mahkeme 2025/516 E. 2025/943 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/516

Karar No

2025/943

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/516 Esas
KARAR NO : 2025/943

DAVA : Kooperatifin Dağılması İstemli
DAVA TARİHİ : 03/06/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin Dağılması İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Yapı Kooperatifi’nin üyelerinden olduğunu ve 1990’lı yıllarda bu kooperatif aracılığıyla inşa edilen apartmanda halen ikamet ettiğini, kooperatifin amacı olan konut üretimi tamamlanmış, 40 daire ve 2 dükkândan oluşan yapı inşa edildiğini, kooperatifin amacını tamamlamış olup, üst yapı çözülmüş üyeler dairelerinin tapu sahibi olduklarını ancak yapıda bulunan iki dükkan halen kooperatif adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, 1997 yılında yapılan genel kurulda kurul kararıyla tasfiye süreci başlatılmış, Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç kez alacaklılara çağrı ilanı yayımlandığını ancak söz konusu tasfiye işlemleri tamamlanamamış, bilhassa kooperatif adına tapuda kayıtlı olan iki adet dükkân hâlâ tasfiye edilmeden kooperatif üzerinde kaldığını, tasfiye kurulu başkanı olarak ... atanmışsa artık kendisi de kooperatifin diğer yönetim organları da mevcut olmadığını, Tasfiye halindeki .... Yapı Kooperatifi'nin kalan tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla Türk Ticaret Kanunu m.536 ve devamı uyarınca bir tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinden soruldu: Dava dilekçemizi tekrar ederiz. Tasfiye heyetine hiç bir şekilde ulaşamıyoruz. Tasfiye görevini yerine getirmemişler. Kooperatif üzerine 2 taşınmaz kalmıştır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında bu iki taşınmazın yükleniciye devri kararlaştırıldığından bu amaçla davamızın kabulüne karar verilsin dedi.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Tasfiye işlemleri tamamlanmayan, fiilen faaliyeti sona ermiş olan yapı kooperatifine ilişkin olarak, tasfiye memuru atanması taleplerine ilişkindir.
Kural olarak Kooperatifin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde yazılı nedenlerden birisi ile dağılmasına karar verilen kooperatif, tasfiye aşamasına girer. Anılan yasa maddesinin 3 numaralı fıkrası hükmüne göre, mahkemece ve genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde, tasfiye işlemlerini yönetim kurulu yapar. ( Yargıtay 23. HD'nin 17.09.2014 tarih ve 2014/1762 E. - 2014/5710 K. )
Kooperatifin tüzel kişiliği tasfiye sona erip sicilden terkin edilinceye kadar devam eder. Yeni yönetim kurulu seçilene ve göreve başlayana kadar eski yönetimin görevine devam edeceğinin kabulü de gerekir. Zira, görev süresi sona eren yönetim kurulunun bu sıfatlarının, sürenin salt sona erme ile kendiliğinden düşeceğine ilişkin anasözleşmede, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu Kanun'un 98. maddesinin atıf yaptığı dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nda hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla, eski yönetim kurulunun görev süresinin bitmesi ile ortaklığın kendiliğinden organsız kaldığı ve başvuru olanağının kalmadığı söylenemeyecektir. Kaldı ki, eski yönetim, bu tarz bir yorum sayesinde şirket için acil ve önemli bulunan iş ve işlemleri yapma olanağına da kavuşmuş ve şirketin devamlılığı sağlanmış olur. Bu sonuca, yönetim kurulu ile ortaklık arasındaki vekalet sözleşmesine ilişkin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 397/2. maddesi uyarınca da varılabilir. ( Yargıtay 11. HD'nin 28.12.2015 tarih ve 2015/1085 E. - 2015/8522 K. )
6102 sayılı TTK'nın 547/1. maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.denmiştir.
Somut olayda, davalı kooperatifinin 07.12.2020 tarih ve 15 sayılı yönetim kurlu kararı içeriğinden, 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan tasfiye kararı uyarınca tasfiyeyi tamamlamak üzere yönetim kurulu oluşturulduğu, tasfiye memurları olarak son yönetim kurulu üyelerinin seçildiği sabit ise de tasfiyenin usulüne uygun şekilde sonladırılarak kooperatif tüzel kişiliğinin sona ermediği ve 1997 yılında yapılan genel kurulda kurul kararıyla tasfiye süreci başlatılmış, Ticaret Sicili Gazetesi’nde üç kez alacaklılara çağrı ilanı yayımlanmış olup ancak söz konusu tasfiye işlemleri tamamlanamamış, davaya konu olan kooperatif adına tapuda kayıtlı olan iki adet dükkân hâlâ tasfiye edilmeden kooperatif üzerinde kaldığı gelen tapu kayıtlarıyla sabit olup ve dosyada bulunan belgelerde 1999 yılında yapılan genel kurulda tasfiyenin devamına yönelik karar alındığı görülmektedir. Yine bu tutanakta tasfiye kurulu başkanı olarak .... atanmışsa da kooperatif sicil kayıtları ve kooperatif adına bulunan taşınmazların olduğu dikkate alındığında aradan geçen süreye rağmen ne tasfiye tamamlanmış ne de kooperatif Ticaret Sicilinden terkin edilmiştir. Ayrıca kooperatifin yönetim kurulu dağılmıştır ve mevcutta kooperatifi temsil eden hiçbir yetkili kişi veya organ bulunmadığı 1997 ve 1999 tarihli genel kurul tutanakları ve davacının ortaklık belgelerinden analşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının hukuki yararın varlığı gözetilerek anılan ilke ve esaslar çerçevesinde
Ticaret ortaklıkları gibi, kooperatifin de tüzel kişiliği bulunmaktadır. Kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukuku'nun temel kurallarından biridir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. madde hükmü yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermekte olup kooperatifin uzun süre önce tasfiyeye girmesine rağmen söz konusu tasfiye işlemleri tamamlanamamış, bilhassa kooperatif adına tapuda kayıtlı olan iki adet dükkân hâlâ tasfiye edilmeden kooperatif üzerinde kalmış ve dosyada bulunan belgelerde 1999 yılında yapılan genel kurulda tasfiyenin devamına yönelik karar alındığı görülmektedir. Yine bu tutanakta tasfiye kurulu başkanı olarak ... atanmışsa artık kendisi de kooperatifin diğer yönetim organları da mevcut olmayıp tasfiyenin bir an önce sonlandırılması gerekirken aradan geçen uzunca süreye rağmen ne tasfiye tamamlanmış ne de kooperatif Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olup davacının ve kooperatifin hukuki yararın varlığı gözetilerek tasfiyenin bir mali müşavir tarafından tamamlanması için Davanın kabulü ile; ... Vergi Kimlik Numaralı, ... M. ... C. Kapı No: 2C Daire No: 12 Büyükçekmece/İstanbul adresinde faaliyet gösteren, ... YAPI KOOPERATİFİ'nin tasfiye işlemlerinin tamamlanması konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere Mali Müşavir Tasfiye Memuru olarak atanmasına, Atanan tasfiye memuruna bir defaya mahsus olmak üzere işin niteliği emek ve mesai gözetilerek 30.000,00-TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalıdan alınmak üzere davacı tarafça yatırılmasına, tasfiye memuru ücreti yatırıldığında kararın tasfiye memuruna tebliği ile görevine başlamasına, Atanan tasfiye memuru için yatırılan ücretin, karar gereğinin yerine getirildiğine ilişkin tasfiye raporunu sunmasından sonra kendisine ödenmesine karar verip aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
- ... Vergi Kimlik Numaralı, ... M. .... C. Kapı No: 2C Daire No: 12 Büyükçekmece/İstanbul adresinde faaliyet gösteren, ... YAPI KOOPERATİFİ'nin tasfiye işlemlerinin tamamlanması konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere Mali Müşavir ...'in Tasfiye Memuru olarak atanmasına,
2-Atanan tasfiye memuruna bir defaya mahsus olmak üzere işin niteliği emek ve mesai gözetilerek 30.000,00-TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalıdan alınmak üzere davacı tarafça yatırılmasına, tasfiye memuru ücreti yatırıldığında kararın tasfiye memuruna tebliği ile görevine başlamasına,
3-Atanan tasfiye memuru için yatırılan ücretin, karar gereğinin yerine getirildiğine ilişkin tasfiye raporunu sunmasından sonra kendisine ödenmesine,
4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/09/2025

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim