Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/16

Karar No

2025/181

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/16 Esas
KARAR NO : 2025/181

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2025
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, otomotiv ürünleri (motor yağı, enjektör, katkı maddesi vd) alanında faaliyet gösterdiğini. Davalı, davaco şirketin müşterisi olduğunu; davalı, 19/09/2023 tarihinde ürün (35 adet ...-24/18 Kg isimli çok amaçlı endüstriyel gres) satın aldığını, buna ilişkin 19/9/2023 tarihli, ..... no.lu, 5.443,20 USD (147.129,70 TL) bedelli fatura düzenlendiğini, ürünler davalıya teslim edildiğini, fatura davalıya gönderildiğini ancak davalı, mezkur faturadan kaynaklanan cari hesap borcunu tüm uyarılara karşın ısrarla ödemediğinibu nedenle hakkında İstanbul .... İcra Dairesi .... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını ancak haksız, yersiz ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK 67. madde kapsamında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı Uyap'tan incelenen dosya ekinde göre davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız takip yoluyla takibe geçildiği davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine eldeki davayı açtıkları görülmüştür.
Genel haciz yolu ile ilamsız takiplerde yetkili icra dairesi, İİK 50/1 maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." şeklinde hüküm altına alınmıştır.
İtirazın iptali davası görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir.
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde usulune uygun olarak başlatılmış icra takibinin bulunması da dava şartı olup 6100 Sayılı HMK'nun 115/1, 138 ve 140 maddeleri gereğince mahkeme tarafından da dava şartlarının öncelikle incelenmesi gerekir.
Davaya konu icra takip dosyasında davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmuş ve yetkili icra dairesinin Silifki İcra Daireleri olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde; davaya konu icra takibindeki alacağın para alacağı olduğu, genel yetkili icra dairesinin 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi gereğince borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olduğu, ayrıca takibe konu borcun para alacağı olması nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un 89. Maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri icra dairelerinin de takipte yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
İlgili yetki kuralları gereğince taraflar arasındaki icra takibi incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi gereğince borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olan Silifke İcra Daireleri'nin takipte yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Kanun'un 89. Maddesi gereğince ise; davacı alacaklının yerleşim yerinin Başakşehir olduğu ve bu suretle Küçükçekmece İcra Daireleri'nin takipte yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının adresinin Başakşehir, davalının adresinin ise Silifke olması nedeniyle İstanbul İcra Daireleri'nin taraflar arasındaki takipte yetkili olmadığı, bu suretle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olduğu görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde taraflar arasında takipten sonra yapılmış olan protokolden bahsetmiş ise de ilgili protokolün icra takibinden sonra olması ve davalının protokolde yetki itirazından vazgeçmiş olmadığı, ayrıca protokol hükümlerinin yerine getirmediğinin davacı tarafça beyan ve ikrar edildiği, ilgili protokol gereğince protokol hükümlerinin yerine getirilmemiş olması sebebiyle yine aynı protokolün hükümleri gereğince geçersiz olduğu anlaşılmakla protokole itibar edilmemiştir. Nitekim davacı tarafından protokole dayanarak icra takibi yapılmamış olup, takipten sonra yapılan protokol takipten önceki icra dairesinin yetkisizliğini değiştirmeyecektir.
Somut olay; yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığına ve yerleşim yeri olan Silifke ilçesinin bağlı bulunduğu Silifke icra dairesinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunduğu, İİK'nun 50 maddesi atfı ile HMK'nun 6 maddesi uyarınca genel yetkili icra dairesinin davalı/takip borçlusunun ikametgahı olan Silifke ilçesinin bağlı olduğu Silifke icra daireleri olduğu, davacı adresinin Başakşehir olduğu anlaşılmakta olup, Başakşehir ilçesinin Küçükçekmece yargı çevresinde bulunduğu, takibin ise İstanbul İcra Dairesi'nde başlatıldığı, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti, dolayısıyla takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartı olup, davalı/takip borçlusu tarafından yasal süre içerisinde sunulan borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı anlaşıldığından davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının dava şartı eksikliği sebebiyle USÛLDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
¸e-imza

Hakim ....
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim