mahkeme 2023/927 E. 2023/907 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/927

Karar No

2023/907

Karar Tarihi

6 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/927 Esas
KARAR NO : 2023/907 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
GER. KARAR TARİH : 09/10/2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin kendi nam ve hesabına "Yöntemli Nakliyat" ünvanı ile nakliye işi ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkilinin 28.02.2022 tarihinde dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ait ve İzmir'e taşınacak 1 palet ürün için davalı şirketin depolama adresine gönderildiğini, müvekkili tarafından taşınan ürün bilgilerinin; 1 palet "..." İstanbul Ataşehir adresinden İzmir Veri Merkezine depodan depoya sevk şeklinde İrsaliye No: ... olup İrsaliye Tarihi 28.02.2022 olduğunu, söz konusu ürünün, ... şirketine ait veri yönetimi ve depolama alanında kullanılan hacimli bir bulut niteliğinde olup davalı depolama şirketi çalışanları tarafından yükleme esnasında bu ürün müvekkilinin aracına bir forklift türü depo jeti ile yüklendiğini, ancak ürünü İzmir'deki sevk adresine götüren müvekkilinin fark ettiği üzere aracının lift hidrolik sistemi ve kasa iç tabanında hasar oluştuğunu, söz konusu zarar için müvekkilinin kendisini davalı depolama şirketine yönlendiren firma olan .... şirketindeki ilgili ... beye ulaştığını ve zararın giderilmesini rica ettiğini, müvekkilinin iletişim kurduğu ... isimli kişinin telefonu ... isimli kişinin telefonu ise .... olduğunu, bunun üzerine dava dışı şirket tarafından müvekkiline araca verilen zararların fatura karşılığı tamir edilmesi talimatı verildiğini ve müvekkilin de bahsi geçen duruma istinaden aracındaki arızaları tamir ettirdiğini, nitekim müvekkili tarafından dava dışı ... firmasına gönderilen faturaya istinaden ... tarafından bir başka dava dışı şirket olan .... A.Ş. Arasında uzun uzun mail yazışmaları gerçekleştiğini ancak bir türlü tabir yerindeyse büyük şirketler firmalar kendi aralarında karar kılıp müvekkilinin zararını gidermek bir yana dursun sürüncemede bırakarak müvekkilini mağdur ettiklerini, günün sonunda müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, gerek davalı gerekse dava dışı şirketler arasındaki iç ilişki, karmaşık ve bürokratik yapı müvekkili tarafından bilinemeyecek nitelikte olduğunu, netice olarak müvekkilinin basitçe nakliyeci olarak bir ürünü teslim almak üzere dava dışı ... tarafından davalı depolama firması ....'e ait depoya sevk edildiğini, davalı ... ile de dava dışı .... arasında iç ilişki olduğunun anlaşıldığını, müvekkili her ne kadar davalı çalışanlarını uyarmış olsa da çalışanlar nakliye aracının kasasına tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde depo jeti ile girerek araca zarar verildiğini, müvekkilinin sonraki görüşmeler esnasında oyalandığını, şirketlerin kendi aralarında toplantı yapacağı ve bir karar vereceği söylendiğini ancak ticari ahlak ve etiğe sığmayacak şekilde müvekkilinin zararının hiçbir şekilde üstlenilmediğini, neticede davanın kabulü ile; davalı tarafından müvekkili aracına yükleme yapıldığı esnada verilen hasarlara ilişkin fatura alacağının tahsili için başlatılmış olan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına alacağın ticari temerrüt faizi ile tahsiline, zarar fatura ile sabit ve alacak likit olduğundan kötüniyetli davalı tarafın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava konusu; dava dışı şirkete ait ürünün taşınması sırasında, davalı şirket çalışanlarının davacının aracında meydana getirdikleri hasardan kaynaklı davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı ...'in tacir olmadığı, esnaf (İkinci sınıf tacir) olduğu, ticari işletme usulüne göre defter tuttuğu, İTO kaydının bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca taraflar arasında doğrudan ticari ilişki bulunmamaktadır. Yine dava konusu zarar da, taşıma ilişkisinden ya da taşınan ürünün hasarından da kaynaklanmamaktadır. Dava dışı şirkete ait ürünün, davacı tarafından taşınmak üzere nakliyesi sırasında, yüklemeyi gerçekleştiren davalı çalışanlarının, yükleme sırasında davacıya ait aracın lift hidrolik sistemi ve kasa içi tabanına zarar vermelerinden kaynaklı haksız fiile dayalı bir uyuşmazlıktır.
Bu nedenlerle uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve mahkememiz yargı çevresinde (Her ne kadar hem görevsizlik hem yetkisizlik kararı aynı anda verilemeyecekse de, Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Büyükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan davalının adresi mahkemesi Büyükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BÜYÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık tarafların yokluğunda karar verildi. 06/10/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim