusurları bulunduğunu ve oluşan zarardan sorumlu olduklarını, hırsızlığın meydana geliş saati ve biçimi göz önüne alındığında gerekli kontrollerin yapılmadığını ve hırsızların site içirisinde devamlı malzeme taşıdıklarının görülmesine rağmen engellemediklerini, meydana gelen hırsızlık olayının hafta sonuna denk gelmesi sebebiyle müvekkili şirket çalışanlarının ancak hafta başında işyerinin soyulduğunu fark ettiklerini, hırsızlık olayının 3 gün boyunca devam etmesi ve asayiş kontrolü yapılırken dahi fark edilmemiş olmasının sunulan güvenlik hizmetinin göstergesi olduğunu, müvekkiline ait iş yerinden makine ve teçhizatlar ile değeri yaklaşık 20.000,00 TL civarında olan kablo, yarı mamül paslanmaz çelikler, hammadde halinde paslanmaz çelikler, boru profil, mil ve kaynak ekipmanlarının çalınmış olduğunu, oluşan maddi zararın 43.574,00 TL olduğunu, bu nedenlerle 43.574,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın ayıplı hizmet nedeniyle zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Kooperatifi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin
bulunduğu alanın 190 dönümlük arazi üzerinde birinci ve ikinci kısım olarak iki ayrı ünite olarak yer
aldığını ve iki kısım arasında ... otoyolu geçtiğini, kısımlar arasında geçiş alt geçitten mümkün
olduğunu, giriş ve çıkış olan ana caddelerin kamuya ait yol olduğundan giriş çıkışlarda araçların
kontrol edilmesinin mümkün olmadığını, 29 bağımsız bloktan oluşan sitenin içerisinde 350 adet dükkân olduğunu, her dükkân sahibinin kendi güvenlik tedbirini almak durumunda olduğundan
davacının da bu hususu bildiğini, kooperatifin site işletme kooperatifi olarak hizmet verdiğini ve asli görevinin üyelerden
alınan aidatlarla çevre, temizlik bakım ve altyapı hizmetleri ile ortak alanların işletilmesinden ibaret
olduğunu, güvenliğin kooperatifin asli görevleri arasında yer almadığını, caydırıcı olması amacıyla
sadece ön güvenlik ve devriye hizmeti sağlamakta olup, toplanan aidatın az olması nedeniyle fazla
güvenlikçi çalıştırılamadığını, ancak buna rağmen, site içinde 31 noktada devriye takip cihazı kurulmak suretiyle belirli aralıklarla her blokun en az 2 saatte bir kontrol edildiğini ve bu hususun takip cihazı vasıtası ile denetlendiğini, site giriş kapılarına güvenlik kulübesi yapılmış ise de kulübeler ve bariyer konan yolun İBB Zabıta Daire Başkanlığının yazısı uyarınca 11.08.2017 tarihi itibariyle "demir kapılar, bariyerlerin
kaldırılmak zorunda kalındığını" davacı tarafından sitenin bu fiili bilinmesine rağmen, kendisi
tarafından işyeri güvenliğinin sağlanması için alarm sistemi, kamera kaydı gibi hiçbir tedbirin alınmamış olduğunu, davacı tarafından işyerinin kapı giriş kısmına iş makinası konulduğundan kapı
önüne illegal biçimde çıkma yapılmış olduğundan kapı girişinin devriye anında görülmesi davacı ... engellendiğinden, dükkân kapısının kilitlenme yapılmadan sürekli açık biçimde tutulduğundan sadece arka taraftan bir sürgü ile geçici olarak kapatıldığı, sürgü kısmına asma kilit
dahi takılmadığının belirlendiğini, 25.11.2018 tarihinde gece vardiya amiri tarafından site içinde şüpheli şahıs tespit edilerek
kovalanmış ve bunlardan ele geçirilen malzemelerin davacı şirkete teslim edilmiş olduğunu, davacının zarar iddiasının soyut olduğunu, olayda maddi tazminat talebini haklı kılacak asgari koşulların mevcut olmadığını, müvekkili kooperatif ile davalı güvenlik şirketi arasında Özel Güvenlik
Hizmeti Sözleşmesinin mevcut olduğunu, kabul etmiş manasına gelmemek üzere şayet bir
sorumluluk doğacak olsa dahi, bu sorumluluk özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında davalı
güvenlik şirketine ve çalışanlarına ait olacağını, müvekkili kooperatifine sorumluluk
