mahkeme 2023/3 E. 2023/1210 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/3
2023/1210
28 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/3 Esas
KARAR NO : 2023/1210
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10.08.2022 tarihinde 4.000.000,00-TL bedelli emre yazılı senet (bono) imza edildiğini, ödeyecek kişi ... Ve Ticaret A.ş. lehine... ve Sağlık Hizmetleri A.Ş., ... İnşaat A.Ş., ... Holding A.Ş., ... ve ... A.Ş. tarafından müşterek ve müteselsil kefil olarak söz konusu bonoya imza atıldığını, bu şekilde imza sürecini geçirmiş olan bono her ne kadar görünüşte zorunlu unsurları barındırıyor olsa da kamu düzenine aykırı hususlar barındırdığı için iptali gerektiğini, bonoyu imza eden ...'ın irade bozukluğunun söz konusu olduğunu, ...'nın faaliyette bulunduğu mecurun sahibi de işbu davaya konu senedin alacaklısı konumunda bulunan ... ve ... olduğunu, taraflar arasında söz konusu adresteki mecurun kullandırılması amacıyla kira sözleşmesi imzalanmış ve bu kira sözleşmesine istinaden ayda 65.000,00-TL'den başlamak üzere her yıl ÜFE-TÜFE oranında artışlar yapılarak kira ödemeleri yapıldığını, buna rağmen karşı tarafça kira bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe başlandığını, bu dosya kapsamında sürekli olarak tahliye tehdidi ile karşı karşıya getirildiğini, yapılan masrafların boşa gitmemesi, ticari faaliyetlerin durmaması ve piyasadaki itibarın korunması amacıyla ve karşı tarafın korkutma eylemleri neticesinde işbu davaya konu bono zorlama ve korkutma sureti ile imzalandığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ve ayrıca tahliyeye konu şirketin de davalı taraf ile kira ilişkisi dışında herhangi bir ilişkisinin olmadığı hesaba katıldığında 3.500.000,00-TL bedelli çek ve 4.000.000,00-TL bedelli senet olmak üzere toplam 7.500.000,00-TL lik bir borcun altına girilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun görüleceğini beyanla öncelikle teminatsız tedbir taleplerinin kabulüne, akabinde taleplerinin kabulü ile işbu davaya konu edilen ve 4.000.000,00-TL bedelli ve ... ve ... veya emrühavalesine düzenlenen 10.08.2022 tanzim tarihli bononun iptaline ve müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; İcra takibinin bir kambiyo evrakına dayandığını, malum olduğu üzere kambiyo evraklarının sebepten mücerret olduğunu, bu bakımdan "teminat olarak verildi, irade fesada uğratıldı, tahliye tehdidi altında imzalatıldı v.s." beyanlarının hukuken ciddiye alınır bir tarafı bulunmadığını, dikkat edilir ise kambiyo evrakının tümüyle davacılarca doldurulduğunun görüleceğini, onların eli ürünü olmayan veya sonradan ilave edilen tek bir ibare dahi senet metninde yer almadığını, senet üzerindeki imzalara huzurdaki dava için itiraz edilmediğini, senedin ... ilçesinde 10/08/2022 tarihinde tanzim edildiğini, bu tarihte nasıl bir tehdidin veya tehlikenin bulunduğunun davacılar tarafından somut olarak ortaya konulması gerektiğini, bir an için iddianın doğru olduğunu kabul etsek dahi yine de tehdidin varlığından bahsedemeyeceklerini, zira hukuki hakların kullanılmasının bir tehdit kabul edilemeyeceğini, senedin tanzim tarihinin 10/08/2022 olduğunu ancak iş bu davanın 4 ay sonra açıldığını, irade sakatlığı bulunduğunu iddia eden davacıların, iradeyi fesada uğratan neden ortadan kalkar kalkmaz davayı açması gerektiğini, 4 ay beklemesi ve senedin takibe konulmasından sonra davayı açmış olmalarının iddialarını çürüttüğünü, 6 adet gerçek ve tüzel kişinin aynı anda dava konusu senedi imzaladıklarını, borcunu ödemek istemeyen kişilerin somut bir delil ibraz etmeden irade sakatlığını ileri sürerek borcundan kurtulmasının mümkün olmadığını, davacıların müvekkillere borçları olduğunu, bu borcun miktarının dava konusu senedin tutarının da üzerinde olduğunu, borcun kiraladıkları taşınmazın kira bedelini ödemedikleri, kira kontratının imzalanmasından önce birikmiş kira bedellerini de ödememelerinden ve masraflardan kaynaklı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava;ambiyo senetlerinden ötürü menfi tespit.isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu senetten dolayı icra takip dosyasında davacının borçlu olup olmadığı, senedin teminat senedi olarak verilip verilmediği; taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olup olmadığı, senedin irade bozukluğu yoluyla elde edilip edilmediği, davacıların menfi tespit talebinde haklı olup olmadığı konusunda toplandığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili mahkememizin 28/12/2023 tarihli celsesinde beyanı ile davacılardan hiçbiri kira sözleşmesinde taraf olmadığını, karşı tarafın avukatının davacıları sıkıştırarak tehdit ile senet ve çek aldığını beyan etmiş bu nedenle kira sözleşmesinden kaynaklı bu uyuşmazlığın kaynaklandığı mahkememizce anlaşılmıştır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir ... ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... sayılı kararında; “Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.” denilmektedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, kambiyo senetleri illetten mücerret senetler olup, bu tür senetlerden kaynaklı davalarda görevli mahkemeler her ne kadar genel kurala göre Ticaret Mahkemeleri olsa da olayımızda uyuşmazlık konusu kambiyo senedinin kira ilişkisinden kaynaklı, kira ilişkisinin her iki tarafın kabulünde olduğu, uyuşmazlığın kira sözleşmesine konu senetlerden oluşması nedeniyle artık illetten mücerretlikten bahsedilemeyeceği, asıl hukuki ilişkinin kira sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklandığı, neticede asıl ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklı olduğu, kira ilişkisinde kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla dava hakkında usul yönünden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-HMK'nin 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-İki haftalık süre içerisinde dosyanın gönderilmesi talebinde bulunulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nin 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
6-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair 6100 sayılı HMK'nin 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere bir kısım taraf vekilleri yüzüne karşı inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.