mahkeme 2023/473 E. 2023/675 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/473

Karar No

2023/675

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/473 Esas
KARAR NO : 2023/675

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 06/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Protokole konu 185 dosya yönünden borç yenilendiği halde Av. ... tarafından aynı 185 dosya yönünden ayrı ayrı tekrar alacak kaydı yaptırıldığını ve sıra cetveline ayrı ayrı alacaklar olarak kaydedildiğini söz konusu 185 dosya alacağı için başvurulan alacak aslında söz konusu protokolde ismi geçen ...,..., .... ve ...'un alacağı olduğunu, sıra cetvelinde de yazıldığı üzere Avukat ..., Avukat ... ve Avukat ... ile müflis şirket arasında yapılan sözleşmeye göre söz konusu ilamlar ve icra dosyalarının vekalet ücretlerinden indirim yapılarak, toplam 5.500.000,00 TL ye anlaşma yapıldığını, Avukat ... ile Avukat ... için bu anlaşmaya istinaden faiz dahil 1.981.155,25 TL alacak kabul edilerek sıra cetveline 4. sıraya yazıldığını ancak, Avukat ... ilam ve icra dosyalarına istinaden sıra cetveline yazılan alacaklarda ise ilam ve icra vekalet ücretlerinin 1/3 ü yukarıda yazılı davalı müvekkilleri üzerine yazılmak suretiyle indirim tutarı yansıtılmaksızın, sulh sözleşmesi ile belirlenen bedelin çok çok üstünde ( sulh sözleşmesine göre iflas idaresinin her bir avukata düşen kabul ettiği bedel olan 1.981.155,25 TL) bir vekalet ücreti sıra cetveline kaydedildiğini 4. Sırada olan bu alacaklar garameten hesap yapılacağından benim ve diğer alacakların çok üzerinde bir alacak, müvekkilleri üzerinden Avukat ... alacağı olarak ödeneceğinden, kendisinin ve diğer alacakların önüne geçeceği sabit olduğunu faiz dahil 1.981.155,25 TL alacak miktarı üzerinde kayıt edilen alacak bedeli bulunmamakta olduğunu bulunmayan alacak bedelleri sıra cetveline kayıt edildiğini, bu nedenlerle bu alacakların söz konusu ilam ve icra dosyaları vekalet ücretlerinin de diğer avukatlar gibi 1.981.155,25 TL ... adına olması gerektiğini, alacak kayıt talebinde bulunan vekilin, alacak kayıt dilekçesi ve ekleri ile müflis şirket yetkilisinin beyanlarının incelenmesi neticesinde; 1.300.000,00 TL munzam zarar alacağına ilişkin ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiğini, fazladan yazılan vekalet ücreti alacaklarının terkinine, bu alacakların müflis şirket ile avukatlar arasında yapılan, yasal avukatalık ücretlerine ilişkin sulh sözleşmesine istinaden müvekkilleri adına Av. ... "un payına düşen vekalet ücreti yasal faizi ile toplam 1.981.155,25 TL olarak sıra cetveline kaydına, bu bedel dışında kalan bedelin sıra cetvelinden çıkartılmasına, sıra cetvelinin iptaline, kayıt kabul davamın kabulüne karar verilerek, 1.300.000 TL kabul edilmeyen alacağının kabul edilerek, sıra cetveline kayıt ve kabulüne edilmesine karar verilmesini, İİK 196 maddesi gereğince iflas tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte adına iflas masasına (sıra cetveline) kayıt ve tesciline ve tarafına ödenmesine, ikinci alacaklılar toplantısı 17.05.2023 tarihinde yapılacak olup toplantıya bu alacağım için de katılabilmesi için toplantıya katılma kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'un başvurularında ilamlı icraya konu diğer alacaklar da yer almaktadır ve müvekkillerine ait olan bu alacaklar kabul edildiğini, akabinde ...'un payına düşen 1.981.155,25 TL alacak hesaplanarak kabul edildiğini ancak ilamlı icra takipleri ile 1.937.566,16 TL alacak karşılanabildiğini, kalan 43.589,09 TL ise ... kayıt numarası ile masaya kaydedildiğini, İcra İflas Kanunu 196. maddesine göre alacak kayıtlarına ilişkin faizler iflas tarihine kadar hesaplanır. İflas tarihinden sonra işleyen faizler ise dosyadaki alacaklılar anapara alacaklarını tahsil ettikten sonra iflas masasında kalan malvarlığı durumuna göre hesaplanacağını, açılan tüm iflas dosyalarında yapılan her bir alacak kaydı için munzam zarar hesapları yapılarak sürecin sonsuz bir kısır döngüye sokulması gündeme gelecektir ki böyle bir durumu yasa koyucu istememekle birlikte bu durum hukuka ve rasyonaliteye aykırı olacağını, davacı tarafın sunacağı delillere karşı yeni delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Munzam zarar istemlidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Davacının davalı Müflisten alacaklı olup olmadığı, munzam zarar sebebi ile ayrıca diğer alacaklıların sıra cetvelinden çıkartılması ve sıra cetvelinden iptali taleplerinin yerinde olup olmadığı, hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 06/07/2023 tarihli celsesinde davacının “Av. ... 'un payına düşen vekalet ücreti yasal faizi ile toplam 1.981.155,25 TL olarak sıra cetveline kaydına, bu bedel dışında kalan bedelin sıra cetvelinden çıkartılmasına, sıra cetvelinin iptali talepleri yönünden dosyanın tefrikine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ...İcra ve İflas Müdürlüğünün yazı cevabında; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2021 tarih ve ... Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil Numarasında kayıtlı ... vergi nolu ... Mahallesi ... Sokak No 9 Esenyurt İstanbul adresinde faaliyet gösteren .... Sanayi Anonim Şirketi'nin 24/11/2021 tarihli ve saat 09:42 itibariyle tasfiye işlemlerine başlanıldığını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas .... Karar sayılı ilamı 03/01/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğunun bildirildiğini, adi tasfiye şeklinde yürütülmekte olduğunu iflas kararının bir örneği, müflis sorgulama tutanağı ve sıra cetvelinin gazete ilanı yazı ekinde gönderildiğini, 2. Alacaklılar toplantısı henüz yapılmadığını,17/05/2023 Çarşamba günü saat:10.00 olarak tayin edildiğini, davacı .... kayıt numara ile kaydedilmiş olup alacak kayıt dilekçesi ve sıra cetveli kararı gönderildiğini mahkememize bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Alacak kayıt talebinde bulunan vekilin, alacak kayıt dilekçesi ve ekleri ile müflis şirket yetkilisinin beyanlarının incelenmesi neticesinde; 1.300.000,00 TL munzam zarar alacağına ilişkin ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf ise 01.01.2021 temerrüt (vade) tarihinden iflasın açıldığı 24.11.2021 tarihine kadar geçen süreçte Türk Parasının değerinde yaşanan olağanüstü kayıp ve diğer yatırım araçlarının getirilerinden mahrumiyet ve Dolar borcum göz önünde bulundurulmak suretiyle hesaplanan, 1.300.0000 TL (BirmilyonüçyüzbinTürkLirası) tutarındaki munzam (aşkın) zarar tazminatı alacağının, İİK 196 maddesi gereğince iflas tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte adıma iflas masasına (sıra cetveline) kayıt ve tesciline ve tarafıma ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Munzam zarar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nın 122/1. maddesinde ""Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür."" şeklinde 818 sayılı BK'nın 105. maddesindeki düzenlemeye paralel ve dili sadeleştirilmiş bir hüküm getirilmiştir.
Yargıtay HGK'nın 10.11.1999 gün ve 13-353/929 sayılı kararında vurgulandığı üzere; Munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukuki bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen “gecikme faizi” ödeme yükümü altına girer. Bu durumda BK'nın 103. maddesi uyarınca alacaklının mutlak ve tartışmasız bir zarara uğradığı kabul edilmektedir. O nedenle alacaklıya, uğradığı zararı ispat yükümü verilmeksizin, en önemlisi borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın yasa gereği kabul edilen zararı giderme hakkı tanınmıştır. Bunun dışında, alacaklının uğradığı zararın temerrüt faizinin üstünde gerçekleşmiş olması durumlarında ise, davada uygulanması gereken BK'nın 105. maddesi gündeme gelir. Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabilir. Yasal Avukatalık Ücretlerine İlişkin Sulh Sözleşmesi gereğince ödeme tarihinden iflas tarihinine kadar ki zaman aralığı ile ilgili zararını talep etmektedir. Ancak somut olayda davalı iflas etmiştir. İcra İflas Kanunu 196. maddesine göre alacak kayıtlarına ilişkin faizler iflas tarihine kadar hesaplanır. İflas tarihinden sonra işleyen faizler ise dosyadaki alacaklılar anapara alacaklarını tahsil ettikten sonra iflas masasında kalan malvarlığı durumuna göre hesaplanır. Görüldüğü üzere İcra İflas Kanunu faize ilişkin özel ve sınırlı bir prensip getirmiştir. Bu düzenlemenin ratio legisi zaten ödeme aczi içerisinde olduğu aşikar olan müflise ait malvarlığının, alacakların mevcut haline göre alacaklılar arasında bölüşülmesinin sağlanmasıdır. Burada iflas hali munzam zarar sebebi değildir. Davalıya kusur yükleme gibi bir durumun söz konusu olması da mümkün değidlir. Sonuç olarak Aşkın zarara ilişkin TBK m. 122 hükmü şöyledir: "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." Hükümde kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsendiği, bu zararın karşılanmasının iki bölümde düşünüldüğü, birinci bölüm kanıtlanmadan ödenmesi talep edilecek zarar miktarı olduğu, bunun temerrüt faizi olduğu, diğer bir deyişle temerrüt faizinin miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etmek olanağı yasal olarak mevcut olmadığı (Yargıtay 15. HD 12/05/2016 tarih 2016/1049 E. 2016/2737 K.) bu durumda çözümlenmesi gereken hukuki sorunun; temerrüt faizini aşan bir zararın mevcut olup olmadığı hususu olduğu, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşunun davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı, davacının para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını kanıtlaması gerektiği (Yargıtay 15. HD 12/05/2016 tarih 2016/1049 E. 2016/2737 K.), Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12/05/2016 tarih ve 2016/1049 E. 2016/2737 K. Sayılı kararında: "Ayrıca alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorundadır. Soyut enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını, alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde gerçekleşen bu fark sebebiyle daha yüksek kurdan ödemek zorunda kaldığını kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular BK'nın 105. (T.B.K. 122.) maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez davacının zarar iddiasının soyut iddia olarak kaldığı ve ispat edilemediğinden, kaldı ki bu talepte iflas hali söz konusu olup kayıt kabule bu şekilde konu olmaayacağından davanın reddine karar verilmiş ve sıra cetvelinin iptali talepleri yönünden dosyanın tefriki ile, ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm urulmuşur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ MUNZAM ZARAR TALEBİ YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE,
2-DAVACI TARAFIN Av. ... "un payına düşen vekalet ücreti yasal faizi ile toplam 1.981.155,25 TL olarak sıra cetveline kaydına, bu bedel dışında kalan bedelin sıra cetvelinden çıkartılmasına, sıra cetvelinin iptali talepleri yönünden dosyanın TEFRİKİ İLE, ayrı bir esasa kaydedilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafça yatırılan harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 06/07/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ..
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim