mahkeme 2024/129 E. 2024/130 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/129

Karar No

2024/130

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/129 Esas
KARAR NO : 2024/130

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün .... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını; borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı, Müvekkil Şirket'in danışmanlık hizmeti verdiği .... Mahallesi, .... Caddesi No:18/1/100 Bakırköy/İSTANBUL adresinde mukim ... adlı ana gayrimenkulün yönetim kurulu olduğunu, Müvekkil Şirket ise yapılan danışmanlık sözleşmeleri kapsamında kat mülkiyeti ve yönetim planı hükümleri doğrultusunda yönetim kurulu talimat ve bilgisiyle kat maliklerine hizmet sunan profesyonel bir tesis hizmeti şirketi olduğunu, .... adlı ana gayrimenkulün yönetimi için danışmanlık hizmeti verilmesini üstlendiğini, bu danışmanlık sözleşmesi kapsamında Müvekkil ... tarafından personel maliyeti davalı ... ait olmak üzere güvenlik, temizlik ve danışma personeli sağlanması hizmetinin verilmesi ile tüm teknik hacimlerin yönetimi bakımı, işleminin üstlenmesi sağlanmakta olduğunu, tedarikçiler ile kurulacak tüm ilişkiler alımlar ve hizmetler ... tarafından gerçekleşmekte olduğunu akabinde ... tarafından da davalı Yönetim Kuruluna fatura edilerek ödemeler alınmakta olduğunu, imzalanan sözleşme kapsamında müvekkil şirket hizmet vermeye devam ederken davalı vekili tarafından müvekkil şirket aleyhine şuanki yönetiminin vekaleti olmaksızın görev süresi sona erdiğini ve yetkisi olmayan eski yönetimin vekaletnamesiyle fesih ve tahliye talepli ihtarname keşide ettiğini, mevcut Yönetim Kurulu tarafından yetkilendirme yapıldığına ilişkin bilgi ve malumatlarının olmadığı için bu kapsamda ihtarnameye itiraz edildiğini, genel kurul toplantı tutanağı ve imza sirkülerinde ...., ..., ... Ve ... seçilmiş yeni yönetim kurulu üyeleri olduğunu, süreç içerisinde Müvekkil Şirket tarafından ödenmeyen hizmet bedellerine yönelik yönetim kuruluna muhtelif sayıda ve muhtelif tarihlerde ihtarnameler keşide edildiğini ve ödeme süreleri tanındığını, Yönetim Kurulu bu hususa da sessiz kalarak hiçbir şekilde ödeme yönünde menfi ya da müspet bir dönüş yapmadığını, başlatılan takip kapsamında yine davalı mesnetsiz bir şekilde genel geçer ifadeler ile borca itiraz ettiğini, ancak bu kez davacı vekili eski yönetimin ihtarnamesiyle değil yeni yönetimi temsil ettiğini gösterir güncel vekaletname ile itiraz ettiğini, davalı vekilinin bu vekaletnameyi yenilemiş olması kendilerinin eski vekalet yönünden yapmış oldukları tüm itirazların örtülü olarak kabulü olduğunu, işbu davaya konu alacak rakamı açık ve net olup, herhangi bir itiraza konu olmadan kesinleşen fatura alacağına ilişkin borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Öncelikle mahkememizce dava şartları yönünden inceleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Davalı site yönetimi, 634 sayılı K.K'nın 34.maddesi gereğince kat malikleri adına vekil sıfatı ile işbu sözleşmeyi imzaladığından, 6502 sayılı 3/1-k bendi gereği tüketici, davacı ise 3/1-ı bendi gereği hizmet sunan sağlayıcı olup taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi aynı yasanın 3/1-l bendi gereğince tüketici işlemidir. İhtilafa bakmakla görevli mahkeme aynı yasanın 73.maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/1637 esas 2021/1376 karar numaralı dosya)
Somut olayda; dava konusu olarak gösterilen sözleşme site yönetimi ile düzenlenmiş olup, site yönetiminin 6502 Sayılı Yasa kapsamında tüketici olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel ilişki olan yapı sözleşmesine göre çözüme kavuşturulması gerektiği ve davaya konu senedin verilmesine dayanak olarak gösterilen sözleşme bir tüketici işlemi olduğundan, 6102 sayılı TTK'nun 4-5 maddelerinde mutlak ve nispi ticari dava sayılmayan eldeki davada; uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMELERİ olduğuna,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-İki haftalık süre içerisinde dosyanın gönderilmesi talebinde bulunulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
6-Harç ve masraflar ile tedbir talebinin görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tensiben oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim