Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/146
2024/252
10 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/146 Esas
KARAR NO : 2024/252
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli .... esas unsurlu ..,..,..,..,..,..,..,..,..,... kod no.lu markaların sahibi olduğunu; müvekkiline ait “....” markasının, ... kod numarası ile tanınmış marka olarak kayıtlı bir marka olduğunu, davalı tarafın birçok kez “...” esas unsurlu marka başvurularında bulunduğunu, son başvurusu olan ... kod no.lu 35. sınıftaki “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine SMK m.6/f.1 uyarınca marka başvurusunun reddine karar verildiğini, Markalar Dairesince davalının “...” esas unsurlu benzer başvuruları bakımından farklı kararlar verildiğini ve müvekkilinin tescil sınıflarını da kapsar şekilde davalının marka başvurularının tesciline karar verildiğini, müvekkilinin tanınmış markasının davalının marka tescillerinin tamamında “....” olarak yani aynı şekilde yer aldığını, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği 20. sınıfta tescilli .... no.lu “....”, ... no.lu “....” ve .... no.lu “....” ibareli markalar ile 24. sınıfta tescilli .... no.lu “....” ibareli marka ile müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç elde edeceğini, müvekkilinin marka itibarının zedelenmesinin söz konusu olabileceğini iddia ederek, davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf her ne kadar süresinde cevap dilekçesi sunmamış ise de, 28/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanları ile , müvekkili şirketin merkezi deprem bölgesi olan Adıyaman olduğunu, şirketin bulunduğu yerde deprem meydana geldiğini, e tebligata bakan personel vefat ettiğini, Müvekkilinin davadan geç haberdar olduklarını, müvekkilin yerleşim yeri itibariyle Adıyaman mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,...,...,... tescil nolu markaların davacı adına, ..,..,...,... tescil numaralı markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın yetki itirazı süresinde olmadığından reddedilmiştir. Yine, kullanmama def'i de esasa cevap süresi içerisinde ileri sürülmediğinden yerinde görülmemiştir. Taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; marka uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek dava konusu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebepler ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi istenilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 21/03/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davalıya ait ... tescil no.lu markanın, 24. sınıf emtiaların olağan alıcıları nezdinde, davacının aynı sınıfta tescilli önceki tarihli .... ibareli markaları ile SMK m.6/f.1 anlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacağını; davacı markasının davalı markalarının koruma tarihi ve öncesinde tanınmış marka statüsüne kavuşmuş olduğu mahkemece kabul edilirse, davalı markasının SMK m.6/f.5 gereği hükümsüzlüğüne dair şartların oluşmadığı ve içsel bir değerlendirme gerektirmekte olan kötü niyet konusunda takdir ve tayinin tamamen mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine dosya aynı bilirkişiye itirazları karşılar ek rapor tanzimi için tevdi edilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 26/09/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; tarafların kök rapora itirazlarının incelenmesi neticesinde, kök raporda bildirilen tespit ve değerlendirmeler muhafaza edildiğini, ek olarak; 24. sınıfta tescilli davalı markasının tescil sürecinde başvuruya itiraz eden davacı tarafından Kurum nezdinde kullanımın ispat edilmemiş olmasının huzurdaki davaya etkisi mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının tanınmış markaya dayalı hükümsüzlük talebi çerçevesinde belirttiği kesinleşen mahkeme kararlarının etkisi de aynı şekilde mahkemenin takdirinde olduğunu, davalının kötü niyet olmadığına dair açıklamasının takdiri tamamen mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; "... esas unsurlu seri markaların davacı adına tescilli olduğu, önceki tarihli mahkeme kararları ve TPMK kayıtlarına göre "...." markasının 24/10/2007 tarihi itibariyle TPMK nezdinde de tanınmış marka olarak kayıt altına alındığı, davalının sonraki tarihte aynı ibare ile tescil ettirdiği markalar arasında SMK 6/1 anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, keza 6/5 kapsamında davacı markasından yararlanma iradesi taşıdığı gibi, bu ibarenin tesadüfen seçilmesinin mümkün olmayıp, davacı markasının bilinirliğinden haksız yararlanma amacı taşıdığı ve böylece tescilin SMK 6/9 maddesi kapsamında kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile dava konusu markaların tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ..,..,.... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL ilam harcından, 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 247,70 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 359,80 TL dava ilk masrafı, 140,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.499,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ....
✍e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.