yüklenemeyeceğini, dava konusu hırsızlık iddiası sonrası, suç duyurusunda bulunulduğu bildirilmiş olmakla,
soruşturma akıbetinin de sorgulanmasının gerektiğini, taraflarınca alınan duyumlara göre iddia
edilen olayın failinin davacının yanında çalışan işçi olduğunun öğrenildiğini, kişinin kendi istihdam ettiği personelinin eylemlerinden dolayı 3. Kişilere sorumluluk izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacının kendisi yönünden önleyici tedbirler alıp almadığı, istihdam ettiği personeli işe
alımında gerekli özeni gösterip göstermediği, hırsızlığı önleyici tedbirler alıp almadığı, karşı
kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının tüzel kişi olması nedeniyle iddia edilen hırsızlık olayı nedeniyle bedensel bir zarardan ya da kişilik haklarının zedelenmesinden bahsedilemeyeceğini, olayda manevi tazminat talebini haklı kılacak koşulların mevcut olmadığını, bu nedenle manevi tazminat talebinin de
reddinin gerektiğini, davacı tarafından zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizine hükmedilmesini talep ettiğini, ancak dava tarihinden ve ancak yasal faiz
isteyebileceğinden, davacı ... geçmişe dönük dava tarihinden öncesine ilişkin faiz talebinin
kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dosya, Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin 25/01/2019 tarih ... esas ... karar sayılı görevsizlik ilamı ile mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt edilmiştir.
Dava, yaşanan hırsızlık olayı neticesinde davacının iş yerindeki çalınan malları sebebiyle zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan çalınan malların bedeli, ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacının uğradığı zararın niteliği ve miktarının ne kadar olduğu, davacıya ait iş yerinin bulunduğu sitede güvenlik hizmeti veren davalının ve diğer davalı site işletme kooperatifinin olayda ve zararın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayında güvenlik hizmetinin gereği gibi yerine getirmemesinin söz konusu olup olmadığı, bu anlamda kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusur durumu ve sorumluluk miktarı, diğer davalı site işletme kooperatifinin müteselsil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hususlarında olduğunun tespitine karar verildi.,
Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E Sayılı dosyası evrakları Uyap sisteminden celp edilmiştir.
Mahkememizin 13/01/2022 tarihli celsesinde tanık ... beyanında; Ben davalı ... sanayi kooperatifinin idari işler müdürüyüm, tam tarihini hatırlamıyorum ama Kasım ayında; her sabah güvenlikten rapor alırım, güvenlik arkadaşlar olayın olduğu gün hırsızlık olduğunu rapor ettiler, bildiğim kadarıyla ayın 25 idi, hırsızlar karşı karşıya gelip, malzemeleri hırsızlar bırakıp kaçmışlar, ekibimiz bu malzemeleri el koyup bana teslim ettiler, ben de bu malzemeleri hırsızlığın meydana gelen ismini hatırlamadığım firmaya teslim etmek için gittiğimde; 3-4 kişilik grup vardı, bana teşekkür ettiler, 5 dk sonra dükkanın içine baktıklarında daha fazla malzemenin çalındığını söylediler, ondan sonra şahsıma hakaret etmeye başladılar, hırsızlık olayının meydana geldiği yer sıra sıra dükkanların olduğu yerdir, hepsi ... ... ve etrafı açık iş yeridir, bana hakaret eden şahıslarla birlikte olayın nasıl olduğunu araştırmak için kapıdan nasıl girdiklerini sordum, ancak bana orada bulunan kişiler kilidi göstermediler, kilidin olmadığını, kapının sürgülü olduğunu söylediler, ayrıca dükkanın önünde su tankeri gibi büyük bir malzeme vardı, hiçbir şekilde giriş kapısı gözükmüyordu, sitenin etrafı açıktır, bizim 2 tane giriş noktamız vardır, biz bu giriş noktalarından arabaları kontrol ediyoruz, hiçbir şekilde yaya olarak gelenleri kontrol edemiyoruz, etrafı açık olduğu için yayaları kontrol edemiyoruz, bu 2 noktada güvenlik arkadaşlarımız vardır, araç girişleri sabah 08:00'den akşam 20:00'ye kadar açıktır, kapalı iken araç girişini blok aralarına arabalar girmesin diye zincir çekiyoruz, bu yerin 2 tane yerinde sağlı sollu ana cadde vardır, adalar kamuya açık bir şekilde durmaktadır, isteyen istediği şekilde geçmektedir, her taraf açık olduğu için biz kooperatif yönetimi olarak genel çaplı bir kontrol yapıyoruz, belli saatlerde araçla devriye atılır, akşam 21:00'den sabah 07:00'ye kadar her saat başı devriye atılır, bu devriyeler geçerken buraya kalem okutup buna ilişkin raporlarımızı alıyoruz, tanıklık ücreti talebimiz yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 13/01/2022 tarihli celsesinde tanık ... beyanında; Ben ... Şirketinde güvenlik görevsilisi olarak çalışmaktaydım, olayın olduğu tarihte güvenlik görevlisi olarak araçta devriye atıyordum, yanımda ... isminde amirim vardı, bize telefon geldi. Telefonda; " burada hırsızlık oluyor" dediler. ... 1dey'dik, ... 2'ye geçtik, gittiğimizde yerde malzemeler vardı. Malzemeler yerdeydi. Sizin araçta lamba olduğundan bizi görünce kaçmaya başladılar, oradan yaya şekilde 2 kişi kaçmaktaydı. Arada zincir çekili olduğundan ve araçla geçiş sağlayamadık. Gece malzemeleri aldık, sabahleyin sanayi yönetimine teslim ettik, durumu izah ettik, orada tutanak tutuldu. Yerde dökülen eşyaları, saatini, kaçan kişileri ve malzemeleri teslim ettiğimize ilişkin tutanak düzenledik, karşılıklı olarak ... 1 ve ... 2 olmak üzere 2 bölge vardır, biz burada saat başı devre atarız, devrelere ilişkin olarakta ton kalem isminde raporları aldığımız bir kalemi saatte 1 basarız, benim bilgim ve görgüm bu kadardır, tespit edilen eşyalar metal eşyalardı, tanıklık ücreti talebimiz yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce alınan 28/11/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Olayın davacı yönünden irdelenmesi; Davacı ... ait işyerinin hırsızlık alarm ve ihbar sistemiyle korunması halinde ve aynı
zamanda sabit güvenlik noktasına telefon ihbarı yapabilen sisteme kayıt yaptırması durumunda hırsızların kapıyı zorlaması aşamasında güvenlik personelinin erken müdahalesi ile eylemin önlenebileceği değerlendirilmiştir. Bu durumda yüksek güvenlikli olmayan ve bazı sokakların
kamuya terk edilmiş olunması bilinmesine rağmen, aynı zamanda 3. Şahısların rahatlıkla ve serbestçe dolaşabileceği bir alanda sadece kapının arkadan sürgülemesinin yetersiz kalacağı
değerlendirildiğinden olayın oluşmasında davacı ... %10 müterafik kusurunun bulunduğu şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Davalı Güvenlik şirketi yönünden irdelenmesi; Koruma ve güvenlik hizmetini üstlendikleri sahanın açık alan olması, kendilerinin
sorumluluk alanı ile ilgili risk analizi hazırlayarak ilgili kooperatif yönetimine sunmaları ve bu doğrultuda, görev alanının fiziki güvenliğinin tam olarak sağlanması, sabit nokta yeri, kamera sistemi ve kısa aralıklarla etkin devriye (özellikle Devriye Tur Kalemi kullanılarak) hizmeti ile görev alanının kontrol edilmeyecek bir yerinin bırakılmaması, özel güvenlik personellerinin de
denetlemek suretiyle varsa görev zaaflarını giderici tedbir almaları, göreve başlandıktan sonra da özel güvenlik sorumluluk alanının işleyiş durumuna göre de
yeterli sayıda personel konuşlandırılması etkin görev yönünden önem arz etmektedir. Bahse konu
davalı kooperatife tahsis edilen özel güvenlik personel kadrosunun 17 kişi olması gerektiğini bilinmesine rağmen, her ne kadar diğer davalı kooperatif yönetimi sözleşme kapsamında 13 kişi talep etmiş ise’de bahse konu alanın büyüklüğü, içerisinde bulunan dükkân sayısı, kamuya terk edilen sokaklar vb. olumsuzluklar dikkate alınarak İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyon Başkanlığınca tahsis edilen toplam 17 özel güvenlik kadrosunun kullanılması gerektiği yönünde bir
talepte bulunduğuna dair her hangi bir belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığından ve eksik kadro ile hizmete devam ettiğinden, aynı zamanda 24.11. 2022 ve 25.11.2022 tarihlerinde gece ve gündüz saatlerinde davacıya ait dükkanda 3 defa hırsızlık olayı yaşanması önlenemediğinden, yine hırsızlık olayının meydana geldiği sokağın kamuya terk edilen sokak dahilinde bulunmadığından ayrıca meydana gelen hırsızlık olayının hafta sonuna denk gelmesi sebebiyle davacı ... çalışanlarının ancak hafta başında soyulduğunu fark etmiş olduklarından güvenlik şirket yönetiminin %70 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu şeklinde rapor düzenlemişledir. Davalı Kooperatif yönetimi yönünden değerlendirme; Kooperatifin bulunduğu alanın 190 dönümlük arazi üzerinde birinci ve ikinci kısım olarak iki ayrı ünite şeklinde yer aldığı, 29 bağımsız bloktan oluşan sitenin içerisinde 350 adet dükkân olduğu, giriş ve çıkış olan ana caddelerin kamuya ait yol olduğu, kamuya terk edilen yollarda her ne kadar bariyer, arama noktası kurulması yasal olarak mümkün olmasa bile, blok giriş ve çıkışlarına özellikle akşam mesai saati bitiminden itibaren sabah mesai saati başlangıcı arasında kullanılmak üzere, zincir çekmek yerine tuzak bariyer konulması araçla yapılabilecek hırsızlıkların önlenebileceği
değerlendirilmektedir. Özellikle 1. Kısımda ayrı ve ikinci kısımda ayrı olmak üzere iki farklı noktada güvenlik kontrol odası (otomasyon sistemi) oluşturarak 7/24 saat 29 blokta bulunan sokakların kamera marifetiyle ve güvenlik personelince izlenmesi ve olası şüpheli durumlarda devriye aracının yönlendirilmesi hırsızlık olayının oluşmasını çok büyük ölçüde önleyebileceği değerlendirilmektedir. Ancak böyle bir etkin önlemin alınmadığı, hırsızların rahatlıkla elini kolunu sallayarak dakikalarca blok aralarında dolaştıkları kamera görüntülerinden izlenmektedir. Ayrıca Dosyaya sunulu belgelerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere kooperatif yönetimine Valilikçe tahsis edilen 17 kişilik özel güvenlik kadrosunun artırılmasını ve silah tahsis edilmesini ayrıca özel güvenlik şirketlerinden hizmet almak yerine kendi bünyelerinde güvenlik işini yürütmek istedikleri hususunda İstanbul Valiliği’ne talepte bulundukları, Ancak İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun Kooperatif yönetiminin taleplerini uygun bulmadığı saptanmış olmasına rağmen hem kadronun artırılması talep edilmiş, hem de mevcut 17 kişilik kadronun tamamı kullanılmayarak 13 kişi ile sözleşme akit edilerek güvenlik zafiyetine sebebiyet verildiği, ayrıca davalı kooperatif yönetiminin cevap dilekçesinde; “davacı tarafından işyerinin kapı giriş kısmına iş makinası konulduğunu kapı önüne illegal biçimde çıkma yapılmış olduğunu kapı girişinin devriye anında görülmesi davacı ... engellendiğini, dükkân kapısının kilitlenme yapılmadan sürekli açık biçimde tutulduğunu sadece arka taraftan bir sürgü ile geçici olarak kapatıldığı, sürgü kısmına asma kilit dahi takılmadığının belirlendiği yönünde savunma yapılmış ise’de, kapı kanadına asma kilit takılmasının hırsızların işini sadece birkaç saniye geciktirebileceği, kapı arkasındaki sürgü demirin hırsızları yaklaşık 10 dakika geciktirdiği, keza kapının önüne illegal çıkma yapması durumunda yönetimin bunu engellemesinin gerektiği de dikkate alındığında, kooperatif yönetimine % 20 oranında kusurlu olduğu şeklinde rapor düzenlemiştir.
