Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/921

Karar No

2024/1190

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1187 Esas
KARAR NO : 2024/1111

DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 25/05/2018
KARAR TARİHİ : 20/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Kooperatifi'nin anasözleşme yapımı ve teslimi planlanan taşınmazın devri için kooperatife üye olduğunu, sözleşmedeki taşınmazın tamamlanması sonucunda müvekkilinin payına düşen taşınmazın müvekkiline devrinin yapıldığını, akabinde müvekkilin 3.bir kişiye taşınmazın satışını ve devrini gerçekleştirdiğini, taşınmazın devrini yapan müvekkilinin kooperatife tüm borçları ödediğini ve kooperatiften ayrıldığını davalıya bildirdiğini, kooperatifin müvekkilinin ayrılma talebini mesnetsiz nedenlerden dolayı reddettiğini, müvekkilini zorla kooperatif üyeliğinde tuttuğunu, yönetim kurulunun reddi üzerine müvekkilinin noterden ihtarname çekerek kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve bu tarihten sonra borç ve aidatlarından sorumlu olmayacağını davalıya ihtar ettiğini, kooperatifin ihtarname tebliğinden sonra da müvekkilinin istifa talebini yok saymaya devam ettiğini, istifa talebinin karşı tarafın kabulüne bağlı bir beyan olmadığını, ayrılma talebinden sonraki aidat ve tasfiye giderlerinden sorumlu olmayacağının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ortağın hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurarak ortaklıktan çıkabileceğini, yönetim kurulunun bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınması halinde ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirildiğini, bildiri tarihinden itibaren çıkışın gerçekleştiğini, davacı tarafın taşınmazını 2007 yılında satmış olmasına rağmen kooperatif ortaklığından ayrıldığına ilişkin yazılı bildirimde bulunmadığını, çıkma isteğini noter aracılığı ile yönetime bildirmediğini, talepte bulunsaydı davacı hakkında karar defterinde bu yönde alınmış bir karar örneğinin olması gerektiğini, müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olduğunu, tasfiye sürecinin yürütülmesi ile sağlıklı sonlandırılması için her üyeden 4300 TL ek ödeme planı doğrultusunda toplanması yönünde karar alındığını, davacının daha sonra posta ile tarafına üyelikten çıkma talebine ilişkin yazı gönderdiğini, yönetim kurulu kooperatifin eski yöneticilerinin 6 yıldır genel kurul yapmadığını, yöneticilik sıfatı ile görevlerini yerine getirmediklerini, bilançoyu gelir ve gider sağlıklı tutmadıklarını, kooperatife karşı açılan dava ve icra takiplerini takip etmediklerini, kooperatifin geçmişten kalan alacaklarının tahsili ve halen devam eden dava ve icra takiplerini sonuçlandırılıncaya kadar istifa talebinin kooperatif mevcudunu tehlikeye düşüreceğinden ve kooperatif üyeleri arasında eşitsizliğe neden olacağından oy birliği ile reddine karar verildiğini ve bu kararın davacıya posta ile bildirildiğini, tasfiye kurulu üyelerinin huzur haklarının ödenmesi ve gerekli işlerin yapılması ve sağlıklı sonuçlandırılması için her üyeden 12 x 250 TL ek ödeme planı doğrultusunda toplanması yönünde karar alındığını, davacının bu karar doğrultusunda ödeme yapmamış olduğunu ve hali hazırda davalı tarafa borcu bulunduğunu ve bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmili yönünde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının tasfiye borcu bulunmadığı ve kooperatif üyesi olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davanın niteliğine göre; taraflarca ibraz edilen ihtarnameler, ana sözleşme dosyasına konulmuş, tapu kaydı celp edilmiş, kooperatif kayıtları incelenerek bilirkişi görüşü alınmış ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.
Bilirkişi, raporunu dosyasına ibraz etmiştir. Bu raporda davacının istenen tasfiye giderlerini ödediği, gönderdiği noter ihtarnamelerinden kooperatifçe tebliğ alınan hangi ihtarname ise o tarihten itibaren üye olmadığının tespiti gerektiği bildirilmiştir.
Davacının davalı kooperatif üyesi iken ferdileşme sonucu 30/10/2007 tarihinde adına tapuya tescil edilen taşınmazın 6 kez el değiştirdiği aidat ve üyelikten istifa için önce adi posta ile yazı yolladığı bunun reddolduğu, daha sonra önce Beyoğlu ...Noterliğince sonra da Beşiktaş .. Noterliğinden ihtarname gönderildiği, Beyoğlu ....Noterliği ihtarnamesinin tebliğ edilemediği, Beşiktaş ... noterliği ihtarnamesinin 30/04/2018 tarihinde ulaştığı, 05/03/2017 tarihli genel kurulun 7 nolu kararı ile tasfiye borçları için her üyeden 4.300,00 TL ek ödeme kararı alındığı, davacının bu bedeli de ödediği hususları noterlik aracılığıyla davalı kooperatife ihtarname gönderilip tebliğ edildiği hususları tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki niza; davacının kooperatif üyesi olarak tasfiye giderlerinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas 08/07/2020 tarih ve ... Sayılı kararı ile;

"...1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 13.maddesinde ortağı ana sözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13.maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife tebliğ etmesi ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. Somut olayda, davalı kooperatifçe dava öncesi keşide edilen ihtarnamelerde istifanın kabul edilmediğinin bildirildiğinden davacının üye olmadığının tespitini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Davacının gönderdiği Beşiktaş ... Noterliğinin yevmiye nolu ihtarnamenin 30/04/2018 tarihinde davalıya ulaştığı anlaşılmakla hesaplardaki açık kapı ilkesi de gözetilerek davacının bu tarih itibariyle üye olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 30/04/2018 tarihi itibari ile kooperatif üyesi olmadığının tespitine, davacının tasfiye ve aidat borcunun 30/04/2018 tarihi itibari ile olmadığının tespitine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin .. Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 08/07/2020 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas 25/10/2023 tarih ve ....Sayılı ilamı ile: "...Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesi olarak noter vasıtasıyla kooperatife tebliğ etmesi ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. Dosya kapsamından, davacının noter aracılığıyla bildirdiği istifası, davalı kooperatife 30/04/2018 tarihinde tebliğ edilmekle istifa bu tarihte gerçekleşmiştir. Mahkemenin bu yöndeki tespiti isabetlidir ancak noter aracılığıyla bildirilen istifanın tebliğ tarihinden önce 04.03.2018 tarihinde yapılan 2017 hesap yılı genel kurul toplantısında takip eden Nisan ayından başlamak üzere 12 ay süre ile aylık 250.00.TL nin üyelerden tahsiline karar verilmiş, bu kararın iptal edildiğine veya geçersiz sayıldığına ilişkin iddia ve belgeye de rastlanmamıştır. Dolayısıyla sözü edilen genel kurul kararı tarihi itibari ile istifa veya devir yoluyla kooperatif ortaklığından ayrılmamış bulunan davacıyı da bağladığı açıktır. Bu bağlamda; mahkemece davacının tasfiye ve aidat borcunun 30/04/2018 tarihi itibari ile olmadığının tespitine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 17/01/2023 tarihli ...e. .... karar sayılı ilamı ''kooperatifçilikteki açık kapı ilkesinin bir gereği olarak, her ortak kooperatife girme hakkına sahip olduğu gibi çıkma hakkına da sahiptir. ortağa tanınan bu hak hiçbir şekilde kooperatif yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla veyahut ana sözleşmeye konulacak bir hükümle ortadan kaldırılamaz ise de ortağın çıkma hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı olmamak şartıyla korunur. ancak bu hak sınırsız değildir. zira ortak, kooperatiften konut veya işyeri almış ise, borçtan kurtulmak amacıyla kooperatif ortaklığından çıkamaz. aksi halde ortaklık yöntemiyle elde etmiş olduğu konut veya işyerini kooperatife iade etmesi gerekir. dolayısıyla yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisinin, kooperatifin hukuki varlığını devam ettirdiği durumlarda ortaklığın da devam etmesi zorunlu bulunmaktadır. ancak kooperatifin fesih ve tasfiye şartları oluşmuş ise, yönetim kurulu ile mutabakat sağlanarak tasfiyeyi kolaylaştırmak için kooperatif ortaklığından çıkmak mümkündür. keza, kooperatif amacını gerçekleştirmiş ve dağılma sürecine girmiş ise; çıkan ortağın konutu veya işyeri çıkma gerekçesi ile geri alınamaz. sadece bu ortağın tasfiye giderlerine katılması istenir.'' şeklindedir.
Yukarıda belirtilen Yargıtay kararı doğrultusunda davacı taraf, 04/03/2018 tarihli genel kurulda alınan kararlarından sorumlu olduğu gibi tasfiye halinde olan kooperatifin tasfiye giderlerine de katılması gerekmektedir. Mahkemece bilirkişi raporu alınarak davalı kooperatifin ne kadar sürede tasfiye olacağı, tasfiye giderlerinin ne kadar olacağı ve davacının sorumlu olduğu miktar belirlenerek davacıya depo ettirilmeli, davacının ödemesi halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ile verilen karar hatalı olmuştur." gerekçesiyle Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
02/01/2024 tarihli tensip tutanağı 1 numaralı ara kararı gereğince; İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin 25/10/2023 tarih ve .... Esas - ...Karar sayılı ilamı doğrultusunda; davacının iddiası, davalı savunması, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; rapor düzenlenmek üzere Mahkememizce re'sen belirlenen Kooperatif mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve S.M.M. Bilirkişi ...'dan oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 24/07/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davalı kooperatifin 05/04/2017 tarihinde tasfiyeye girdiği ancak davam eden davaları sebebiyle tasfiye sürecinin sonlandırılamadığı, devam eden davaların ne zaman sona ereceğini bilebilmek mümkün olmadığından tasfiye sürecinin daha ne kadar sürebileceği konusunda bir görüş bildirebilmenin mümkün olmadığı, davacının Noter aracılığıyla kooperatife gönderdiği istifanın tebliğ tarihinden önce, yani davacının kooperatif ortaklığının devam ettiği 04.03.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı genel kurul toplantısında takip eden Nisan ayından başlamak üzere 12 ay süre ile aylık 250.00.TL olmak üzere toplam 3.000 TL’nin üyelerden tahsiline karar verilmiş olduğundan davacının bu bedelden dolayı sorumlu olduğu, davacının istifasından önce, genel kurul kararıyla tasfiye giderlerini kapsayacak şekilde ortak başına belirlenen toplam 3.000 TL’nin, ödeme kolaylığı sağlanarak aylık 250 TL’lik taksitler halinde ödenecek olması ve bunların bir kısmının davacının istifa tarihinden sonraya tekabül etmesinin neticeye etkili olmayacağı, İstinaf kararından sonra dosyaya sunulan davalı kooperatifin 11.10.2023 tarihli ve 2023/8 sayılı yönetim kurulu kararına göre davacı da dahil bir kısım üyelerin istifalarının kabulü ile kooperatife borçlarının kalmadığı yönünde karar alındığı görülmüş olup, bu karar tarihi itibariyle davalı kooperatifin davacıdan bir alacağının kalmadığı ve 11.10.2023 tarihi itibariyle davacının kooperatif ortaklığının borçsuz olarak sonlandırılması konusunda iki taraf iradelerinin örtüştüğü" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.

Davacı vekilinin 18/01/2024 tarihli dilekçesi ekinde 11/10/2023 tarihli davalı kooperatif yönetim kurulu kararını sunduğu; davalı vekilinin 02/10/2024 tarihli dilekçesi ekinde 19/03/2023 tarihli Genel Kurul Tutanağı ile 11/10/2023 tarihli 2023/8 nolu Yönetim Kurulu kararını sunduğu görülmüştür.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa dava konusuz kalır. HMK’nın ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331/1 maddesiyle “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü düzenlemiş olup, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama giderlerinin tayininde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu belirlenerek yargılama giderleri hüküm altına alınacaktır.
HMK'nın 323/1-ğ maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama giderlerinden sayılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Esas 25/10/2023 tarih ve ...Sayılı ilamı, 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı kooperatifin 14/07/1997 tarihinde ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamak için kurulduğu, davacının ana sözleşmede teslimi kararlaştırılan konut için davalı kooperatife üye olduğu, davalı kooperatifin ana sözleşmesindeki amacını gerçekleştirerek inşaatları tamamladığı ve üyeliği gereği davacıya tahsisi gereken konutu 19/01/2007 tarihinde tapuda devir ve teslim ettiği, davacının bu konutu 30/10/2007 tarihinde dava dışı ....'e sattığı, taşınmazın 5 kez daha satış gördüğü ve en son malikinin dava dışı ... olduğu, davacının davalı kooperatife hitaben yazdığı 07.08.2017 tarihli dilekçesi ile kooperatif üyeliğinden istifa talebinde bulunduğu, davacının davalı kooperatife adi posta ile yazılı olarak gönderdiği 07.08.2017 tarihli istifa dilekçesinin davalı kooperatif tarafından kabul edilmediğinin kendisine 16.08/2017 tarihli cevapla bildirilmesi üzerine bu kez Beyoğlu ... Noterliğinin 13.09.2017 tarih .... ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğine dair yazılı talebinin noter aracılığıyla kooperatife bildirdiği, söz konusu noterden tanzim edilen istifa ihtarının adres yetersizliğinden iade edildiği, davacının daha sonra davalı kooperatife hitaben Beşiktaş .... Noterliğinin 25.04.2018 tarih .... nosu ile düzenleyerek keşide ettiği ihtarnamesinin 30/04/2018 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edildiği, davacının noter aracılığıyla bildirdiği istifasının davalı kooperatife 30/04/2018 tarihinde tebliğ edilmekle istifanın bu tarihte gerçekleştiği, dosya kapsamında aldırılan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının Noter aracılığıyla kooperatife gönderdiği istifanın tebliğ tarihinden önce, yani davacının kooperatif ortaklığının devam ettiği 04.03.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı genel kurul toplantısında takip eden Nisan ayından başlamak üzere 12 ay süre ile aylık 250.00.TL olmak üzere toplam 3.000 TL’nin üyelerden tahsiline karar verilmiş olduğundan davacının bu bedelden dolayı sorumlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 19/03/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 9.nolu kararda borcunu ferileri ile birlikte ödeyen üyelerin istifalarının kanun çerçevesinde değerlendirilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, bu kapsamda davacının üyelik borcuna istinaden 07.09.2023 tarihinde davalı kooperatifin ....bank hesabına 14.593,67 TL ödediği ve Yönetim Kurulu'nun 11.10.2023 tarih .... nolu kararı ile davacının üyelik borcu kalmadığından istifasının kabulüne yönelik karar aldığı anlaşılmakla; yargılama sırasında davacı tarafından tasfiye giderinin ödendiği ve 11.10.2023 tarih .... nolu yönetim kurulu kararı ile davacının istifasının kabulüne karar verildiği dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve İstinaf ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 391,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan peşin ve başvurma harcı toplamı 71,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.449,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın haklılık durumu dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim