mahkeme 2024/337 E. 2024/642 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/337
2024/642
25 Haziran 2024
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337 Esas
KARAR NO : 2024/642 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firma iş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ile Sosyal Güvenlik Kurumu istihdam teşviklerine ilişkin danışma hizmeti veren bir firma olduğunu, davalı borçlu firma ile işbu hususta hizmet verilmesi üzerine anlaşıldığını, bu hususta taraflar arasında 08.06.2022 tarihli " Danışmanlık Sözleşmesi " imza altına alındığını, müvekkili firmanın cari hesapları ve davalı firma adına kesilen, süresinde itiraz edilmeyen ve bir kısmı ödenmiş olan faturalarla da taraflar arasındaki ticari ilişki olduğunu, davalı borçlu firma Haziran 2022 'den Eylül 2023'e kadar müvekkili firmadan hizmet aldığını, Aralık 2022 dahil olmak üzere davalı firma tarafından müvekkili firmaca kesilen usulünce tebliğ edilen ve herhangi bir itirazda bulunulmayan fatura bedellerinin ödenmediğini, dosyaya ibraz etmiş oldukları cari hesap ekstresi ve müvekkili firma ticari defterleri ile de sabit olduğu üzere davalı borçlu firmanın ödenmemiş 88.740,74 TL hizmet bedeli bulunduğunu, davalı firma hakkında işbu ödenmemiş hizmet bedeline ilişkin Küçükçekmece İcra Müdürülüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu firma tarafından haksız ve kötü niyetli olarak işbu takibe itiraz edildiğini, müvekkili firmanın davalı firmaya vermiş olduğu hizmet sabit olup; taraflarına kesilmiş olan faturalara süresinde hiçbir itirazda bulunulmadığı gibi davalı firma tarafından ödeme de yapmadığını, işbu sebeplerle davalı firma tarafından, başlatılmış olan takibe itiraz açıkça kötü niyetli ve müvekkili firmanın alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, izah edilenlerle ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile; davalı firmanın yapmış olduğu takibe itirazın iptali ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasının devamına, davalı firma hakkında alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı firma üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku İle Sosyal Güvenlik Kurumu İstihdam Teşviklerine Dair Danışmanlık Sözleşmesi'nin 13. Maddesindeki yetki anlaşması gereğince işbu davaya bakmakta yetkili mahkemeler İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ olduğunu, taraflar tacir olduğundan işbu yetki anlaşması geçerli olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde dava esas değeri belirtilmemişse de Tevzi Formunda dava esas değeri olarak 101.924,29-TL gösterildiğini, davaya konu icra dosyasından anlaşılacağı üzere tevzi formunda dava esas değeri olarak gösterilen 101.924,29-TL'nin 88.740,74-TL'lik kısmı Asıl Alacak geriye kalan 13.183,55-TL'lik kısmı ise takip öncesi İşlemiş Faiz alacağı olduğunu, dolayısıyla davacı taraf işbu davada 13.183,55-TL'lik takip öncesi İşlemiş Faiz talebi yönünden de itirazın iptalini istediğini, icra dosyasına sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde belirtilen davacının takip öncesi döneme ilişkin talep etmiş olduğu 8.368,65-TL tutarındaki faizin haksız olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan herhangi bir kesin vade bulunmadığı gibi, davacı alacaklı tarafından Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca davalı müvekkiline usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi dönem için davacı lehine işlemiş faize hükmedilmesi hukuken mümkün olmadığını, neticede davacı tarafın takip tarihinden önceki döneme ilişkin işlemiş faize yönelik itirazın iptali istemi hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafça tamamen haksız olarak açılan işbu davanın reddi ile davacı tarafın %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Davalının süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında 08/06/2022 tarihli Danışmanlık Sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşmenin 13. maddesine göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu, kesin yetkinin bulunmadığı, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki şartının geçerli olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulden reddi ile, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin REDDİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
6-Davacının ödeme yasağı kararı verilmesi talebinin yetkili mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.