Hırsızlık hasarının incelenmesi; Yapılan piyasa araştırmasında ... kaynak makinesi ve bağlantı kablolarının
yaklaşık KDV Dahil 19.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu bedelin, hırsızlık tarihi
itibariyle ne kadar olduğunun hesaplaması ise endeks değişim oranı ortalamasına göre yapılmıştır.
2022 Yılı Eylül Ayındaki Yİ-ÜFE ve TÜFE Ortalaması: 1.455,99

2018 Yılı Kasım Ayındaki Yİ-ÜFE ve TÜFE Ortalaması: 414,02
Endeks Değişim Oranı: %71,56 azalış
NOT:2022 yılının Kasım ayı Yİ-ÜFE ve TÜFE Ortalaması verisi TÜİK tarafından henüz
açıklanmadığından hesaplamada 2022 yılının Eylül ayı Yİ-ÜFE ve TÜFE Ortalaması verisi kullanılmıştır.

Endeks değişim oranı hesabına göre, 2022Kasım ayında 19.000,00 TL olan ... kaynak
makinesinin sıfırının bedelinin hırsızlık tarihindeki parasal değeri 5.403,00 TL olarak hesaplanmıştır. Makinenin kullanılmışlık bedeli düşüldüğünde, .. kaynak makinesi
ve bağlantı kablolarının 2. El rayiç bedeli 4.863,00 TL olarak hesaplanmıştır.

Defter incelemesinin ispat değeri ve ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususu kapsamında defterlerin incelenmesi ile ilgili ispat değeri 2100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu
madde 222 de düzenlenmiştir. MADDE 222 – (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve
usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini
doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter
kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Yine, 2100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Madde.225’te yemin konusu düzenlenerek; Yemin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin
kendisinden kaynaklanan vakıadır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan
vakıa sayılır denilmektedir
Dava konusu dönem itibarı ile, Davacı taraf defter ve kayıtları ve dosya üzerinde yapılan mali incelemede; Davacı tarafın meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle heyet üyelerinin tespiti ve gerekse dosya kapsamında tespit edildiği üzere davacı tarafın işyerinden ekte faturaları sunulu makine ve teçhizatlar ile değeri yaklaşık 20.000 TL civarında olan kablo, yarı mamul paslanmaz çelikler, hammadde halinde paslanmaz çelikler, boru, profil, mil ve
kaynak ekipmanlarının çalındığı ve oluşan maddi zararın ise 43.574,00TL olduğu iddiasının karşısında, davacı tarafın defter, kayıt ve belgelerinde/Stoklarında anılan dönemde iş bu tutar kadar/fazlası ile her zaman stok, demirbaş ve ticari mal bulunacağı, davacı tarafın defter ve belgelerine ve dosya kapsamındaki bilgilere göre 43.574,00 Tl zararın kadru maruf olduğu, bu hususun takdiri ve değerlemesinin sayın mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç ve Kanaat:
Tarafların ticari defterleri ve dosya üzerinde ve keşfen olay yerinde yapılan inceleme neticesinde:
Hırsızlık olayının meydana
gelmesinde davacı ... %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilmiştir. Yine gerekçeleri yukarıda arz ve izah olunduğu gibi, 1. davalı ... yönetimine % 20 oranında kusur atfedilmiştir.
Keza yukarıda gerekçelendirildiği üzere, 2. davalı ... A.Ş. yönetiminin %70 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafın dava konusu döneme ait 2018 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun,
birbirini doğruladığı, faturaları ve kayıtları ile uyumlu tutulduğu, Davacı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin açılış ve kapanış Noter onaylarının zamanında yapıldığı, usulüne uygun tutulduğu, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın incelenen ticari defter ve belgelerine göre; 43.574,00 Tl zararın kadru
maruf olduğu, manevi tazminatın ise, takdiri ve değerlendirmesinin tamamen sayın mahkemede
olduğu, her ne kadar Kooperatif yönetiminin hırsızların kaçarak bıraktığı bir kısım objelerin davacı ... teslim edildiği ifade edilmiş ise de teslim olunan ürünlere ilişkin her hangi bir tutarak tanzim
edildiğine dair dosya kapsamına sunulu bir belge bulunmadığından davacı ... iddia ve talep olunan zarar miktarı esas alınmış olup, iddia ve talep olunan zarar miktarının; 43.574,00 TL’nin tarafların kusur oranlarına göre hesaplandığı şeklinde rapor düzenlemeişlerdir.
Mahkememizce alınan 22/08/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacı ... yüksek güvenlikli olmayan ve bazı sokakların kamuya terk edilmiş olduğunun bilinmesine rağmen 3. Kişilerin rahatlıkla dolaşabileceği alanda sadece kapının arkadan sürgülenmesinin yetersiz kalacağı bu kapsam da davacının %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, yine gerekçeleri yukarıda arz ve izah olunduğu gibi, 1. davalı .... Kooperatif yönetimine % 20 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, keza yukarıda gerekçelendirildiği üzere, 2. davalı ....A.Ş. yönetiminin %70 oranında kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, yönünde kök raporda takdir edilen kusur ve kusur oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.... kaynak makinesi ve bağlantı kablolarının, kullanılmış bedelleri düşüldüğünde, hırsızlık tarihi itibariyle 2. El rayiç bedeli 4.863,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu
yöndeki tespitimizde bir değişiklik olmamıştır.Kök rapor da belirtildiği üzere, davacı tarafın defter, kayıt ve belgelerinde/Stoklarında anılan dönemde iş bu tutarın kadar/fazlası ile her zaman stok, demirbaş ve ticari mal kayıtlarının bulunduğu, dolayısıyla, davacı şirketin çalınan malların bedelinin( 43.574,00 TL tutarında mal) defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar, davalı kooperatifin Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...E. nolu ceza dosyası’nda zararın 12.000,00 TL olarak tespit edildiği itiraz/iddiasının karşısında, çalınan malların ne kadarının iade edildiği, bunların bedeli hususunda bir liste, tutanak
bulunmadığından heyetimizce, bilimsel ve teknik bir analizin yapılamayacağı izahtan varestedir. Bu nedenle de, davalının bu yöndeki itirazları ile toplam davacı zararının 43.574,00 TL olup olamayacağı hususunun takdiri ve değerlemesinin de sayın mahkemede olacağı şeklinde rapor düzenlemişledir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde; Dava, yaşanan hırsızlık olayı neticesinde davacının iş yerindeki çalınan malları sebebiyle zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan çalınan malların bedeli, ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup davacının işyerinde 24/11/20218 ,25/11/2018 ,26/11/2018 tarihlerinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin olarak dosyada alınan bilirkişi raporuna göre hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacı ... yüksek güvenlikli olmayan ve bazı sokakların kamuya terk edilmiş olduğunun bilinmesine rağmen 3. Kişilerin rahatlıkla dolaşabileceği alanda sadece kapının arkadan sürgülenmesinin yetersiz kalacağı bu kapsam da davacının %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, davalı ... Kooperatif yönetimine1. Kısımda ayrı ve ikinci kısımda ayrı olmak üzere iki farklı noktada güvenlik kontrol odası (otomasyon sistemi) oluşturarak 7/24 saat 29 blokta bulunan sokakların kamera marifetiyle ve güvenlik personelince izlenmesi ve olası şüpheli durumlarda devriye aracının yönlendirilmesi hırsızlık olayının oluşmasını çok büyük ölçüde önleyebileceği ancak böyle bir etkin önlemin alınmadığı, hırsızların rahatlıkla elini kolunu sallayarak dakikalarca blok aralarında dolaştıkları kamera görüntülerinden izlendiği kooperatif yönetimine Valilikçe tahsis edilen 17 kişilik özel güvenlik kadrosunun artırılmasını ve silah tahsis edilmesini ayrıca özel güvenlik şirketlerinden hizmet almak yerine kendi bünyelerinde güvenlik işini yürütmek istedikleri hususunda İstanbul Valiliği’ne talepte bulundukları, ancak İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun Kooperatif yönetiminin taleplerini uygun bulmadığı saptanmış olmasına rağmen hem kadronun artırılması talep edilmiş, hem de mevcut 17 kişilik kadronun tamamı kullanılmayarak 13 kişi ile sözleşme akit edilerek güvenlik zafiyetine sebebiyet verildiği % 20 oranında kusurlu olduğu , bahse konu alanın büyüklüğü, içerisinde bulunan dükkân sayısı, kamuya terk edilen sokaklar vb. olumsuzluklar dikkate alınarak İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyon Başkanlığınca tahsis edilen toplam 17 özel güvenlik kadrosunun kullanılması gerektiği yönünde bir
talepte bulunduğuna dair her hangi bir belge ve bilgi dosya kapsamında bulunmadığından ve eksik kadro ile hizmete devam ettiğinden, aynı zamanda 24.11. 2022 ve 25.11.2022 tarihlerinde gece ve gündüz saatlerinde davacıya ait dükkanda 3 defa hırsızlık olayı yaşanması önlenemediğinden, yine hırsızlık olayının meydana geldiği sokağın kamuya terk edilen sokak dahilinde bulunmadığından ayrıca meydana gelen hırsızlık olayının hafta sonuna denk gelmesi sebebiyle davacı ... çalışanlarının ancak hafta başında soyulduğunu fark etmiş olduklarından davalı ... A.Ş nin %70 kusurlu olduğu davacı tarafın incelenen ticari defter ve belgelerine göre; 43.574,00 TL zararın kadru
maruf olduğu,tespit edilmiş olup bu doğrultuda davacı tarafın davalılardan ,davalıların müşterek kusurları oranında olaya ve piyasa rayiçlerine uygun olan 39.216,60 TL maddi tazminatı talep edebileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile; Davacının maddi tazminat talebi yönünden, 39.216,60 TL'nin dava tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili tarafından her ne kadar manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; 6098 Sayılı TBK'nun 58. maddesi uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edebileceğinin hüküm altına alındığı, somut davada davacının kendisi yokken iş yerinde meydana gelen zarar sebebiyle kişilik hakkının zedelendiği hususunda bahsedilemeyeceği, davacı vekilinin iddia ettiği gibi bu eylemin bir insanın tüm hayatını etkileyecek ve tüm hayatı boyunca olayın etkilerini yaşayacak nitelikte bir eylem olmadığı ve bu nedenle manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile;
1-)Davacının maddi tazminat talebi yönünden, 39.216,60 TL'nin dava tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a-Alınması gereken 2.678,88 TL harçtan peşin alınan 1.085,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.593,20 TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA

b-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.130,08 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

c-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat, posta masrafı ve keşif harcı 5.406,30-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.865,67‬-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

d-Davalı ... tarafından yapılan 248,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 24,80 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ne VERİLMESİNE,

e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 4.357,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne VERİLMESİNE,
g-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE
2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
a-Alınması gereken 1.366,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

b-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,

Dair davacı vekili ile davalı ... vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/09/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim