Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/917

Karar No

2025/179

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/917 Esas
KARAR NO : 2025/179

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketçe, muaccel hale gelmiş borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...Es sayılı dosyasıyla fatura alacağının tahsili amacıyla 23.09.2021 tarihinde genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı tarafın yetki itirazı nedeniyle dosya Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini; davalı taraf 13.04.2023 tarihinde icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu. Davalının itirazının davacıya tebliğ edilmediğini; itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan 35 saha da yer alan işlerin 17 tanesinde ikinci aşamaya kadar getirebildiğini ve sonrasında işi bıraktığını, bu işlemlerinde hepsi tam olarak yapılmadığını, montajı yapılan ilerin çoğunda da kurallara aykırı alelade montajlar yapılmış sonuçta montaj işlemlerini ve işi yapacak yeterliliğe sahip çalışanlarının olmadığını konuyu bilen personelin çalıştırılmadığının anlaşıldığını anlaşıldığını, davacı yanın işlerini yapmadan işi hiçbir uyarı ihtar vermeden bıraktığını, arkasından da davaya konu faturayı kestiğini, faturanın tebliğ edilmediğini cari hesaba ve defterlere de kaydedilmediğini, fatura ve içeriğini kabul etmediklerini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki itirazın iptali talebine konu icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından fatura dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan fatura incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin anten montaj ve demontajı işlemini ilişkin olduğunun görüldüğü, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasındaki akdi ilişkinin kabul edildiği ve takibe konu faturaya ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin sunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin baz istasyonlarının sökülüp yenilerinin takılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşmenin eser / hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının iddialarının aksine taşımacılıktan kaynaklı taşımacılık sözleşmesinin söz konusu olmadığı bu sebeple taraflar arasındaki alacağa konu işin 6102 sayılı TTK'da düzenlenen münhasıran ticari işlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davacı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü verdiği müzekkere cevabında davacının tacir olarak ticaret sicil kaydı olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davacının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davacının işletmesinin esnaf işletmesi kapsamında olduğu bildirilmiştir.
Bu bağlamda davacının tacir olmadığı anlaşılmakta olup, tarafla arasındaki sözleşmenin ve alacağa konu işin eser / hizmet sözleşmesi kapsamında olduğu görülmekle tacir olmayan davacı tarafından açılan davanın genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davacının tacir olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır.
Ticari olmayan itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
¸e-imza

Hakim ....
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim