Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/744
2024/1185
3 Aralık 2024
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/744 Esas
KARAR NO : 2024/1185
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yeni doğum yaptığını ve bu sebeple işten ayrılmak durumunda kaldığını, açmakta oldukları işbu dava sebebiyle de maddi zarara uğradığını ve maddi çöküntü yaşadığını, bu sebeple öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin yargılaması devam eden işbu davayla ilişkili Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında katılan sıfatıyla yer aldığını, ceza dosyası kapsamında ...,..., ... ve .... sanık olarak yargılanmakta ve halihazırda tutuklulukları devam ettiğini, davalı .... Mah. ... Cad. No:155/3 sayılı adreste bulunan ... Kuyumculuk isimli işyerinin sahibidir. Diğer davalı ... da ...'ın kardeşi olup işyerini birlikte işlettiklerini, müvekkili ve eşi söz konulu kuyumcudan sıklıkla alışveriş yapmakta ve yastık altı diye tabir edilen altınları kuyumcunun kendi uhdesinde bırakarak biriktirdiğini, müvekkili banka kasası gibi hizmet vermekte olduğunu müşteriler de altınların güvenli bir şekilde saklanması için kuyumcu uhdesinde bıraktığını, davalılar uhdesine aldığı altınlara karşılık müşterilere; bırakılan altın miktarını gösteren bir kartvizit verdiğini, müvekkili de aynı şekilde davalıların uhdesinde bıraktığı altınlara karşılık, üzerinde 63.69 gram has altın yazılı kartviziti (EK-1) davalıdan teslim alındığını, müvekkili ilgili kartvizitteki altın miktarına karşılık olarak da 90.000,00 TL'yi kendi hesabından davalı ...'ın hesabına gönderdiğini, müvekkili 27.09.2023 günü sosyal medya ve kendi çevresinden işyerinin boşaltıldığını, işyeri sahipleri ve çalışanların diğer müşterilerin altınlarıyla beraber kaçtığını duyduğunu, müvekkili şikayet etmeden önce davalılardan zararını talep ettiğini, davalılar zarara sebebiyet verdiğini kabul ettiğini, karşılanacağını söylemişse de zarar giderilmediğini, bunun üzerine Bakırköy CBS'ye şikayette bulunulduğunu, bu süreçte taraflarınca davalı tarafla görüşüldüğünü, davalı tarafça ödeme için çok kez tarih verilmişse de bu tarihlere uyulmadığını ve dava açılması zorunlu hale geldiğini, başta da belirtildiği gibi davalılar ve diğer sanıklar halihazırda tutuklu konumunda olduğunu. sanıklar; müvekkili gibi birçok kişiyi de aynı şekilde dolandırdığını, hal böyleyken haklı davanın kabulüyle 63,69 gram saf altın karşılığının müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini haklı davanın ve adli yardım taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, müvekkili tarafından davalılara emanet edilen 63,69 gram saf altının karar tarihindeki karşılığının, emanet verildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına kaarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle .... yalnızca kağıt üzerinde sahibi olup hiç bir surette kuyumculuk dükkanında fiili olarak çalışmadığını, davacıdan emanet usulü diye tabir edilen şekilde davalının hiçbir şekilde altın karşılığı para almadığını, ilgili tutar davacı asilin dava dilekçesinde 90.000,00 TL'yi kendi hesabından davalı ...'ın hesabına gönderdiğini yönünde beyanında dava dilekçesi ekinde sunulan dekonttan anlaşılacağı üzere ilgili tutar ...'ın hesabına gönderildiğini, davalı nezdinde şirket cari hesap kayıtları incelendiği üzere davalının davacı asile herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı bir çok kişiyi dolandırdığı yönündeki beyanlarına katılmadığını savunmuştur.
Davalı ... yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, 03.12.2024 tarihli celseye katılarak şu şekilde beyanda bulunmuştur: "Ben burada çalışandım, abim ne söylediyse onu yaptım. Başımızda sorumlu olarak ... vardı. Onların talimatı ile çalıştım. Aldığım hiçbir para şahsıma ait değildir. Hepsini firmaya verdim; sorumluluğum yoktur. dedi."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
a-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesine,
b-Bakırköy/ Metris ... Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne, davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliği için müzekkereler yazılmıştır.
c-İlgili vergi dairelerine müzekkereler yazılarak tarafların tacir olup, olmadığına yönelik araştırma yapılmış, müzekkere cevapları delil olarak incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı Mahkememiz nezdinde açtığı dava ile davalıların kuyumcu dükkanı sahibi olduklarını, davalılara 63,69 gram altın karşılığı banka yolu ile para gönderildiği, ancak davalıların dükkanı kapatarak kaçtıklarını, davalıların şikayet üzerine tutuklandıklarını, davalıların zararını gidermediklerini, 63,69 gram altın karşılığı davalılardan olan alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde; kuyumcu dükkanının yalnızca kağıt üstünde sahibi olduğunu, davacıdan hiçbir zaman emanet usulü altın almadığını, davacının gönderdiği paranın kendisine değil diğer davalıya gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizce taraflar hakkında tacir araştırması yapılmış olup, davacının 2023 yılında dava tarihinden önce faaliyetini sonlandırdığı ve vergi kaydının resen terk sebebiyle kapatıldığı dava tarihi itibariyle faaliyetinin olmadığı, davalılardan ...'ın da dava tarihi itibariyle herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı vergi dairesince verilen müzekkere cevapları ile anlaşılmıştır.
Mahkememiz nezdinde açılan davanın alacak davası niteliğinde olduğu davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilmiş olup, yine dava dilekçesinde davacı tarafından fiziki nitelikte bir altın alınarak davalılara saklamak üzere teslim edildiği yönünde bir vakıanın da öne sürülmediği, davacı tarafından davalılara elindeki bir malın saklanmak üzere teslim edilmediği, davalı tarafından da saklamak için davacının kendilerine altın verdiğine yönelik bir savunmanın öne sürülmediği ve ilişkinin inkar edildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davanın alacak davası niteliğinde olduğu, nitekim davacı tarafından da dava dilekçesinde alacak talebinde bulunulduğu, davanın yukarıda belirtilen koşulları sağlayan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, tarafların da tacir olmadığı bu sebeple nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği anlaşılmakla Mahkememizin açılan davada görevsiz olduğu değerlendirilmiştir.
Nitekim Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı emsal içtihadında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Dosya kapsamı uyarınca dava, satın alındığı iddia edilen altınların teslim edilmemesi nedeniyle alacak talebine ilişkin olduğundan 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Nispi ticari dava olarak kabul edilmesi için gereken her iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi ve her iki tarafın tacir olması şartlarının da somut olayda mevcut olmadığı, zira tarafların tacir olduğuna dair bir iddia ve delil olmadığından davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği açıktır. Varılan sonuçlar bir arada değerlendirildiğinde, davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmadığı anlaşıldığından davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla değil asliye hukuk mahkemesi olarak görülmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu halde, mahkemece hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçelerle, dosyadaki dosyadaki delillerle örtüşmeyecek şekilde davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacının ve davalı ...'ın tacir olmadıkları, davacının talebinin alacağının tahsiline yönelik olduğu, tarafların tacir olmaması ve alacak davasına ilişkin talebin bu suretle mutlak veya nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu anlaşılmakla davacının davasının görev yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı asil ve vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.