mahkeme 2018/212 E. 2023/1056 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/212
2023/1056
20 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/212 Esas
KARAR NO : 2023/1056
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/02/2018
KARAR TARİHİ : 20/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalılardan ......... Sigorta'ya sigortalı ve ...... Güv.A.Ş.adına kayıtlı ...... plakalı aracın yine davalılardan ........ kullanımında iken, 10.08.2015günü arızalanan aracını emniyet şeridine çeken davacıya kusurlu olarak çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalılardan ...... hakkında Büyükçekmece ......... Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını ve bilirkişi raporu ile asli kusurlu olduğu davacının olayda kusuru olmadığının saptanarak mahkumiyet hükmü kurulduğunu, davacı yanda olay dolayısıyla ağır derecede kemik kırığı oluştuğunu, kendisinin diş hekimi olması ve sürekli ayakta çalışmak zorunluluğu yanında soğuk havalarda ağrı yapması hem iş yaşamını etkileyerek performans düşüklüğüne yol açan bir durum yarattığını hemde tüm yaşamını etkileyecek bedensel bir ağrı ile üzüntüye sebep olduğunu nitekim aradan geçen 2 yıl sonrasında dahi ....... Hastanesi'nin 17.10.2017 tarihli sağlık kurulu raporu ile saptandığı üzere %4 özür belirtildiğini, davacının olay sonrası tedavi sürecinde 50 gün çalışamadığını, çocuğunun dahi tedavilerinin aksadığını, davalıların müştereken ve müteselsilen ( fazlaya talep hakkı saklı kalmak üzere ) şimdilik 1.000.-TL. Maddi tazminat, sigorta şirketi dışında diğer iki davalının 10.000.-TL. manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ilevekalet ücretinin de davalılara yüklenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ......... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafından ...... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın
meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi ve dosyada kusur tespiti
yapılmak suretiyle hüküm oluşturulmasını, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun
Adli Tıp Kurumu ........ İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Yönetmelik doğrultusunda
incelenmesini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın
paylaştırılmasını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa
yükletilmesini, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, Büyükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
-Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
-Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
-Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir.
-Büyükçekmece ........ Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyasında dava konusu kazadaki kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu düzenlenmiş, düzenlenen 05/08/2016 tarihli raporda özetle; müşteki ......'ın dava konusu kazada kusurunun bulunmadığı, sanık ........ 'nın asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Büyükçekmece ....... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyasında 13/06/2017 tarihinde verilen hüküm ile sanık ........ 'nın taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, verilen ceza hükmünün açıklanasının 5 yıl süreyle geri bırakıldığı, iş bu kararın 17/07/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Gerekçeli kararın incelenmesinde yukarıda ayrıntılarına yer verilen 05/08/2016 tarihli raporda anlatıldığı şekilde dava konusu kazanın gerçekleştiği, sanık .........'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 54/1-b maddesi ile 56/1. Maddesinin sanık tarafından ihlal edildiğinin kabul edildiği görülmektedir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 25/10/2021 tarihli raporda özetle; davalı sürücü .........'nın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, banket üzerinde bulunan aracın varlığını dikkate alarak bu araca ve önlem almak için araçtan inen yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği banket üzerinde bulunan araca ve önlem almak için araçtan inen yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davacı sürücü .......'ın idaresindeki otomobilin arızalanması nedeniyle aracını banket üzerinde duraklatıp önlem almak için araçtan inip aracın arkasına doğru ilerlediği esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın kendisine ve duraklattığı araca çarpmasıyla meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden, kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davacı yanın trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 23/06/2020 tarihli raporda özetle; davacı .......'ın 10.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında mesleği bildirilmemekle grup 1 kabul olunarak; E Cetveline göre %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davacı yanın trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 03/08/2020 tarihli raporda özetle; davacı ........ 'ın 10.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası mevcut iş göremezlik ve kusur tespitleri dikkate alınarak tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 31/01/2023 bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamındaki dokümanlardan 03.08.2022 tarihli Adli Tıp
Raporu ile tespit edilen 3 ay geçici iş göremezlik ile dosyaya sunulmuş olan 25.10.2021 tarihli
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu kusur bilirkişi raporunda tespit edilen davalının %100 kusur
oranı dikkate alınarak davacı ...... için 5.600,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı
hesaplanmış olup, SGK tarafından ilgili kazadaya ilişkin olarak yapılan toplam 2.702,59 TL
mahsup edilerek 2.897,57 TL nihai geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu
Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyet oluşmadığı tespit
edilmiş olup, ödenebilir sürekli iş göremezlik tazminatı bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı vekilinin alınan raporlar doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ıslah dilekçesini ibraz ettiği ıslah dilekçesimde maddi tazminat istemlerini 1.897,00 TL arttırarak toplam 2.897,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile hüküm altına alınmasını talep ettiği görülmüştür.
-Bu doğrultuda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 10/08/2015 günü saat 12:30 sıralarında davalı sürücü ......... sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı otomobil ile Ambarlı yönünden Gişeler istikametine doğru sağ şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sağa yönelerek idaresindeki otomobilin sağ yan ön kısımları ile arıza nedeniyle banket üzerinde duraklayıp uyarı işareti koymak amacıyla aracının arka tarafına geçmek isteyen ........ 'a ve banket üzerinde müşteki sürücü tarafından duraklatılan ........ plaka sayılı otomobilin sol yan arka kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiği görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı .........'nın görüşün açık olduğu mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, banket üzerinde bulunan aracın varlığını dikkate alarak bu araca ve önlem almak için araçtan inen yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, bu nedenle kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu taraf olduğu, kazaya taraf olan davacının iş bu kazada kusuru bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacının birden fazla kez sevki ve toplanılan tüm tedavi evrakları neticesinde Adli Tıp Kurumu ........ İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin sabit olduğu görülmektedir.
- Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu, iş gücü kaydı vd. hususlar nazara alındığında davacı ....... 'in dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatı bedelinin bulunmadığı, kaza nedeniyle geçici iş göremezlik bedelinin ise 2.897,00 TL olduğu belirlenmiş, belirlenen bu tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu doğrultuda davalıların dava konusu kazada araç sürücüsü, işleten ve ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı sıfatıyla iş bu maddi tazminat miktarından sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin kabulü ile,
-Sabit olan 2.897,00-TL iş göremezlik bedelinden ibaret maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 26/02/2018 tarihinden, diğer davalılar ....... ve ....... Güvenliği Sağlık Dan. A.Ş.yönünden 10/08/2015 kaza tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
-3.000,00 TL manevi tazminatın 10/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....... ve ....... Güvenliği Sağlık Dan. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
4-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan olarak yatırılan toplam 85,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 183,95 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,(davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )
5-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 85,90 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )
6-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcın davalılar ....... ve ....... Güvenliği Sağlık Dan. A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 2.897,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile),
8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....... ve ........ Güvenliği Sağlık Dan. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine
9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 1.250,00-TL bilirkişi ücreti, 2.422,00TL Atk fatura bedeli, 1.352,75- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.060,65-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%45,72) göre hesaplanan 2.313,92-TL’sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile )
10-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2023
Katip ........
e-imzalıdır
Hakim .......
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.