Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/14
2024/1050
12 Kasım 2024
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/14 Esas
KARAR NO : 2024/1050
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, üst yapıda gerekli koruma izolasyon önlemleri alınmadığından üst yapıdan gelen sıva aracın egzoz üzerine damla şeklinde sıvının düşmesi sonucu yanma meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketi kapsamında ... plaka sayılı araç, başlangıç ve bitiş tarihi 21/10/2019-02/07/2021 dönemi olmak üzere .... sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketçe sağlanan özel ve teknik inceleme neticesinde 2.735,00-TL tutarında hasar tazminatı hesaplandığını ve zarar gören tarafa ödendiğini, zarar gören aracın tazminat bedelinin 13.359,00-TL olarak hesaplandığını, sigortalısının kendisine zarar verene karşı sahip olduğu tazminat isteme hakkında sahip olduğunu, Buna mukabil rücu ihbarı ve bilahare Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenlerle öncelikle davalıya ait menkul, araç ve gayrimenkullerine yönelik ihtiyati tedbir kararının tesisine, davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Yangın çıktığı söylenen ... Plakalı araç 31.12.2013 tarihinde .... TAŞIMACILIK A,Ş, tarafından verilen sipariş üzerin .... MARKA KAMYON olduğunu2014 yılında trafiğe çıktığını ve bu tarihten beri çöp toplama aracı olarak kullanıldığını, yaklaşık 7,5 yıl çöp kamyonu olarak kullanıldıktan sonra neden kaynaklandığı belirsiz yangın sesebiyle müvekkilini sorumlu tutmanın hukuken mümkün olmadığını, araçta herhangi bir hata olmadığı sorunsuz olarak yangın tarihine kadar 7.5 yıl kullanılmasından açıkça görüldüğünü, üretilen araçlar , kamyon ve üzerine monte edilen çöp kasası olarak ayrı ayrı üniteler olduğunu, kamyon üreticisi ile müvekkili şirketin farklı olduğunu, çöp kasası için ömür boyu garanti diye bir şey söz konusu olmadığı gibi düzenli olarak müvekkili şirket tarafından bakımı yapılmayan çöp kasaları da garanti kapsamında bulunmadığını, 2014 yılında monte edilen çöp kasası imalatı için araçta meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; araç hasarının halefiyet yoluyla davacı sigorta şirketi tarafından tazmini amacıyla yapılan takibe itirazın iptalini ilişkindir.
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .., Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi olmuştur.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı sigorta şirketi kapsamında .... plakalı aracın kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı belirtilen bu araçta 19/12/2020 tarihinde üst yapıda gerekli koruma izolasyon önlemleri alınmadığı ve üst yapıdan gelen sıva aracın egzoz üzerine damlama şeklinde düşmesi iddiası neticesinde yanma meydana geldiği, bu yanmadan meydana geldiği davacı tarafa sigorta tarafından ödeme yapıldığı, bu ödemenin halefiyet ilkesi kapsamında davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptalinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizin 25/06/2024 tarihli celsesinin (2) no'lu ara kararı uyarınca: tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile dosya kapsamında meydana gelen zararın tespiti, bu zararın kim ve kimler tarafından oluştuğunun tespiti, tarafların kusur oranlarının tespiti ve var ise davacının halefiyet kapsamında kazanacağı alacak miktarının belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla davacıya 25/06/2024 tarihli celsede bilirkişi delil avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı tarafından kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı görüşmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı açmış olduğu dava ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davacı tarafından kendi sigortalısına ödenen bedele ilişkin rücu talebinde bulunmuştur. Davalı tarafından icra takibine itiraz edilmiş, davacı tarafından itirazın iptaline dair işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olan .... plakalı aracın üst yapısında gerekli koruma izolasyon önlemleri alınmadığından üst yapıdan gelen sıvının aracın egzozu üzerine damla şeklinde sıvının düşmesi sonucu yanma meydana geldiğini, ilgili aracın onarım bedelinin sigorta tarafından karşılandığını ve sigortalının haklarına halef olduğunu, zararı meydana getiren işlemden davalının kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise davacının iddiaları kabul edilmemiş, inkar edilmiştir.
Davalı tarafından yapıldığı iddia edilen dava dışı kişiye ait davacı sigorta tarafından kasko sigortası ile sigortalanın aracın izolasyon işleminde kusur olup olmadığı hususunun teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiği anlaşılmakla Mahkememizce 25.06.2024 tarihli celsede bilirkişi deliline dayanmış olan davacıya bilirkişi delil avansını yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde veya sonrasında bilirkişi delil avansının yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un delil avansına ilişkin 324. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere ispat yükü üzerine düşen tarafın iddiasını ispata yarar delillere ilişkin delil avansını kesin süre içerisinde yatırması gerekmekte olup, aksi taktirde 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaktır.
Davalı Mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde davacının delil avansını yatırmadığını, kesin süresinden sonra yatırılmasına da muvafakatlerinin olmadığını beyan etmiştir.
Bu suretle davacı tarafından öne sürülen iddiaların teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiği, davacı tarafından kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının yatırılmadığı bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak davacı tarafından davalıya yönelik rücu talebine istinaden öne sürülen iddiaların ancak teknik bilirkişi incelemesi ile ispatlanabileceği, davacının bilirkişi delil avansını yatırmayarak kanun gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla davacının iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş, bu suretle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 13.678,52-TL ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 09:45:31
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.