Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/316

Karar No

2025/17

Karar Tarihi

7 Ocak 2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/316 Esas
KARAR NO : 2025/17

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14.01.2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının alacaklısı olduğu Küçükçekmece icra dairesi ..... E. Sayılı dosyasından müvekkiller hakkında ...... bankA.Ş...... Şubesi'ne ait ...... seri nolu, keşide yeri İstanbul, 31.12.2022 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli bir adet çek sebebiyle icra takibi başlatıldığını, İlgili çek incelendiğinde Keşidecisinin Müvekkil ..... LİMİTED ŞİRKETİ, Hamilinin ise diğer müvekkili ...... olduğu, ......'nin Çeki Dava dışı ..... ciro ettiğinin görüldüğünü, ..... 'nın da çeki Davalı Alacaklıya ciro ettiğinin görüldüğünü, müvekkili firmanın 14.09.2022 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan genel kurul kararına göre Müşterek imza koşulu getirilmiş olup bir çek ancak 2 yetkilinin de ( ..... ve ..... ) imzasının içermesi koşuluyla geçerli olabileceğini, ilgili çek sebebiyle Müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu ve hakkında Küçükçekmece ....... İcra Ceza Mahkemesi ...... E. Sayılı dosyasından karşılıksız çek keşide etmek suçundan ötürü ceza davası açıldığını, fakat ilgili çek incelendiğinde çekte ...... adına gözüken 3 imza da Müvekkile ait olmadığını, anılan nedenle ve yukarıda açıklayacağımız diğer nedenlerle ilgili çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması ve alacaklıya da müvekkilinin bir borcunun olmaması sebebiyle takibin iptalini isteme zorunluluğu doğduğunu, artık yerleşik halini alan emsal içtiharlar doğrultusunda bir para alacağı talebi içermeyen olumsuz tespit davalarının arabuluculuğa tabi olmadığını ve bu sebeple doğrudan dava açılabileceğinin görüldüğünü, üstelik bu davamız borca itiraz talebi 2. Planda olup asıl talebimiz imzaya itiraz olduğunu ileri sürerek, anılan nedenle çekteki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebiyle imzaya itirazımızın kabulü ve takibin İPTALİNE, bu kabul edilmezse, alacaklıya hiç bir borcumuz bulunmadığının TESPİTİNE, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü ilamsız takip başlattıklarını, Ödeme emri usulüne uygun bir şekilde hem borçlu şirkete hem de diğer borçlulara tebliğ edildiğini, Borçlu şirket borca itiraz etmediği gibi imzaya da itiraz etmediğini, Takibe konu çekler araç maliki ...... tarafından müvekkili .....’a devredildiğini, Yani bu çeklerde hak sahibi müvekkili .....’dır. Satış bedeline karşılık olmak üzere ......’ye verilen her dört çekte de davacı şirket adına iki imza bulunduğunu, Yani müşterek imza olduğunu, İmzalardan bir tanesi ...... ’a ait olduğunu, Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının celp edilmesini talep ettiklerini, Sunmuş oldukları resmi delil ve belgelerden de anlaşıldığı üzere davacı şirket haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilini dolandırdıklarını, Bunun müsebbipleri de diğer imza yetkilisi ..... ve ciranta ...... olduğunu, haklarında suç duyurusunda bulunacaklarını, belirtilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe esas 200.000,00TL bedelli çekteki imzanın davacı şirket müşterek temsilcisi ....... 'ye ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ibaret olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davaya konu icra takip dosyasında davacı şirket adına atılan imzanın davacı şirket yetkilisi .......'ye ait olmadığını, davacı şirketin müşterek imza ile temsil edildiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Senet üzerindeki davacı şirket adına atılan diğer imzanın davacı şirketin diğer temsilciye ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirket adına atılan senet üzerindeki imzanın davacı şirketin diğer yetkilisi ...... 'ye ait olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket yetkililerinden olan .....'ye ait imza incelemesine esas ıslak imzalı evrak asılları delil olarak celp edilmiş olup, Mahkememizce 18.09.2024 tarihli ara karar ile davacıya imza incelemesi için gerekli delil avansını yatırmak üzere kesin süre verilmiş ve ara karar e-tebligat ile davacı vekiline tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmamıştır. Delil avansı ara karardan yaklaşık 4,5 ay sonra ve bir celse geçtikten sonra 06.01.2025 tarihinde son duruşmadan bir gün önce ikmal edilmiş olup, davacı vekili müvekkilinin taşınması sebebiyle delil avansının geç ikmal edildiğini iddia etmiş ise de bu iddiasına yönelik herhangi bir delil sunmamış olup, davacının gerçek kişi olmadığı ve şirket olduğu da gözetildiğinde davacının mazeretine itibar edilmemiş, eski hale getirme hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından ara karar sonrası ilk duruşma olan 24.12.2024 tarihli celsede de delil avansına ilişkin söz konusu mazeret belirtilmemiştir. Nitekim davalı vekili de delil avansının süresinden sonra ikmaline muvafakati olmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delil avansının verilen süre içerisinde ikmal edilmemesi halinde yaptırımı ve kanuni sonucu ilgili kişinin delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ve mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılmasıdır. Bu sebeple davacının delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ve mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Davaya konu somut olayda davacı tarafından takibe dayanak senet üzerindeki davacı şirkete atfen atılı bulunan imzaların davacı şirketin müşterek imza ile temsil edilen diğer yetkilisi ...... 'ye ait olmadığı iddia edilmiş olup, imza incelemesi için gerekli delil avansının davacı tarafından kesin süre içerisinde yatırılmadığı, yaklaşık 4,5 ay sonra ve bir celse geçtikten sonra yatırıldığı, mazeretin ispatına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı bu sebeple eski hale getirme hükümlerinden faydalanamayacağı ve 6100 sayılı Kanun'un 324. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerekeceği bu suretle davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de teminat yatırılarak tedbir ara kararının gereğinin yerine getirilmediği ve tedbirin infaz edilmediği anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 3.724,19-TL-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.108,79‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça yapılan 504,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 34.892,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025

Katip......
¸e-imza
Hakim .....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim