mahkeme 2025/269 E. 2025/387 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/269
2025/387
8 Nisan 2025
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/269 Esas
KARAR NO : 2025/387
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...... 'nin elemanları tarafından mahallinde yapılan incelemede, davalı tarafından kolon sistemine ilave yapmak sureti ile sözleşmesiz, sayaçsız bağlantı yapılarak kaçaksu kullandığının tespit edildiğini, buna istinaden MTS İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya kapsamında 8.329,45 -TL'lik kaçak kullanım bedeline ilişkin icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe rağmen ödemenin sağlanamadığını, davalının takibi sürüncemede bırakmak maksadıyla takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki itirazın iptali talebine konu icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalının kaçak su kullandığı iddiasına dayalı olarak tutanak tutulduğu ve bu bedele ilişkin olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davalı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü verdiği müzekkere cevabında davacının tacir olarak ticaret sicil kaydı olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davalının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davalı adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmenin olmadığı bildirilmiştir. Nitekim davacı tarafından tutulan tutanak incelendiğinde; davalının söz konusu iş yerinde bulunmadığı, iş yerinde dava dışı üçüncü kişi kiracının bulunduğu, davalının işletmesinin olmadığı, davaya konu alacak talebinin davalının ticari işletmesinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim vergi dairesi de vermiş olduğu müzekkere cevabında davalı adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmenin olmadığını açık bir şekilde bildirmiştir.
Bu bağlamda davacının tacir olmadığı ve davaya konu alacak talebinin münhasıran 6102 sayılı Kanun'ndan kaynaklanan ticari işlerden olmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki alacak iddiasına konu itirazın iptali davasının genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davalının tacir olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Nitekim davacının ve davalı tarafların her ikisinin de davalının tacir olduğuna ve davalıya ait bir ticari işletme olduğuna dair bir iddiasının olmadığı anlaşılmaktadır.
Ticari olmayan itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de KÜÇÜKÇEKMECE 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM ..... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli KÜÇÜKÇEKMECE ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin tevzi edilmek üzere Küçükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
6-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.08/04/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.